BAYAN KİBİRLİ kitap kapağı

4. bölüm / 28

BAYAN KİBİRLİ

4.Bölüm

Vaveyla Yazarı: e s

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 28Şu an: 4.Bölüm

"Kimlerle uğraştığımı görüyor musun?"

"Canınızı sıkmaya değmez."

Başımı sallarken derin bir nefes aldım.

"Doğru, değmez."

Eve gidene kadar sessiz yolculuğun keyfini çıkardım.

Beklediğim gibi olmuştu. Babam eve gelmişti ve ilk olarak beni sormuş. Eve girer girmez babamın beni odasında beklediğini söylediler. Merdivenlerden çıkarken sıkıntıyla nefesimi dışarı verdim. Odanın önüne gelince kapıyı tıklattım.

"Beni çağırmışsınız babacım."

"Döndün demek, gel otur bakalım."

Karşı sandalyeye oturup babama döndüm.

"Görüşmeniz nasıl geçti?"

Babam gözlerimin içine bakıyordu. Babam gözlerimin içine beklentiyle bakıyordu. Buraya gelene kadar aklımda, tüm olan biteni olduğu gibi babama anlatmak vardı. Evet o saygısız adama bugünkü yaptığı terbiyesizlikten dolayı yarın kapıma gelmesi karşılığında babama bahsetmeyeceğimi söylemiştim ama tabii ki bunu babama anlatacaktım. Bu benim için kabul görülecek bir durum değildi. Gözlerimi babamdan çekip çantamın fermuarını açtım. Zarfı babama verip her şeyi anlatacaktım.

"Sare, kızım bu utanılacak bir şey değil. Ayrıca bugün olanlardan da haberim var."

Başımı şaşkınlıkla kaldırdım.

"Haberiniz var mı? Nasıl?"

"Cahit az önce beni aradı. Çok acil bir işi çıktığı için görüşmenizi tamamlayamamışsınız. İzniniz olursa yarın kızınızı evden alıp konuşmamızı tamamlamak istiyorum, dedi."

Tırnağımı avucumun içine geçirerken, babama karşı sadece gülümseyebildim.

"Doğrusu bu hareketiyle takdirimi kazandı. Terbiyeli bir ailede büyüdüğü belli oluyor."

Çantamın fermuarını geri kapattım.

"Evet babacım, bana karşı da çok kibardı."

"Kızım senin adına çok mutluyum. Ailemize yakışacak biriyle evlenip kendi aileni kurman beni daha da mutlu edecektir. Temennim birbirinizle anlaşabilmeniz."

Babamı ilk kez benim evliliğimle ilgili konuşurken görüyordum. O böyle şeylere karışmazdı. Ben birisini getirip tanıştırana kadar da bu konuyu açacağını hiç düşünmemiştim.
Babamın bu konudaki beklentilerine ne yazık ki karşılık veremeyecektim. Yarın o adamla son kez buluşacaktım ve bu konu ben açana kadar kapanacaktı.
Ayağa kalkıp babama baktım.

"İzninizle."

Çalışma odasından çıkıp kendi odama geçtim. Üzerimdekileri çıkarırken sinirle banyoya girdim. Bugün yeterince aşağılandığım yetmez gibi bir de beyefendinin oyununa gelmiştim. Tek isteğim o adamı babama karşı rezil etmekti. Yüzümü soğuk suyla yıkayıp derin derin nefes aldım.

Üzerimi değiştirdikten sonra balkona çıkmıştım şimdi de menekşelerin yapraklarını seviyordum. Kuruyan dalları temizleyip kenara bıraktım.

"Abla?"

Arkamda Leyla'nın sesini duyunca sinirle döndüm. Leyla sinirlendiğimi anlamış olacak ki ben konuşmadan konuştu.

"Abla kapıyı üç kez çaldım, ses gelmeyince girdim."

Dalgınlığıma gelmişti galiba. Tekrar çiçeklere dönüp diğer saksıyı önüme çektim.

"Bir şey mi söyleyeceksin?"

"Evet. Abla ben teşekkür ederim."

"Ne için?"

"O çocuk bugün gelip benden özür diledi. Sonra da okuldan ayrıldı."

"Dün kötü olduğun için üzerine gelmek istemedim."

Ayağa kalkıp karşısa geçtim.

