Görünmezim -texting kitap kapağı

35. bölüm / 68

Görünmezim -texting

-35-

Vaveyla Yazarı: Çiğse Yağmur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 68Şu an: -35-

Hafta sonunun tamamını Ece, görünmez ve onun gücü hakkında düşünerek geçiren Azra, hiç dinlenmemiş şekilde pazartesi günü okula giriş yapmıştı. Dün, okulda bugün onu göreceği için gerginlikten doğru düzgün uyuyamamıştı. "Gün aymadı mı?"

Yanına gelen Akın'a yandan bir bakış attı. Görünmez olayı onu o kadar şaşırtmıştı ki Akın'ı ekstra sorguya çekmeyi unutmuştu hafta sonu ama onunla ayrıca konuşmalıydı. "Batmadı ki aysın. Seni bile sorguya çekmeyecek kadar yorgunum Akın."

"Ne oldu?" Kafasını iki yana salladı. Önce Ece ile konuşmadan kimseye fark ettiklerini anlatamazdı. Onunla nasıl konuşması gerektiğini bilmiyordu ama en azından bu kadarından emindi. "Bir şey olmadı."

"Bende inandım. Bir şeyler saklamak kötü demiyor muyduk?" Muzip cevabını duyunca gülmeden edemedi. Uzun zamandır onun neşeli sesini duymuyordu. "Hala sana cevap verebilecek enerjim var akın. Bence şansını zorlama."

"Günaydın." Yanlarına gelen ve geçen Ece'nin varlığı ile irkildi. Akın ona günaydın dediğinde o da ekledi. "Günaydın Ece."

Kızın ona inceleyen bakışlarını fark ettiğinde önüne döndü. Elinde değildi gergin olmak ama hiçbir şey olmamış gibi davranmalıydı bir süre. En azından bir süre daha.

Biraz ilerlediklerinde Ece yanında bri anda yere düşerken refleksle elini kendine yaklaştırmıştı. Ona dokunursa anılarını görecekti. Bildiğini öğrenecekti.

Ece elleri ve dizleri üzerine çökmüştü ama şok oldugu belliydi. Akın ona doğru elini uzattı. "İyi misin?" Akın'nın sorusuyla kız elinden destek alarak kalmış ve hızla uzaklaşmıştı. "Utandı filan mı acaba? Az sonra zaten onu yine göreceğiz."

Onu mırıldanarak onaylarken içinden geçirdi. Anladı.
...

Aralarında sanki sessiz anlaşma varmış gibi ilk teneffus konuşmamışlardı. "Akınn!" İçeri giren Bulut'la üçününde bakışları oraya döndü. Akın sorgulayan bakışlarını ona çevirirken çocuk yanlarına gelmiş ve onu kolundan yakalamıştı. "Ne oldu bir anda?"

Gülümsedi. "Konuşacağız." Çekiştirerek kantine sürüklemeye başladı. Azra tek kaşını kaldırdı. "Azra, üzgünüm ama erkekler arasında. Sizi kızlar takılın."
...

"Cidden ne oldu Bulut ya? Görünmezle mi ilgili?" Kafasını iki yana salladı. "Hayır değil. Beni uzun süre görüldü de bırakınca yazasım gelmedi. Bu akşam yazacağım ama asıl konuşmak istediğim konu sensin." Kantine vardıklarında onu oturttu ve karşısına geçti.

"Bak eğer konu ona yazmamamın nedeni ise hiç çeneni boşa harcama." Bulut ciddiyetle ona baktı. "Aslında ona bağlanacak."

Nefesini verdi Akın. "3. Kez bu konuyla ilgili konuşmak istemiyorum. Yetti artık." Bulut telefonunu çıkardı ve bir fotoğraf gösterdi. "Az önce okulda başka biri şöyle bir fotoğrafı herkese attı ve bu olay muhtemelen hem seni hem görünmezi hem de tüm okulu etkileyecek."

Farklı bir sınıfta olan yakın arkadaşlar Sare ve Nur'un yakın gözüktükleri fotoğraftı. Altında ise yeni sevgililer yazıyordu. Ama dalga geçildiği belliydi.

Tüm vücudunun gerildiğini hissetti. Bu şekilde dalga geçilmesinden hiç hoşlanmamıştı. Bulut fotoğrafı kaldırdı. "Bu fotoğrafı az önce gördüm. Hislerle alay edenlerden hiç hoşlanmam. Zaten biliyorsun şu anda da Denizi seviyorum. Nedense bu fotoğrafı görünce aklıma sen geldin. Görünmezden seni uzaklaştıracak şeyin duygularınla alakalı olduğunu tahmin ediyordum önceden de."

