ÖLÜLERİN FISILTISI kitap kapağı

12. bölüm / 26

12.BÖLÜM: İKİNCİ SEANS

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 26Şu an: 12.BÖLÜM: İKİNCİ SEANS

Barış Genç dosyasının adli laboratuvar dökümleriyle birlikte savcılığa teslim edilmesinin ardından, cinayet büro katı derin bir nefes almıştı. Katiller ağırlaştırılmış müebbet talebiyle tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderilirken, dosya resmi olarak rafa kalkmıştı. Aybike masasında oturmuş, önündeki boş çay bardağına bakarken içeri adli tıpçı Can ve laboratuvar şefi Simge girdi. İkisinin de yüzünde, zorlu bir dosyayı eksiksiz teslim etmenin getirdiği o haklı gurur vardı. "Raporlar sisteme düşmüş," dedi Can, kapının pervazına yaslanarak. "Savcı dosyayı inceler incelemez tutuklama sevkini yazdı. Ellerine sağlık Aybike, yine tereyağından kıl çeker gibi aldın adamları." Simge elindeki dijital tableti masanın kenarına bırakıp gülümsedi. "Özellikle siberden gelen o baz istasyonu verileriyle adli tıptaki o psikolojik infaz analizi birleşince, katillerin avukatları bile tek kelime edemedi. Gerçekten dâhice bir taktikti komiserim." Aybike boş bardağı parmaklarının arasında çevirirken yorgun ama mağrur bir şekilde gülümsedi. "Biz sadece Barış’a ve annesine verdiğimiz sözü tuttuk. Kanı yerde kalmadı ya, gerisi teferruat." "O zaman bu teferruatı kutlamak için seni hemen o meşhur randevuna uğurluyoruz," diyerek içeri girdi Seda Müdür. Her zamanki jilet gibi siyah takım elbisesinin içinde, yüzünde emniyette suçlulara bile göstermediği o muzip ama kararlı ifade vardı. "Süren doldu sarışın. Erkan’la ikinci seansının vakti geldi. Araban aşağıda hazır, tıpış tıpış o kliniğe gidiyorsun." Aybike iç çekerek ceketini aldı. Kaçış yoktu. Nişantaşı’ndaki o lüks kliniğin kapısı Aybike için yeniden açıldı. İçeri girdiğinde Erkan’ı yine o milimetrik düzenin ortasında, antrasit rengi gömleğiyle masasının arkasında buldu. Koyu renk gözleri, Aybike içeri adım atar atmaz doğrudan üzerine kilitlendi. Dudaklarındaki o sakin, her şeyi okuyan tebessüm yine oradaydı. "Hoş geldiniz, Komiser Aybike," dedi Erkan, sesi odanın loş havasında kadife gibi yankılanırken. "Görüyorum ki üzerinizdeki o gergin, hırçın enerji bu kez yerini büyük bir davanın haklı gururuna bırakmış. Barış Genç dosyasını duydum. Tebrik ederim." Aybike, odanın ortasındaki şık kadife koltuğa sırtını hiç yaslamadan, postalları gri halıya basacak şekilde oturdu. Deri ceketinin kollarını hafifçe yukarı sıyırdı, tam bir serseri gibi kollarını göğsünde kavuşturdu. "Eyvallah Erkan Bey," dedi Aybike, sesindeki o sokaktan gelen, umursamaz tonla. "Dosyayı kapattım, sözümü tuttum. Gördüğünüz gibi taş gibiyim, işimi de tıkır tıkır yapıyorum. Yani artık şu rapora 'sağlamdır' imzasını çakın da ben de işimin başına döneyim. Nişantaşı trafiği zaten adamı boğuyor." Erkan dijital kalemini masaya bıraktı, öne doğru hafifçe eğildi. Bakışlarını Aybike'nin o dikbaşlı, hırçın yüzünde gezdirdi. Kızın bu "bana sökmez" havasındaki serseri tavrı, adamın içindeki profesyonel psikolog maskesini fena halde sarsıyordu. "İşinizi iyi yaptığınıza şüphe yok Aybike," dedi Erkan. Sesi bu kez mesafeli bir doktordan ziyade, gözü kara bir kadına meydan okuyan bir erkeğin tonundaydı. "Ama benim ilgilendiğim kısım sizin raporunuz değil. O jilet gibi keskin, o serseri duvarlarınız... Kendinizi benden korumak için mi bu kadar acele ediyorsunuz?" Aybike kaşlarını hafifçe çattı, gözlerini kıstı. "Senden mi koruyacağım kendimi? Yapma hocam, dışarıda iki yüz kiloluk adamları tek hamlede yere seriyorum ben. Neyinden korkacağım senin? Altı üstü iki kitap okumuş, takım elbise giymişsin." Erkan hafifçe gülümsedi. Aybike'nin bu eyvallahsız tavrı hoşuna gitmişti. Masasından kalktı, ağır adımlarla yürüyüp Aybike’nin oturduğu koltuğun hemen önündeki masanın kenarına yaslandı. Aralarındaki mesafeyi eritirken, kokusu odayı kaplayan o hafif odunsu parfümüyle kıza doğru hafifçe eğildi. Koyu renk gözlerini, kızın buz mavisi gözlerine sabitledi. "Kitaplardan daha fazlası olduğumu sen de biliyorsun," dedi Erkan, ses tonunu iyice