61. bölüm / 68
Görünmezim -texting-61-
Bölümler 68Şu an: -61-
- 1 -1-727 kelime
- 2 -2-1.048 kelime
- 3 -3-1.077 kelime
- 4 -4-1.190 kelime
- 5 -5-1.060 kelime
- 6 -6-1.050 kelime
- 7 -7-964 kelime
- 8 -8-1.045 kelime
- 9 -9-1.099 kelime
- 10 -10-1.120 kelime
- 11 -11-856 kelime
- 12 -12-1.077 kelime
- 13 -13-1.045 kelime
- 14 -14-1.496 kelime
- 15 -15-948 kelime
- 16 -16-1.158 kelime
- 17 -17-1.082 kelime
- 18 -18-985 kelime
- 19 -19-935 kelime
- 20 -20-1.278 kelime
- 21 -21-926 kelime
- 22 -22-964 kelime
- 23 -23-1.183 kelime
- 24 -24-1.158 kelime
- 25 -25-1.546 kelime
- 26 -26-1.305 kelime
- 27 -27-1.174 kelime
- 28 -28-1.158 kelime
- 29 -29-853 kelime
- 30 -30-886 kelime
- 31 -31-1.063 kelime
- 32 -32-1.026 kelime
- 33 -33-1.068 kelime
- 34 -34-1.504 kelime
- 35 -35-1.848 kelime
- 36 -36-1.806 kelime
- 37 -37-2.644 kelime
- 38 -38-1.386 kelime
- 39 -39-1.403 kelime
- 40 -40-1.143 kelime
- 41 -41-983 kelime
- 42 -42-1.334 kelime
- 43 -43-1.209 kelime
- 44 -44-1.313 kelime
- 45 -45-1.593 kelime
- 46 -46-1.367 kelime
- 47 -47-1.238 kelime
- 48 -48-433 kelime
- 49 -49-993 kelime
- 50 -50-1.264 kelime
- 51 -51-1.106 kelime
- 52 -52-1.301 kelime
- 53 -53-1.129 kelime
- 54 -54-1.287 kelime
- 55 -55-1.257 kelime
- 56 -56-1.344 kelime
- 57 -57-1.457 kelime
- 58 -58-1.225 kelime
- 59 -59-1.523 kelime
- 60 -60-1.075 kelime
- 61 -61-1.345 kelime · Okuduğun bölüm
- 62 -62-1.436 kelime
- 63 -63-1.104 kelime
- 64 -64-1.235 kelime
- 65 -65-1.206 kelime
- 66 -66-1.650 kelime
- 67 -67-1.077 kelime
- 68 -68-1.656 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hakan:
Konuşmalıyız Ece.
Yalnız.
…
Okul bahçesinde sabah Hakan'dan mesajı tekrar okudum. Tek konuşmak istiyorsa konu ya gücüm ya da Akın'la ilgili olmalıydı. Onunla konuşmayı aklıma yazdım ama aklıma gelenler olasılıklar sabırsızlandırıyordu. Gün içinde en azından anılarını okumam ve konuyu tam anlamıyla görmem gerekiyordu.
"Ece!" Akın'ın koşturarak okulun ana kapısından bana gelmesine yüzündeki ifadeye bakılırsa Hakan'ın söyleyeceği şey de kesinlikle Akın'la ilgiliydi. Dün gece bir şey olmuştu ama tam iyi yönde değildi. "Akın?" Önce ağzını açtı ama durakladı bir anda. "Boşversene. Sadece dokun. Kendin gör." Konuşmaya bile utanmış mıydı yoksa sesli dile getirmeye mi üşendi tam çözemedim ama boşverdim ve merakla parmaklarımı bileğine koydum ve 1 saniye bekledim anıları için.
Oha.
