65. bölüm / 68
Görünmezim -texting-65-
Bölümler 68Şu an: -65-
- 1 -1-727 kelime
- 2 -2-1.048 kelime
- 3 -3-1.077 kelime
- 4 -4-1.190 kelime
- 5 -5-1.060 kelime
- 6 -6-1.050 kelime
- 7 -7-964 kelime
- 8 -8-1.045 kelime
- 9 -9-1.099 kelime
- 10 -10-1.120 kelime
- 11 -11-856 kelime
- 12 -12-1.077 kelime
- 13 -13-1.045 kelime
- 14 -14-1.496 kelime
- 15 -15-948 kelime
- 16 -16-1.158 kelime
- 17 -17-1.082 kelime
- 18 -18-985 kelime
- 19 -19-935 kelime
- 20 -20-1.278 kelime
- 21 -21-926 kelime
- 22 -22-964 kelime
- 23 -23-1.183 kelime
- 24 -24-1.158 kelime
- 25 -25-1.546 kelime
- 26 -26-1.305 kelime
- 27 -27-1.174 kelime
- 28 -28-1.158 kelime
- 29 -29-853 kelime
- 30 -30-886 kelime
- 31 -31-1.063 kelime
- 32 -32-1.026 kelime
- 33 -33-1.068 kelime
- 34 -34-1.504 kelime
- 35 -35-1.848 kelime
- 36 -36-1.806 kelime
- 37 -37-2.644 kelime
- 38 -38-1.386 kelime
- 39 -39-1.403 kelime
- 40 -40-1.143 kelime
- 41 -41-983 kelime
- 42 -42-1.334 kelime
- 43 -43-1.209 kelime
- 44 -44-1.313 kelime
- 45 -45-1.593 kelime
- 46 -46-1.367 kelime
- 47 -47-1.238 kelime
- 48 -48-433 kelime
- 49 -49-993 kelime
- 50 -50-1.264 kelime
- 51 -51-1.106 kelime
- 52 -52-1.301 kelime
- 53 -53-1.129 kelime
- 54 -54-1.287 kelime
- 55 -55-1.257 kelime
- 56 -56-1.344 kelime
- 57 -57-1.457 kelime
- 58 -58-1.225 kelime
- 59 -59-1.523 kelime
- 60 -60-1.075 kelime
- 61 -61-1.345 kelime
- 62 -62-1.436 kelime
- 63 -63-1.104 kelime
- 64 -64-1.235 kelime
- 65 -65-1.206 kelime · Okuduğun bölüm
- 66 -66-1.650 kelime
- 67 -67-1.077 kelime
- 68 -68-1.656 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gorunmez_02:
Yiğit Bey
Sizin sınıfın tam listesine ihtiyacım var
Yiğit:
Sen de yok mu?
Gorunmez_02:
Kontrol etmem gerekiyor sadece
Ufak bir hesap hatası yaptım sanırım
Araştırmama sıfırdan başlıyorum
Yiğit:
Dur dur
Görünmez hata mı yaptı?
Gorunmez_02:
…
Öyle de diyebilirsin
Yiğit:
Yok artık
Neyse bekle atayım
*fotoğraf x1*
Gorunmez_02:
Okul sistemine nasıl erişimin var
Yiğit:
Bilmiyor musun?
Gorunmez_02:
/Hay../
Tahmin ettiğinin aksine her şeyi sihirli değnekten bir anda öğrenmiyorum
Yiğit:
Aslında seni düşününce baya mantıklı geliyor
Ama sorgulamayacağım
Benim sınıfımdan olduğunu mu düşünüyorsun?
