BAYAN KİBİRLİ kitap kapağı

28. bölüm / 28

BAYAN KİBİRLİ

28.Bölüm

Vaveyla Yazarı: e s

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 28Şu an: 28.Bölüm

Masanın üzerini olduğu gibi bırakıp odadan çıktım. Uzun koridorda yürürken aklımda hâlâ bu iş mevzusu dolanıp duruyordu. Aslında ortada beni rahatsız edecek bir konu yoktu ama elimde olmadan düşünmeye devam ediyordum.

"Sare."

İsmimi duyunca geriye döndüm.

"Sedat?"

"Birkaç kez seslendim."

Yanıma geldiğinde yürümeye devam ettik.

"Duymadım."

"Bir şey mi oldu?"

Başımı salladım, "Yok olmadı. Yoruldum galiba."

"Anladım."

"Sen ne yapıyorsun burada?"

Adımları yavaşladığında gözlerimi ona çevirdim, "N'oldu?"

"Baban çağırdı."

"Neden?"

"Senin şoförlüğünü yapmama devam etmemi istedi."

Bu konuyu hiç konuşmamıştık.

"Bana bu konudan hiç bahsetmedi."

"Benim de az önce haberim oldu."

Kaşlarım havalanırken etrafa göz attım, "Başka bir şey daha var, değil mi?"

Ağır ağır başını salladı, "Hayır, sadece senin yalnız hissetmeni istemiyormuş. Etrafında tanıdık birinin olması iyi olurmuş."

"Öyle mi?" derken yürümeye devam ettik.

"Öyle. Eve tek mi gideceksin?"

"Cahit gelecek. Belki gelmiştir bile."

"Tamam ben yarın sabah gelirim. Her zamanki saatte."

"Olur."

Çıkışa geldiğimizde Cahit'in beni beklediğini gördüm. İşten erken çıkabilmek için beni almaya geliyordu. Bu durumdan da pek hoşnut değildim. Yarından itibaren Sedatla gidip geleceğimden bu bahanesi de kalmayacaktı. Arabanın yanına geldiğimizde Sedat'a döndüm.

"İyi akşamlar Sare Hanım."

"İyi akşamlar. Yarın görüşürüz."

Görüşürüz derken binmem için arabanın kapısını açmıştı. Kapıyı geri kapattığında da hızla uzaklaştı.

"Günün nasıl geçti?"

"Yorucu değildi. Seninki?"

Arabayı sürmeye başladığında, "Çok yorucu." dedi.

"Alışkan olmadığından mı?"

Bir süre cevap vermediğinde başımı ona doğru çevirdim.

"Neden yorucu geçti?"

"Şu ortaklık işi.. herkes onun için çalışıyor."

Önüme dönüp yolu izlemeye başladım.

Önümdeki tabağı didiklemeyi bırakıp gözlerimi masadakilerde gezdirdim. Yasemin, Efe'ye yemeğini yediriyordu. Kemal abinin gözleri sürekli ikisinde gidip geliyordu. Necla Hanım kızıyla bir davet hakkında konuşurken Salih amca sessizdi. Elimdeki çatalı masaya bıraktım.

"Yarın toplantı varmış, babam söyledi."

Masadakiler bana dönünce Cahit'e hızla bakış attım. Bilip bilmediğini anlamaya çalıştım.

"Evet kızım, baban söyledi."

Salih amcanın sesi yorgun çıkıyordu.

"Babam, Cahit'in gelmesini özellikle belirtti."

Kemal abinin bakışları hızla Salih amcaya döndü. Dikkatle onları izledim.
"Siz önden gidersiniz, biz vaktinde geliriz."

"Neden ki? Bugün görüştük bana bir şey söylemedi." Cahit'in bir şeyden haberi yoktu.

"Net bir bilgim yok. Yarın öğrenirsin." dedim yüzüne bakmadan.

"Bugün niye hiçbirinizin sesi soluğu çıkmıyor?" Necla hanım özellikle beylere sormuştu, gözleri onların üzerinde gidip geliyordu.

