Bölümler 25Şu an: 14.BÖLÜM: KALKANLARIN ARKASINDA
- 1 1. BÖLÜM: RADARINDAKİLER VE ARKANDAKİLER1.158 kelime
- 2 2. BÖLÜM: BİR YATIRIM RİSKİ OLARAK İLK SEANS643 kelime
- 3 3. BÖLÜM: ZIT KUTUPLARIN SORGUSU577 kelime
- 4 4. BÖLÜM: GEÇMİŞİN GÖLGELERİ VE FISILTILAR1.054 kelime
- 5 5. BÖLÜM: SATRANÇTA İLK HAMLE530 kelime
- 6 6. BÖLÜM: KAFEDEKİ HESAPLAR634 kelime
- 7 7. BÖLÜM: GEÇMİŞİN TOZLU SAYFALARI747 kelime
- 8 8. BÖLÜM: ARŞİVDEKİ İLK ŞOK1.027 kelime
- 9 9.BÖLÜM: ÇÖZÜLEN902 kelime
- 10 10.BÖLÜM: GDB1.300 kelime
- 11 11.BÖLÜM: RUHUN ŞANTAJI2.094 kelime
- 12 12.BÖLÜM: İKİNCİ SEANS1.059 kelime
- 13 13. BÖLÜM: DEPLASMANDA İLK RAUNT774 kelime
- 14 14.BÖLÜM: KALKANLARIN ARKASINDA607 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 15. BÖLÜM: EMNİYETİN GÖLGESİ547 kelime
- 16 16.BÖLÜM: LİMAN OPERASYONU1.666 kelime
- 17 17.BÖLÜM: BEKLENMEYEN532 kelime
- 18 18.BÖLÜM: KISKANÇ431 kelime
- 19 19. BÖLÜM: GECE NÖBETİ1.565 kelime
- 20 20.BÖLÜM: SESLER467 kelime
- 21 21. BÖLÜM: SABAHA KARŞI1.055 kelime
- 22 22. BÖLÜM: YARIM KALAN HESAP547 kelime
- 23 23. BÖLÜM: EV939 kelime
- 24 24.BÖLÜM: KALANLAR VE ANLATILANLAR1.170 kelime
- 25 25.BÖLÜM: ATIŞMA1.612 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
o olaylı ama bir o kadar da özel yemek bittikten sonra, Erkan’ın o lüks, tertemiz kokan arabasına geçtiler. Dışarıda İstanbul'un o serin, nemli sonbahar gecesi akıp giderken, arabanın içindeki atmosfer dışarıdaki soğuğa inat sıcacıktı. Yol boyunca aralarındaki o tatlı gerilim, yerini tamamen samimi ve önü alınamaz bir eğlenceye bırakmıştı. Şubedeki hırçın komiser ile o mesafeli psikoloğu gitmiş; yerine sadece birbirinin ruhundan, esprilerinden beslenen iki insan gelmişti. Erkan direksiyonu tek eliyle rahatça kavrayıp yola odaklanırken, bir yandan da Aybike’ye laf yetiştiriyordu. O kadar çok gülüyorlar, birbirlerine o kadar komik hikayeler anlatıyorlardı ki bir süre sonra ikisinin de gülmekten çeneleri ağrımaya başlamıştı. Aybike, hayatında ilk defa bir erkeğin yanında bu kadar hesapsızca, kalkanlarını indirebildiğini fark etti. "Yalnız doktor, o Amerika'daki kamp hikayen tamamen fiyasko," dedi Aybike, gülmekten yaşaran gözlerini silip ceketinin kollarını düzeltirken. "Koskoca psikolog olacaksın bir de, bir ayı fısıltısından korkup ağaca mı tırmandın gerçekten?" Erkan neşeli bir kahkaha attı, koyu renk gözlerini bir anlığına yoldan ayırıp Aybike’nin o gülerken kısılan mavi gözlerine sabitledi. Gözlerindeki o saf hayranlık ve koruyucu sıcaklık, arabanın içini tamamen ısıtıyordu. "Karşındaki bir bozayı olunca mesleki unvanların pek bir hükmü kalmıyor Komiser. Hem sen olsan ne yapardın, adama dövüş sanatlarıyla uçan tekme mi atacaktın?" "Atardım valla, şüphen mi var?" dedi Aybike, o serseri gururuyla omuzlarını dikleştirerek. Ardından pencereden dışarı bakıp Kadıköy'ün tanıdık ara sokaklarına girdiklerini fark etti. "Neyse, geldik