35. Bölüm:Eski Bir Şarkı, Geceye Sızan İlkler

Vaveyla Yazarı: Hanife Y.

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 94Şu an: 35. Bölüm:Eski Bir Şarkı, Geceye Sızan İlkler
  1. 1 🕊️ ZEYNEB-İ HARUN // KARAKTER REHBERİ 🕊️441 kelime
  2. 2 1. Bölüm: Çilek Kokulu İsyan1.758 kelime
  3. 3 2. Bölüm: Kusurun Örtüsü1.657 kelime
  4. 4 3. Bölüm: Bayram Telaşı ve Zoraki Kısmet1.827 kelime
  5. 5 4. Bölüm: Bir Bayram Sabahı ve Beklenmedik Dönüşüm2.061 kelime
  6. 6 5. Bölüm: Çilek Kokulu Kaos1.710 kelime
  7. 7 6. Bölüm: Yırtılan Hayallerin Gölgesinde1.494 kelime
  8. 8 7. Bölüm: İki Dünyanın Çatışması1.434 kelime
  9. 9 8. Bölüm: Gölyazı’da Bir Zümrüt Sığınağı1.547 kelime
  10. 10 9. Bölüm: Gölyazı’nın Serin Sularında Uyanan Geçmiş1.906 kelime
  11. 11 10. Bölüm: Çilek Kokulu Eskizler ve Mavi Bir Sır1.481 kelime
  12. 12 11. Bölüm: Ağaçtaki Yazı ve Çilek Kokulu Sis1.586 kelime
  13. 13 12. Bölüm: Çilek Kokulu Buhar ve Boşnak Böreği1.955 kelime
  14. 14 13. Bölüm: Çatlak Camlar ve Cevizli Lokum1.746 kelime
  15. 15 14. Bölüm: Çınar Ağacının Sırrı ve Mavi Kırgınlık1.907 kelime
  16. 16 15. Bölüm: Çelik Avuçlar ve Kırmızı Kamyon1.803 kelime
  17. 17 16. Bölüm: Cevizli Lokum ve Kahvaltıda Patlayan Fırtına1.823 kelime
  18. 18 17. Bölüm: Üç Yanıt, Bir Yemin ve Ahşap Salondaki Nikah1.772 kelime
  19. 19 18. Bölüm: Çilek Kokusu, İğne ve Kördüğüm1.517 kelime
  20. 20 19. Bölüm: Zümrüt Gözler, Taşlar ve Göğüsteki Fırtına1.354 kelime
  21. 21 20. Bölüm: Siyah Ateri, 24 Saatlik Ateşkes1.621 kelime
  22. 22 21. Bölüm: Sıçrayan Kıvılcımlar ve Aşırı Yüklü Bir Kalp1.761 kelime
  23. 23 22. Bölüm: Mavi Aynalar, Yaralı Bir Tuval ve Kırmızı Ayakkabılar2.145 kelime
  24. 24 23. Bölüm: Mavi Camın Arkasından Dünya ve Kızıl Gülün Dikenleri1.853 kelime
  25. 25 24. Bölüm: Kırmızı Babetler, Fırtına ve Yassı Bir Sükût1.567 kelime
  26. 26 25. Bölüm: Saklı Merhamet, Küçük Bir Borç1.371 kelime
  27. 27 26. Bölüm: Çilek Kokulu Sır, İpek Mesajlar ve Sokağın Başındaki Gölge1.439 kelime
  28. 28 27. Bölüm: Mavi Önlük, Yanık Sos ve Sokağın Başındaki Gölge1.391 kelime
  29. 29 28. Bölüm: Çalınan Yıllar ve İtirafın Fırtınası1.670 kelime
  30. 30 29. Bölüm: Çam Ağacının Sırrı, Yağmur Kokusunda Sarılış ve Yeni Bir Başlangıç1.669 kelime
  31. 31 30. Bölüm: Sıcak Su Vadi, Gözlüklerin Arkasındaki Sır ve Salondaki Fırtına1.652 kelime
  32. 32 31. Bölüm: Geceye Dökülen Hakikatler, Bohça Mesajları ve Kalbe Düşen Çilek Kokusu1.260 kelime
  33. 33 32. Bölüm: Mavi Bir Rüyadan Kırmızı Bir Rezalete,1.439 kelime
  34. 34 33. Bölüm:Sözler, Hırslar ve Kalbe Atılan Çentik1.793 kelime
  35. 35 34. Bölüm: Ahenkli bir Yüzük, Gizli Bir Yazı ve Kalbin Yalancı Sancısı1.798 kelime
  36. 36 35. Bölüm:Eski Bir Şarkı, Geceye Sızan İlkler1.345 kelime · Okuduğun bölüm
  37. 37 36. Bölüm: Kırılan Büyü ve Zümrüt Zarafeti1.731 kelime
  38. 38 37. Bölüm:Gözlerin Mavisine Sığınmak1.728 kelime
  39. 39 38. Bölüm:Yara İzi ve Sığınak1.613 kelime
  40. 40 39. Bölüm: Zeynebin Okyanusu ve Çıraklık Sınavı1.561 kelime
