BAYAN KİBİRLİ kitap kapağı

7. bölüm / 28

BAYAN KİBİRLİ

7.Bölüm/ Akşam Yemeği

Vaveyla Yazarı: e s

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 28Şu an: 7.Bölüm/ Akşam Yemeği

"Yarın akşam."

Yemekte yaşadığım stres tamamen yok olmuştu. Sonunda bu mevzu kapanacağı için daha huzurluydum. Babam belki hayal kırıklığına uğrayacaktı ama olsun. Onu hayal kırıklığına uğratan ben olmayacaktım..

~~

Gözlerimi ovuşturarak çalan kapıya baktıktan sonra kuru bir öksürükle boğazımı temizledim.

"Gel."

Akif kapıdan kafasını uzatıp, "İçeri gelebilir miyim?" derken ben yataktan kalkıyordum.

"Gir."

Balkonun kapısını açıp temiz havayı içime çektim. Gözlerim mor menekşelere kayınca gülümsedim.

"Ne söyleyeceksin?"

Akif'in sessiz hâline bakılırsa bir şey isteyecekti.

"Abla önümüzdeki hafta okulun bağış gecesi varmış."

Gözlerimi çiçeklerimden çekip Akif'e döndüm.

"Biliyorum. Asıl konuya gel."

"Babamı ikna etsen de bu yıl o da gelse."

Gözlerimin içine bakıyordu. Bu yıl Akif'in lisede son yılıydı ve babam bu tür etkinliklere gitmezdi. Hep annem giderdi. İşler karışınca da ben.

"Sen neden söylemiyorsun?"

"Ben ikna edemem ama sen edersin."

Banyoya yürürken, "Konuşurum." dedim.

Akif odadan çıkarken aynanın karşısına geçmiştim. Hiç dinlenmiş gibi görünmüyordum. Soğuk suyu yüzüme çarpıp kendime gelmeye çalıştım.

Elimdeki bardağı ağzıma götürürken masada konuşulanları duymuyordum bile. Sadece arkadan sesler geliyordu. Annemin sesiyle irkildim.

"Kaç gibi gelirmiş, konuştunuz mu?"

"Kim?"

Annemin küçük kahkahasıyla gülümsemeye çalıştım.

"Enişteyi diyor abla."

Akif'in patavatsız hâline göz devirmek istesem de tepkisiz kalmaya çalıştım.

"Henüz konuşmadık." Dedim anneme doğru.

Annem kafasını sallayıp babama döndü.

"Akşam biraz erken gel. Hep birlikte karşılayalım çocuğu."

Babam onaylayarak başını salladı.

"Güzel bir sofra hazırlatalım. Ne sever ki acaba, hiç bilmiyoruz. Çeşit çeşit hazırlarlar kızlar. Bir dahaki sefere de sevdiklerini yaparız."

"Gerek yok." Dedim bir anda. Masadaki gözler bana dönmüştü.

"Biz ne yiyorsak onu yer. Abartmaya gerek yok."

"Olur mu kızım, elbette özeneceğiz. Alelade birisi değil ki."

Sıkıntıyla nefes aldım.

Yüzümdeki sahte gülümsemeye gülümsedim anneme.

"Siz nasıl isterseniz."

Babam masadan kalkınca bende peşinden kalktım. Babam ceketini giyerken yanına gitmiştim.

"Babacım biraz konuşabilir miyiz?"

"Tabii kızım. Dinliyorum."

Bahçeye çıkarken konuşmaya başladım.

"Önümüzdeki hafta okulun bağış gecesi var."

Babam devam etmem için yüzüme bakınca devam ettim.

"Hep birlikte gidelim."

"İşlerime göre bakarız."

Kaşlarımın çatıldığını hissedince yüzümü yumuşattım.

"Ben yardımcılarınıza söylerim, işlerinizi ona göre ayarlarlar."

Babam birkaç saniye yüzüme baktıktan sonra başını salladı. Arabasına yönelirken, "İyi çalışmalar." dedim. Babam bana dönüp gülümsedikten sonra arabasına bindi.

Eve girip odama çıkacağım sırada Akif karşıma dikildi.

"Sordun mu abla?"

"Gelecek."

Akif heyecanla kollarını bana sarınca bende sarıldım.

"Canım ablam."

"Geç kalacaksınız." Derken kollarımı çekmiştim.

Akif kollarını çekip benden uzaklaşmadan önce yanağıma bir öpücük bırakmıştı. Elimle öptüğü yeri silerken yüzümü buruşturdum. Akif gülerek uzaklaşıp kapıdan çıkınca arkasından gülümseyerek baktım. Odama geldiğimde telefonum çalmaya başladı. Ekranda gördüğüm numaraya gözlerimi devirirken koltuğa oturdum.

"Efendim Cahit Bey?"

"Akşam size geliyorum."

"Biliyorum."

"Eğer babanla konuşursan gelmem."

Görmese bile gözlerimi devirdim, yine.

"Sizinle sürekli aynı şeyleri konuşmak istemiyorum. Akşam geleceksiniz ve ne söylemek istiyorsanız kendiniz söyleyeceksiniz."

"Neden yapıyorsun bunu? İşleri zorlaştırmak eline ne geçiriyor?"