Gorunmez_02:
Aslında evet
Gökçe de yok ondan eminim
Geri kalan 29 kişiyi listeledim
Yiğit:
Çevreyi gözetle sürekli
Bazı.. Durumlarda her şey gözüktüğü gibi olmayabiliyor
Seni şu ana kadar bulamama nedenimiz de bu zaten
Gorunmez_02:
Aklımda tutarım
Yiğit:
Yardıma ihtiyacın olduğunda yaz
Gorunmez_02:
Tamamdır
-görüldü-
…
-Mucize Gurup
Azra:
Sıkıldım
Akın:
Şimdi ben yazacaktım
Hakan:
Ders çalışmayacak mıydın sen
Akın:
…
Evet
Ama sıkıldım
Azra:
Tamam yeni eğlencemi buldum dkfvnbl
Siz günlük muhabbetlerinizi buradan yapsanıza
Bende günlük gülme ihtiyacımı alayım
Akın:
Ya ben size neden söyledim ki
Ece:
Daha fazla gizlemeyi mi düşünüyordun
Hakan:
/görünmez hesabıyla mı karıştırdı?/
Azra:
/eyvah/
Aynen
Gizlemenize gerek yoktu
Ece'nin de desteklediğini önceden biliyordum bir ara söylemişti
Ece:
/hay../
Aynen
Gizlemenizi istemezdim
Burak:
Ben şu zamana kadar ikinizden biri hakkında bunu fark etmedim ya da duymadım onu anlamıyorum
Akın:
/hmm/
Görünmezle meşgulsün
Azra:
/yaşa akın/
Katılıyorum bu arada
Belli bir saatten sonra sırf görünmez için aktif oluyorsun
Burak:
Geceleri konuşmamız yeni bir şey değil
Ayrıca herkes onunla konuşuyor
Azra zaten konuşuyordu
Akın'ın rekorları belli
Hakan'ında konuştuğunu geçen gün anladık
Sadece birbirimizle görünmezin ne konuştuğunu bilmiyoruz
Ece:
/hala aramızda en mantıklısı/
/ama beni hiç dahil etmemesi niye/
Azra:
Karşı çıkmıyorum
Akın:
Hala aynı şeyi söylüyorum
Aramıza sızmış şeytan kraliçedir görünmez
Hakan:
Belki bir gün bu gruptaki 3. kız o olur
Ne dersiniz kızlar
Ece:
/ulan hakan../
Zaten tamamen size karışmış gibi
Benim aram onunla iyi özellikle son olaylardan sonra
Eğlenceli olur
Azra:
/jgsadbfjgkhk ah be hakan bu grup maks kapasitede artık/
Bence de olabilir
Burak:
Daha vaktimiz var
O bize ulaşmadığı sürece böyleyiz
Akın:
Konuştu yine kimlik savunucusu
Burak:
Zamanında senin de sırrının sır kalmasını onayladım
İtiraz hakkın yok
Akın:
…
Hakan:
Haklı
Azra:
Fazlasıyla hemde
Akın:
Tamam anladık
Burak her zaman haklı oluyor zaten
Ece:
Yüzde doksan dokuz falan
Aramızda muhtemel deli olmayan tek kişi
Hakan:
Sen de baya normalsin aslında
Ece:
Düşme bağımlısı sakar kız unvanım hala duruyor
Size ayak uydurmam bile ucundan deli olduğumu gösteriyor
Burak:
Aslında aynısı benim için de geçerli
Azra:
İkiniz iyi bir ekipsiniz
Akın:
Ece'nin ucundan deliliği artı Burak'ın fazla mantığını birbirini tam dengeliyor
Burak:
/bilerek üzerime geliyorlar../
Yeter artık
Hakan:
Onlara katıldığımı belirterek
Şimdilik bu kadar yeter
Akın:
Sen ne dersen
Azra:
Bir şey diyebilir miyim?
Akın:
Hayır
Hakan:
hayır
-görüldü-
…
Azra:
Ece canım benim
İyi misin
Gruba fazla yazmadın
Kafan dağınık gibi
Ece:
İyiyim Azra
Azra:
/değilsin/
Son dediklerim biraz ağır kaçtı sanırm
Üzgünüm
Gücünün çalışma mantığını ve sana ne çektirdiğini bilemem tam olarak
Ece:
Pek de haksız da sayılmazsın
Ama idare ediyorum
/etmek zorundayım/
Hayatım böyle geçecek
Azra:
İstediğinde konuş benimle
Ece:
Teşekkür ederim..
Azra:
Her zaman
…
Yatağıma devrildim, tavanı izlerken derin bir nefes aldım. Yorgundum. Sadece fiziksel değil, zihinsel de. Sanki beynim fazla dolmuş, taşıyabileceğimden daha fazla anıyla şişmişti. "Keşke bu kadar kolay olsaydı Azra. Konuşmakla geçiyor olsa şu anda her şeyi halletmiştim." Son birkaç gündür Burakların ve Yiğit'in gözüne çarpmadan dokuzuncu sınıfların anılarını okuyup bağı görmeye çalışıyordum. Bu sırada 60 kişinin iki-üç günlük anılarını okumuş ve ortalama 150 günlük anı beynime girmişti ve sınırıma yaklaştım. Sinirim bozuluyordu artık.
Rastgele çarpan insanları, bizimkilerin istemsiz olan temaslarını saymıyordum bile.
Artık durum bu kadar kötüyken bizimkilerin bana dokunurken tereddüt etmesi hem kalbimi kırıyordu hem de anlıyordum. Kendi anılarına olan tam ulaşımım az da olsa onları tereddüde sürüklüyordu. Bunu içinde benim baş ağrıma neden olabilecekleri de olsa da durumdan rahatsız oldukları muhtemelen en içlerde düşündükleri bir gerçekti. Kimi kandırıyordum ki? Beni olduğum gibi kabul etseler de yüzde yüz olarak anılarına erişim izni vermeleri için onları zorlamayacaktım.
Yiğit'in uyardığı gibi bir yanılsama söz konusuysa bunu ben çözememiştim. Ama daha kontrol edeceğim kişiler olduğu için hem pes de etmeyecektim. Görünmezdim ben. Sırları benden başkası daha iyi ortaya çıkaramazdı.
