Görünmezim -texting kitap kapağı

30. bölüm / 68

Görünmezim -texting

-30-

Vaveyla Yazarı: Çiğse Yağmur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 68Şu an: -30-

Ağlamaya başlamamın 10 dakikasına girmişken dünyaya bedel 3. kez tekrara başlamıştı kulaklımlarımda

Bu şarkı... Bu şarkı bendim

Artık ezberlediğim melodi ve sözler kulağıma dolarken gözyaşlarım yeniden akmaya başladı.

Gururluyum yalnızlığımla; Görünmez yanım, güçlerim sır olarak kalmıştı.

Mutsuzum galiba; Herkesle arama örülen bu duvar yüzünden çevremde gerçekten arkadaşım diyeceğim kimseyi almama izin vermemişti. Bu gücüm için ödediğim bedeldi.

Kandırabilir misin beni boyum kadar bi aynayla; Kendi kendimi kandıran, her sabah kendime yapmak zorunda olduklarımı sanki çok kolaymış gibi hatırlatan ve aynada kendime gülümseyen bendim.

Padişahların hesabında benden ne varsa yalan; Okulda gösterdiğim Ece'nin tüm özellikleri bir yalandı

Çok sakar değildim ben,

Yakın arkadaşlarım olmasını isterdim ben,

Görünmezin olduğu kadar güçlü, umursamaz ve dik duruşlu değildim ben

Acım kadar cesaretim olsa affederdim kendimi çoktan; Korkaktım ben, eğer cesaretim çektiğim acıdan fazla olsaydı çoktan en güvendiklerime bu durumu söyleyip tüm hayatımı ayıran duvarı kırardım. Acımı kabullenmez onla yaşamayı öğrenmek yerine kurtulmanın bir yolunu arardım.

Belki de hep savaşta gibi, hiçbir yerde durmak istemiyor; Kendimle sürekli bir savaş ve çelişki halindeydim. Ne Ece gibi gün içinde sürekli düşen ve kendine ait bir yeri olamayan biri olmak, ne de görünmez gibi insanlarla sadece eğlenmek için konuşan ve onları sinir eden biri olmak istiyordum. İkisinin de ayrı ayrı durmak istemediğim için kendi içimde karışıyordum.

Dünyaya bedel eşsiz ruhum, dünyayı bilmek istemiyor; Kabullenmek istemiyordu ruhum. Yaşsdığım gerçekliği ve gücümün getirdiği sorumlulukları reddediyordu.

Hayatımın gerçeği buysa, huzurum hiç yoksa tamam; Karmakarışıktım ben. Parmak uçlarımdan gelen bir karışıklıktan kurtulamıyordum. Ama ben bu güce rağmen yaşamayı seviyordum.

Şarkı durmadan akarken beni vuran son nakaratı yeniden duydum

Dünyaya bedel eşsiz ruhum, dünyamı bilmek istemiyor; Benim ruhum, benim hayatımı yaşamak istemiyordu. Özgür olmak istiyordu.

Ama bu hayatı değiştirecek ve dürüst olacak cesaretim yoktu.

Şarkı 4. kere başlamak üzereyken durdurdum ve kafamı yastıktan kaldırdım.

Doğal olarak ıslanmıştı yastık yer yer. Gözlerim üzerine akan burnumu da düşünürsek nasıl göründüğümü de tahmin bile etmek istemiyordum.

Ayağa kalkıp dolabımdan yastık kılıflarını o değiştirdim ve koridorda kimsenin olmadığını teyit edince banyoya geçtim. Yastık kılıfı doğrudan kirliyi boylarken lavaboya dondugumde beni karşılayan yüz, darmadağınıktı. Kendime gözlerimi devirip suyla birkaç kez yüzümü birkaç kez yıkadım ve havluyla sildim.

Odama tekrar geri döndüm ve en son Burak'la konuştuğum hesaptan çıktım. Mesajları tekrar okumayacaktım. Yeteri kadar acı çektirmiştim kendime.

Yapmak zorunda olduğum şeyi yaptığımı kendime hatırlattım.

Görünmez, görünmez olarak kalacaktı.

Tek bir tesellim varsa Ece olarak beni o kadar uzak görmemeleriydi. Görünmez olarak arama mesafe koyarsam belki onlarla daha çok vakit gecirebilirdim Ece olarak. Ben insandım sonuçta. Arkamda oturan ve iyi anlaştığım kişilerle konuşmak doğaldı.

Tabi davranışlarıma dikkat ederek.

Masama oturdum ve test kitaplarımı açtım. Maalesef sınavları hiçbir acı gerçek değiştirmiyordu.
...