  41. 41 40. Bölüm:Çamaşır Suyu, Kıskançlık ve Yarım Kalan İtiraf1.844 kelime
  42. 42 41. Bölüm:Sözlerin Ardındaki Okyanus1.450 kelime
  43. 43 42. Bölüm:Karanlık Sular ve Sözlerin Gücü1.518 kelime
  44. 44 43. Bölüm: Gölyazı’ya Kaçış ve Geceye Sınanan Yeminler1.694 kelime
  45. 45 44. Bölüm: Mum Işığı1.465 kelime
  46. 46 45. Bölüm: Ağlayan Çınarın Gölgesinde1.284 kelime
  47. 47 46. Bölüm: Okyanusun Yeşile Çaldığı An1.402 kelime
  48. 48 47. Bölüm: Kanlı Çınar ve Yarıda Kalan Okyanus1.527 kelime
  49. 49 48. Bölüm:Kanlı Çınar’ın Gölgesinde Yaşam Savaşı1.782 kelime
  50. 50 49. Bölüm: Beyaz Zindandan Yuvaya: Yeniden Doğuş1.551 kelime
  51. 51 50. Bölüm: Cam Kırıkları ve Kül Olan Pembe1.659 kelime
  52. 52 51. Bölüm: Kabukların Ardındaki Zeynep2.185 kelime
  53. 53 52. Bölüm: Mavi Aşkın Flört Haritası1.793 kelime
  54. 54 Mahalle Kadınları (WhatsApp Grubu):209 kelime
  55. 55 53. Bölüm: Mahallenin Dili ve Kalbin Fısıltısı1.862 kelime
  56. 56 54. Bölüm: Kırılan Seramikler ve Hakikatin Alevleri1.752 kelime
  57. 57 55. Bölüm: Gönlün Sığınağı ve Geceye Düşen Gölgeler1.721 kelime
  58. 58 56. Bölüm: Çizilen Gözler ve Masumiyet Haritası1.616 kelime
  59. 59 57. Bölüm: Batmış Bir Ada ve Sönen Okyanus1.752 kelime
  60. 60 58. Bölüm: Yaralı Bir Kanat, Kibritçi Kız1.633 kelime
  61. 61 59. Bölüm: Harun'un Öfkesi ve Bir Yeryüzü Sığınağı1.758 kelime
  62. 62 60. Bölüm: İki Yürek, Bir Kaçış1.718 kelime
  63. 63 61. Bölüm: Okyanusun Sığınağında1.716 kelime
  64. 64 62. Bölüm: Kırık Bir Umudun Sonbaharı1.639 kelime
  65. 65 63. Bölüm: Vuslatın Zeytin Kokulu Sabahı1.815 kelime
  66. 66 64. Bölüm: Okyanusun Öfkesi ve Boğanın Gazabı1.816 kelime
  67. 67 65. Bölüm1.958 kelime
  68. 68 66. Bölüm1.911 kelime
  69. 69 67. Bölüm1.921 kelime
  70. 70 68. Bölüm2.072 kelime
  71. 71 69. Bölüm1.382 kelime
  72. 72 70. Bölüm1.348 kelime
  73. 73 71. Bölüm1.882 kelime
  74. 74 72. Bölüm1.811 kelime
  75. 75 73. Bölüm1.783 kelime
  76. 76 74. Bölüm: Kanlı Kaderin Sessiz Çığlığı1.858 kelime
  77. 77 75. Bölüm1.868 kelime
  78. 78 76. Bölüm1.759 kelime
  79. 79 77. Bölüm1.682 kelime
  80. 80 78. Bölüm:Okyanustaki Çırağan ve Kalbin Zirvesi1.587 kelime
  81. 81 79. Bölüm1.786 kelime
  82. 82 80. Bölüm1.939 kelime
  83. 83 81. Bölüm2.073 kelime
  84. 84 82. Bölüm1.867 kelime
  85. 85 83. Bölüm1.805 kelime
  86. 86 84. Bölüm2.110 kelime
  87. 87 85. Bölüm: Okyanusun Çileği1.859 kelime
  88. 88 86. Bölüm1.472 kelime
  89. 89 87. Bölüm2.189 kelime
  90. 90 88. Bölüm1.643 kelime
  91. 91 89. Bölüm1.890 kelime
  92. 92 90. Bölüm1.379 kelime
  93. 93 91. Bölüm: Kaderin Acı Döngüsü2.155 kelime
  94. 94 91. Bölüm2.055 kelime

Alışveriş bitip eve döndüğümüzde akşam çoktan olmuştu. Yorgunluktan bitap düşmüştüm. Bizimkiler gidip lokantayı bile işlemişlerdi; mahallenin lokantası işte, ne bekleyebilirdim ki? Bana kalsa ben mışıl mışıl uyurken de nişanlanabilirdim, maksat ele güne karşı bir tören ilan etmekti nasıl olsa...
