18. bölüm / 28
BAYAN KİBİRLİ18.Bölüm
Bölümler 28Şu an: 18.Bölüm
- 1 1.Bölüm/ Düzen1.383 kelime
- 2 2.Bölüm/ İz1.538 kelime
- 3 3.Bölüm/ Zarf990 kelime
- 4 4.Bölüm1.637 kelime
- 5 5.Bölüm/ Haberler1.218 kelime
- 6 6.Bölüm1.052 kelime
- 7 7.Bölüm/ Akşam Yemeği963 kelime
- 8 Bölüm 81.222 kelime
- 9 9.Bölüm919 kelime
- 10 10. Bölüm1.449 kelime
- 11 11.Bölüm865 kelime
- 12 12.Bölüm1.251 kelime
- 13 13.Bölüm1.046 kelime
- 14 14.Bölüm1.342 kelime
- 15 15.Bölüm1.175 kelime
- 16 16.Bölüm1.588 kelime
- 17 17.Bölüm1.252 kelime
- 18 18.Bölüm990 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 19.Bölüm1.251 kelime
- 20 20.Bölüm1.102 kelime
- 21 21.Bölüm2.035 kelime
- 22 22.Bölüm1.061 kelime
- 23 23.Bölüm1.217 kelime
- 24 24.Bölüm937 kelime
- 25 25.Bölüm1.077 kelime
- 26 26.Bölüm1.355 kelime
- 27 27.Bölüm1.284 kelime
- 28 28.Bölüm1.117 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Kimse nişanlımla bu şekilde konuşamaz. Ne ablası ne annesi."
Kimseden çıt çıkmadı.
Sesimin sert çıktığını sonradan fark ettim.
Ceylan hışımla kalkıp salondan çıktı peşinden de annesi. Kendimi tutmam gerektiğini farkındaydım ama dayanamadım. Dudaklarımın içini kemirirken Cahit'e döndüm. O da yerdeki halıya bakıyordu ona baktığımı fark edince bana doğru çevirdi başını. Tepkisini merak ediyordum. Gülümseyip ayağa kalktıktan sonra elini uzattı.
"Gel bahçeye çıkalım."
İçimden minnet duyarak elini tuttum. Bahçeye çıkana kadar konuşmadık. Arka tarafa gelince elimi çektim.
"Ablana bağırmak istememiştim.. sadece..."
Beynim bir anlığına durdu sanki, evet sadece ne?
"Sadece.." diye tekrar etti Cahit.
"Sen benim nişanlımsın ve biz yakında evleneceğiz. Sana saygı duyması gerekiyor."
Kaşları havalandı, "Sadece senin nişanlın olduğum için mi?"
Gözlerimi etrafta gezindirdim, "Başka ne için olacak ki?"
Konuşmamızı annesinin sesi böldü. Cahit annesinin yanına gidince tek kaldım. Etrafa bakınmaya başladığım sırada Salih amcanın bana doğru geldiğini gördüm. Mahcubiyet hissettiğim tek kişiydi.
"Beğendin mi bahçemizi?"
"Pek değil."
Cevabıma kahkaha attı.
"Neyini beğenmedin?"
"Renksiz duruyor."
"Bahçıvanımız işi bıraktığından beri çiçek ekenimiz yok."
Tekrar etrafa bakınmaya başlarken başımı salladım.
"Belki sen renklendirirsin buraları."
Gülümsedim. Gülümsemem silinirken Salih amcaya döndüm.
"İçeride sesimi yüksetmemeliydim, kabalık ettim özür dilerim."
Elini koluma uzattı, "Oğlumu bu kadar benimsemen hoşuma gitti. Ablasıyla pek anlaşamıyorlar biz alıştık sen de alışırsın."
"Cahit'e karşı olan tavrı hoşuma gitmiyor, buna alışabileceğimi sanmıyorum."
"Ben onunla konuşurum merak etme sen."
Başımı salladım, "Teşekkür ederim."
