Görünmezim -texting kitap kapağı

23. bölüm / 68

Görünmezim -texting

-23-

Vaveyla Yazarı: Çiğse Yağmur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 68Şu an: -23-

Akın:
Günlük rastgele bilgi

Sabah 3'e kadar uyanık kalan insanlar psikopat olma eğilimindeymislş

Ve ben bugün dörtte uyudum

Gorunmez_24:
Kendinle bir zorun mu var

Sabah 4'te ne diye ayaktaydın deli

Akın:
Uyuyamadım

Gorunmez_24:
Al işte

Kim bilir bilinç altından neler dönüyor

Dökül.

Akın:
Yahu valla bir şey yok

Gorunmez_24:
-_-

Seninle uğraşamam ben bu kafayla

Ama elimden kurtulamazsın

Akın:
Sana ne oldu

Gorunmez_24:
Başım ağrıyor

Akın:
Geçmiş olsun

Gorummez_24:
Teşekkürler

/Ve bende bugün tek bir şeyle uğraşırım diyordum/
...

Kendimi daha fazla riske atmadan telefonumu kapatıp çantama attım. Arkamda Akın otururken görünmez hesabına girmem üzerine onunla konuşmak akıl işi değildi ama hasta olduğumda bana vuran kafa sarhoşluktan bile daha çok saçmalatıyordu.

Akın'ın bir sorunu bir süredir. Söylemesi için uhradigordum ama ikna olacak gibi değildi ve beklemeyecektim artık. Özellikle önceki konuşmadan sonra. Ne sorunu varsa öğrenecektim.

"Ece, sana ne oldu?" Arkama doğru hafif döndüm. "Hastayım." Burnum sanki kanıtlamak ister gibi yine tıkanınca peçete aldım sıramdan. Bu halime ikisi geçmiş olsun dediğinde ise yine önüme dönmüştüm. Evde durmam daha iyi olabilirdi bugün ama yapmam gerekenler vardı.

Sabahın köründe bu yüzden okula gelmiştim anneme yalvararak.

Aklıma yazdıklarım gelince gülmemi engelleyemiyordum. Dokuzuncu sınıfları bugün bir sürpriz bekliyordu.
...

"O GÖRÜNMEZ HANGİNİZ?" Sonra arkadan başka bir bağırış daha duyuldu. "CESARETİ VARSA ÇIKSIN KARIŞIMIZA!" Daha ilk teneffüsten mi?

Sınıftaki herkes birbirini sorgularken ben sadece akan burnuma odaklıydım. "Bu deli kız bir şey mi yapmış?" Akın'ın sorusuna Azra omuz silkip ayağa kalktı. "Öğreniriz şimdi." O ve sınıftan birçok kişi daha koridora çıkarken diğer sınıflarda da durumun farklı olduğunu düşünmüyordum.

Hazırlamak için tüm dokuzuncu sınıflara rezil olduğum bir anı toplama işlemi gerçekleştiriyorum bir süredir. Teneffüslerse oynanan karışık voleybol takımları baya kolayıma geliyordu böyle durumlarda. Bu sırada gözlemlediğim davranışlardan da çok şey anlamıştım onlarla ilgili

Yaptığım şeye gelirsek, 9/A sınıfındaki herkesin bir zayıflığını içeren not kağıtlarını sınıf defterlerine koymuştum sabah.

Birbirleri hakkında gerçek düşünceleri, -birbirlerine olan nefretleri ve gizli aşklarının 5 tane vardı, birkaçının şimdiden sigara içiyor oluşu- bazılarının sevdiği utanç verici şeyler, bazılarının kendilerinde eziklik olarak gördüğü fiziksel özellikler, -boy, kilo, göz rengi, sivilceleri- ve en bombası Aylin ile en çok dalga gecenin aslında peruk taktığı gibi en gizli şeyler vardı.

Hepsinin en zayıf noktasına açığa çıkarmıştım. Eğer biraz şansım varsa da bu yazıları ilk fark eden kişi sınıfın hocası olmuş ve sınıfa dağıtmışsa benden mutlusu yoktu. Sonuçta sigara içenleri ağır bir ceza bekliyordu.