Annem eve gelir gelmez mutfağa girişmiş, hummalı bir şekilde yemekler pişirmeye başlamıştı. Ben de odama geçip üzerimdeki ceketi fırlattım ve yatağa uzandım. Telefonun kulaklıklarını takıp On Yaşım’dan beri sığındığım o meşhur şarkıyı açtım.
> "Geçiyor günler yine benden habersiz
> Gidiyorum gidiyorum buralardan sensiz
> Resmini aldım karşıma ağlıyorum sessiz sessiz
> Gözlerime çizdim seni açmaya korkuyorum
> Büyümüyorum gözlerinde gittikçe küçülüyorum...
> Ne yağmurlar ne bulutlar yağdı içime sönmedi
> Senden başkasını sevmedim sevemedim
> Her şeyi sildim gönlümden bir seni silemedim..."
>
Tavana bakarken gözlerim doldu. Müzik kulağımda akıp giderken aklım kuyumcudaydı. Harun, o kelimeyi nasıl bilmişti? "ZEYNEBİ-HARUN" nasıl çıkmıştı dudaklarından? O an donup kalmış, hiçbir şey diyememiştim. "Hayır, bunu yazdıramazsın" demek gelmemişti içimden. Çünkü istemsizce, hiç hakkım olmadığını bile bile çok istemiştim... Biz gerçekten Zeynep’in Harun’u olalım istemiştim. Ben aksini iddia etsem de kalbim Harun’u çok istiyordu. Yıllarca her şeyi silmiş, her şeyi yakıp yıkmış, kalbimi bir çöl gibi boş bırakmış ama bir tek onu silememiştim. Bayramın birinci günü onu görmeseydim, senelerdir kalbimde taşıdığım bu ağır yükü fark edemeyecektim bile.
Ama sevmek yetmiyordu ki... Güvenmek lazımdı. Ve ben Harun’a güvenmiyordum.
Ben şarkının melodisinde kaybolmuşken telefonum yatakta titremeye başladı. Ekranda, ismini sinirle değiştirdiğim Harun’cum yazıyordu. Kendi kendime gülümsemeden edemedim.
"Alo?"
"Selamünaleyküm Zeynep. Nişan pastamız neli olsun?"
"Aleykümselam... Nişan pastamız mı vardı bir de?"
"Evet var... Sen neli seviyorsan alayım işte"

"Bana neden soruyorsun?"

Harun’un sesi hafifçe duraksadı: "Benim için fark etmez, o yüzden sana sordum. Önemsiz mi senin için?"
"Evet. Önemli mi olması gerekiyordu?" dedim hırçınlığıma sığınarak.
"Peki Zeynep, önemli değilse ben rastgele seçerim o zaman..." dedi ve pat diye kapattı.
Meğer Harun o sırada lokantanın mutfağında tek başına kalmış, bizim nişanımız için kendi elleriyle pasta yapıyormuş... Ben bilmiyordum ki onun orada sırf benim için uğraştığını. O orada ter dökerken benim bu inceliği önemsiz görmem canını çok sıkmıştı.
Akşam saatlerinde iki sokak öteki evden bizim eve geçildi. Süleyman baba, Meryem teyze Züleyha abla, Bilal abi, eşi ve çocuklar hepsi doluştu salona. Çocukların cıvıltısı evi bir anda şenlendirmişti. Harun da geldi ama yüzü asıktı, gözleri topraktaydı. Telefonda ters konuşmam fena zoruna gitmişti belli ki. Bakma bana öyle Mavişim... dedim içimden.
Kadınlar olarak bohça açma merasimi için öbür oturma odasında toplandık. Meryem teyzenin özenle hazırladığı bohçaya bakıyormuş gibi yapmak için elime rastgele dantelli, beyaz saten bir şey aldım. Bu ne diye bakarken yengeme döndüm:
"Yenge, bu elbise sana herhalde..."
