86. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Hanife Y.

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 89Şu an: 86. Bölüm
  1. 1 🕊️ ZEYNEB-İ HARUN // KARAKTER REHBERİ 🕊️441 kelime
  2. 2 1. Bölüm: Çilek Kokulu İsyan1.758 kelime
  3. 3 2. Bölüm: Kusurun Örtüsü1.657 kelime
  4. 4 3. Bölüm: Bayram Telaşı ve Zoraki Kısmet1.827 kelime
  5. 5 4. Bölüm: Bir Bayram Sabahı ve Beklenmedik Dönüşüm2.061 kelime
  6. 6 5. Bölüm: Çilek Kokulu Kaos1.710 kelime
  7. 7 6. Bölüm: Yırtılan Hayallerin Gölgesinde1.494 kelime
  8. 8 7. Bölüm: İki Dünyanın Çatışması1.434 kelime
  9. 9 8. Bölüm: Gölyazı’da Bir Zümrüt Sığınağı1.547 kelime
  10. 10 9. Bölüm: Gölyazı’nın Serin Sularında Uyanan Geçmiş1.906 kelime
  11. 11 10. Bölüm: Çilek Kokulu Eskizler ve Mavi Bir Sır1.481 kelime
  12. 12 11. Bölüm: Ağaçtaki Yazı ve Çilek Kokulu Sis1.586 kelime
  13. 13 12. Bölüm: Çilek Kokulu Buhar ve Boşnak Böreği1.955 kelime
  14. 14 13. Bölüm: Çatlak Camlar ve Cevizli Lokum1.746 kelime
  15. 15 14. Bölüm: Çınar Ağacının Sırrı ve Mavi Kırgınlık1.907 kelime
  16. 16 15. Bölüm: Çelik Avuçlar ve Kırmızı Kamyon1.803 kelime
  17. 17 16. Bölüm: Cevizli Lokum ve Kahvaltıda Patlayan Fırtına1.823 kelime
  18. 18 17. Bölüm: Üç Yanıt, Bir Yemin ve Ahşap Salondaki Nikah1.772 kelime
  19. 19 18. Bölüm: Çilek Kokusu, İğne ve Kördüğüm1.517 kelime
  20. 20 19. Bölüm: Zümrüt Gözler, Taşlar ve Göğüsteki Fırtına1.354 kelime
  21. 21 20. Bölüm: Siyah Ateri, 24 Saatlik Ateşkes1.621 kelime
  22. 22 21. Bölüm: Sıçrayan Kıvılcımlar ve Aşırı Yüklü Bir Kalp1.761 kelime
  23. 23 22. Bölüm: Mavi Aynalar, Yaralı Bir Tuval ve Kırmızı Ayakkabılar2.145 kelime
  24. 24 23. Bölüm: Mavi Camın Arkasından Dünya ve Kızıl Gülün Dikenleri1.853 kelime
  25. 25 24. Bölüm: Kırmızı Babetler, Fırtına ve Yassı Bir Sükût1.567 kelime
  26. 26 25. Bölüm: Saklı Merhamet, Küçük Bir Borç1.371 kelime
  27. 27 26. Bölüm: Çilek Kokulu Sır, İpek Mesajlar ve Sokağın Başındaki Gölge1.439 kelime
  28. 28 27. Bölüm: Mavi Önlük, Yanık Sos ve Sokağın Başındaki Gölge1.391 kelime
  29. 29 28. Bölüm: Çalınan Yıllar ve İtirafın Fırtınası1.670 kelime
  30. 30 29. Bölüm: Çam Ağacının Sırrı, Yağmur Kokusunda Sarılış ve Yeni Bir Başlangıç1.669 kelime
  31. 31 30. Bölüm: Sıcak Su Vadi, Gözlüklerin Arkasındaki Sır ve Salondaki Fırtına1.652 kelime
  32. 32 31. Bölüm: Geceye Dökülen Hakikatler, Bohça Mesajları ve Kalbe Düşen Çilek Kokusu1.260 kelime
  33. 33 32. Bölüm: Mavi Bir Rüyadan Kırmızı Bir Rezalete,1.439 kelime
  34. 34 33. Bölüm:Sözler, Hırslar ve Kalbe Atılan Çentik1.793 kelime
  35. 35 34. Bölüm: Ahenkli bir Yüzük, Gizli Bir Yazı ve Kalbin Yalancı Sancısı1.798 kelime
  36. 36 35. Bölüm:Eski Bir Şarkı, Geceye Sızan İlkler1.345 kelime