Tabi okul yönetmenliği görünmezle ilgili ne yapacağını bilmiyordu çünkü kimsenin onun kimliğini bilmediğini ve kendileri de bulamayacağını kabullenmişlerdi. Hem yararlıydım okula. Sigara içenler sıfırlanmıştı en basitinden.

Ayrıca okul malına verilen zararları, okulda çıkan biraz gürültü çıkaran kavgaları, ve nadiren kızların getirdiği makyaj malzemelerini nereye sakladıklarını da benim hesabı takip eden bir hocaya iletiyordum. Onlar da gereğini yapıyordu. Çok büyük bir sorun çıkarmadığım sürece beni kendi halime bırakmışlardı.

Koridorda hepsi bu kadarının kişisel alana saygısızlık olduğunu soyluyor, bazıları nefret kusuyor, bazıları ise beni bulmakla tehdit ediyordu.

Beni seven birkaç kişinin bu olaya sırıttığını çoğunun ise bu nefrete ortak olduğunu, beni kendi halime bırakanların ise bıkkınlıkla dinlediklerini biliyordum.

En azından artık Aylin'e bir şey diyemezlerdi çünkü aralarında kendini kabullenen tek kişi oydu.

Zil çaldığında gelecek tenefüste tekrar geleceklerini söylemişlerdi. Umursamadan kafamı sıraya gömdüm ve biraz güldüm. Eğer üşenmezsem post yayınlardım akşama bununla ilgili. Hem 10. sınıfların merakını giderirdim hem de kendimi fazla yormazdım.

Hoca geldiğinde ayağa kalkmıştım. Bu sırada sınıfa giren kişilerden biri yanımdan geçerken elime çarpmıştı.

Saniyelik bile olsa çarptığı için bir günün anıları hızla beynime dolarken ağrıyan başımı tuttum. Hasta halimle insanların anıları daha da çok karışıyordu ve başını ağrıtıyordu. Bugün kimseye dokunmamalıydım. Ellerimi önüme çektim ve hocanın yerine oturmasıyla oturdum. Önce biraz görünmezin yaptığı şeyden bahseldi ve sonra da hoca herkesi susturup derse geçti.

Bugünün kalan son görevi dışında hastalık süresince tatil ilan etmiştim kendime.
...

Öğle arasını geçtiğimiz ilk tenefüste ise fırsat elime geçmişti. Bunu yaparken içim hiç rahat değildi. Akın'ı arkadaşım olarak görüyordum ve o bilmeden anılarına bu kadar çok bakmam beni de rahatsız ediyordu.

Bu yüzden o söylesin diye beklemiştim ama onu uyutmayacak kadar büyük bir sorunu varken yardım etmek istiyordum.

Bu da benim çelişkim ve çıkmazımdı ya. Yakın gördüğüm birisi olunca onların anılarına bakarken çok şüpheye düşüyordum. Bu yüzden görünmezin arkadaşı olmaması gerekiyordu.

Akın yerinden kalktığında kulağım ondaydı. "Ben su almaya gidiyorum. Bir sey ister misin?" Dudaklarımı birbirine bastırdım. Bir şeyler yapmalıydım. Azra hayır derken ben anında çantama uzanıp para çıkardım ve önümden geçerken okul t-shirt üzerine giydiği hırkanın bileğinden yakaladım. "Akın, bana da su ve bitki çayı alır mısın?"

"Tabi." Sağ elimle parayı uzatırken sol elimin serçe parmağımı eline dokundurdum. Bir film şeridi onun gözünden gördüğüm anıları hafızamda tutmaya çalıştım. "Tamamdır." Gülümsedim hafif. "Teşekkür ederim."

"Bu sakarlıkla ve hastalıkla kalkmasan daha iyi zaten."

Elimi cektim ve önüme döndüm. Anıları gözlerimi kapatıp incelerken ağladığını gördüğümde daha dikkatli odaklanarak anıyı yavaşlattım. Onu ağlarken dinlemek çok tuhaftı.