"Bir daha aptal çocuklar gibi davranma ve hareketlerine dikkat et."

Leyla başını yere eğince çenesinden tutup başını kaldırdım. Gözlerine bakarken gülümsedim.

"Bu tekrarlanırsa hesabını babama verirsin."

Gözleri dolmaya başlayınca elimi çektim.

"Çıkabilirsin, yemekte görüşürüz."

Başını sallayıp odamdan çıktı.

Yemek saatine kadar biraz kitap okumak istedim. Yarısına geldiğim kitabı elime alıp koltuğa oturdum.

Yemekteki sessizliğimizi babamın Akif ve Leyla'ya soruları böldü. Konuşmalarında beni ilgilendiren bir şey olmadığı için de pek dinlemedim. Aklım yarınki görüşmedeydi. Daha doğrusu babamın neden bu görüşmeyi bu kadar önemsediğini düşünüyordum. İçimden bir ses işlerde mi bir sorun var acaba diye geçirdi. Etrafımda mantık evliliği yapan bir sürü kişi vardı. Eğer babam da işleri için bu evliliği düşünüyorsa o yüzden üsteliyor olabilirdi. Yarın o adamla görüşmeye gitmeden önce şirkete uğrayıp neler döndüğüne bakmam lazımdı. Ama nedense bu düşüncemin altının da boş çıkacağını hissettim. Babam alanında en iyisiydi, mecazen değil gerçekten en iyisidi. Ülkedeki tekstil sanayisi ondan sorulurdu. E eğer ortada ortaklık gibi bir şey de yoksa nereden çıktı bu evlilik merakı. Tek sebebi benim kendi ailemi kurmam mı?

"Sare bir şey mi oldu kızım?"

Annemin sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım.

"Hayır, bir şey olmadı."

"Solgun görünüyorsun."

"Her zamanki hâli." Akif'in kendince yaptığı espriye sadece kendisi gülecek gibi olunca babamın sert bakışlarıyla sustu.

"İlacını aksatmıyorsun değil mi?" Babamın bakışları yüzümde geziniyordu.

"Hayır babacım, düzenli içiyorum."

"Dikkat et kendine."

Başımı sallarken, "Ederim."

"Sarecim yarın müsaitsen birlikte dışarı çıkalım diyorum. Hazırlıklar için birkaç yere uğramam gerek."

Annem gülümseyerek cevap bekliyordu.

"Yarın Sare'nin görüşmesi var. Sen Leyla ile halledersin."

Babam başını yemeğinden kaldırmadan konuşmuştu. Annem bu kez Leyla'ya döndü.

"Anne benim yarın keman kursum var."

Annem, "Ben kendim hallederim o zaman." deyince dayanamayıp araya girdim.

"Anne birlikte gideriz, geç kalmamaya çalışacağım."

Annem mutlulukla yüzüme bakınca gülümsedim.

"Çok mutlu oldum, biliyorsunuz yalnız dışarı çıkmayı sevmiyorum."

Yemeğime dönüp devam ettim.

Babam masadan kalktıktan sonra dördümüz kalmıştık. Annemin gözlerini üzerimde hissedince başımı anneme çevirdim.

"Bir şey mi oldu?"

Annem heyecanla ellerini masada birleştirdi.

"Nasıl geçti?"

Önümdeki salataya çatalı batırıp çıkarıyordum.

"Yarın yine buluşacağız."

"Neden?"

"Bugün acil bir işi çıkınca gitmek zorunda kaldı. Babamı arayıp yarın için görüşmek istediğini söylemiş."

"Aa ne kadar güzel düşünmüş." Annemin beğeni dolu sesiyle gözlerimi anneme çevirdim.

"Peki sen beğendin mi?"

Ben beğendim mi? Beğenilecek bir tarafı yoktu ki. Dış görünüşü sıradan biri gibiydi. Diğerlerinden hiçbir farkı yoktu. Adam buluşmaya gelmeye bile tenezzül etmemişti. Babamın korkusundan koştur koştur gelmişti. Hem de hiç özenmeden. İnsan yalandan da olsa kendine bir çeki düzen vermez miydi?

Annemin hâlâ cevap beklediğini görünce gözlerimi çektim.

"Hayır, beğenmedim."

Annem kaşlarını çatınca devam ettim.