Akın'ın cesaretini tebrik ediyordum. Gece ona yazmayı başarmıştı en sonunda ama bu salak Hakan…
İç çektim ve parmaklarımı kolundan çektim. "Korkağın teki gibi davranmış. Bugün onu sıkıştır ve konuş. Yoksa yemin ederim ki ben bir şeyler yapacağım." Neler yapabileceğimi tahmin etmesinden kaynaklı yüzü soldu biraz. İkisini de ortak gruba alıp ikisininde birbirine aşık olduğunu söylemek yapacağım en kesin yol olurdu. Ama birbirlerinden hoşlandıklarını benim ağzımdan duymalarını değil, kendileri itiraf etsin istiyordum.
"Şeytan kraliçe yemin ederim." diye kendi kendine homurdanmıştı ama duymamış gibi sevimli şekilde gülümsedim. "Gerekli olduğunda. Sen sınıfa çık. Ben kantine uğrayacağım." Fazla şüphelenmeden ya da düşünmek için kafası fazla dolu olduğundan sessizce sınıfa geri dönerken ben yanından ayrıldım ve kantine ilerledim.
Hakan'a acil yanıma gelmesi için mesaj attım ve iki soğuk su alıp bir masaya geçtim.
Az sonra gelip önüme oturduğunda soğuk suyu önüne koydum. Tek kaşını kaldırarak baktığında öne eğildim. "Su iç de kendine gel diye. Bugün baya ihtiyacın olacak sakinleşmek için."
İç çekti ve geri yaslandı kollarını göğsünde birleştirip. "Akın'ı mı gördün?" Başımla onayladım. "Evet." Sonra parmaklarımı masaya sırayla vurup ritim tutum. İpucunu aldı ve ufak bir tereddüdün ardından elini masaya koydu.
Benden korkması kalbimi sıkıştırmıştı ama bunun normal olduğunu, yine de hafızasına girmeme izin verdiğini kendime hatırlattım. Tüm anılarını görmeme izin vermişti.
Elinin üstüne parmağımı koydum ve 1 saniye temastan sonra elimi çektim. Doğru anılara oluşana kadar biraz gezindim ve en sonunda mesajlara ulaştım. Akın'a yazdığı mesajlar gözümün önünden geçerken gülümsemeden duramadım. Bu çocuk kendisinin aşık olduğunun yeni yeni farkında varıyordu.
Mesajların sonunda Akın'ın cevabını okuyup onu hızlıca engellediğini ve karanlık bunu yaptığı için odasında kendini yumrukladığını gördüğümde kendi kendime kıkırdadım ve o da bu halime gözlerimi devirdi. "Biliyordun değil mi? Akın'ın beni mesajların öbür tarafından 'yazıyor' mesajlarını gördüğünü. Ve bana bunu söyleme zahmetine girmeyip aptal durumuna düşürdün."
Başımı salladım. "Evet biliyordum. Çok eğlenceliydi. Ayrıca sen, ayağına gelen fırsatı parmağının ucuyla engellemişsin." Yaptığım kelime oyunuyla bakışlarında yayılan öfkeyi görüyordum ama kendime engel olamamıştım. Görünmez yanıma ait şakacı yanım ortaya çıkıyordu.
"Strese kapıldım. Ayrıca başka ne yapabilirdim? Her şeyi itiraf mı edeyim gecenin köründe?" Omuz silktim. "En azında konuşacağız falan deseydin. Bugün nasıl yüzüne bakacaksın? Seni sordu bana girişte." Sormamıştı ama bunu bilmesine gerek yoktu. Akın bugün onun peşinde dolanacaktı zaten. Karasızlığı yüzüne yansıyınca devam ettim. "O senin yanına gelmeden sen onun yanına gidip konuşmalısın. En azından okul çıkışı buluşacağız de. O zamana kadar ne diyeceğini düşün sende."
Durdum bir anda. "Dürüst olacaksın, değil mi?" Bana cevap vermediği için işimi riske atmak istemedim. "Pekala, eğer yarın bahane uydurduğunu anlarsam yemin ederim ki herkes aynalardan korktuğunu öğrenir." Tehdidimle ağzı açık kaldı.
"Yapamazsın."
"Öyle bir yaparım ki.."
"Kimliğin ortaya çıkar."
"Lütfen, tek gereken selfie çekmeye çalışmak ve senin yansımandan korktuğunu söylemek."