Ona doğru eğildi biraz ve fısıltıyla konuştu. "Boyle bir aşka yakalanmış ve görünmez seni fark etmiş olabilir mi? Yani bir erkekten hoşlanıyorsun da çekiniyor musun söylemekten?"

Akın kaskatı kesildi bir anda. Bu kadar çok kişinin fark edeceğini hiç beklememişti. "Yani, öyle bir şey değil. B-ben." Yutkundu bir kere ve kafasını yere doğru eğdi. Rol yapmak konusunda berbattı.

Fısıltıyla ve hafif bıkkınlıkla ekledi. "Cidden... Nasıl öğrendin be sen de? Nasıl reddedeyim?" Masadan uzanıp omzuna vurdu bir kere. "Yanında bir dost istiyorsan buradayım. Bunu bil yeter."

Sonra da yanından kalkıp kantinden çıkmıştı. Başını sandalyeden geriye doğru attı ve avuçlarını gözlerine bastırdı.

'Sen harici herkes fark edecek bu şekilde Hakan.' Aklından geçen düşüncelere hak vererek yerinden kalkıp bir çay aldı kendine ve sınıfa geçti.
...

2. tenefüste Ece'nin bir yanı hala sabah Azra ile olan tuhaf düşünüyordu. Bir şeyler öğrenmiş olma ihtimali onu şu anda onu o kadar çok sarsıyordu ki derse bile tam odaklanamıyordu. Kesinleştirmesi gerekiyordu bildiklerini ve hafızamı girmeliydi. Ama fark etmeden yapacağı bir temas olmalıydı. Yine elini çekememesi gerekiyordu.

Dikkatini telefonuna verdiğinde ilk önce wp'den gelen Sare ve Nur'un fotoğrafına ve altındaki yorumlara bakarken sinirleri gerilmiş, ardından ise gizlice görünmez hesabına girip dm'lerinde 'cidden çıkıyor mu o ikisi' mesajlarını görmüştü.

Bu işi yapan kişi üzerine dikkat çekmeyi istiyordu anlaşılan ve bu konuda ona yardım edebilirdi.

Öğle arasında bunu halletmesi gerekecekti.

Sınıfa nehir gelince telefonunu kapadı.
...

Azra sınıfta 3. derste hızla not alırken arkasını dönüp ondan uç isteyene Ece'ye fazla düşünmeden uç kutusunu uzatırken eline değen serçe parmağı birkaç saniye sonra fark etmişti.

Korku ve şaşkınlıkla bakışlarını ona kaldırdığında Ece'nin yüzünün soluk olmasından tüm tahminlerinin doğru olduğunu ve tüm anılarını okuduğunu biliyordu.

Kız teşekkürler diye mırıldandıp önüne döndüğünde yutkundu bir kere. Tenefüste kadar konusamayacaklarini bildiği için önüne döndü ama o andan sonra dersi dinleyemedi.
...

Ece ise okuduğu 4 günü ayrıntılı şekilde inceliyor, her günde korkusu daha çok yükseliyordu. Çok küçük bir hata yüzünden her şey çözmüştü Azra.

Her şeyi.

Görünmezin sırrını,
Kendi sırrını,
Kendi gücünü.

Ellerinin titremesine engel olamadı ve ellerini yumruk yapıp kendini sakin tutmaya zorladı.

Biri onun en büyük duvarını yıkmışken nasıl sakin kalacaktı?
...

Teneffüs zili çaldığında Ece ayaklandı. "Azra, kantine gidiyorum da, benimle gelir misin?" Kız kafasını sallayıp kalktı. Akın ayağa kalkmaya çalıştında Azra bileğini tuttu. "Sana da su alırım." Çocuk yerine geri oturduğunda onun oeaisnden ilerlemeye başladı.

Beraber bahçeye çıkıp en kenara geçtiklerinde uzun süre sessiz kaldılar. Azra diyecek hiçbir şey bulamadığı için onun başlamasını bekledi. Sakın kalmak zorundaydı.

"Biliyorsun, değil mi?" Fısıltıyla çıkan Ece'nin sorusuna karşılık Azra kafasını salladı. "Tesadüf eseri. Okulda bir şey okumuyorum ve geriye birkaç seçenek kalıyor." Ece kafasını salladı. "O yorumu atmamalıymışım." Bu kadar net gördüğü için hafif titrediğinde bunu fark etmişti.

Ece yüzünde korkuyla ellerini kendine sardı. "Az önce de bu yüzden elini çektin değil mi? Benden korkuyorsun." Gülmeye başladı bir anda ve olduğu yere sanki kendi kendine düşünür gibi bir sağa bir sola gitmeye başladı. "Tabi korkacaksın. Ben sonuçta normal değilim."

