Görünmezim -texting kitap kapağı

57. bölüm / 68

Görünmezim -texting

-57-

Vaveyla Yazarı: Çiğse Yağmur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 68Şu an: -57-

Benim sınıfın kapısının önünde beklerken Burak ile beraber diğerlerini ben de kendi düşüncelerim ile baş başa kalmıştım. Düşünmem gerektiğini anlamış gibi ses çıkarmamıştı yanımda. Bu kadarını anlayabilmesi de şaşırtıcı değildi. Her zaman demiştim aramızda her zaman en mantıklı ve düşünebilen o olmuştu. Bir yanım onunla konuştuğum tüm zamanda ipuçlarını toplayıp kimliğimi bile ortaya çıkartabilirdi diye düşünüyordu. Ama o kendi araştırmayacağını söylediği için yanında rahattım. Onun etrafında kendimi güvende hissetme sebeplerimden farklı biriydi bu.

Aramızdaki sessizlik derslerden önce kafamı toparlamak için vaktim olduğu için şanslı sayıyordum kendimi. Kimseye kumaş üzerinden bile temas etmemem gerekiyordu olanları anlamdırmaya çalışırken. Görünmez gönderileri ne kadar süre olduğu bilinmeyen şekilde rafa kaldırılmıştı.

Azra, Hakan ve Akın sıra ile gelirken sessizliğimizi fazla düşünmeden konuşmaya başladılar. Ben arada muhabbete katılıp kendimi anda tutmaya çalışıyordum. Bir ara gözüm Nehir'e kaydı ve göz göze geldik. Sanki biliyormuş gibi anlık bir gülümseme attı. Onunla konuşmak ve şu lanet mavi bağın ne olduğunu öğrenmek istiyordu. Ama diğer yanım bunun geri dönülmez bir yol olduğunu düşünüyordu ve onunla arama mesafe koymamı istiyordu. Normal alıştığım düzenimde, beni olduğum gibi kabul eden ekibimin içindeki güvenli alanımda kalmak istiyordu.

Onlarla konuşurken anlık olarak koluma ya da omzuma dokundukları her anda birkaç günlük anılarını öğrenmiştim ve 6 dakikalık konuşma içerisinde kendimi 4 kişinin 3 günlük anılarının arasında bulmuştum ve görmezden gelmeye çalışsam da bağ ağrıma vurmuştu direkt.

Migrenim ve hastalığımın artacağından emindim artık.

Zil çalınca yerime geçtim ve kendime engel olamayarak Nehir'e saniyelik olarak dokundum o bana bakmadığı anda. 1 saniyeliğine ikimizin serçe parmakları arasında mavi bağ gözüktü.

…
"Hiçbir fikrim yok. Ya görünmez ya da Ece.. Güçleriyle ilgili bir sorun yaşadılar."

"Onun güçleriyle ilgili bir sorun varsa başımızın nasıl bir dertte olduğunu biliyoruz. Küçük sorunların ardından her zaman büyük kriz geliyor."

"Başları dertte. Ece'ye dikkat edeceğim. Görünmez için kendime 1 hafta daha süre veriyorum. Sonra hile filan umrumda değil. Onunla konuşacağım."
…

Yani az önce gördüğüm iplik onlara bağlanmıştı gücüm yeni bir boyuta ulaştığı için. Bir nevi haber mekanizması gibi gücü olan Nehir ve Yiğit'e kendini göstermişti.

Ama ben sakinleştiğim anda yok olmuştu ve kime bağlı olduklarını anlamamışlardı. Evet, ne kadar görmezden gelsem de ikisinin güçleri olduğun ve bu durumla ilgili benden daha çok şey bildiklerini kabul ediyordum. Yiğit'in gücü görünmezlikti. Kendini ve giydiği şeyleri görünmez yapabiliyordu. Benim adımı aldığım gücü gerçekten kullanıyordu ve okulda geziniyordu. Muhteşem bir ironiydi. Gerçek görünmez, kendi gücünü görünmezlik gücü ardına saklayan kişiyi arıyordu.

Nehir'in gücünü ise hala tam çözememiştim. Okulda kullanmıyordu ve kaldıkları yurtta da tuhaf gördüğüm birkaç olay dışında ipucum yoktu. Yanına yaklaşan kişilere elini uzattığında tökezlediklerini görmüştüm. Okuldakiler bunu sakarlıklarına bağlarken yurttaki arkadaşları gülüyordu. Ayrıca benim onun üzerinde gücümü kullandığım anda olduğu gibi onlar da tökezlediklerinde anlık olarak o bağ gözüyordu.

Buradan anladığım şey, eğer iki kişinin gücü varsa ve biri diğeri üzerinde gücünü kullanırsa o mavi bağ ortaya çıkıyordu. Ayrıca ekstra durum olarak az önce düşündüğüm gibi kriz ya da güçlerin yeni bir boyuta ulaştığı ortaya çıkıyordu. Ve ikisi bunu arıyordu.