Nefesimi dışarı verirken küçük bir kıkırtı kaçtı dudaklarımdan.

"Eğer gelmek istemiyorsanız bir zarfta babama gönderin."

Karşıdan ses gelmeyince telefonu kulağımdan uzaklaştırdım, kapatacağım sırada konuşmuştu.

"Geleceğim."

Yüzüme kapanan telefona bakarken kendi kendime güldüm. Beyefendi hem suçlu hem güçlü!

Saatler hızla geçiyordu. Babamın eve erken geleceğini bildiğimden aşağı inmiştim. Annem mutfaktan çıkmayıp yemeğin sorunsuz geçmesi için çabalıyordu. Ara sıra yanıma gelip heyecanlı olup olmadığımı sorunca boş boş suratına baksam da o bunu da heyecanlı olduğuma bağlıyordu. Kendisi benden daha telaşlı daha heyecanlı ve daha hevesliydi. Onun bu hallerini tatlı bulsam da yersiz olan bu çabası için ayrı üzülüyordum. Bahçeden gelen araba sesiyle ayaklanıp kapıya yürüdüm. Ben kapıyı açana kadar babam da arabadan inmişti.

"Hoş geldiniz."

Babam gülümseyip başını sallayınca kapının önünden çekildim. İçeri girerken de annem yanımıza gelmişti.

"Hadi üzerinizi değiştirip gelin."

Babam yine sadece başını sallayıp odasına çıkmaya başladı.

"Hadi kızım, sen de."

Üzerimdekilere bakındıktan sonra anneme çevirdim gözlerimi.

"Üzerimdekiler gayet iyi."

Annem koluma girip yürümeye başlayınca bende yürüdüm. Galiba odama gidiyorduk.

"Evet iyi ama yeterli değil. Biraz daha şık bir şeyler giyin. Bugün bizim için özel bir gün."

Odamın önüne gelince kolumdan çıkıp beni odaya ittirince şaşkınca anneme baktım. Tekrar aşağı inmeye başlamıştı bile. Giyinme odama ilerlerleyip ne giyeceğime karar vermeye çalışırken gözüme ilişen küçüklük elbisemi elime aldım. Pembe tüllü elbisemi koklamak için burnuma yaklaştırınca gözlerim dolmaya başlamıştı.

"Kokun gideli çok uzun zaman oldu."

Elbiseyi tekrar yerine koyup, asıl işime döndüm. Üstüm için siyah bir bluz altına da saten bir etek seçip giyinmeye başladım. Üzerime giyindikten sonra odamdan çıkmak için yürürken son kez aynaya yöneldim. Evet yine gayet iyiydim. Odamdan çıkıp salona geçtiğimde yemek masası hazırdı. Babam ve annem birlikte oturuyordu. Akif ve Leyla daha gelmemişti. Benim geldiğimi görünce annem heyecanla ayağa kalkıp yanıma geldi.

"Ne kadar da zarif olmuşsun."

Beğeni dolu sesine karşı gülümsedim.

"Cahit Bey'le konuştunuz mu, ne zamana gelirmiş?"

Bilmiyorum diyeceğim sırada kapı çalmıştı. Babam yerinden kalkarken annem hızla Leyla ve Akif'e seslenip yanımıza gelmelerini söyledi. Babam yanıma gelip durunca babama döndüm. Bana değil karşıya bakıyordu. Akif ve Leyla'nın koşuşturmasıyla bende gözlerimi karşıya çevirdim. Onların ardından da Cahit Bey elinde çiçeklerle görünmüştü. Üzerinde gayet kaliteli siyah takım elbisesi, özenle yana taranmış saçları ve yüzündeki küçük gülümsemesiyle iyi görünüyordu. Annemi ve babamı etkileyecek kadar iyi görünüyordu. Babam ileri doğru bir adım atıp, "Hoş geldiniz." deyince Cahit babama daha da yaklaşıp babamın elini öpmek için eğilince kaşlarımı çattım. Elindeki çiçekleri anneme uzattıktan sonra birkaç iltifat edip bana dönmüştü. Yine yüzündeki küçük gülümseyle baş selamı vermişti sadece. Saygılı ve utangaç davranıyordu. Yüzümü buruşturup yerime oturdum. Karşılama faslını geride bırakıp yemeğe geçmiştik. Cahit, babamın ve annemin sorularını cevaplıyor bazen de çocuklara dönüp sorular soruyordu. Bense hiçbir konuşmaya dahil olmadan gecenin hemen bitmesini istiyordum. Babamın bakışlarını üzerimde hissetsem de başımı asla ona çevirmiyordum. Ara sıra Cahitle göz göze geliyorduk. Bana özel delici bakışlarına karşı boş bakışlarımı gönderip önüme dönüyordum.

Niyet yemekte bittiğinde asıl konumuza doğru geliyorduk. Annem daha fazla kendini tutamayıp, "Çok terbiyeli yetiştirilmişsiniz, umarım kızımla hep iyi anlaşırsınız." deyince gözlerini Cahit'e çevirdim. O da bana bakıyordu.

"Aslında ben de sizinle o konuyu konuşmak için geldim."

Sonunda diye geçirdim içimden.

"Sare benimle görüşmek istemediğini söyleyince gelip bir kez daha konuşmak istedim."

🖤

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

54okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.