Meryem teyze ile annem kıkırdadı. Yengem muzipçe bıyık altından gülerek: "Kız o elbise değil, gecelik! Senin için, zifaf gecesi için almışlar işte!" dedi.
"Ne diyorsun yenge, Türkçe konuş! O da ne demek?" dedim ama jeton sonradan düştü. Gecelik kelimesini idrak edince yanaklarım alev aldı, elbiseyi fırlatır gibi kenara bıraktım. Ben daha sözlenmenin şokunu atlatamamışken adamlar gecelik almıştı! Düğün bohçasına ne koyacaklardı kim bilir...
Bohçanın içinden kişisel bakım seti, gecelik, pijama takımları, tüylü terlikler, taraklı ayna, iğne oyalı yazmalar ve lifler çıktı. Meryem teyzenin elini öptüm. Züleyha ablayla ve Bilal abinin eşi Neriman ablayla yanak yanağa sarıldık. Biri eltim, biri görümcem oluyordu artık. Onlar koyu bir koca koca muhabbetine daldığında benim içim kıyıldı resmen! Henüz 19 yaşındaydım ve bu muhabbetler beni hiç açmıyordu.
Şimdi odamda oturup animasyon filmi ya da Kore tarihi dizisi izlemek vardı... Yanına da bol çekirdek! Ama sivilce yapıyor diye onu da yiyemiyordum. Acaba başımı alıp Danimarka’ya ya da Norveç’e mi kaçsam? Sakinlik, bol huzur... Tabii orada bana böyle bakan iki çift mavi göz olmayacaktı...
Ben odamda hülyalara dalmışken Elif elinde telefonumla içeri girdi: "Abla, telefonun çalıyor..."
Mutfaktan geçen annem merakla kafasını uzattı: "Kim arıyor kızım?"
"Bilmiyor anne, isim yazmıyor," dedi Elif.
Telefonu hızla kaptım: "Açayım anne, telefon yeni değişti ya, kayıtlı değildir belki..." diyerek salondaki erkeklere ses gitmesin diye bahçeye doğru koştum.
"Alo?"
"Bir açamadın kızım! Ben Yeşim..."
Numaranın ona ait olduğunu biliyordum aslında ama rehberden silmiştim. Sesimi sertleştirerek: "Ne var? Biliyorum senin olduğunu, ne istiyorsun benden?!"
"Senin yüzünden hastanelik oldum kızım! Ne vardı bir gecelik gitseydin sanki?!"
Öfkeden beynime kan sıçradı! "Bana bak o... seni annene söylerim! Zavallı kadına bir şey olmasın diye sustum ama bu sefer gerçekten söylerim! Utanmıyor musun sen?! Adam 40 yaşında, babam yaşında! Sen beni ne sanıyorsun?!"
Yeşim gayet pişkin bir sesle: "Ben aldığıma bakarım kızım, bana ne! Adamdan para aldım, harcadığım için geri ödeyemiyorum. Ya o adamın parasını ödersin bir daha seni rahatsız etmem ya da peşine adamı takarım, haberin olsun. Adam sana çok kızgın zaten!"
"Bana ne geri zekalı! Sen kimsin de beni pazarlamaya kalkıyorsun?! Benim kimseden korkum yok. Beni bir daha ararsan seni de o pezevenki de polise veririm!" diyerek telefonu suratına kapattım.
Bahçenin ortasında kalakaldım. İçime dev bir huzursuzluk çöktü. Ya bu adam gerçekten başıma bela olursa? Yanlış arkadaş seçiminin bedelini ödeyecektim az kalsın. Böyle dengesizlerin hatası örtülmezdi ki... Para için beni satmaya kalkmıştı. Babama anlatsam adamın yüreğine inerdi.
Tam eve girmek için arkamı döndüğümde Harun’u dimdik karşımda görünce çığlık atacaktım az kalsın!
"Ne yapıyorsun burada Harun?! Ödümü kopardın!"
Harun gözlerini dikmiş bana bakıyordu: "Şimdi geldim... Ne yapıyorsun burada?"
"Telefonla konuşuyordum..."
"Kiminle konuşuyordun?"
Paniğimi gizlemek için yine o saçma, batırıcı hırçınlığıma sığındım: "Eski erkek arkadaşımla konuşuyordum! Nişanlanacağımı duymuş, 'Beni geride bıraktığın için teşekkür ederim' diyor!"
Harun’un kaşları çatıldı, alnındaki damar belirginleşti. Mavi gözleri adeta alev aldı: "Zeynep... Ne dediğinin farkında mısın sen?! Eski erkek arkadaş falan ne oluyor?!"