"Lanet olası görünmez.."
"Şeytan kraliçeyi daha çok beğeniyorum şu anda."
Pes etti ve gözlerimde olan sinsi parıltıya içimde olan görünmeze bakar gibi baktı. "Pekala tamam. Dürüst olacağım ve sen de sırrımı kimseye anlatmayacaksın." Tatmin olmuş şekilde arkama yaslandım. "Anlaştık, arkadaşım."
…
İlk tenefüste herkesle toplanmak için koridora çıktığımızda Akın da Hakan da birbirlerine bakmakta kaçınıyordu ve bunu Azra da Burak da fark etmişti. İkisini yalnız bırakmam gerekiyordu bir şekilde. "Azra, sınıfta cüzdanımı unutmuşum, gelsene benimle." Azra anında katıldığında Burak da atıldı. "Ben de kendi sınıfıma gidiyorum."
Üçümüz sınıflara ilerleyip ikisini bıraktığımızda Burak bana döndü. "Ne olduğunu biliyor musunuz?" Azra omuz silkti. "Kesinlikle bir şey olmuş ama söyleyeceklerini sanmıyorum." Ah bir bilsen Azra.. Onların anılarında gördüklerimi anlatmadığım için kesin sonra trip yiyecektim. "Katılıyorum ve aslında bir fikrim var.."
Bana soru sorar şekilde baktıklarında Azra'nın gözleri farkındalıkla parladı. O da benim gibi Akın'ın Hakan'dan hoşlandığını biliyordu ama bunun hakkında uzun süredir konuşmamıştık. "İkisi arasında ilişki her zaman biraz farklıydı." İkisi de beni onayladı. Kelimelerimi dikkatli seçtim. "Belki de aralarında normal bir arkadaşlık ya da kardeşlik yoktur.. Daha özel bir şeydir?"
Burak şaşırmış şekilde bana baktığında omuz silktim. "Öyle olduğunu söylemiyorum. Sadece fikir belirtiyorum. Yani.. İkisi kavga ettiğinde ne kadar gergin olduklarını görmüştüm." Azra sırıtmasını daha fazla gizleyemedi. "Bende öyle düşünüyorum. İkisini uzun süredir ship- yani yakıştırıyorum." Burak'ın gözü ikimizin arasında gidip geldi. "İkiniz ciddi misiniz? Böyle bir şey var, ikiniz fark ettiniz, ama ben gözümün önündekini görmedim mi?"
"Uzun süredir onları tanıyorsun, belki gözüne çarpmamıştır." Düşündükçe kafasına parçaların oturduğunu görüyordum. "Bir süre önce görünmez Akın'ın bir sırrını bildiğini ama kimseye söylemeyeceğini söylemişti. Bu yüzden Hakan ile araları kötüleşmişti ve ikisi de gergindi. Kendi hallerine bırakmıştık."
Azra Burak'ın her şeyi bu kadar hızlı çözmesine şaşırsa da bu kadar çabuk kabullendiği için sevinmişti. "Aynen öyle. Belki bu sefer görmezden gelmek yerine cidden konuşurlar. Yeter artık ya." Azra'ya heyecanını tutması için yandan bakış attığımda çenesini kapadı. "Bugün normal davranalım. Yarın sorguya çekeriz."
İkisi de bana katıldı.
…
Sonraki tenefüslerde hala gerginlik olsa da konuşmayı başarmışlardı. Dersin beklemesini beklediğimiz sırada bana okul çıkışı buluşacaklarına dair mesaj attılar ikisi de de ve Hakan arada durum ters giderse beni suçlayacağına dair mesaj atmıştı. Şaka yaptığını biliyordum, durumun ters gitmeyeceğini de bildiğim için ciddiye bile almadım.
…
Ders sırasında Nehir'le yan yana otururken yorgunlukla nefesimi verdim ve omzumu omzuna yasladım. Zamanla olan ders arası konuşmalarıyla sıra arkadaşlığına ikimizde alışmıştık. Bu sıralarda bir yerde bir saniyeliğine bile eline dokunsam-
Anılar beynime akmaya başladığında titredim ve serçe parmaklarımız arasında mavi ip belirdi.