"Tek görüşmede birini beğenmek benim için zor."

"Ama illaki bir etkilenme olur, değil mi anne?" Leyla'nın söze girmesi dikkatleri biraz da olsa benden çekmişti.

"Tabii canım illaki oluyor. Çoğu insan ilk buluşmada kendini belli eder. Oturması, kalkması, konuşması, gülmesi bunlar hep önemli şeyler. İlk izlenim her zaman önemlidir."

Annemi dinlerken söylediklerinin hepsine hak verdim. Çoğu insan ilk buluşmada kendini belli eder.

Masadan kalkarken de içimden bunu geçirdim.

Odama geçip bitmeye gelen kitabımı okuyup bitirdim. Kitabı yerine koyarken okuyacağım yeni kitaba karar vermek için kitaplığımın önünde duruyordum. Elim en köşedeki kitaba gitti.

'Gurur ve Önyargı'

Kitabı yerinden alacağım sırada telefonum çalınca kitaplığın önünden ayrıldım.

Uzun zamandır görüşemediğim bir arkadaşım görüşmek istediğini söyleyince iki gün sonrası için anlaştık.
Okul hayatım boyunca sosyal açıdan aktif değildim. Pek arkadaşım olmazdı. İlgilendiğim tek şey derslerimdi. Babam derslerime çok fazla özen gösterirdi ve bu üzerimdeki baskının daha da artmasına sebep oluyordu. Okuldan eve gelirken bile aklımdan sadece bir an önce masaya oturup çalışmam gerektiği geçerdi. Hâl böyle olunca da liseyi arkadaşsız üniversiteyi iki arkadaşla bitirmiştim. O iki arkadaşımdan biri de yurt dışına gitti. Yaz tatillerinde mutlaka görüşüyoruz. Diğeri şehir şehir gezip seminerler veriyor. İki gün sonra görüşeceğim arkadaşım da yine seminer için buraya gelmiş. Uzun zaman sonra onu göreceğim için mutlu hissediyordum.

~

Babam masadan kalkınca bende peşinden kalktım. Şirkete uğrayacağımı babama söylemeyecektim. Bilmesine gerek yoktu. Şansıma babam önce başka bir yere toplantıya gidecekti. Odama çıkıp çantamı aldıktan sonra aşağı indim. Babam gitmişti bile.

Sedat benim çıktığımı görünce hemen arabanın yanına gelip kapımı açtıktan sonra arabaya bindi.

"Nereye gidiyoruz?"

"Şirkete."

Yol boyunca aramızda konuşma geçmedi. Zaten Sedat ben konuşana kadar konuşmazdı.
Şirketin önüne gelince arabadan indik. Geldiğimi görenler baş selamı verip geçerken babamın yardımcılarından Alkan Bey yanıma gelmişti.

"Sare Hanım, hoş geldiniz."

"Teşekkür ederim Alkan Bey. Nasılsınız?"

"İyiyim. Siz nasılsınız?"

Alkan Bey'in odasına doğru yürümeye başladım.

"İyiyim."

Sedat kapının önünde beklerken ben çoktan oturmuştum.

"Sare Hanım bir sorun mu var?"

"Hayır, hiçbir sorun yok. Sadece bu tarafta işim vardı. Uğrayayım dedim."

"Anladım. Yolunuz şirkete pek düşmez ya ondan şaşırdım."

"Sorun olmadıkça gelmeye gerek duymuyorum."

"Merak etmeyin burada da hiçbir sorun yok. Her şey olması gerektiği gibi ilerliyor."

"Alkan Bey, elbette sözünüze güveniyorum ama daha da netleştirmek için soruyorum. Ters giden herhangi bir olay, durum var mı?"

Karşımdaki adam gözlerimin içine bakıyordu.

"Hayır."

Ayağa kalktım.

"Anladım. Kolay gelsin."

"Sağ olun."

Odadan çıkınca Sedat da peşime takıldı.

"İşlerle ilgili bir şey geldi mi kulağına?"

"Hayır Sare Hanım."

Arabaya binip geri eve döndük. Araba evin önüne gelince Sedat arabadan ineceği sırada Sedat'ı durdurdum. İkimizde sessizce bekiyorduk.

"Sedat dün olanlardan kimse- "

"Kimse bilmeyecek."

Başımı salladım.