İçimden "Elinin körü oluyor!" demek geldi ama batırdığımın farkındaydım. Ah Zeynep, saçmalamakta bir numarasın!
"Sana ne Harun?! Telefonda kiminle konuşacağımın hesabını mı vereceğim sana?!"
Harun bir adım yaklaştı, sesi sertti: "Zeynep ne oluyor?! Dünden beri bir haller oldu sana. Bir kibar davranıyorsun, bir tersliyorsun. Ne yapmaya çalışıyorsun sen?!"
"Ben böyleyim, hâlâ anlamadın mı?!" diye bağırdım. "Kişilik bölünmesi var bende! Bir bakmışsın iyiyim, bir bakmışsın kötüyüm!"
Harun derin bir nefes verdi, sesi kırgın ve yorgundu: "Kişilik bölünmesi mi bilmem ama zıt kutup olduğumuz kesin... Bir şeyler saklıyorsun sürekli Zeynep. Seninle iletişim kuramıyorum. Hırçınlığını devreye sokuyorsun sürekli ve bu beni yoruyor..."
İçimden bir ses cız etti. Sabredemedin mi bana Harun efendi? Mantığın kalbine ağır mı bastı?
"Demek seni yoruyor, öyle mi?!" dedim sesimi titreterek. "Ben demedim sana benimle sözlen, benimle evlen diye! Kendin ettin, kendin bulacaksın Harun... İkimiz de bu mecbur evliliği devam ettireceğiz. Benden boşanmayı düşünme hemen!"
Harun’un gözlerindeki mavilikler büyüdü, bakışları derinleşti: "Ben sana 'boşanacağım' demedim ki Zeynep... Sen beni nerenden anlıyorsun? Ya da anlamak istemiyorsun... Sana daha önce de söyledim. Allah katında eşim yazıldın sen bana, bunun geri dönüşü olmaz. Seninle bağımı koparırsam, bir daha hiç geri dönüşü olmaz..." dedi ve arkasını dönüp içeri girdi.
Bahçede buz gibi kaldım. Ne demekti bu? "Ayağını denk al, seni tamamen silerim" mi demek istiyordu? Off, neden sinirlerime hakim olamıyordum ki?!
Misafirleri yine el öpme merasimiyle uğurladık. Harun yüzüme bile bakmadan geçip gitti. Umurunda mıydım gerçekten? Hem adamı kendime aşık edeceğim diye inatlaşıyor, hem de kendimden soğutmayı başarıyordum. Belki de haklıydı... Sevilecek bir yanım mı vardı ki? Anca o 40 yaşındaki moruklarla uğraşırdım zaten.
Odamda üzerimi çıkarıp yine Miki Mouse’lu pijamalarımı giydim. Ama yatağa yatınca içim elvermedi. Yüzünü asmasına kıyamıyordum ki... Kalbim sıkışıyordu. Mesaj atsam cevap verir miydi acaba? Off, eski sevgili neydi sanki Zeynep! Adamın teki senin ilk erkek arkadaşın olduğunu bilse... Neyse!
Dayanamayıp telefonun klavyesine dokundum:
"İyi geceler..."
O sırada Harun karşı evde duşunu almış, namazını kılmış, Kur'an okuyordu. Telefonu masada kaldığı için mesajımı görmedi.
Cevap gelmeyince yatakta dönüp durdum. Off ya, kesin alındı... Bir daha yazmaya karar verdim:
"İyi geceler Harun’cuk..."
Ay ben ne yazdım ya?! Harun’cuk mu?! Allah’ım ben iyice delirdim!
Yine cevap yoktu. En iyisi her şeyi açıklayıp bu defteri kapatmaktı:
"Merak etme... Telefonda beni arayacak exlerim yok. Hiç olmadı da..."
Ben yatakta telefonun ışığına bakıp ecel terleri dökerken, Harun Kur'an-ı Kerim’i hürmetle kapatıp kitaplığın üst rafına koydu. Telefonunu eline aldığında ekranda üç yeni mesaj gördü.
"Harun’cuk mu? Bu kız harbi deli..." diye düşündü önce. Sonra en altaki mesajı okuyunca yüzüne geniş, sıcacık ve muzip bir gülümseme yayıldı.
"Demek ben senin ilkinim Zeynep..."
Ben yatakta tırnaklarımı yerken telefonum titredi. Harun’dan mesaj gelmişti:
> "İyi geceler Çilek Kız... Kur'an okuyordum, şimdi gördüm. Benim de ilkim sensin..."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

259okunma 15beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18