BAYAN KİBİRLİ kitap kapağı

27. bölüm / 28

BAYAN KİBİRLİ

27.Bölüm

Vaveyla Yazarı: e s

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 28Şu an: 27.Bölüm

Güç bela odaya çıktığımızda nefes nefese kalmıştım. Cahit'i yatağa bırakınca, bıraktığım gibi kendini geriye atıp uzandı. Bir daha benim yanımda içmesine izin vermeyecektim. Üzerine örtmek için örtü arasam da bulamadım. Son bir güçle Cahit'i diğer tarafa ittirip altındaki örtüyü çıkarmaya çalıştım, başardım da. Nefesim hâlâ kesik kesikti. Cahit'in üzerini örtüp geriye çekileceğim sırada gözlerim Cahit'e ilişti. Odanın sarı gece lambası yüzünün yarısını aydınlatıyordu. Kirpiklerinin gölgesi yanağına vuruyordu. Sakal ya da bıyık bırakmayı sevmediğini biliyordum. Yüzü temiz duruyordu. Elimi kaldırıp parmaklarımını tersiyle yanağını okşadım. Sıcak ve yumuşaktı. Elimi çevirip bu kez elimin içiyle okşadım yüzünü. Yüzünü elime yaslayıp gülümsedi. Elimi çektim. Ağzının içinde bir şeyler mırıldandı. Hâlâ aynı şekilde başında bekliyordum.

"Cahit.."

Konuşmasa da ses çıkardı.

"Uyanıksan kalk üzerini değiştir."

Ses çıkmayınca olduğum yerde doğruldum.

"Sare.."

"Efendim?"

"Sare.."

"Söyle dinliyorum."

Gözlerini kırpıştırarak açmaya çalıştı. Yarı açık gözleriyle beni görünce büyükçe gülümsedi.

"Bir kere daha öpsene."

Gözlerimi kıstım, "Ne?"

"Lütfen."

"Uyu artık."

"Sare, lütfen."

"Cahit şu an sarhoşsun ve saçmalıyorsun."

"Seni seviyorum."

Oflayıp yanından uzaklaştım.

"Beni hiç mi sevmeyeceksin?"

Cevap vermeden banyoya girdim.

Çıktığımda tamamen uyumuştu. Saçı başı dağılmıştı ve kokuyordu. Bir süre izledikten sonra nefeslenip, yatağın diğer ucuna oturup geriye yaslandım. Odanın her karışında göz gezdirirken içimi boğan sıkıntı yine gün yüzüne çıktı. Evimde, odamda olmamanın üzüntüsünü daha da derinden hissetttim. Bilip tanımadığım biriyle bir anda evlenip evine geldim. Şimdi düşününce bunu hangi akılla yapabildim anlamıyordum, anlasam da bir anlamı kalmamıştı. Bu kadar serbest olmamın sebebi de tabi ki Cahitti. Ondan bana zarar gelmezdi. Hem beni sevdiğini söylüyor, insan sevdiğine zarar verir mi?

Uykum gelse de yatağa uzanmak istemedim. Oda büyük olduğundan içinde koltuğu kanepesi vardı. Yatakta dönüşümlü olarak yatabilirdik. Böyle böyle bu bir yılı tamamlayacağız.

Uyku iyice bastırınca yataktan kalkıp koltuğa uzandım.

Gözlerimi yavaş yavaş açarken nerede olduğumu ilk başta anlayamasam da karşımda hâlâ uyuyan Cahit'i görünce taşlar yerine oturdu. Dediği gibi dağınık yatmıyordu. Yatağın bir köşesinde kıvrılıp kalmıştı. Daha fazla beklemeden ayaklandım.

Hızlı bir duştan sonra kıyafetlerimi giyip hazırlandım, hazırlığım bitince de Cahit'in başına dikildim.

"Cahit." Birkaç kez seslendim ama yerinden kımıldamadı bile. Bu kez parmağımın ucuyla dürttüm.

"Cahit, hadi kalk."

"N'oluyor ya?"

"Kahvaltı saati geldi, kalk hazırlan."

"Kahvaltı saati mi? Ben ne zaman kalkarsam o zaman yapıyorum."

Sinirle suratına baktım, "Tek başıma mı ineceğim!"

Sert çıkan sesimle birkaç saniye yüzüme baktı.

"Haklısın canım." Derken üzerindeki örtüyü kenara atıp ayaklandı.
"Hızlı ol."

Uyku sersemliğiyle ayaklarını birbirine dolanırken, tamam demişti.

Beni çok bekletmeden çıkıp hazırlanmıştı. Üzerindekilere göz atıp oturduğum yerden kalktım.

"Sana da birkaç takım almıştım. Onlardan birini giy."