"Bir şey daha var."

Aynadan bakıyordu.

"O adam iki saate gelir. Belli etmeden peşimizden gelmeni istiyorum."

"Bir sorun varsa.."

"Hayır, sadece eve onunla dönmeme gerek yok."

"Anladım, merak etmeyin tek bir hareketinizle yanınızda olacağım."

Yine başımı salladım. Hâlâ arabadan inmeyince Sedat bu kez arka tarafa döndü.

"Başka bir şey olmadığına emin misin Sare?"

Gözlerimi karşıya çevirdim.

"Babam bu konuda beklentili."

"Son kararı verecek kişi sensin."

"Doğru." Bakışlarımı Sedat'a çevirdim. Hâlâ yüzüme bakıyordu. Gülümsedim.

"Hep aynı şeyi söylüyorsun."

Gülerek önüne döndü.

"Sen de hep aynı şeyi duymak istiyorsun."

"Hoşuma gidiyor."

"Bilmez miyim?"

"Bilirsin." Derken kapıyı açıp arabadan indim.

Sedatla birlikte büyüdük sayılır. Sedat'ın babası Ahmet amca, babamın şoförüydü. Uzun yıllar babamın yanında çalışmıştı ve burada yaşıyorlardı. Üç yıl önce kalp krizinden vefat etmişti. Sedat o zamanlar kendi tamir dükkanını işletiyordu. Babam ona ne söyledi nasıl ikna etti bilmiyorum ama o zamandan beri benim şoförlüğümü yapıyordu. Küçüklüğümüz birlikte geçmiş olsa bile çok samimi değildik. Son üç yılda ise hiç kimseyle anlaşamadığım kadar iyi anlaşıyordum Sedatla. Aramızdaki sınırlı samimiyetle birbirimize akıl verip, fikir danışıyorduk. Dışarıdan her ne kadar sadece çalışanımız gibi görünse de Sedat benim kara kutumdu.

Odama girip kapıyı kapattığımda kapı geri açılınca arkamı döndüm. Annem peşimden içeri girerken ben önüme dönüp koltuğa oturdum.

"Bir şey mi diyeceksiniz?"

"Baban aradı az önce."

"Neden?"

"Cahit Bey yarım saate gelecekmiş."

"İyi gelsin."

"Hazırlanmayacak mısın?"

"Hazırım anne."

Annem gözlerini üzerimde gezdirdikten sonra karşıma dikildi.

"Bunlar çok şık ama sıradan duruyor." Üzerimdekileri işaret etmişti. Üzerimde siyah gömleğim ve dizimin altında biten bordo eteğim vardı.

"Görüşeceğim kişi için fazla bile bunlar."

Annem kaşlarını çatıp karşıma oturdu.

"Sarecim bana anlatamadığın bir şey mi oldu?"

Annemin meraklı bakışlarından kurtulmak için balkona çıktım. Konuşmak istemiyordum.

Bahçeye giren yabancı arabayı görünce duraksadım. Gelmişti.
Aradan inip elini cebine attı. Takım elbise giymişti. Saçları daha düzenliydi. Düne nazaran daha kabul edilebilirdi. Kollarım göğsümde bağlanmış onu izliyordum. Kendisine baktığımı hissetmiş olacak ki gözlerini balkonuma çevirdi. Ters bakışlarına göz devirip içeri girdim.

"Geldi."

Annem oturduğu yerden kalkıp odamdan çıkarken, "Ben karşılarım." demişti. Bende peşinden çıkacağım sırada aynadaki kendimle göz göze geldim. Yüzüm yine solgun görünüyordu. Dudaklarıma renk vermek için rujumu tazeledikten sonra çantamı alıp aşağı indim. Annemle Cahit kapının önünde konuşuyordu. Annemin Cahit'i içeri davet ettiğini duyunca araya girdim.

"Anne gitmemiz gerekiyor."

Cahit sesimi duyunca bana dönmüştü. Onu görmezden gelip arabanın yanına yürüdüm. Sedat yanıma gelip kapımı açarken, "Ben de çıkacağım peşinizden." diye sessizce konuştu. Cahit annemle vedaşıp arabaya doğru gelirken gözleri bendeydi. Arabaya binip kemerini taktıktan sonra bahçeden çıktık.

🖤

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

63okunma 11beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.