"Lanet olsun ya, neden fark ettim ki?" Arrkadan gelen mor ve ötesi son sabah şarkısı çalarken etraf karanlıktı. Kafasını kaldırıp yan baktığında ise telefon ekranında buğulu gözlerin ardında onun hesabında sınırlı sayıda olan fotoğraflarından birini gördüm.

Hakan.

"Deliden beter oldum yemin ederim. Şimdi ne halt yiyeceğim? Varlığını kabul ettim de ne oldu? Daha çok acı çekiyorum işte." Kafasını çevirip yine başını yastığa bastırdığında etraf kararmıştı. Sadece şarkısı ve sızlamalarını duyuyordum.

Özel anını daha da karıştırmak istemediğim için beynimden hızla uzaklaştırdım. Öğrendiğim bilgiyi hazmetmeye çalışırken gözlerimi açtım ve yutkundum.

Akın, hakan'a aşık olmuştu.

Ve ilk defa ne halt edeceğime dair bir fikrim yoktu.

"Al bakalım." Önüme konan sıcak çay ve suyla oturduğum yerde hafif titredim. Akın tek kaşını kaldırdı. "Sen iyi misin?" Kafamı salladım. "Evet. Biraz dalmışım."
Asıl sen iyi misin?

Pekala, bunu hiç beklemiyordum. En yakın arkadaşlarından birine aşıktı.
Sadece bu da değil, aynı cinsiyette oldukları için onun duygularına saygı duyup duymayacağı bile belli değildi. Aynı durumdan ötürü diğerlerinin tepkisini bilemeyeceği için onlarla da konuşmayacaktı. Hisleriyle tamamen tek başındaydı.

Ne olacağı belli olmayan bir çukura sıkışmıştı.

Bu hissi ben bile anlayamazdım.

Benim için bir farklılık yoktu. Aşk aşktı her zaman. Hatta geçen yıl iki kız arkadaşım birbirlerinden hoşlandığını anladığımda araştırmış ve öğrenmiştim bununla ilgili bilgileri.

Sonra da ikisiyle konuşup teşvik etmiştim birbirleriyle konuşmaları için. Bir araya geldiklerinde ben bile kabul etmiştim gizli olmalarını. Okulda homofobik olduğunu bildiğim birkaç isim bile yeterliydi. Hiç kimsenin bu yüzden dışlanmasını istemiyordum.

Ama en yakınlarının bile yanında durup durmayacağını bilmemek, yalan söylemek, iyi olmak... İmkansızdı benim gözümde. Akın'ın yardıma ihtiyacı vardı.

Azra'nın destekleyeceğini biliyordum. Onu evde bu konu ile ilgili manga okurken gördüğümde çok şaşırmıştım ama sevdiğim seriyi okuduğu için mutlu da olmuştum.

Hakan ve Burak ile ilgili en ufak fikrim bile yoktu. Tahmin yürüteceksem Burak kişiliğe önem veren biriydi ve kendisi sadece kızlardan hoşlansa bile diğer türlüsünden iğrenecek biri değildi. Aslında aynıları genelde akılcı olan Hakan için de geçerli olabilirdi ama sorun şuydu ki 9. sınıfta hakan'ın kız arkadaşı olmuştu.

İnsanın hisleriyle dalga geçecek biri olmasa bile erkeklerden hoşlanmadığı için Akın'ı reddedebilirdi. Cinsiyetten kaynaklı bir sınır çekebilirdi ona ve bu arkadaşlıklarını parçalardı. Akın sadece Hakan'la değil, hepsiyle görüşmeyi bırakmak zorunda kalırdı.

Görünmezin kesinlikle bu olaya el atması lazımdı yoksa akın bu yükün altında ezilecekti.

Hapşırığımı son anda kolumla engelledim ve peçeteyle burnumu silip önümdeki bitki çayına baktım.

Akın'la konuşmadan önce kendimi iyileştirmek daha iyi olacaktı.
_______

Bölümü sevdiyseniz beğenmeyi unutmayın ❤️

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

548okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.