Ve eğer bu doğruysa 9. sınıflarda birinin daha gücü vardı ve benim geçirdiğim gibi bir şey geçirmişti. Hatta havada sallanan gördüğüm 2. iplik muhtemelen o anda görünmez olan Yiğit'e aitti yani o da biliyordu biri daha olduğunu.

İyi de kimdi?

Sınıfta bir anda gülme sesleri yükselince daldığım alemlerden çıktım bir anda. Neler olduğunu anlamadan Azra arkamdan bana seslendi. "Ece, senin kedin vardı sanki. Doğru mu hatırlıyorum?" Kafamı salladım. Bunda cevap verebilirdim. "Evet. İki kedim var. Biri Zuzu biri de Azula."

Arkamdan düşen ve bacaklarıma yuvarlanan kalemi alırken hocam konuştu. "Harika. Ece, ailene müsait oldukları bir zamanda beni aramalarını söyleyebilir misin? Bir kedi sahiplenmeyi düşünüyorum. Direkt kedi bakan ailelerle konuşsam daha iyi olur. Çevremde fazla kedi bakan kişi yok. Fikir almak istiyorum bu konuda." Hocayı onaylarken yerden aldığım kalemi arkamı dönüp Akın'a uzattım.

Gördüğüm şaşkın bakışları yüzünün solukluğu bana ona 2 ay önce söylediğim gerçeği soğuk su gibi yüzüme çarpmıştı.

…
(27. bölüm)

Gorunmez_25:
İki kedim var ve adları Zuzu ve Azula

Kedim olduğunu bilen ilk değilsin ama onların gerçek isimlerini bilen ilk kişi sensin

Yeterli mi

Akın:
Kesinlikle
…

Normalde küfür eden biri değildim ama bu durum cidden hak ediyordu

Çok büyük bir halt yemiştim ve sırrım 3. kez açığa çıkmıştı.

Olabilecek en kötü zamanda
Olabilecek en tuhaf şekilde
Olabilecek en şanslı şekilde

Kafamı sıraya koydum ve beynimin çalışma devrelerindeki her şeyi durdurdum. Artık yetişemiyordum. Ben de insandım ya.

Okula casus olarak geldiklerini iddia eden 2 kişi -biri sıra arkadaşım-
Görünmez'in kimliğinin ortaya çıkma tehlikesi yaşaması
Okulda açığa çıkardığım her dedikodu ve gündemin sürekli değişmesi
Ayarları bozulmuş ve artan kendi gücüm
Süper gücünü bilen 2 kişi, kimliğimi bilen 3 kişi olması -özkan'ı saymıyordum bile-
Dokuzuncu sınıflarda gücü olan muhtemel başka bir kişi
Ve Burak. Onun davranışları, bakışları, kendi gözünden beni gördüğü anılarının güzelliği-

Ben ne diyordum ya?

Öne eğildim ve bir kere kafamı sıraya vurdum. Nehir bana yandan bir bakış attı. Modumun neden bu kadar bozulduğunu anlamaya çalışıyordu ama hiç kimseyi düşünecek durumda değildim. Çok düşünen bir olarak bu kadar olay aynı anda olaylar beni delirtiyordu.

Zil çaldığında anında ayaklandı Akın. "Ece, kantine geliyorum. Gelsene bir." İtiraz etmeye bile çalışmadım. Zaten ortaya çıkan bir şeyi saklamaya çalışmayacaktım. Azra ayağa kalktığında Akın onu durdurdu. "Sen kalıyorsun. Ona çikolata borcum vardı. Seninle de gelecek teneffüs gideriz." Azra kovulduğunu anladı ama bana anlık olarak baktığında gülümsedim ve sorun olmadığını belirttim ve sonra Akın'ın peşinden ilerledim.

Elbette, kantin yerine bahçeye çıkmıştık ve ne şanssa aynı Azra ve Hakan'nın da beni getirdiği noktaya getirmişti. Onlar için bir sır itiraf etme noktası filan etmiştik burayı. Ellerimi ceplerime soktum ve ilk onun konuşmasını bekledim. Şu ana kadar çığlık atmaması bile Akın için tuhaftı. Ben zaten sorduğunda onu onaylayacaktım. Ama Hakan ve Azra'dan bir farkı varsa o da sadece kimliğimi öğrenmesiydi. Gücümü bilmiyordu.

