Dilsiz Çığlık kitap kapağı

2. bölüm / 16

Dilsiz Çığlık

GÖRÜNMEZ ÇİZGİLER

Vaveyla Yazarı: Lu Lu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 16Şu an: GÖRÜNMEZ ÇİZGİLER

Okul bahçesinin en gölgeli, en havalı köşesi sayılan eski çınar ağacının altı, iki yıldır olduğu gibi yine Arda ve ekibine aitti.
Arda, sırtını ahşap bankın kenarına yaslamış, bir ayağını bankın üzerine uzatmıştı. Ceketinin yakası rüzgarda hafifçe havalanıyor, yüzündeki o kayıtsız tebessüm yanından geçen çömezlerin dönüp bir daha bakmasına yetiyordu. Etrafında okulun basketbol kaptanı Kaan, her lafı espriye vuran Rüzgar ve zengin aile çocuğu olmanın getirdiği kibri her adımında taşıyan Melis vardı.
"Oğlum Çeşme bu sene resmen alev alıyordu," dedi Kaan, elindeki basketbol topunu tek parmağında çevirerek. "Beach partileri, geceleri yarışlar... Telefonum denize düşmese hikayeleri görürdünüz, iki hafta boyunca uykusuz kaldım."
Melis gözlerini devirerek güldü, tırnaklarındaki taze maniküre bakıp saçını geriye attı. "Çeşme mi kaldı Kaan ya? Bodrum’daki yat turunu görmeliydin. Arda sen neredeydin bütün yaz? Arayınca 'evdeyim, takılıyorum' diyordun ama kesin yine bir yerleri kırıp geçirmişsindir."
Arda dudak kenarıyla gülümsedi. "Antalya’da yazlıktaydım," dedi kısa keserek.
Yaz boyunca ailesinin evde nasıl parmak uçlarında yürüdüğünü, Seren'in sessizliğinin o koca yazlığı nasıl bir mezarlığa çevirdiğini, annesinin Seren'e işaret dili öğretmeye çalışırken döktüğü gözyaşlarını anlatacak değildi. O sahte huzuru, o işaretleri ve kız kardeşinin varlığını zihninde bile yok saymayı adet edinmişti.
"Ama orası da sıktı," diye ekledi umursamaz bir sesle. "Okulun başlaması iyi oldu. En azından burada hareket var."
"Valla öyle," dedi Rüzgar sırıtarak, bahçe kapısından içeri giren acemi 9. sınıfları işaret etti. "Baksanıza şunlara, süt dökmüş kedi gibi dolanıyorlar. Bu sene eğlence bol olacak. Şimdiden birkaç tanesini gözüme kestirdim bile, biraz lise terbiyesi vermek lazım."
Gruptan kahkahalar yükselirken Arda da güldü. Gözleri bir an kalabalığın arasında kaybolan Seren’in olduğu binaya kaydı ama hemen kafasını çevirdi. Kardeşi falan yoktu burada. Aynı soyadı taşıyor olmaları hiçbir şeyi değiştirmezdi. O kendi kusursuz dünyasındaydı; Seren ise ait olduğu yerde, sessizliğin arkasında kalmalıydı.
Tam o sırada çalmaya başlayan tiz okul zili bahçedeki uğultuyu kesti.
"Hadi bakalım, son sınıfın ilk çilesi başlasın," dedi Kaan topu koltuğunun altına sıkıştırarak. Ağır adımlarla, sanki okul onlara aitmiş gibi koridorlara doğru yürümeye başladılar.
9-B sınıfında ise ilk zille birlikte bambaşka bir dünya kuruluyordu.
Masal’ın yanımda oturuyor oluşu, dakikalar önce üzerime çöken o boğucu havayı tamamen dağıtmıştı. Sınıfın gürültüsü içinde sessizce dururken bana dönüp sürekli bir şeyler fısıldıyordu: "Şu köşedeki kravatını takamayan çocuğu gördün mü? Kesin ilk haftadan okuldan kaçma planları yapıyor."
