13. bölüm / 16
Dilsiz ÇığlıkPARMAKLARIN DİLİ
Bölümler 16Şu an: PARMAKLARIN DİLİ
- 1 KELİMELERİN BOĞULDUĞU YER1.010 kelime
- 2 GÖRÜNMEZ ÇİZGİLER772 kelime
- 3 ÇATLAK SESLER VE İLK TENEFFÜS565 kelime
- 4 KANTİNDEKİ FIRTINA703 kelime
- 5 ÇİFT KİŞİLİK DÜNYA412 kelime
- 6 KAPALI KAPILAR ARDINDA638 kelime
- 7 GECENİN İTİRAFI700 kelime
- 8 ARKA BAHÇENİN GÖLGESİ834 kelime
- 9 AĞIR YEMİN658 kelime
- 10 PUSU467 kelime
- 11 GEÇMİŞİN GÖLGESİ606 kelime
- 12 EŞİKTEKİ NÖBET282 kelime
- 13 PARMAKLARIN DİLİ372 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 KORİDORDAKİ KIVILCIM522 kelime
- 15 KORİDORDA DEVRİM389 kelime
- 16 FIRTINANIN ARDINDAN477 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Annemin yüzündeki o taş gibi gerginlik, Kaan’ın sesini duymasıyla birlikte bir anda çözüldü. Ortaokul yıllarında münazara yarışmaları çıkışında Seren’i tebrik eden, kapıda saygıyla selam veren o efendi çocuğu dün gibi hatırlıyordu. İki koca yıldır kapımızı çalmayan geçmiş, bu gece kızımın yanında bir kalkan gibi geri dönmüştü.
"Kaan oğlum..." dedi annem, sesi minnetle titreyerek. "Çok teşekkür ederim. Yüreğime inecekti meraktan, Allah razı olsun senden."
Kaan iki elini montunun ceplerine sokup hafifçe başını eğdi. "Lafı bile olmaz Meryem Teyze. Yolu biraz uzattık sadece, kusura bakmayın telaşlandırdıysak."
Sokak lambasının sarı ışığı Kaan’ın yüzüne vuruyordu. Yaşanan o karanlık sokak kavgasından, Rüzgar’ın tehditlerinden tek bir kelime bile bahsetmemişti; annemi daha fazla korkutmamak için her şeyi kendi omzuna almıştı. Çantamın yan gözünden küçük spiral defterimi ve kalemimi aceleyle çıkardım. Parmaklarım soğuktan hafifçe titriyordu ama harfleri özenle çizdim:
«Yanımda olduğun için teşekkür ederim Kaan.»
Defteri göğsümün hizasında ona doğru çevirdim. Başımı kaldırdığımda gözlerimiz havada kilitlendi. İki yıl önceki o münazara kürsüsündeki kendinden emin Seren’e nasıl bakıyorsa, şu an karşısında dilsiz kalmış bu kıza da tam olarak öyle bakıyordu; içinde en ufak bir acıma kırıntısı olmayan, katıksız bir saygıyla.
Dudakları usulca iki yana kıvrıldı. "Her zaman Seren," dedi fısıltı gibi ama içime işleyen bir tınıyla.
Ardından anneme nazik bir baş selamı verdi ve arkasını döndü. Birkaç adım ilerleyip sokağın hemen karşısındaki iki katlı, sarmaşıklarla kaplı evin bahçe kapısını araladı. Taşındıklarını duymuştum ama tam karşımıza geldiklerini o an fark ediyordum. Kapıyı örtmeden önce bir kez daha dönüp gülümsedi ve içeri girdi.
Annem koluma girip beni yavaşça bahçe kapısından içeri, evin sıcaklığına doğru çekti.
Dış kapıyı arkamızdan kapattığımızda antrenin tanıdık kokusu yüzüme çarptı. Annem montumu çıkarırken derin bir nefes verdi; gözleri hala üzerimde, bir şeylerin ters gittiğini sezen o anne şüphesiyle parlıyordu ama sormadı. Beni ürkütmekten, o sessiz dünyamın kabuğunu çatlatmaktan korkuyordu.
"Hadi güzelim," dedi saçlarımı şefkatle geriye iterek. "Üstünü değiştir, sana sıcak bir ıhlamur yapayım."
Merdivenlere yöneldiğimde evin üst katındaki sessizlik dikkatimi çekti. Arda’nın odasının kapısının altından ince bir ışık sızıyordu. Yanından geçip kendi odama girdim. Çantamı masanın kenarına bıraktım, pencereye yaklaşıp tülü hafifçe araladım. Karşı evin ikinci katındaki odanın ışığı yeni yanmıştı; Kaan perdenin arkasında siluet halinde belirdi.
O an iki yıldır ilk defa, bu koca dünyada beni koruyan tek kişinin Masal olmadığını hissettim. Karanlığın içinde bir kapı daha aralanmıştı.
Bölüm etkileşimi