Okula girdiğimde kantinde onları bir arada görmek kalbime yeni bir hançer saplamıştı. Yorgunlardı ve ciddi görünüyorlardı.

Benim hakkımda konuştuklarını tahmin etmek zor değildi ama normalin aksine Akın susuyordu. Neden olduğu belliydi. Onu cok hassas bir noktadan vurmuştum.

Gözlerim dolduğunda kafamı iki yana salladım ve merdivenlerden çıktım. Kendi katımızda ilerlerken birkaç kez tökezleyip diğer sınıflarda olan olayların genel özetini almıştım.

Genel anlamda paylaşılacak bir şey olmaması ilk kez iyiye işaretti. Uğraşmak istemiyordum zaten.

Sınıfa girdiğimde Bulut'u Akın'ın sırasında görmek ise beklemediğim bir şeydi. "Ece, günaydın." Gülümsedim hafif. "Günaydın. Sınıfını mı karıştırdın?" Güldü hafif ve kafasını iki yana salladı. "Yok. Doğru geldim de Akın'ı gördün mü?" Bu ikisi okulda da mı görüşecekti?

"Aşağıda kantinde de, ikiniz ne ara tanıştınız?" Geçiştirir gibi elini sallayarak kalktı. "Bir ara işte önemli değil. Görüşürüz." Sanki aklına bir şey gelmiş gibi gülümseyip kapıya ilerledi.

Görünmezin geldiğinde emindim.

Kafamı iki yana sallayıp oturdum yerime. O da Akın'la konuşmaya başladığına göre yavaş yavaş çekilebilirdim onun tarafından da. Deniz konusunda adım adım doğru şekilde ilerliyordu. Sevgili olmaları yakındı.

Zaten önemli ve çok konuştuğum başka biri kalmamıştı şu sıra.

Sınavların gelecek hafta olduğunu düşünürsek, olabilecek en iyi şekilde hazırlanacaktım.
...

3. Kişi

"Selamlar." Bulut'un masaya yaklaşmasıyla bakışlar ona dönmüştü. Akın hariç diğerleri onun nerden çıktığını sorguluyordu.

"Heh, geldin mi?" Ayağa kalkıp yanına gitti ve elini omzuna attı. "Evet de insan bir mesajıma bakar. 5 dakikadır sizin sınıftayım."

Hakan ikisinin sadece 2 günde bu kadar samimi olmalarına anlam veremiyordu. Evet, Akın'ın insanlarla hızlı kaynaştığı o biliyordu ama neden onların yanına geldiğini çözemiyordu.

Neden onu rahatsız ettiğini de.

"Kusura bakma ama ismin Bulut muydu?" Azra'nın sorusuyla gülümsedi. "Evet." Sonra Akın sessizce devam ettirdi. "Görünmez davasında bize yardım edecek diğer isim. Bu yüzden çağırdım."

Burak tek kaşını kaldırdı. "Nasıl yani?" Azra hafif kaymış, Akın ve Bulut da yan yana oturmuştu Hakan ve Burak'ın karşısına.

"Aşağı yukarı bir aydır görünmezle konuşuyouz. Bana.. bir konuda yardım ediyor. Bana sorarsanız okula yararlı ve iyi biri." Akın onayladı onu. "Onu test ettim güvenilir." Bulut ona yandan bir bakış attı. "Aynı şekilde sizde." Ellerini yumruk yapıp tokusturdular.

"Akın dün bana görünmeze biraz daha yakın olma ile ilgili planlarına bahsetti ve sizinle aynı görüşteyim. Son olanlardan sonra size mesafeli olsa da ben hiçbir şey bilmiyormuş gibi onunla konuşmaya devam edeceğim. Gizli müttefik gibi."

"Ne kadar çok kişi o kadar iyi. Ama cidden güvenenilir misin?" Bulut tereddüt etmeden masaya yaklaştı ve fısıldadı. "Eğer güvenmeniz sağlayacaksa aşık olduğum kişiyi söyleyebilirim. Görünmezle bu sayede konşmaya başladık."

Azra, Hakan ve Burak birbirine baktı ve miniklerle anlaştılar. Burak elini uzattı. "Aramıza hoş geldin." El sıkıştılar. "Hoş buldum."
...

Ece gün içinde ise bir kere Akın'ın hafızasına girmiş ve tüm planlarını anlamıştı.

Şu saatten sonra kesin bir şey varsa tedbiri bir an bile elden birakmamalıydı.

____

Hikayeyi beğenmeyi unutmayın canlarım ❤️

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

547okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.