"İş yoğundu anne." Kemal abinin sesi de yorgun çıkmıştı.

"Hiç bu kadar yorgun olmuyordunuz?"

"Asım Bey ile yapacağımız işin hazırlıklarıyla uğraşıyoruz. İnşallah bir aksilik olmadan atlatırız." Diye devam etti Kemal abi.

Ceylan'ın bakışlarını üzerimde hissedince gözlerimi çevirdim. Ona döndüğümü görünce göz devirerek önüne döndü.

"Kendinizi bu kadar yormaya gerek var mı? Alt tarafı bir iş."

Necla Hanım'ın konuşmasına Kemal abi başını salladı.

"Hiç öyle değil anne. Bu bizim yıllardır gerçekleştirmek istediğimiz bir iş. Kaç yıldır yatırımcı bulamıyorduk. Elimize büyük bir şans geçti, değerlendirmeliyiz."

Tüm bu konuşmalar olurken Salih amca hiç konuşmamıştı. Başını kaldırdığı gibi göz göze geldik. Gülümseyip önüme döndüm. Bana kalırsa o da babamın işin başında Cahit'i istediğini biliyordu.

"Umarım her şey istediğiniz gibi olur hayatım. Bu işe çok emek harcadın karşılığını da alacaksın."

Yasemin elini uzatmış Kemal abinin kolunu sıvazlıyordu.

"Bu proje sizin miydi?" Diye sordum Kemal abiye.

"Sizi bizi elbette yok ama şu anki hâline getirebilmek için çok çabaladım."

Kaşlarım çatıldı. Babam, Kemal abinin tamamladığı projenin başına Cahit'i getirecekti.

"Umarım her şey sorunsuz ilerler." derken gülümsedim.

Bomboş bahçeyi izlemeyi bırakıp Cahit'e döndüm. Hamakta sallanırken telefonuna bakıyordu.

"Ne yapıyorsun?"

"Bizimkiler fotoğraf atmış onlara bakıyorum. Batu yine sarhoş olmuş." Kahkaha atıp telefonu bana çevirdi. Batu masanın dibinde olabildiğince küçülmüş uyuyordu.

"Yarım saat aramışlar." Tekrar gülmeye başladı.

"Sen gidince babamla konuştuk."

Telefonunun ekranını kapatıp, tamamen bana döndü.

"Ne konuştunuz?"

"Şu ortak iş konusunu."

Sallanmayı da bıraktı. Oturduğu yerde dikleşti.

"Bir terslik mi var?"

"Şimdilik yok.."

Söyleyip söylememe konusunda kararsız kaldım. Parmağımdaki yüzükle oynamayı bıraktım.
"Babam projenin başında senin olmanı istiyor."

Kaşlarını çattı.

"Ben yapamam. Bu abimin işi."

"Biliyorum."

"Söyleseydin babana." Git gide ciddileşti.

"Bu konuda benim fikrimin bir önemi yok."

"Sare, abimin bu iş için ne kadar heyecanlı olduğunu farkındasın değil mi?"

"Cahit, benim ne dediğimi anlıyor musun? Babam beni dinlemedi bile."

"Hayır ben bu işi istemiyorum."

Nefeslenip arkaya yaslandım, "Sen olmazsan ortaklığı bozabilir."

"Ne demek bozabilir?"

"Babamın aklından neler geçtiğini kimse bilemez. Ben sadece uyarıyorum."

"Bu kadarını da yapmaz."

Yapardı. Gözünü bile kırpmadan yapardı.

Odanın kapısını kapattıp yavaş yavaş bir köşeye ilerledim. Aklım yarınki toplantıdaydı. Babamı ikna edebilir miyim diye düşünürken, bu fikirden rahatsız oldum. Hatta sabahtan beri bunları düşünmekten bile rahatsız oldum. Bu babamla onların arasındaki bir anlaşmaydı. Cahit ve ailesi için babamı karşıma alacak değildim ya.

Boynumu iki yana da çevirip uyuşukluğu gidermeye çalıştım. Cahit'te uyanmış telefonuna bakıyordu.