sayılır zaten. Şuradan sağa kır, o döküntü apartmanın önü benim evim." Erkan, Aybike’nin tarif ettiği o loş, eski apartmanın önünde arabayı yavaşça durdurdu. Motoru kapatmadı ama içerideki o büyülü sessizliğin bozulmasını istemez gibi bir süre sadece direksiyona yaslanıp Aybike'ye baktı. Ağırbaşlı, düşünceli duruşuyla kızın rüzgardan hafifçe dağılmış sarı saçlarını inceledi. Eee... Harika bir geceydi doktor. Her şey için teşekkürler," dedi Aybike, ellerini deri ceketinin ceplerine sokup o utangaçlığını gizlemeye çalışarak. Tam kapının koluna uzanmıştı ki, Erkan’ın o yumuşak ama kendinden emin sesi onu durdurdu. "Aybike," dedi Erkan, cebinden telefonunu çıkarıp kıza doğru uzatarak. "Numaranı verir misin?" Aybike muzipçe tek kaşını kaldırdı. "Raporum için mi lazım doktor bey? Seans günlerini falan mı hatırlatacaksın?" Erkan hafifçe gülümsedi. Bakışlarını bir an bile kızın mavi gözlerinden ayırmadan, ses tonunu en içten, en erkekçe aralığa ayarladı. Tüm o ağırbaşlılığı ve sahiplenici tavrıyla öne doğru hafifçe eğildi. "Doktorun olmak başka, sana karşı hissettiğim bu şey bambaşka Aybike," dedi Erkan, sesi adeta kızın ruhuna işleyerek. "Seni sadece klinikteki o randevu saatlerinde görmek bana yetmeyecek, bunu sen de çok iyi biliyorsun." Aybike, adamın bu dürüst, koruyucu ve el üstünde tutan sözleri karşısında kalbinin göğüs kafesini delecekmiş gibi attığını hissetti. İçindeki o genç kadın bu sözlerle adeta sarhoş olmuştu ama o serseri, dikbaşlı komiser kimliğinden tek bir saniyede ödün vermeye hiç niyeti yoktu. Yanaklarına yürüyen o sıcaklığı gizlemek için ani bir hamleyle arabanın kapısını açtı. Telefonu almadı, numarasını da söylemedi. Kapı eşiğinde durup Erkan’a o bildiği en muzip, en göz alıcı tebessümünü sundu. "Çok acelecisin doktor," dedi Aybike, gözlerini süzerek. "Bir sonraki buluşmada görüşürüz. Tabii o rapora 'sağlamdır' imzasını çakarsan!" Sözünü bitirir bitirmez, Erkan’ın bir şey söylemesine fırsat bile vermeden arabadan adeta bir operasyondan kaçar gibi fırladı. Hızlı adımlarla apartmanın kapısına doğru koştu, anahtarı çevirip içeri sızdı. Erkan, kızın bu serseri ve öngörülemeyen halleri karşısında arabanın içinde bir anlığına kalakaldı. Ardından, yüzünde o tamamen teslim olmuş, sırılsıklam aşık bir adamın kocaman tebessümüyle arkasından bakakaldı. Başını iki yana sallarken, "Deli kız..." diye mırıldandı hayranlıkla. Aybike apartmanın girişindeki camdan gizlice dışarıya baktığında, Erkan’ın arabayı hemen hareket ettirmediğini gördü. Adam, Aybike’nin evinin ışığı yanana, onun güvende olduğundan tamamen emin olana kadar orada, sokak lambasının altında beklemeye devam etti. Aybike yukarı çıkıp salonun ışığını yaktığı an, Erkan arabanın farlarını hafifçe yakıp söndürerek ona veda etti ve direksiyonu kırıp kendi evine doğru, gecenin karanlığında ağır adımlarla sürmeye başladı arabasını.
Bölüm etkileşimi