Ona dokunup kendi gücünü öğrendiğini gördüğünden beri aklındaki tüm duvarlar kalkmış tüm korkuları ve düşünceleri açığa çıkmıştı. 3 yidlir içinde biriktirdiği ve aklının karanlık kısımlarına sakladığı düşünceleri bir bir açığa çıkıyordu.

"Herkesin birbirlerinden sakladıkları en derin sırları bile bir dokunuşta anlıyorum. Hafızamda okuldaki herkesin anıları birbirine karışmış şekilde duruyor ve onlara söylemesem ruhları bile duymaz. Ama ben bu gücü istemedim ki!" Son cümleyle Azra'nın önünde durmuş hafif yüksek sesle bağırdığınds gözyaşları çoktan akmaya başlamıştı.

Azra önce çıkıp ona adım attı ama Ece ellerini kaldırıp onu durdurdu. Gözlerinden çaresizlik ve korku akıyordu. "Sakın dokunma bana. Yapma. İstemiyorum. Sevdiğim insanların anılarına onların izni olmadan görmek istemiyorum." Ağlarken ondan izinsiz çıkan hiçbir cümleyi engelleyemiyordu. Tek yapabileceği içinde biriken zehir dışarı akarken az da olsa mantıklı cümleler kurmaya çalışmaktı.

"İnsanların her sırrını onların bile haberi olmadan gizliyorum. Onlara yanlışlıkla dokunsam bile bana başka bir yük ve sır oluyor." Burnunu çekti bir kere ve baskılarını yere eğdi. "Ben, bilmelerini istedim. Bu yüzden herkesle konuştum. Ama kimseyle yakın olmadım. Arkadaşlarım bana güvenirken onların hafızasına giremezdim. Normal şekilde konuşamazdım. Bunu yapamazdım. Ama Azra lütfen, lütfen kimseye söyleme. Kimseye dokunmam bundan sonra. Denerim. Sizden de uzak dururum. Yeter ki sahip bile olmak istemediğim güçler için beni suçlama. Kimseye söyleme. Lütfen."

Azra tahmin ettiğinden bile fazla ağır bir sorumluluğu taşıyan çaresiz kıza karşı şok yaşamıştı ama dışarıya belli etmemekte kararlıydı. O bu kadar korkuyorken şu anda onu sakinleştirmek gereken kendisiydi.

Ona doğru bir adım attı. "Ece." En sonunda onu gözlerine baktığında kollarını sıkıca sardı ve kafasını kendi omzuna yasladı. En başından beri onu kimseye söylemeye niyeti yoktu. "Senin sırrın benim sırrımdır. Hep böyle demiyor musun?" Kız titreyerek kollarını ona sardı. Gözyaşları onun omzuna akarken kız da elini saclarina çıkardı sakinleştirmeye umarak.

"Elimi çektim çünkü şaşırdım. Bugün seninle konuşmayı düşünüyordum zaten. Ama kimseye söylemeyeceğim." Kız ona daha çok sarıldı ve boğuk bir fısıltıyla konuştu. "Benden korkmuyor musun?" Kafasını iki yana salladı. "Hayır. Arkadaşımsın." Kıkırdadı. "Daha iyi tanıdığım ve anladığım bir arkadaşım."

Zil çalmış olmasına rağmen ikiside yerinden kıpırdamamıştı.

"Dersi asalım mı?" Ece yavaşça ondan ayrıldı. "Hayir. Daha çok dikkat cekeriz. Çıkışta bir yere oturalım." Azra bu kadar buyuk bir şeyden sonra bile bir anda kendini toplarmasina hayret etti. "Güzel fikir." Beraber okul binasına doğru yürürken ise az önce gördüğü dağılmış kızdan eser tokru ama içinde bir yerda hala olduğunu biliyordu. Okulun girişinde serçe parmağını onun parmağına geçirdi yanında olduğunu hissetmesi için.. İçinde hafif bir huzursuzluk dolsa da şu ana kadar zaten her şeyi bildiğini düşünerek kendini rahatlattı.

Kız ona hafif şaşkın ama içtenlik dolu bir gulumseme göndermişti ve sınıfa kadar ikisi de konuşmadı.

"Siz kantine gitmemiş miydiniz?" Akın'ın sorusuyla söyledikleri yalan aklına geldiğinde omuz silkti. "Sıra çoktu." Akın fazla sorgulamadan önüne döndüğünde Ece'nin aslında sırrını bilen diğer kişi olduğunu öğrense ne tepki vereceğini düşünüp hafif gülümsedi ve defterini çıkardı.