  37. 37 36. Bölüm: Kırılan Büyü ve Zümrüt Zarafeti1.731 kelime
  38. 38 37. Bölüm:Gözlerin Mavisine Sığınmak1.728 kelime
  39. 39 38. Bölüm:Yara İzi ve Sığınak1.613 kelime
  40. 40 39. Bölüm: Zeynebin Okyanusu ve Çıraklık Sınavı1.561 kelime
  41. 41 40. Bölüm:Çamaşır Suyu, Kıskançlık ve Yarım Kalan İtiraf1.844 kelime
  42. 42 41. Bölüm:Sözlerin Ardındaki Okyanus1.450 kelime
  43. 43 42. Bölüm:Karanlık Sular ve Sözlerin Gücü1.518 kelime
  44. 44 43. Bölüm: Gölyazı’ya Kaçış ve Geceye Sınanan Yeminler1.694 kelime
  45. 45 44. Bölüm: Mum Işığı1.465 kelime
  46. 46 45. Bölüm: Ağlayan Çınarın Gölgesinde1.284 kelime
  47. 47 46. Bölüm: Okyanusun Yeşile Çaldığı An1.402 kelime
  48. 48 47. Bölüm: Kanlı Çınar ve Yarıda Kalan Okyanus1.527 kelime
  49. 49 48. Bölüm:Kanlı Çınar’ın Gölgesinde Yaşam Savaşı1.782 kelime
  50. 50 49. Bölüm: Beyaz Zindandan Yuvaya: Yeniden Doğuş1.551 kelime
  51. 51 50. Bölüm: Cam Kırıkları ve Kül Olan Pembe1.659 kelime
  52. 52 51. Bölüm: Kabukların Ardındaki Zeynep2.185 kelime
  53. 53 52. Bölüm: Mavi Aşkın Flört Haritası1.793 kelime
  54. 54 Mahalle Kadınları (WhatsApp Grubu):209 kelime
  55. 55 53. Bölüm: Mahallenin Dili ve Kalbin Fısıltısı1.862 kelime
  56. 56 54. Bölüm: Kırılan Seramikler ve Hakikatin Alevleri1.752 kelime
  57. 57 55. Bölüm: Gönlün Sığınağı ve Geceye Düşen Gölgeler1.721 kelime
  58. 58 56. Bölüm: Çizilen Gözler ve Masumiyet Haritası1.616 kelime
  59. 59 57. Bölüm: Batmış Bir Ada ve Sönen Okyanus1.752 kelime
  60. 60 58. Bölüm: Yaralı Bir Kanat, Kibritçi Kız1.633 kelime
  61. 61 59. Bölüm: Harun'un Öfkesi ve Bir Yeryüzü Sığınağı1.758 kelime
  62. 62 60. Bölüm: İki Yürek, Bir Kaçış1.718 kelime
  63. 63 61. Bölüm: Okyanusun Sığınağında1.716 kelime
  64. 64 62. Bölüm: Kırık Bir Umudun Sonbaharı1.639 kelime
  65. 65 63. Bölüm: Vuslatın Zeytin Kokulu Sabahı1.815 kelime
  66. 66 64. Bölüm: Okyanusun Öfkesi ve Boğanın Gazabı1.816 kelime
  67. 67 65. Bölüm1.958 kelime
  68. 68 66. Bölüm1.911 kelime
  69. 69 67. Bölüm1.921 kelime
  70. 70 68. Bölüm2.072 kelime
  71. 71 69. Bölüm1.382 kelime
  72. 72 70. Bölüm1.348 kelime
  73. 73 71. Bölüm1.882 kelime
  74. 74 72. Bölüm1.811 kelime
  75. 75 73. Bölüm1.783 kelime
  76. 76 74. Bölüm: Kanlı Kaderin Sessiz Çığlığı1.858 kelime
  77. 77 75. Bölüm1.868 kelime
  78. 78 76. Bölüm1.759 kelime
  79. 79 77. Bölüm1.682 kelime
  80. 80 78. Bölüm:Okyanustaki Çırağan ve Kalbin Zirvesi1.587 kelime
  81. 81 79. Bölüm1.786 kelime
  82. 82 80. Bölüm1.939 kelime
  83. 83 81. Bölüm2.073 kelime
  84. 84 82. Bölüm1.867 kelime
  85. 85 83. Bölüm1.805 kelime
  86. 86 84. Bölüm2.110 kelime
  87. 87 85. Bölüm: Okyanusun Çileği1.859 kelime
  88. 88 86. Bölüm1.472 kelime · Okuduğun bölüm
  89. 89 87. Bölüm2.189 kelime