"Bunlar da iyi." O arkamdan konuşurken ben dolaba doğru ilerledim.

"Kahvaltıdan sonra babamın yanına uğrayacağım, sen de bir selam verirsin."

Konuşmadı. Seçtiğim takımı çıkarıp uzattım.

"Bunlar babamın özel koleksiyonundan."

"Normal günlerde niye böyle giyineyim ki?"

"Sana normal diğerlerine değil."

Giyinmesi için onu yalnız bırakıp tekrar beklemeye başladım. Aynadan son kez kendime bakarken renksiz duran dudaklarım için rujlarıma bakındım. Elime geçen şeftali tonlarındaki ruju belli belirsiz sürdüm, ilk hâlinden daha iyidi.

"Hazırım."

Geriye dönüp Cahit'i baştan ayağa süzdüm. Beğeniyle başımı salladım. Elinde tuttuğu kravatını havaya kaldırıp, "Bunu takmam." derken ben yanına ulaşmıştım bile. Elindeki kravatı alıp boynuna geçirdim. Açıkçası bugün ailesinin evinde ilk günümüz olduğu için bu kadar özenli davranıyordum. Ailesinin özellikle annesinin Cahit'te gözle görülür birkaç değişiklik görmesi gerekiyordu.

"Böyle daha iyi duracak." Kravatını bağlayıp birkaç adım geri çekildim.

"Çok yakıştı."

"Sen öyle diyorsan."

Gülümseyip odadan çıktım.

Ben önde Cahit arkamda aşağı inerken, aşağından gelen sesler daha da netleşti.

"Birbirinizi beklemiyor musunuz?"

"Ben kahvaltımı geç yaparım."

Salona adımımı attığım anda tüm sesler kesildi.

Belli belirsiz gülümsedim, "Günaydın, afiyet olsun."

"Günaydın kızım, siz uyanmadan uyandırmayalım dedik."

Salih amca hızla konuşurken yine gülümsedim.

"Kusura bakmayın, geciktik."

"Ne kusuru yahu, geçin geçin. Bizim oğlan bu saatlerde masada olmaz da ondan başladık."

Bir adım gerimde duran Cahit'e bir bakış attım.

"Bundan sonra bizimle birlikte yapar kahvaltısını."

Gülerken yanıma gelip elini omzuma attı.

"Karım ne derse o."

Masadakiler de güldü, annesi ve ablası hariç. Ablası yine buradaydı.

"Cahit, takımın yakışmış."

Yasemin'in cümlesiyle gözler bir kez daha Cahit'e döndü.

"Emir büyük yerden geldi." derken başıyla beni işaret etti. Yine bir gülüşme sesi oldu.

"Oğlum gel otur, yemeğini ye."

Annesi yanındaki sandalyeyi işaret etti. Boş sandalyenin yanında da ablası oturuyordu. Cahit eğer oraya oturursa yemekte yan yana olamayacaktık. Diğer sefer yaptığını yine yapmaya çalışıyordu. Cahit kolunu benden çekip yürümeye başladığında yerimden kımıldamadım. Annesinin değil ablasının yanındaki boş sandalyeyi çekip bakışlarını bana çevirdi.

"Gel." Yanına ilerleyip çektiği sandalyeye oturdum. Kendi de benim yanımdaki sandalyeye oturunca gülümsedim, bu kez içtenlikle.

Ablası ağzının içinde yine bir şeyler mırıldanıyordu, umursamadım.

"Dışarıda bir işiniz mi var?" Salih amca ikimize karşı konuştu.

"Sare'yi babasının yanına götüreceğim. Oradan da işe gelirim."

"Hazır konusu açılmışken," gözlerimi önümdeki tabaktan çekip Salih amcaya döndüm.

"Asımla ortak bir iş üzerinde çalışmayı planlıyoruz."

Önümdeki fincana uzanırken bakışlarımı önüme çevirdim. Ben bunu zaten biliyordum.

"Ortak iş mi?"

Cahit yeni öğreniyordu.

"Benim haberim yoktu."

"Ne zamandan beri işleri takip ediyorsun ki?"

Salih amcanın öylesine konuştuğu açıktı, yine de Cahit'le böyle konuşulması hoşuma gitmediği gibi sinirlerimi bozuyordu.

"Rafa kaldırılmış bir projeydi tekrar başlama kararı aldık." Kemal abinin açıklamasıyla Cahit'in gözlerini üzerimde hissettim.

"Önceden de mi Asım Bey'le ortaklık yapmayı planlamıştınız?" Cahit'in neyi öğrenmeye çalıştığını farkındaydım. Evlenmeden önce bu konuda anlaşmıştık. İş ortaklığı olmayacaktı.