İşte bu hayatını değiştiren bir 10 dakika olmuştu.
...

Gorunmez_33, Sare ve Nur kişilerini ' Çok Acil durum' isimli gruba ekledi''

Gorunmez_33:
Pek fazla açıklamaya gerek yok

Maalsef ki engelleyemedim bunun için özür dilerim

Az sonra acil bir gönderi yayınlayacağım ve bu haberi yapan kişiler rezil olacak ama sizin hakkında söyleyeceklerini kendiniz karar verin

1) yine en yakın arkadaş yakınlığı derin

2) sevgili olduğunuzu ve destekledigimi açıklarım

Sare:
Özür dileme saçmalık. Sen bir sye yapmadim sonuçta

Nur:
Ben korkuyorum..
...

Ece gercekte yemekhanede karşısında oturan kızların hafif gergin yüzleriyle konuştuklarını gördü. Muhtemelen Sare, Nur'u sakinlestirmeye çalışıyordu.
...

Sare:
Görünmez, zaten şu andan sonra herkes gerçek sayacak. Şöyle gitsin. Birkaç arkadaşımız zaten ya biliyor ya da tahmin ediyor. Yanımızda duracak olanlar belli

Gorunmez_33:
Nur?

Nur:
Aynı fikirdeyim

Gorunmez_33:
Pekala kızlar siz ne nerdeseniz o

5 dakikaya yayınlarım.
...

Gorunmez_00

Acil güncelleme:

Pekala bu açıklaması zor bir durum olacak

1) Sare ve Nur cidden sevgililer.

Evet bu zamana kadar onları gizleyen benim çünkü tam olarak şu anki durumun olmasindan korkuyordum bu yüzden sevgili olmalarını gizlemelerine izin verdim

Ben onları destekliyorum ve sonuna kadar da arkalarindayım. Onlara karşı yapılan her yanlış davranışta yanlarında olacağım

Ha siz desteklemitorsunuzdur ama onlardan uzak duruyorsunuz, kabulümdür. Kimsenin düşüncesini değiştirmeye çalışmayacağım.

2)Bunu yapan kişi Yunus.. eline geçti çok merak ediyorum ama yarın görürsün olacakları :)
...

"Selam, ne yapıyorsun?"

Sınıfa giren Azra yanına ilerlerken içgüdüsel olarak gelen hesabı kapatma hissiyle savaştı. Sonuçta sınıfta teklerdi. Ayrıca kız daha yeni her şeyi öğrenmişti.

"Okulda işler karışık biliyorsun. Haddini bildirmem gereken bazı kişiler var." Kız yerine oturdu. "Sare ve Nurla ilgili olan mi? Cidden çıkıyorlar mı?" Kafasını salladı. "Yani, onları bir araya getiren kişi görünmezdi. Sorumlu hissediyorum onlara karşı."

Hafif şaşkınlık ama mutlulukla oaryan gözlerle baktı. "Ciddi misin?" Heyacanı onu gulumsetirken önemli değil der gibi omuz silkti. "Birbirlerini anlamayan aşık meselesiydi. Çözüldü."

Aralarında sessizlik olurken Azra sormadan duramadı. "Nasıl sakinliğini bu kadar çabuk geri kazandın? Ben geçen 3 güne rağmen hala inanamıyorum." Kıkırdadı hafif. "Duygularımı bastırma ve göstermeme konusunda baya tecrübem var."

Azra karşı çıkmadan çantasından suyunu çıkarıp içti. "Ben, bizimkilerin yanına gidiyorum." Kafasını salladı ve acil guncellemeyi yayınladı hesabında.

"Görünmezin dedikodusunu yaparken iyi eğlenceler. Son haberin de konusunu açarsan güzel olur. Hakan ve Bulut tam olarak ne düşünüyor emin değilim." Azra kalkmadan önce onayladı onu yine. Bu aklına gelmemişti.

Siniftan çıkmadan önce ise aklına gelen kelimeyle biraz oynamak istedi. "Çıkışta görüşüyoruz?" Gülerek onayladı onu Ece. "Görüşüyoruz Azra."

Görünmez, bir kişi tarafından görünür olmuştu.
_____

Ağlıyorum😭

Kitabın en başından beri en çok yazmak istediğim bölümlerden biriydi bu :') düşüncelerinizi merak ediyorum ❤️

Canlarım özel güçler öyle hemen herkse söylenemez ayrıca Ece de görünmez olmaktan zevk aldığı kadar acı da çekiyor gördüğümüz gibi. Korkması ve ağlaması bu durumda verilebilcek en doğal tepkiydi.

Bölümü beğendiyseniz beğenmeyo unutmayın canlarım ❤️

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

548okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.