Heyecandan ölecek gibiydim; kalbim göğüs kafesimi dövüyor, nefesim boğazımda düğümleniyordu. Hızlı adımlarla banyoya atıp kendimi duşun altına bıraktım. Ilık su gerginliğimi bir nebze olsun akıtıp götürürken, üzerime yumuşacık pembe bornozumu geçirdim. Saçlarımı havluyla sarıp banyodan çıktım. Heyecandan yanıma tek bir yedek kıyafet bile almamıştım. Üzerimdeki bornozu sıkı sıkı sararak utana sıkıla odaya adım attım. Harun da ceketini ve gömleğini çıkarmış, gri atletiyle yatağın kenarında oturuyordu. Hamamda beni peştamalle görmüş olmasına rağmen sanki ilk defa görecekmişim gibi yanaklarım alev alev yandı. Ama bu gece bambaşkaydı; bu bizim gerdek gecemizdi.

Hallerimdeki sessizliği fark eden Harun, durumu sezerek yüzüne yayılan tatlı bir tebessümle pijamalarını eline aldı. "Sen rahat rahat giyin Zeynep'im," dedi ve banyoya geçti.
O, banyonun kapısını kapatır kapatmaz yatağa doğru yöneldim. Tam dolaba bakacaktım ki gözüm yatağın üzerindeki katlı sarı pijama takımına takıldı. Olduğum yerde kalakaldım. Komodinin üzerinden aceleyle gözlüğümü alıp taktım.

"Ya... Bu Tweety'li pijama!" dedim ellerimi çırparak. "Bundan ne çok istemiştim, bir türlü alamamıştım... Harun, sen var ya sürprizlerle dolusun, ölürüm ben sana!"

Harun banyodayken aceleyle o sarı pijamaları giydim. Saçlarımı havluyla iyice kuruladıktan sonra saç kurutma makinesini prize takıp keyifle kuruttum. Üzerime namaz elbisesini geçirip başörtümü bağladım. Duş alırken zaten abdestimi almıştım. Önce sakin bir huzurla yatsı namazını eda ettim, ardından iki rekât şükür namazı kıldım. Bugün o kadar çok korkmuştum ki ömrümden ömür gitmişti; Allah’a bin şükür ki salimen yuvamızdaydık.
Seccademi özenle katlayıp kaldırdığım sırada salondan ayak sesleri duyuldu. Harun içeri girip tatlı bir tebessümle, "Ben de namazımı kılayım hemen," dedi.
"Olur," diye mırıldandım. "Ben de mutfakta yenecek bir şey var mı diye bakayım."
Bana doğru yaklaşıp omzuma dokundu. "Bugün doğru düzgün bir şey de yiyemedik tabii... İnşallah vardır dolapta bir şeyler."
"Alışveriş yapıp doldurmuştu Meryem anne, duruyorlardır herhalde."
"Tamam Çileğim. Olmadı 7/24 açık bir yer bulur bir şeyler söylerim."
"Teşekkür ederim... Kocam. Hem pijamalar için hem de her şey için."
Harun eğilip yanağıma sıcacık bir öpücük kondurdu. "Teşekkür etmene gerek yok karım. Senin yüzünü güldürmek benim için dünyadaki en büyük mutluluk."