"Cahit burada yaşayacağınızı söyledi. Açıkçası çok sevindim."
Şaşırdığımı belli etmemeye çalıştım, "Evet aramızda öyle konuştuk, bir problem çıkmazsa burada kalacağız."
"Ne problem olacak canım, siz bu evin çocuklarısınız."
"Haklısınız."
Cahit tekrar yanımıza geldiğinde hep birlikte içeri geçtik. Salona doğru yürürken Necla Hanım'ın sesiyle ben mutfağa döndüm. Anlaşılan az önceki durumun hesabı sorulacaktı.
"Bir şey mi diyeceksiniz?"
"Akşam yemeğine kal."
Üstten konuşma tarzını göz ardı ettim.
"Müsait değilim."
Tek kaşı havalandı, "Düğün hakkında konuşacağız, bundan daha önemli ne işin olacak?"
"Önceden söyleseydiniz ayarlardım."
"İşini iptal edebilirsin."
"Necla Hanım.."
Telefonumun sesi konuşmamızı böldü. Annem arıyordu. Bekletmeden açtım.
"Kızım."
Anneme cevap vereceğim sırada Necla Hanım yanımdan geçerken, "Sözümü ikiletme, yemeğe kal." diye söylendi.
"O kim?"
Annemin gerginliği sesinden anlaşılıyordu.
"Önemli bir şey değil anne."
"Necla Hanım mıydı o?"
"Anne önemli değil dedim."
"Ne demek önemli değil, neredesin sen?"
Nefesimi dışarı verdim, "Cahitlerin evinde."
"Ben şimdi arıyorum Cahit'i, akşama oraya geleceğiz diye."
"Ne alaka birden anne?"
"Ben o konuşma üslubunu hiç beğenmedim, bir geleyim bakayım neler oluyor orada."
"Anne rica ediyorum, gerek yok."
"Kapatıyorum kızım."
Telefon yüzüme kapanınca sinirle ofladım. Bugün her şey karmakarışıklaşıyordu. Yaklaşan adım sesleriyle geriye döndüm. Cahit telefonla konuşuyordu.
"Tabi tabi bekliyoruz. Görüşürüz efendim."
Telefonu kapatıp bana doğru konuştu.
"Sare annenler buraya geleceklermiş."
"Biliyorum."
"Güzel oldu. Hep birlikte yemek yeriz. Hem bizimkilerle daha da kaynaşırlar."
Yanına gidip Cahit'i kenara çektim.
"Annem, senin annenin benimle nasıl konuştuğunu duyduğu için buraya gelmek istedi."
Başını kaldırıp bana baktı, "Annem seninle nasıl konuşuyor ki?"
Bir adım geri çekilip tıpkı annesi gibi kaşlarımı çattım, "Sözümü ikiletme, yemeğe kal." diyerek annesini taklit ettim. Kaşları havalandı, güleceği sırada elini ağzına götürüp ağzını kapattı.
"Lütfen bir daha yapsana."
"Ne?"
"Resmen annem karşımdaymış gibi hissettim, hadi tekrar yap."
"Cahit sana diyorum ki, annem anneni duydu."
Elini omzuma atıp yürümeye başlayınca ben de yürüdüm.
"Bir şekilde hallederiz."
Salona girince annesine döndü.
"Akşama misafirlerimiz var."
Bizimkilerin de gelmesiyle sesler birbirine karışmaya başladı. Babam normal davrandığına göre annem henüz bir şey söylememişti. Anneannem sessizce etrafı süzerken Cahit, Leyla ve Akifle muhabbet ediyordu. Ara sıra Necla Hanımla göz göze geliyorduk gözlerini devirerek başka tarafa dönüyordu. Ceylan ise beni görmezden geliyordu ve tüm bu gerinliği dibine kadar yaşayan bendim. Bacağımda hissettiğim dokunuşla düşüncelerimden sıyrıldım. Cahit elini bacağıma koymuştu ve parmaklarıyla ritim tutuyordu. Usulca elimi elinin üzerine koydum bunu beklemiyor olacaktı ki birden bana döndü. Elini bacağımdan ittireceğim sırada anneannemin kuru öksürüğüyle ona döndük. Bize bakıyordu. Cahit hızla elini çekince anneannem geriye yaslanırken gülümsedi.