düşürerek. Dudaklarında kışkırtıcı, flörtöz bir tebessüm belirdi. "Mesela, şu an karşımda kollarını bağlamış bana kafa tutarken bile, aslında o sert komiser maskenin arkasında gözlerinin beni aradığını görebiliyorum. Davanın en yoğun anında bile, aklının bir köşesinde bu odanın, benim sesimin kaldığını fısıldıyor bana mesleki tecrübelerim. Yanılıyor muyum, Komiser?" Aybike, Erkan’ın bu ani, cüretkar ve açıkça flört eden atağı karşısında hayatında ilk defa ne diyeceğini bilemeyerek kalakaldı. Göğüs kafesinin altındaki ritim, Eminönü sokaklarındaki amansız koşudan daha hızlı atmaya başlamıştı. Karakolda en azılı suçlulara racon kesen o serseri kız, Erkan'ın burnunun dibinde biten bu karizmatik ve çekici duruşu karşısında anlık bir nakavt yaşamıştı. Yanaklarına hafif bir sıcaklık dalgası yayılırken, dişlerini sıktı ve gözlerini adamın o büyüleyici bakışlarından kaçırmamaya çalışarak arkasına yaslandı. "Çok kendinden eminsin doktor," dedi Aybike, sesinin titrememesine özen göstererek ama serseri tavrını elden bırakmayarak. "Sorgu odasında olsak bu teorine sadece gülerdim."Erkan’ın gözlerindeki o hayranlık dolu pırıltı daha da büyüdü. Gardı düşmüş, büyülenmiş bir adam gibi kıza bakmaya devam etti. "Ama sorgu odasında değiliz Aybike... Ve dürüst olmak gerekirse, bu hırçınlığın o rapora imza atmamı hızlandırmayacak belki ama, haftaya buraya çok daha erken gelmek istememe yol açıyor." Erkan’ın dudaklarındaki o kışkırtıcı tebessüm, Aybike’nin gözlerindeki o anlık afallamayla birleştiğinde odadaki milimetrik düzen anlamını tamamen yitirmişti. Genç adam, masanın kenarına yaslanmış pozisyonunu bozmadan, bakışlarını kızın o meydan okuyan mavi gözlerine daha da derin dikti. Cebindeki dijital kalemi tamamen unutup, kollarını göğsünde rahatça kavuşturdu. Sesindeki o profesyonel klinik tonunu bu kez tamamen çöpe atmıştı. "Sınırları zorlamayı seviyorsun Komiser," dedi Erkan, sesi odanın loşluğunda adeta bir fısıltı gibi yakıcı yankılanırken. "Ama benim de sabrımın bir sınırı var. Bu yüzden satranç hamlelerini bir kenara bırakalım." Aybike ters bir bakış fırlatıp ceketinin yakasını silkeledi. "Bırakalım doktor. Sadede gel." Erkan hafifçe öne doğru eğildi, aralarındaki mesafeyi neredeyse tamamen eritti. "Sadede geliyorum o zaman," dedi, o büyüleyici koyu renk gözlerini kızın gözbebeklerine sabitleyerek. "Şu an karşında duran doktorun olarak değil, bir erkek olarak soruyorum Aybike... Bu akşam seni yemeğe çıkarabilir miyim?" Aybike duyduğu bu doğrudan ve cüretkar teklif karşısında hayatında ilk defa sert bir kayaya çarptığını hissetti. Karakoldaki en azılı suçluların bile karşısında titrediği o serseri kız, Erkan’ın bu eyvallahsız ve erkekçe atağı karşısında kelimenin tam anlamıyla nakavt olmuştu. Yanaklarına hücum eden o ani sıcaklığı gizlemek için refleks olarak burnundan sert bir nefes verdi, bacak bacak üstüne attığı postallı ayağını hafifçe salladı. "Yemeğe mi?" dedi Aybike, sesindeki o hırçın, serseri tonu korumaya çalışarak ama içindeki o ani ritim bozukluğunu gizleyemeyerek. "Raporu imzalatmak için rüşvet mi teklif ediyorsun hocam? Sökmez bize." Erkan’ın dudaklarının kenarı muzipçe yukarı kıvrıldı, kızın bu savunma mekanizması olarak kullandığı serseri hazırcevaplığı onu daha da cezbetmişti. "Rüşvet değil, açık bir teklif," dedi Erkan, geri adım atmaya hiç niyeti olmadığını belli ederek. "Hem, belki de benim risk yönetimim bu kadar hırçın bir komiseri ancak emniyet sınırları dışında çözebileceğimi söylüyordur. Ne diyorsun, bu akşam o jilet gibi duvarlarını benim için esnetecek misin?" "Normalde rüşvete pek açık bir polis değilimdir Erkan Bey," dedi Aybike, sesi bu kez çok daha zarif ve yumuşak çıkmıştı. "Ama madem doktor kimliğinizi dışarıda bırakıyorsunuz... Şöyle Moda tarafında, denizin dibinde salaş ama güzel bir balıkçıya hayır demem. Tabii eğer sizin için de uygunsa." Erkan, kızın bu kibar ve akıllıca geri dönüşü karşısında büyülenmiş gibi gülümsedi. "Benim için fazlasıyla uygun, Komiser. Akşam sekizde seni şubeden alıyorum."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…