"Bu gece yatak benim haberin olsun. İki gündür sen yatıyorsun."

"Ben orada yatmam."

Uzandığım yerde dikleştim, "Anlamadım?"

Telefonu kenara bıraktı.
"Gelip burada yatabilirsin."

"Eğer ayrı evde yaşıyor olsaydık böyle bir sorunumuz olmayacaktı."

Sinirle konuşunca üzerindeki örtüyü kaldırıp yataktan çıktı.

"Tamam canım, bu akşam sen yatarsın. Hatta hep sen yat."

"İstemez."

Banyoya giderken, "Kabul edeceksin diye çok korktum biliyor musun" gülüşü odaya dağıldı. Bir süre arkasından bakıp ben de ayaklandım.

Cahitle peş peşe evden çıktık. Sedat arabanın yanında bekliyordu.

"Niye geldi, sen mi çağırdın?"

İkimiz de Sedat'a bakıyorduk o da bize.

"İşine devam ediyor."

"Ben ne güne duruyorum?"

"Sen de kendi işine devam edeceksin."

Birkaç adım daha atıp Sedat'a yaklaştım.

"Günaydın Sare Hanım, hazırsanız gidelim."

"Bugünlük sen önden git. Babam Cahit'i görmek istedi, birlikte gideceğiz."

Konuşmadan başını sallayıp arabaya bindi.
"Bu kadar açıklama yapmana gerek var mıydı?"

Duymazdan geldim, "Gidelim."

Babamın odasına yaklaştıkça alışık olmadığım rahatsızlık hissi tekrar gün yüzüne çıkmaya başladı. İçerdeydi ve bizi bekliyordu. İki saat sonra da Salih amcalar gelecekti. Gözlerim gayriihtiyari babamın yardımcısına döndü. Yıllardır babamın yardımcılığını yapan Ferhat abi, ona baktığımı ve ne düşündüğümü hemen anlamış gibiydi, "Sizi bekliyor." Kapının önüne gelince beklemeden kapıyı tıklatıp içeri girdim. Bir anda öyle gerginleştim ki Cahit'in yanımda olduğunu bile unutmuştum.

"Tam vaktinde geldiniz, geçin oturun."

İkimiz de sessizce yerlerimize oturduk.

"Artık biraz iş konuşalım," gözlerini Cahit'e çevirdi. "Öyle değil mi damat?"

Cahit bir anlığına gözlerini bana çevirip tekrar babama döndü.

"Babam ve abimi beklesek daha iyi olur."

Babamın kaşları havalanırken dudaklarında küçük bir gülümseme oluştu ama bu samimi miydi yoksa üstten bakmayı barındıran bir gülümseme miydi anlayamadım.

"Baban ve abinle konuşacak olsaydım, sen burada yalnız olmazdın."

Önündeki dosyayı açıp bakışlarını kağıtlara çevirdi.

"Açıkçası şirketinizin projesi hoşumuza gitti. Bu işten her iki tarafta oldukça kazançlı çıkacak.

"Sağ olun efendim." Cahit gözle görülür gerginlikle yerinde kıpırdandı.

"Böyle büyük bir proje, senin iş dünyasına adım atman için iyi bir fırsat."

"Projeyi abim yönetecek." Cahit'in tek solukta söylediği cümleye babam tekrar gülümsedi. Bu kez açıkça aşağılar gibi.

"Yanlışın var damat. Bu senin işin."

Cahit tüm vücuduyla babama döndü.

"Asım Bey, abim yıllardır bu projeyi geliştiriyor. İşi yönetmek onun hakkı."

Babamın gözleri Cahitle benim aramda gidip geldi. Müdahale etmeden olanları izlemeye devam ettim.

Babam ağır ağır başını sallayıp önündeki dosyanın kapağını kapattı, "Yazık oldu." Dosyayı Cahit'in önüne ittirirken, "Babanı ara ve gelmelerine gerek kalmadığını söyle. Projeyi iptal ediyorum."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

16okunma 2beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.