"Düğün de iyice yaklaştı, tüm hazırlıklar tamam gibi görünüyor."
Babam konuşunca herkes babama döndü.
"Şükür, kalmadı bir eksik." Diye karşılık verdi Salih amca.
"Aslında bazı eksiklikler var.." Annem yine o ciddi tavrını takınmıştı. Babam bu ses tonunun ne anlama geldiğini bildiğinden tüm dikkatiyle anneme dönüp devam etmesini bekledi.
"Sare laf arasında bu evde kalabileceklerini söyledi ama ben bu konunun ciddi şekilde düşünülmesi tarafındayım."
"Ailemiz dağılmadan hep bir arada kalmamız neden sizi bu kadar rahatsız etti ki?"
Necla Hanım'ın karşılığıyla salon suspus oldu annem sanki bunu bekliyormuş gibi belli belirsiz gülümseyip tamamen Necla Hanım'a döndü.
"Şu tavır bile kızımın burada rahat yaşayamayacağının kanıtı."
"Anne lütfen..." araya girmek istesem de annemin beni susturmak için elini kaldırmasıyla kaşlarımı çatarak sustum. Annem ilk kez bana bu şekilde davranıyordu. Onun bu davranışı içimde bir yerlerde bir sıcaklık oluşturdu. Beni sevdiğini elbette biliyordum ama şu an benim iyiliğim için çabalaması tuhaf gelmişti sanki gerçekten onun kızıymışım gibiydi.
"Sen buna karışma kızım."
Bakışlarımı babama çevirdim. O da çatık kaşlarıyla annemi izliyordu. Ne olduğunu bilmese bile annemin bu konuşmasının bir nedeni olduğunu bildiğinden şimdilik müdahale etmiyordu.
"Ben herkese hak ettiği gibi davranırım."
Necla Hanım'ın üstten konuşmasıyla annemin kaşları havalandı.
"Siz önce benim kızıma layık olun da kimin neyi hak ettiğini sonra tartışırız."
Gerginlik birden hat safhaya çıkınca Cahit'e döndüm. Ne demek istediğimi hemen anlamış olacak ki birden ayağa kalktı.
"Hanımlar rica ediyorum, sakinleşin. Bakın nişanlımı şu an çok üzüyorsunuz."
Bu kez tüm gözler bana döndü.
"Evet, lütfen durun artık." Dedim üzgün bir sesle. Üzgün sesim çok gerçekçi çıkmış olacak ki Cahit kaşlarını çatarak bana döndü.
"Biz artık kalkalım." Babamın sert sesiyle Akif birden ayağa fırladı.
"Daha yeni geldiniz Asım daha yemek yemedik."
Salih amca ne kadar ısrar etse de babam ayağa kalkmıştı bir kere.
Bizimkiler çıkınca Cahit'e döndüm.
"Asıl şimdi başlıyoruz."
Cahit elini omzuma atıp yürümeye başladı.
"Evet sağlam başladık."
Kapıya yaklaşınca mutfaktan gelen seslerle adımlarım yavaşladı. Necla Hanımla Ceylan konuşuyordu.
"Sanki kendi kızıymış gibi bir de durup durup 'benim kızım benim kızım' diyor. Ben ona ağzının payını verirdim de oğluma dua etsinler."
Yürümeyi bıraktım Cahit de durdu. Başımı Cahit'e çevirdim. Konuşacağı sırada omzumdaki elini ittirip evden çıktım. Babamların arabaları bahçeden çıkıyordu. Sedat'a işaret verip hemen arabaya bindim. Cahit arkamdan birkaç kez seslense de biz de bahçeden çıktık.
Bölüm etkileşimi
