Dilsiz Çığlık kitap kapağı

13. bölüm / 16

Dilsiz Çığlık

PARMAKLARIN DİLİ

Vaveyla Yazarı: Lu Lu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 16Şu an: PARMAKLARIN DİLİ

Annemin yüzündeki o taş gibi gerginlik, Kaan’ın sesini duymasıyla birlikte bir anda çözüldü. Ortaokul yıllarında münazara yarışmaları çıkışında Seren’i tebrik eden, kapıda saygıyla selam veren o efendi çocuğu dün gibi hatırlıyordu. İki koca yıldır kapımızı çalmayan geçmiş, bu gece kızımın yanında bir kalkan gibi geri dönmüştü.
"Kaan oğlum..." dedi annem, sesi minnetle titreyerek. "Çok teşekkür ederim. Yüreğime inecekti meraktan, Allah razı olsun senden."
Kaan iki elini montunun ceplerine sokup hafifçe başını eğdi. "Lafı bile olmaz Meryem Teyze. Yolu biraz uzattık sadece, kusura bakmayın telaşlandırdıysak."
Sokak lambasının sarı ışığı Kaan’ın yüzüne vuruyordu. Yaşanan o karanlık sokak kavgasından, Rüzgar’ın tehditlerinden tek bir kelime bile bahsetmemişti; annemi daha fazla korkutmamak için her şeyi kendi omzuna almıştı. Çantamın yan gözünden küçük spiral defterimi ve kalemimi aceleyle çıkardım. Parmaklarım soğuktan hafifçe titriyordu ama harfleri özenle çizdim:
«Yanımda olduğun için teşekkür ederim Kaan.»
Defteri göğsümün hizasında ona doğru çevirdim. Başımı kaldırdığımda gözlerimiz havada kilitlendi. İki yıl önceki o münazara kürsüsündeki kendinden emin Seren’e nasıl bakıyorsa, şu an karşısında dilsiz kalmış bu kıza da tam olarak öyle bakıyordu; içinde en ufak bir acıma kırıntısı olmayan, katıksız bir saygıyla.
Dudakları usulca iki yana kıvrıldı. "Her zaman Seren," dedi fısıltı gibi ama içime işleyen bir tınıyla.
Ardından anneme nazik bir baş selamı verdi ve arkasını döndü. Birkaç adım ilerleyip sokağın hemen karşısındaki iki katlı, sarmaşıklarla kaplı evin bahçe kapısını araladı. Taşındıklarını duymuştum ama tam karşımıza geldiklerini o an fark ediyordum. Kapıyı örtmeden önce bir kez daha dönüp gülümsedi ve içeri girdi.
Annem koluma girip beni yavaşça bahçe kapısından içeri, evin sıcaklığına doğru çekti.
Dış kapıyı arkamızdan kapattığımızda antrenin tanıdık kokusu yüzüme çarptı. Annem montumu çıkarırken derin bir nefes verdi; gözleri hala üzerimde, bir şeylerin ters gittiğini sezen o anne şüphesiyle parlıyordu ama sormadı. Beni ürkütmekten, o sessiz dünyamın kabuğunu çatlatmaktan korkuyordu.
"Hadi güzelim," dedi saçlarımı şefkatle geriye iterek. "Üstünü değiştir, sana sıcak bir ıhlamur yapayım."
Merdivenlere yöneldiğimde evin üst katındaki sessizlik dikkatimi çekti. Arda’nın odasının kapısının altından ince bir ışık sızıyordu. Yanından geçip kendi odama girdim. Çantamı masanın kenarına bıraktım, pencereye yaklaşıp tülü hafifçe araladım. Karşı evin ikinci katındaki odanın ışığı yeni yanmıştı; Kaan perdenin arkasında siluet halinde belirdi.
O an iki yıldır ilk defa, bu koca dünyada beni koruyan tek kişinin Masal olmadığını hissettim. Karanlığın içinde bir kapı daha aralanmıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.