"Neyi sorguluyorsun oğlum?"

"Bir şey sorgulamıyorum baba, merak ettim."

Cahit'in işlerle çok alakalı olmadığı herkesin bildiği bir gerçekti. Hâl böyle olunca bu tür sorular da tuhaf kaçıyordu.

"Bugün birlikte öğreniriz." Diye konuştum Cahit'e doğru. Masadaki sesler kesilince yemeğime devam ettim.

Asansörün gelmesini bekliyorduk, Cahitte babama görünüp gidecekti. İş mevzusunu babamla yalnız konuşmak istiyordum. Umarım sadece kocamın ailesi diye böyle bir işe kalkışmamıştır. Babam aile bağlarına fazlaca önem veren biri. Konu ben olunca daha da hassaslaştığını farkındaydım.

"Böyle bir ortaklıktan haberim yoktu."

Asansör gelip önümüzde durunca önce ben sonra o bindi.

"Babamın fikridir belki." dedim.

"Ne yapmayı düşünüyorsun?"

"Babam istiyorsa olacaktır. Önüne geçemeyiz."

Bu konuda daha da konuşmadı.

Evden çıkmadan babamın yanına uğrayacağımı yardımcısına söylemiştim. Bizi görünce yanımıza geldi.
"Hoş geldiniz Sare Hanım, babanız içeride."

Başımı sallayıp odaya ilerledim. Kapıyı çalıp içeri girerken Cahit'te peşimdeydi. Babam bizi görünce sandalyesinden kalkıp bize doğru geldi.

"Hoş geldin kızım," bana sarılınca ben de kollarımı doladım. Benden ayrılırken bakışları Cahit'i buldu.

"Sen de hoş geldin damat."

"Hoş bulduk efendim, nasılsınız?"

Tekrar yerine dönerken, "İş güç uğraşıyoruz."

Hâlâ ayakta olduğumuzu fark edince eliyle oturmamız için işaret verdi. Cahitle karşı karşıya oturduk.
"Evdekiler nasıl?"

Annemle birkaç kez konuşsakta bunlar kısa konuşmalardı.

"Her şey yolunda. Annen seni özlediğini söyleyip duruyor."

Gülümsedim, "Telefon konuşmalarımızda da söylüyor."

"Tatilden döndüğünüze göre eve de sık sık uğrarsın."

"Evet, tabii." derken başımı salladım.

Uzun sürmeyen havadan sudan konuşmaların ardından Cahit gitmişti. Gözlerimi babama çevirdim.

"Söyle ne söyleyeceksen, geldiğinden beri kıvranıyorsun."

Beni tanıyordu, biliyordu. Direkt konuya girdim.

"Cahitlerle ortak iş yapacakmışız?"

Elindeki kalemi kenara bıraktı.

"Evet."

"Birdenbire nereden çıktı bu?"

Kaşlarını çattınca konuşmaya daha yumuşak devam ettim.

"Yani daha önce hiç bahsetmemiştiniz."

"Artık akrabayız. Bundan normal ne var?"

"Sırf Cahit'in ailesi diye ortaklık kurmamıza gerek yok ki."

"Sırf Cahit'in ailesi değil, senin de ailen."

Karşılık vermeyip bakışlarımı önüme çevirdim.

"Canını sıkan bir durum mu var?"

Gözlerimi tekrar babama çevirdim, "Hayır babacım, hiçbir sorun yok." derken gülümsedim.

"Bu arada Cahit burada çalışmaya devam edecek mi?"

"Ortak yapacağımız işin başına onu koyacağım."

Sabah yemekte bunun konusu geçmemişti.

"Salih amca bunu biliyor mu?

Arkasına yaslandı, "Hayır, ortak iş yapıyorsak işi yürüten damadım olacak. İtiraz edecek hâlleri yok."

"Anladım, haklısınız."

Babam yanından ayrılmadan önce yarın toplantı olacağını söyleyip Cahitle gelmemi istemişti.

Odama geçip önümdeki dosya yığınına bakarken kendimi sandalyeye bıraktım. Ne Cahit ne de Cahit'in ailesi babamın umrunda değildi. Bu ortaklığı sadece benim için yapıyordu. Babam Cahit'in iş konusunda yetersiz olduğunu farkındaydı ve bu durum hoşuna gitmiyordu. Bu ortak iş sayesinde Cahit'te ismini iş dünyasında duyuracaktı. Babamın isteklerini bir kenara koyarsak Cahit bunu isteyecek mi bilemiyordum. Eğer istemezse ortada ortaklıkta kalmazdı. İçimden bir ses bu konunun Cahit'in ve ailesinin huzurunu kaçıracağını söylüyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

21okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.