Dilsiz Çığlık kitap kapağı

15. bölüm / 16

Dilsiz Çığlık

KORİDORDA DEVRİM

Vaveyla Yazarı: Lu Lu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 16Şu an: KORİDORDA DEVRİM

Masal’ın gözlerindeki o son mantık kırıntısı da kül olup havaya karıştı.
"Senin o dilini kökünden sökeceğim!" diye öyle bir kükredi ki, giriş katındaki bütün gürültü bir anda bıçak gibi kesildi.
Rüzgar daha ne olduğunu anlamadan arkasını dönmeye yeltendi ama Masal çoktan basamakları ikişer üçer, adeta yerçekimini yok sayarak fırlamıştı. Boy farkını, cüssesini zerre kadar umursamadı; merdivenlerin tam sahanlığında havaya sıçrayıp doğrudan Rüzgar’ın sırtına bindi.
İki eliyle birden çocuğun saçlarına yapıştı. "Dün akşam kimin yolunu kestin lan sen?! Kimi tehdit ediyorsun aşağılık pislik!"
Rüzgar acı dolu, tiz bir çığlık attı. Masal’ın ağırlığı ve arkadan gelen darbenin şiddetiyle dengesini kaybedip dizlerinin üstüne çöktü. Kurtulmak için kollarını geriye savuruyor, sırtını duvara çarpmaya çalışıyordu ama Masal adeta bir sarmaşık gibi kenetlenmişti. Bacaklarını çocuğun beline dolamış, iki eliyle Rüzgar’ın saçlarını öyle bir çekiştiriyordu ki çocuğun kafa derisi kopacak gibi gerilmişti.
"Bırak! Çekil üstümden deli karı! Bıraksana!" diye debeleniyordu Rüzgar, ama Masal parmaklarını daha da derine geçirdi.
"Dilsiz diye savunmasız mı sandın lan onu?! Sokak köşelerinde pusu kurmak neymiş göstereceğim sana! Bir daha Seren’in adını ağzına alırsan o dilini yediririm sana!"
Merdivenlerde ve koridorda toplanan onlarca öğrenci dehşet içinde donup kalmıştı. Kimse araya girmeye cesaret edemiyordu. Arda’nın grubunun en havalı, en dokunulmaz tiplerinden biri, 9. sınıfa yeni gelmiş çıtı pıtı bir kız tarafından basamaklarda yerlerde sürükleniyordu. Kalabalıktan tek bir fısıltı bile çıkmıyordu; o an herkes, bu okulda bulaşılmaması gereken tek bir kişi varsa onun Masal olduğunu iliklerine kadar anladı.
Korkuyla basamakları tırmandım. Nefesim boğazımda tıkanıyordu. Sesim çıkmıyordu; "Dur!" diyemiyordum, "Yeter!" diye bağıramıyordum. Sadece boğuk, hırıltılı nefesler alarak ikisinin yanına ulaştım.
Masal’ın montunun koluna yapıştım. Bütün gücümle geriye doğru çektim.
Gözlerimden yaşlar akıyordu, başımı delice iki yana sallayarak Masal’a yalvarır gibi baktım. Eğer hocalara yakalanırsa Masal’ın başı feci halde yanacaktı, okuldan bile atılabilirdi; benim yüzümden bir dostumu daha kurban veremezdim. İki elimle birden Masal’ın omuzlarını tutup onu geriye çekmeye çalıştım, parmaklarımla yüzüne dokundum.
Masal göz ucuyla bana baktı.
Yüzümdeki o saf dehşeti, gözyaşlarımı ve sessiz yalvarışımı görünce çocuğun saçındaki parmakları yavaşça gevşedi. Ama inmeden önce Rüzgar’ın kafasını son bir kez mermer basamağa doğru sertçe itti.
Çocuğun sırtından indiğinde nefes nefeseydi, saçları dağılmış, gözleri hala alev alevdi.
Yerde iki büklüm kalmış, saç derisini tutarak inleyen Rüzgar’ın üzerine eğildi; sesi bütün koridorun duvarlarında yankılanacak kadar soğuk ve keskindi:
"Bu daha başlangıçtı. Seren’in yoluna değil, gölgesine bile basarsan seni bu okulun çatısından aşağı atarım. Şimdi sürünerek defol o masana!"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.