Ben ondan uzaklaşana kadar bağa gözleri kaydı ve bende ondan ayrılıp kafamı sıraya gömdüm.
Artık sadece parmakladım değil, tüm vücudum anıları çekiyordu.
"Ece, iyi misin?" Nehir yandan bana seslendiğinde başımla onayladım. "Vücudum ağırlaştı bir anda. Sorun yok." Bana hafif endişeli ve sorular şekilde baktı ama ekstra bir şey söylemedi. "Geçmiş olsun." Onu tekrar onayladım ve kafamı kaldırıp geri yaslandım ama dersi dinlemeyi bırakmıştım.
O benim gücümü yer çekimi gibi bir şey zannediyordu görünmez olduğumu düşünmediği için. Bu zamana kadar benimle konuşmamasının nedeni muhtemelen kendi gücümün bile farkında olmadığımı düşünmesi ve kriz diye söyledikleri şeyi yaşamadığımı düşünmeleriydi. Muhtemelen ilk görünmezi kendi taraflarına çekmek istediklerini düşünüyorlardı.
Benim için hava hoştu. Ece olarak benimle tüm bu süper güç konularının konuşurlarsa ne halt edeceğime dair bir fikrim yoktu. Dikkatlerini çekmemem gerekiyordu.
En azından bir süre daha.
…
Akın:
Gerginlşkten ölwceğim
Ece
Genel fikir ver ne olursun
Kafeye gidiyoruz ikimizden de çıt çıkmıyor
WLİM ELİNE ÇARPTI VEV ELEKTRİK ÇARPMIŞ GİBİ ÇEKTİ
Ece:
Yanındaki çocuğa odaklansan diyorum..
Zaten sizi takip etmemek için kendimi zor tuttum
Ayrıca herkesi yanınızdan dağıttım için bana minnettar olmalısın
Akın:
Kabul ediyorum okul çıkışı beraber toplanacağımızı düşünmemiştim
Yine gizlice herkesi dağıtmayı başardın
Kontrolcü görünmez
Ece:
Dikkatini dağıtmak için saçmaladığını biliyorum
Sakince telefonu cebine koy
Yoksa engellerim seni ve ciddiyim açmam
Akın:
Hay hay
Ama kalp krizi geçirirsem sorumlusu sensin
-görüldü-
…
Hakan:
Hayır ben neden senden fikir aldım ki
Konuşan çocuk sanki dünyanın en utangaç insanına dönüştü
Okulda beraber konuşuyorduk yalnız kaldık sustu
Gerginlikten bende konuşamıyorum
Yürürken elim çarptı diye 2 kol mesafesi uzaklıkta yürüyor şu anda
Ece:
/ikinizinde telefonunu kıracağım sonra/
Öncelikle normal bir mesafeye yaklaş
Sonra da bu sefer korkak gibi seni engellemeyeceip her şeyi anlatacağım bir oturalım de
-görüldü-
…
Akın:
Hakan kendine korkak dedi
İçine c*n kaçmış olabilir mi
Ece:
/… salak/
Tövbe de
Akıllanmıştır herhalde dün akşamdan sonra
Yani cesur olacak
Öyle düşün
Akın:
Ne konuda cesur olacak?
-görüldü-
Hay seni…
canım manipülatif şeytani görünmez arkadaşım
…
Hakan:
Bana öyle bir bakış attı ki klon olduğumu bile düşünüyor olabilir
Ve telefonuna bakıyor..
Ece:
SENDE BAKIYORSUN
/başka yol kalmadı anlaşıldı/
-engel-
Hakan:
Yok artık
…
Akın:
Bir ipucu ya
Bir
-engel-
Akın:
Bunun hesabını vereceksin :)
…
Son kısımlar çok komik olduuğu için silemedim ve konuşmaları gelecek bölüme kaldı umarım eğlenmişsinizdir ✨
Bölümü beğenmeyi unutmayın canlarım❤️
Görüşürüz görünmeyenlerim💫
Bölüm etkileşimi