İçimden, Okyanuslarına sığındığım adam, diye geçirdim hayranlıkla. O kendi seccadesini serip namaza dururken, ben de namaz elbisemi çıkarıp katladım ve kenara koydum. Kızıl saçlarımı sarı pijamalarımın omuzlarına saldım.

Mutfağım... Artık benim mutfağımdı! Heyecanla sıfır buzdolabının kapağını açtım. Ekmek yoktu ama kahvaltılık malzemeler yerli yerindeydi. Evde bir haftadır kimse yaşamadığı için taze yemek olmaması normaldi elbette. Of, benim de mutfak tecrübem sıfırdı doğrusu, yumurta kırmaktan başka bir şey bilmezdim. Dolapta gözüme çarpan Sarelle kavanozunu ve çekmeceden bir tatlı kaşığı alıp mutfak masasının sandalyesine iliştim. Kapağını açar açmaz kendimi kaybetmiş gibi kaşıklamaya başladım.

O sırada namazını bitiren Harun mutfağa girdi. Ağzımın etrafına bulaşmış çikolatayla beni görünce kahkahasını tutamadı.
"Çileğim, sen bir kavanoz çikolatanın dibine vurmuşsun neredeyse!"
Öyle bir kaptırmışım ki utançtan birden midem bulandı. Kaşığı elimden bırakıp iki elimi yana doğru açtım. Şu an yer yarılsın da dibine gireyim, bu nasıl bir rezillikti böyle!
"Şey... Çok acıkmıştım da, dayanamadım..."
Yanıma yaklaşarak masadan bir kağıt havlu aldı. "Sen böyle çok tatlı duruyorsun ama... Acaba seni mi yesem?"
Yüreğime inecekti vallahi! Elimin kenarından tutup beni ayağa kaldırdı. Peçeteyi uzatıp dudağımın kenarını silecek sandım ama o, dudaklarıyla dudaklarımdaki çikolatayı sıyırıp aldı.
"Şimdi tadı daha lezzetli oldu."
Gözleri üzerimdeki pijamalarda gezindi. "Çok sevimlisin Çileğim," diyerek beni birden kucağına aldı.
"Harun ne yapıyorsun? Acıkmadın mı sen?" diye çırpındım.
Kucağında beni yatak odasına doğru taşırken, "Ben seninle doyarım Zeynep'im," diye fısıldadı.
"Ya bırak beni, yoksa çok fena olacak!"
"Artık seni asla bırakmam Zeynep'im, sen benim karımsın."
Yavaşça beni yatağa bıraktı. "Yaa... Harun, ne yapıyorsun sen?"
"Bu gece bizim özel gecemiz, unuttun mu yoksa?"
"Sağ olasın Harun'um, unutturmuyorsun maşallah!"
Okyanus gözlerini yeşil harelerime dikti. "Bu geceyi o kadar çok bekledim ki... Sana dokunmamak için ne büyük bir sabır savaşı verdiğimi bir ben bilirim."
"Biliyorum Harun... Bana ne kadar çok sabrettiğini çok iyi biliyorum."
Eliyle kızıl saçlarımı şefkatle okşadı. "Sen istemezsen sana dokunamam, biliyorsun Çileğim. Benden korkup çekinmeni asla istemem."
Kaşlarımı çatıp yeşil gözlerimi diktim gözlerine. "Kim, ben mi senden korkacağım? Ben zaten Haydar'a güveniyorum..."
Harun o muazzam okyanus gözleriyle bakarak gülmeye başladı. "Zeynep... Ağzın burnun çikolata içindeyken hiç de ciddiye alınmıyorsun, kusura bakma."
"Of Harun ya!" Hemen yanından fırlayıp banyoya koştum. Aynaya bakıp elimi yüzümü yıkadım, diş fırçama macun sıkıp dişlerimi inci gibi parlayana kadar fırçaladım. Vücut tüylerimi son bir kez kontrol ettim; süperdim, hazırdım artık.

