ÖLÜLERİN FISILTISI kitap kapağı

18. bölüm / 25

18.BÖLÜM: KISKANÇ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: 18.BÖLÜM: KISKANÇ

Erkan, ameliyathane yazısının kırmızı ışığını görür görmez adımlarını daha da hızlandırdı. Yüzündeki o her zamanki sakin, profesyonel ifadeden eser kalmamıştı; gözlerinde saf bir korku vardı. Koridora daldığı an, duvara yaslanmış, üstü başı kan içinde yere bakan Yiğit’i ve onun başında duran Seda Müdür’ü gördü.
"Aybike..." diye nefes nefese mırıldandı Erkan. "Nasıl? Durumu nasıl?"
Yiğit, yabancı bir sesin Aybike’nin adını bu kadar samimi, endişeli ve doğrudan hitap ederek haykırmasıyla başını aniden kaldırdı. Gözlerini, tam karşısında dikilen adama kilitledi. Acıyla doluydu ama bir polisin o keskin sorgulayıcı radarları anında devreye girmişti. Karşısındaki adamın o şık ama dağılmış halini, Aybike için döktüğü o gerçek endişeyi saniyeler içinde tarttı.
Seda Müdür tam söze girecekken, Yiğit oturduğu yerden yavaşça ayağa kalktı. Ses tonunu bilerek sakin ama bir o kadar da otoriter tutmaya çalışarak sordu:
"Pardon beyefendi, sizi tanıyamadım? Aybike Komiserimin yakını mısınız, kimsiniz?"
Erkan, Yiğit'in üzerindeki kanı ve ona karşı takındığı bu şüpheci mesafeyi fark etse de o an sadece Aybike'yi düşünüyordu. "Ben Erkan. Doktoruyum... Psikoloğuyum " dedi, sesindeki titremeyi gizlemek için derin bir nefes alarak. "Haberi alınca hemen geldim. Ameliyatta mı şu an?"
Yiğit’in gözleri anlık olarak kısıldı. Hafızası onu yanıltmıyordu; karakolda Hakan'ın bahsettiği, Aybike'nin dün gece yemeğe çıktığı meşhur doktor tam karşısında duruyordu. Adamın Aybike'nin vurulduğunu duyar duymaz hastaneye bu halde koşması, aralarındaki bağın sadece bir "doktor-hasta" ilişkisi olmadığının en somut kanıtıydı. Yiğit içten içe sarsılsa da profesyonelliğini bozmadı.
"Anladım, Doktor Erkan Bey," dedi Yiğit, gözlerini Erkan’ın gözlerinden ayırmadan. "Aybike sol omzundan vuruldu. Çok kan kaybetti ama kurşunu çıkarmak için ameliyata aldılar. Şu an beklemekten başka yapabileceğimiz bir şey yok."
Seda Müdür araya girerek Erkan’ın omzuna dokundu. "Erkan oğlum, hoş geldin. Beril yolda, bankadan çıktı geliyor... Durumu kontrol altında tutmaya çalışıyoruz."
Erkan başıyla Seda Müdür'ü selamladıktan sonra ameliyathanenin kapısına doğru yürüdü. Alnını soğuk cam kapıya yasladı. Yiğit ise arkasından o sessiz, şüpheci ve içten içe kıskanç bakışlarla Erkan'ı izlemeye devam ediyordu. Aybike’nin hayatındaki bu adamın varlığı, Yiğit için çözülmesi gereken yeni bir gizem haline gelmişti. iğneleyici tonu gizlemeyerek. "Doktor Bey sağ olsun psikolojik destek için hemen koşmuş. Ama sahadaki işler, kurşunlar falan... Bizim uzmanlık alanımız tabii."
Erkan, Yiğit’in bu laf sokmasına karşılık hiç istifini bozmadı, sadece Aybike’ye bakarak gülümsedi. "Ben her alanda Aybike'nin yanındayım Yiğit Komiser. İçiniz rahat olsun."
Odadaki kıskançlık rüzgarları esmeye devam ederken, içeri giren nöbetçi doktor ortamı biraz sakinleştirdi. Aybike’nin değerlerini kontrol ettikten sonra Beril Hanım’a döndü: "Ameliyat başarılı ama çok kan kaybı var. Enfeksiyon riskine karşı Aybike Hanım bugün kesin olarak hastanede kalacak, müşahade altında tutacağız."
Erkan hemen atıldı: "Ben bu gece buradayım, refakatçi kalırım."
Yiğit de geri kalmadı: "Gerek yok Doktor Bey, güvenliği açısından benim kalmam daha doğru olur."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…