9. bölüm / 35
Yalnızlık UçurumuBeklemek
Bölümler 35Şu an: Beklemek
- 1 1. Önsöz4 kelime
- 2 2. Önsöz8 kelime
- 3 3. Önsöz8 kelime
- 4 Dalıp gitmek314 kelime
- 5 Baskı İle Başarmak167 kelime
- 6 Unutmak232 kelime
- 7 Vakit geçirmek237 kelime
- 8 Gülümsemek200 kelime
- 9 Beklemek216 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 Sessizlik146 kelime
- 11 Eksilmek167 kelime
- 12 Yetişmek154 kelime
- 13 Geç Kalmak145 kelime
- 14 Kaybetmek461 kelime
- 15 Kimse Görmez Sanmak389 kelime
- 16 Dinlemek340 kelime
- 17 Kendin olmak227 kelime
- 18 Pencere390 kelime
- 19 Tanımadıklarımız294 kelime
- 20 Yağmur340 kelime
- 21 Saat392 kelime
- 22 Lamba365 kelime
- 23 Kapı377 kelime
- 24 İz444 kelime
- 25 Bank425 kelime
- 26 Mektup375 kelime
- 27 Durak393 kelime
- 28 Anahtar391 kelime
- 29 Eksik Sandalye407 kelime
- 30 Son Tren380 kelime
- 31 Işık Açık Kaldı355 kelime
- 32 Fener329 kelime
- 33 Pusula321 kelime
- 34 Sokak Lambası...400 kelime
- 35 Eve Dönmek553 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İnsanları izlemeyi severim. Çünkü bazen bir insanın tek bir hareketi, saatlerce anlatılan bir hikâyeden daha fazlasını söyler.
Bugün yine yürüyordum. Ne bir yere yetişiyordum ne de birini bekliyordum. Sadece yürüyordum.
Bir otobüs durağının önünden geçerken yaşlı bir amca dikkatimi çekti. Elinde eski bir poşet vardı. Defalarca yolun sonuna bakıyor, sonra saatine bakıyor, ardından tekrar aynı yere dönüyordu. Otobüs gelmiyordu.
Yanından onlarca insan geçti. Kimisi kulağında kulaklıkla, kimisi telefonuna gömülmüş, kimisi de kendi telaşına yetişmeye çalışıyordu. Kimse onun bekleyişini fark etmedi.
Ben de biraz ileride durdum. Merak ettim.
Yaklaşık yirmi dakika sonra uzaktan küçük bir çocuk koşarak geldi.
"Dedeciğim!" diye bağırdı.
Yaşlı adamın yüzündeki bütün çizgiler bir anda kayboldu sanki. Az önce dakikaları sayan adam gitmişti. Yerine gözlerinin içi gülen biri gelmişti.
Meğer otobüsü beklemiyormuş.
Torununu bekliyormuş.
O an şunu düşündüm...
İnsan bazen yanlış yerden bakınca, yanlış hikâyeyi yazıyor.
Birini üzgün görünce hemen mutsuz sanıyoruz. Sessiz görünce yalnız diyoruz. Gülmeyince dertli olduğunu düşünüyoruz.
Belki de sadece bekliyordur.
Hayatta en ağır şey beklemek değildir.
Kimi beklediğini bilmeden beklemektir.
Çünkü insanın içini yoran zaman değil, belirsizliktir.
Bugün öğrendiğim şey şu oldu...
Bazı insanların yüzündeki yorgunluk, yaşadıkları hayattan değil; kavuşacakları ana duydukları özlemdendir.
Ve bazen bir dakikalık kavuşma...
Saatlerce süren bekleyişe değer.
Beklemek...
Sabretmekten daha fazlası.
Kavuşmak...
Sarılmaktan daha fazlası.
Anlamak...
Gördüğümüzün değil, beklenenin de bir hikâyesi olduğunu fark etmektir.