Heyecandan kalbim duracaktı. Yavaşça banyodan çıktım. Harun arkasını dönmüş, yatakta uzanıyordu. Az önce bana yürüyen adam şimdi uyuyor muydu yani? Acaba istemediğimi düşündüğü için mi vazgeçmişti? Ya, bu erkek milletine de hiç naz yapılmıyordu!
Yavaşça yatağın boş olan sağ ucuna uzandım. Gözlüğümü çıkarıp komodinin üzerine bıraktım. Tam gece lambasını söndürecektim ki, güçlü kolları beni bir anda kendine çekip alt hücrelerine hapsetti.
"Ne yapıyorsun Harun, affedersin ama ödümü kopardın!"
"Uyudum mu sandın?"
"Evet, odun bey!"
Harun okyanus gözlerini gözlerime dikti. "Zeynep, ben senin kocanım, 'odun bey' de ne oluyor?"
"Ya ödüm patladı, ne dememi bekliyordun?"
Sırıtarak başını salladı. "Haklısın, senden de gerdek gecemizde bu beklenirdi."
Yine kıpkırmızı kesilmiştim. "Şey..." dedim bocalayarak. Bu adam beni nasıl susturacağını çok iyi biliyordu, yüzüme ani bir sıcaklık hücum etti. "Üstümde öyle duracak mısın?"
Üstümden kenara çekildi. "Bak, çekildim. Hadi ışığı kapat da uyuyalım karıcığım."
"Sadece uyuyacak mıyız?"
"Ne istiyorsun Çileğim, karar ver artık?"
"Şey..." dedim. Neden bu kadar heyecanlanmıştım ki? Kalbim boğazımda atıyordu resmen. Titreyen ellerimle ona doğru bir adım atmak için üst pijamamın düğmesine uzandım ama o, eliyle elimi nazikçe durdurdu.
Masmavi harelerini yeşil harelerime kilitledi. Derin bir nefes alıp yutkundu. Ve sonra, ruhumu okşayan o sesle sordu: "Gerçekten istiyor musun Zeynep'im?"
Okyanuslarının derinliğinde sadece sonsuz bir güven ve huzur görüyordum. Ona tamamen ait olmak istedim. "Çok fena alev aldı buralar..." dedim çekinerek gülümserken.

Yavaşça elini başının altından çekip bana yaklaştı. Önce nazikçe kızıl saçımdan bir tutam alıp kokladı, ardından dudaklarını yanağıma bastırdı. Diğer eliyle pijamalarımın düğmelerini çözmeye başladığında kalbim deli gibi çarpmaya başladı. Dudaklarımızı birbirine mühürlediğimiz an dünya durdu.