Tabi bu arada biten ağrı kesicilerin yerini doldursam iyi olacaktı. Eczaneye gitmeliydim. Babam geçen gün ilaç dolabındaki ilaçları sorunca karnımın ağrıdığını söylemek zorunda kalmıştım. Bu kadar içmem sağlıklı değildi ama başka ne seçeneğim vardı ki? Yoksa bu ağrıdan ders çalışamayacaktım.
Dersler ve sınavı öylece kenara atmamıştım ve çalışıyordum ama ilk önceliğim olmaktan çok uzak durumdaydı. Annem fark etmiş ve birkaç kere akşam yemeğinde geleceğimin buna bağlı olduğunu hatırlatan yarım saatlik bir konuşma dinlemiştim. Sadece baş ağrım daha çok artmıştı.
Yerimde tekrar doğruldum ve üzerimi değiştirip cüzdanımı alıp salona gittim. "Markete gidiyorum. Bir şey istiyor musunuz?" Babam ve annem kendi başıma markete gitmemi dünyanın en farklı olayı ilan etmeden önce arkamı döndüm ve evden çıkmak için hazırlandım. "Süt alırsan akşam kek yaparım!" Ayakkabılarla işim bitince arkamı döndüm. "Tamam!"
O anda gözüme bir şey çarptı.
Bir zincir.
Birbirine dolanmış mavi ve beyaz renkte iki zincir, altıgenin üst ve alt tabanının daha uzun kenarlı hali gibi görünen bir şekilde vestiyerin hemen yanına sabitlenmişti. Kendimi bildim bileli orada olan ve şu ana kadar anlamını düşünmediğim bir süs eşyası.
Bu şeyin aynısı Nehir ve Yiğit'in yurdunda vardı.
Omurgamdan aşağı bir titreme dalgası indi.
Bunun bizim evimizde ne işi vardı?
Donuk ve fazla düşünmeden evden çıktım ve kapıyı kapatıp eczaneye ilerledim.
Neler oluyordu artık?
Bu lanet süper güçler evimin içine kadar mı girmişti?
Yoksa en başından beri içinde mi yaşıyordum?
…
Yolda ilerlerken bir gurup ne yaptıklarından emin görünen kaykaycıyla yan yana geçerken biriyle ucundan çarpıştım ve aramızda hiç görmediğim parlaktıkta bir mavi ip oluştu.
Önemsemedim. O da önemsemedi. Saniyelik temasımızda beynime akan anılar ise sadece aklımı daha çok karıştırdı. Sanki anılar arasında görünmez bir duvar varmış gibi ikiye ayrılmıştı. Karşı tarafın anıları aynı beden tarafından sanki iki farkı göz tarafından görülmüştü.
Anılara daha fazla odaklanmadım ve aklımda dağıttım. Her kimse, o kişiye diyeceğim tek şey geçmiş olsundu. Gücü benimkinden daha çok baş ağrısı yaratacak bir şeye benziyordu.
…
Birkaç paket ağrı kesici, marketten aldığım süt ve biraz olsun enerjimi getirsin diye aldığım çikolatayla içeri girdim. Annem elimden sütü alırken temasından neredeyse kaçarak uzaklaştım ve çalışacağımı söyleyerek odama kapandım.
Her şeyden kaçmak ister gibi kendimi yorganın altına koydum ve kulağım 'dünyaya bedel' açtım. Şu anda tek istediğim şey bu dünyadan kaçmaktı. Zayıf olmak herkesin hakkıydı. En azından bir süre. Değil mi?
…
Bir saat kadar sonra hala yerimde yatarken telefonum titredi. Ben yatarken yorgunluğumu hissederek yanıma yatan Zuzu isimli kedimi kenara çektim ve telefonumu aldım.
…
Burak.
Görünmez?
Bu saate kadar yazmaman normal değil
İyi misin?
Gorunmez_05:
/Değilim/
İyiyim
Burak:
Az önce yazıyor kısmına her ne yazıp sildiysen..
Durmadan sürer gider oyun
Kalbin dursa bile, çarpıp çıksa bile
Bir çocuk hayallerin gidiyor
Binmiş bi' sandala, sonra
Başka bir uyuma dönüyor her şey
İnsan kaybettiğini buluyor
Bunu duymaya ihtiyacın var gibiydi
Gorunmez_05:
Burak..
Her zaman burada olacak mısın
Burak:
Her zaman yanında olacağım
/Tıpkı senin olduğun gibi/
Sen görmesen bile
-görüldü-
…
Kafamı yastığa gömdüm ve mırıldandım içimden. "Teşekkür ederim."
…
Bit tür geçiş ve hazırlık bölümü oldu ve sonraki bölümümüz mükemmel olacak
Bölümü beğenmeyi unutmayın canlarım
Görüşürüz görünmeyenlerim
Bilgi uyarısı: Bu kitabımdan sonra yazacağım 2. kitapta kaykaycıların arasına karışacağız :)
Bölüm etkileşimi
