TESADÜF SEN kitap kapağı

1. bölüm / 8

TESADÜF SEN

BÖLÜM 1-YENİ BİR BAŞLANGIÇ ☀️

Vaveyla Yazarı: Leydi Leydi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: BÖLÜM 1-YENİ BİR BAŞLANGIÇ ☀️

Sabah uyandığımda nereye atandığımı öğrendim.

Telefonum komodinin üzerinde titreşirken gözlerimi zorla açtım. Elimi uzatıp telefonu aldım. Ekrana düşen bildirimi görünce uykum bir anda kaçtı.

Atama sonuçları açıklanmıştı.

Kalbim heyecanla çarpmaya başladı.

Telefonun ekranına birkaç saniye boyunca bakıp kaldım.

Hakkâri.

Birkaç kez gözlerimi kırpıştırdım.

Evet.

Gerçekten Hakkâri'ye atanmıştım.

Yıllardır verdiğim emeğin sonunda karşılığı buydu.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlayan öğrencilik hayatım, yıllarca süren yoğun dersler, uykusuz geceler ve ardından gelen uzmanlık eğitimi...

Hepsi beni buraya getirmişti.

Artık genel cerrahtım.

Ve ilk görev yerim Hakkâri'ydi.

Ankara'dan ayrılacaktım.

Bunu düşününce içimde garip bir his oluştu.

Çünkü Ankara benim için yalnızca okuduğum şehir değildi.

Hayatımın en güzel yıllarını burada geçirmiştim.

Ve en yakın arkadaşım Deniz'i de burada tanımıştım.

Aslında “tanımıştım” demek bile garipti.

Deniz'le lisede tanışmıştık.

O zamandan beri hayatımın neredeyse her anında yanımdaydı. Sınavlarda, mezuniyetimizde, üniversite tercihlerinde, kötü günlerimde, sevindiğim zamanlarda...

Hep yanımdaydı.

Ben Hacettepe'yi kazandığımda o da Ankara'da askerlik okumayı tercih etmişti.

Yıllardır birbirimizin hayatına o kadar alışmıştık ki şimdi ondan ayrılma düşüncesi bile tuhaf geliyordu.

Telefonumdan rehbere girdim.

Deniz'in adının yanında küçük bir oyuncak bebek emojisi vardı.

Denizimm 🩷

Onu aradım.

Telefon birkaç kez çaldıktan sonra açıldı.

“Günaydın.”

Sesinden hâlâ uykulu olduğu belliydi.

“Deniz...”

“Ne oldu?”

“Atamam açıklandı.”

Bir anda tamamen uyandı.

“Nereye?”

Derin bir nefes aldım.

“Hakkâri.”

Karşı tarafta birkaç saniye sessizlik oldu.

“Hakkâri mi?”

“Evet.”

“Gerçekten mi?”

“Gerçekten.”

Deniz'in sesinden şaşkınlığı hissedebiliyordum.

“Bade...”

“Efendim?”

“Ben de Hakkâri'ye görevlendirme isteyeceğim.”

Şaşkınlıkla gülümsedim.

“Daha ben söyleyeli bir dakika olmadı.”

“Ne olmuş yani?”

“Deniz, senin görevlendirmen başka bir yere çıkabilir.”

“Çıkarsa da isterim. Olmazsa olmaz. Ama önce Hakkâri'yi isteyeceğim.”

“Bunca yıldan sonra yine peşimden geliyorsun yani.”

“Liseden beri ne yapıyorum sanıyorsun?”

Gülmeye başladım.

“Doğru.”

Bir süre daha konuştuk.

Yeni şehirden, Ankara'dan ayrılmaktan, eşyalarımızı toplamaktan...

Sonra Deniz'in işlemleri için gitmesi gerektiğini söyledi.

“Ben şimdi kayıt işlemlerine geçeceğim.”

“Tamam. Sonra beni ara.”

“Ararım.”

“Dikkat et.”

“Sen de.”

Telefonu kapattığımda yüzümde hâlâ bir gülümseme vardı.

Hakkâri düşüncesi ilk başta beni biraz korkutsa da Deniz'in de benimle gelmek istemesi içimi rahatlatmıştı.

Henüz hiçbir şey kesin değildi.

Ama en azından yalnız olmayacağımı biliyordum.

---

Deniz

Kayıt işlemleri için binaya girdiğimde etrafıma bakındım.

Her şey yabancıydı.

Yeni bir görev, yeni bir şehir ve yepyeni insanlar...

Bade'nin Hakkâri'ye atanmasıyla ben de oraya görevlendirme istemeye karar vermiştim.

İşlemlerimi yapan görevlinin karşısında otururken belgelerimi tek tek kontrol etti.

“Burada birkaç imza gerekiyor.”

Belgeleri önüme koydu.

İmzaları attıktan sonra görevli evraklarla ilgilenmeye devam etti.

Ben de aklıma takılan bir şeyi sordum.

“Burada görev yapan ekipler var mı?”

Görevli başını kaldırdı.

“Var.”

“Nasıl ekipler?”

“Birkaç farklı ekip var.”

Sonra kısa bir süre düşündü.

“Yıldırım Timi de burada görev yapıyor.”

İlgimi çekmişti.

“Yıldırım Timi?”

“Evet.”

“Peki... Onlara katılmak mümkün mü?”

Görevli bana baktı.

“Başvuru yapabilirsin ama doğrudan kabul edilmezsin.”

“Nasıl yani?”

“Bir hafta boyunca seni denerler. Uygun görürlerse timde kalırsın.”

Bir an bile düşünmedim.

“Önemli değil.”

Görevli şaşırdı.

“Emin misin?”

“Evet. Başvurumu yapmak istiyorum.”

Gerekli işlemleri tamamladım.

Binadan çıktığımda ilk yaptığım şey Bade'ye mesaj atmak oldu.

Deniz: Oyuncak bebeğim, sana bir şey söyleyeceğim.

Telefonum birkaç saniye sonra titredi.

Bade: Söyle Denizimm 🩷

Gülümsedim.

Deniz: Burada bir tim varmış. Yıldırım Timi. Başvurdum.

Bade'nin cevabı kısa sürede geldi.

Bade: Ciddi misin?

Deniz: Evet. Bir hafta deneyeceklermiş. Sonra belli olacak.

Bir süre sonra Bade'den yeni mesaj geldi.

Bade: Umarım hallolur Denizimm 🩷

Telefonu kapatmadan önce son bir mesaj yazdım.

Deniz: Umarım. Hem sonra aynı şehirde olacağız.

Ekrana bakıp gülümsedim.

Bir hafta.

Sadece bir hafta sonra her şey belli olacaktı.

Ama ikimiz de bilmiyorduk...

Bu kararın hayatımızı bambaşka insanlarla kesiştireceğini.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.