Ellerimi onun siyah penyesinin altından vücuduna dokundurarak penyesini yukarı doğru çekip çıkardım. Sıcaklığını, o keskin nefesini boğazımda hissettim. İncitmeden, bir çiçek gibi seviyordu beni. O geniş, kaslı bedeniyle bana sarıldığında ikimizin de teni birbirine karıştı. Boynuma kondurduğu her öpücük beni başka bir aleme taşıdı. Onun kollarında, teninde kaybolmak hayatımın en büyük huzuruydu. Derin ve tutkulu bir şekilde öpüştük; alev alan bedenlerimiz birbirinde bitti.
Heyecanın doruklarını yaşarken;
"Seni çok seviyorum karım," diye fısıldadı kulağıma.
Ben de onun boynuna sarılıp, "Seni çok seviyorum kocam..." diye karşılık verdim.
İçimde birikmiş bütün hasretim onun kollarında son buluyordu; varlığını, sıcaklığını en derinlerimde hissedebiliyordum. O büyük ellerini küçük ellerime kenetleyerek başımdan yukarı kaldırdı. "Karım..." diye fısıldadıkça kalbim göğüs kafesimi zorluyordu. Ben de onun bana verdiği tarifsiz hazla, "Harun'um..." dedim.
Bu eşsiz gecenin ardından başımı onun çıplak göğsüne yaslayarak huzurla uykuya daldım. Artık resmen ve tamamen Harun’un karısıydım.
"Artık sonsuza kadar helalimsin Çileğim..." diye fısıldadı yeniden, dudaklarında devasa bir gülümsemeyle.
Sabun gibi kayıp giden gecenin ardından dışarıda sabah ezanı okunuyordu. Harun yavaşça gözlerini açıp hayranlıkla beni seyretmeye başladı. Ben de uykulu sesimle sayıklıyordum:
"Ya... Zey-Okya'm, biraz daha istiyorum..."
Harun gülerek sordu: "Ne istiyorsun Zeynep?"
"Okyanusundan çıkmak istemiyorum..."
"Hiç çıkmadın ki zaten, hep oradaydın güzelim."
Yavaşça gözlerimi araladım. "Gerçekten de okyanusun içindeyim," dedim mutlulukla gülümseyerek.
"Hadi kalkalım Çileğim, namaz vakti çıkmadan kılalım, sonra yine yatarız."
"Tamam..." dedim. Yorganın altında üzerime bakıp utancın kızıllığına büründüm. "Şey... Önce sen git banyoya, sonra ben girerim," diyerek yorganı yüzüme çektim.
"Olmaz Çileğim... Hamamda beraber yıkanmıştık seninle, şimdi de bu en güzel halinle beraber yıkanmak istiyorum."
Yorganı yüzümden çekip beni kucağına aldığı gibi duşakabinin içine taşıdı. Duş başlığını ayarlayıp suyu açtı. Akıp giden suların altında beni kendine çekip sımsıkı sarıldı. Sırılsıklam olmuştuk. Okyanus gözleriyle yüzüme bakarak suyun altında dudaklarıma yapıştı, yüzüme yapışan kızıl saçlarımı geriye itti.
Gusül abdestlerimizi alıp banyodan çıktık. Namaz elbisemi giyinip sabah namazını birlikte eda ettik. Ardından yeniden sıcacık yatağımıza kıvrıldık.
"Sultanım, çok güzelsin. Bana unutulmaz bir gece yaşattın." Kolunu başımın altından geçirip beni göğsüne bastırdı. Birlikte düğün stresini atmanın ve o devasa rahatlamanın keyfiyle yeniden uykuya teslim olduk.

Gözlerimi araladığımda elimle boşluğu yokladım; sol yanım boştu. Yavaşça yataktan kalkıp banyoda elimi yüzümü yıkadım. Salona geçtiğimde burnuma gelen muazzam kokularla irkildim.
Mutfağa girdiğimde Harun son pişiyi servis tabağına diziyordu. Arkasından sinsice yaklaşıp sımsıkı sarıldım beline.
"Uyanmış mı benim çileğim..."
"Evet, uyandım... ama sen yoktun," dedim dudak büzerek.
Bana dönüp alnımdan öptü. "Sana sürpriz bir kahvaltı hazırlayayım dedim, zümrüt gözlüm benim."
Gülümsedim. "Tamam, tamam, affedildin."
Birlikte masaya oturduk. Çayları benim koymama izin vermedi; ilk günden sakarlık yapacağımdan korkuyordu galiba. Birbirimize bakıp bakıp kıkırdıyorduk. Hâlâ içimde tatlı bir heyecan ve utanç vardı; adamın karşısında bir anda kibarlar kibarı bir hanımefendiye dönmüştüm, kibarlıktan ölecektim yemin ederim.
Pişiden bir ısırık aldım. "Şahane olmuş Harun! Beni böyle alıştırırsan her gün isterim ama."
Gülümsedi. "Ben de her zaman yaparım sana Çileğim."
Okyanuslarıyla etrafa ışık saçıyordu resmen. Normalde kahvaltı hazırlayıp ona sürpriz yapması gereken bendim ama o bana yapıyordu. En kısa zamanda mutfak işlerini öğrenmem şarttı!
Harun o büyük, sıcak eliyle küçük elimi kavrayıp parmaklarımı öptüğü an telefonum çalmaya başladı.
Ekranda yazan ismi gördüğümde Harun'un aniden kaşları çatıldı: Kuzey Hoca Arıyor...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

105okunma 11beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18