Gülümsememek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Masal’ın enerjisi o kadar bulaşıcıydı ki, yıllardır içimde tuttuğum o ağır taş hafiflemeye başlamıştı. Defterimin kenarına minik bir kedi çizdim ve altına yazdım: «Çok komiksin.»
Masal çizime bakıp sırıttı, tam bir şey diyecekti ki sınıf kapısı açıldı.
İçeri saçları kırlaşmış, sert bakışlı ama babacan tavırlı Edebiyat öğretmeni girdi. Elindeki kalın yoklama defterini masaya "pat" diye bırakmasıyla sınıftaki tüm konuşmalar bıçak gibi kesildi.
"Günaydın gençler," dedi kalın bir sesle. Gözlüklerinin üzerinden bütün sınıfı süzdü. "Ben Kemal Hoca. Türk Dili ve Edebiyatı dersinize ben gireceğim. Liseye hoş geldiniz. Burada ortaokuldaki çocukça şımarıklıkları istemem. Düzenli olacaksınız, saygılı olacaksınız."
Masamın üzerindeki cetvelle çizilmiş gibi duran defterime, hizalı kalemlerime baktım. Düzen konusunda endişem yoktu. Beni asıl korkutan şey, hocanın eline aldığı yoklama defteriydi.
"Şimdi, adet yerini bulsun. Birbirimizi tanıyalım," dedi Kemal Hoca sayfayı açarak. "Adını okuduğum ayağa kalksın, kendini tanıtsın. Nerden geldi, hedefi ne, kısaca anlatsın."
Göğsüme koca bir yumru oturdu. Parmaklarım soğuk sıranın kenarına kenetlendi. Boğazım sanki görünmez eller tarafından sıkılıyordu. Yoklama aşağı doğru iniyordu:
"Ahmet Demir..."
"Burada hocam, Fen Lisesi'ni kıl payı kaçırdım, hedefim tıp..."
"Beren Kaya..."
"Burada hocam..."
Kalp atışlarım kulaklarımda çekiç gibi vurmaya başladı. Sıra 'S' harfine hızla yaklaşıyordu. Sıranın altından ellerimi dizlerime bastırdım, tırnaklarım üniformamın kumaşına battı. Bütün sınıfın gözü bana dönecekti. Ayağa kalkacaktım ve hiçbir ses çıkaramayacaktım. Fısıltılar başlayacaktı, alaycı bakışlar...
"Masal Güneş..."
Masal rahat bir tavırla ayağa kalktı. "Burada hocam. Hedefim şimdilik günü sağ salim bitirmek, gerisine bakarız." Sınıftan hafif bir kıkırtı yükseldi. Kemal Hoca gözlüğünün altından hafifçe gülümsedi. "Pekala Masal, otur bakalım."
Ve o an geldi. Hocanın parmağı listede bir alt satıra indi.
"Seren Kaya..."
Nefesim kesildi. Yerimden kıpırdayamadım. Bütün sınıf sessizleşmişti. Hoca başını kaldırdı, boşta kalan sıralara baktı. "Seren Kaya yok mu?"
Yavaşça elimi kaldırdım. Titreyen dizlerimle ayağa kalktım. Başım hafifçe öne eğikti. Bütün gözler üzerimdeydi; sabah kapıda bana laf atan kızların kıkırdadığını, merakla bana dikilen bakışları ensemde hissedebiliyordum.
"Evet kızım," dedi Kemal Hoca yumuşak bir tonla. "Seni dinliyoruz. Hedefin nedir?"
Ağzımı hafifçe araladım. Ciğerlerimden yukarıya bir ses fırlasın, küçücük bir "Buradayım" kelimesi dudaklarımdan dökülsün diye tüm gücümle çabaladım. Ama boğazım kilitli bir kapı gibiydi; sadece kuru, boğuk bir nefes sesi çıktı.
Ön sıralardan bir fısıltı duyuldu: "Ne yapıyor bu ya?"
Tam panik dalgası bütün bedenimi sarıp beni sıraya yıkacakken, Masal bir anda ayağa fırladı. Sandalyesi geriye doğru tok bir ses çıkardı. Masal, hocaya doğru dik bir bakışla döndü:
"Hocam, arkadaşım konuşamıyor. Ama sınıfın en zekisi ve edebiyatı sizden bile iyi yapacağına şimdiden bahse girerim."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.