Akın en sonunda derin bir nefes aldı ve ikimizin de bildiği gerçeği dile getirdi. "Ece, sen O'sun değil mi, Görünmez? Buraya gelene kadar tepki vermedin ve neden bahsettiğimi çok iyi biliyorsun." Bu şekilde ifşa olmamın hafif kaybedilmiş ve utanç iziyle başımı yere eğince bir adım yaklaştı ve elini omzuma koydu. "Bu okulda kedilerinin adı Zuzu ve Azula olan kişi sayısı bir tane. O da sensin. Okulun deli kızı görünmez." Başını eğip muzip ve şaşkın gülümsemeyle gözlerime baktı. "Şu saatten sonra beni bile kandıramazsın. Mesajları bilmem kaçıncı hesabından bulurum bak hiç üşenmem."

Omuzlarım gevşedi kıkırdadım hafif. Bugün ilk defa biri beni güldürmüştü. Tüm dertlerime rağmen beni güldürdüğü için en yakın arkadaşımdı. "Yakaladın beni. Görünmezi görüyorsun Akıncım." Geri adım attı ve gururlu sırıtması yüzüne yayıldı. "Biliyordum işte. Görünmez bile hata yapar demiştim ben. Gözümüzün dibindeymişsin. Ayrıca, sen olman birçok şeyi de açıklı-" bir anda sustu ve ağzı şaşkınlıkla açıldı. "Özkan cidden bulmuş seni."

Dudağımın kenarı hafif üzüntülü şekilde kalktı. "Uzun hikaye. Ama kanıtı yok. Bu konu çok başımı ağrıttı." Beni onayladı. "Evet." Sonra hatırlamış gibi elini alnına koydu. "Ve bende sen olmazsın diye grupta diğerleriyle konuştum. Ne fena kızsın. Bizi ayakta uyuttun resmen" Gülümsemem genişledi ve ona uyum sağlamaktan kendimi alamadım. "Ne diyebilirim ki, Görünmez sırrını korumam lazımdı."

Akın boşluğuna geldiği için gülerken saniye sonra kendini toparladı ve 'sen cidden görünmezsin' diyebileceğim bir bakış attı. "Bu konu, burada bitmedi. Daha seninle konuşacağım çok şey var." Burada Hakan'a aşık olduğumn bildiğinden Burak ile aramda geçenlere kadar her şeyi kapsıyordu. Muhtemelen okuldakiler şeyi onların yanında olmama rağmen nasıl öğrendiğimi de soracaktı.

Bu kadar öğrenmişken sonuçlarını düşünmeden gücümü de söyleyip ona kısa devre yaptırmayı ne kadar istesem de bu konu başladı mı okul sonuna kadar konuşabilecek kadar iyi tanıyordum onu ve bunu çekecek bir kafa yapım yoktu.

Ona cevap verdim bunun yerine. "Görünmez konuşmak için her zaman hazırdır. Ama okuldan sonrayı bekle." Akın yine hafif güldü ve alnıma ufak bir fiske attı. "Deli kız, yürü kantine. Bu seferlik konuyu yarım bırakmayı kabul ediyorum." Gülerek gözlerimi devirdim ve yanına geçtim. Neden kantine gittiğimizi sorgulamak üzere ona baktığımda sustum. Nadir gördüğüm düşünceli bakışı ortaya çıkmıştı

"Bu arada…" Bir anda ciddileşen sesiyle ona döndüm. "Sen olduğun için mutluyum.. Ece. Seni en sonunda gördüğüm için mutluyum." Gülümsedim. Bu gerçeği bu kadar çabuk kabullenmesinin nedeni de buydu. Beni tanıyordu. Görünmez fazla tanımadığı ve bir anda ortaya çıkan biri olmasındansa tanıdığı ve anlaştığı birinin sırrı olduğu için rahatlamıştı.

"Ayrıca söyleyince benim canım çikolata çekti. Bu yüzden kantine gidiyoruz."

Kahkahamı engelleyemedim.

"Bana da bir tane o zaman."
"Fırsatçı."
"Tehditçi de diyebilirsin. Hala senin hakkında her şeyi biliyorum"
"Yapamazsın."
"Emin ol ki yaparım."
"Sen kesinlikle O'sun. "
"Öyleyim Akıncım."

İkimiz atışarak ilerlerken hafiflediğimi hissettim. İçinde bulunduğum ana odaklanmamı sağlıyordu Akın. Bana grubumuzun rahatlığını hatırlatan ve beni her zaman güldürebileceklerini gösteren kişiydi.

Bu yüzden görünmezin en yakın arkadaşı olmuştu ve iyi anlaşmıştık. Kimliğimi öğrendiğine göre bana laf atarken muhtemelen daha rahat olacaktı. Çünkü beni tamamen tanıdığını biliyordu artık. Görünmez kimliği ve Ece kimliği ile beraber.
…

Olay üstüne olay çıkartmakta ustayım bence :)

Akın'ın bu olayı en başından beri aklımdaydı ve artık ortaya çıkarmanın vakti gelmişti.

Bölümü beğenmeyi unutmayın canlarım❤️

Görüşürüz görünmeyenlerim💫

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

538okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.