9. bölüm / 43
Lanet~ Hyunlix7.
Bölümler 43Şu an: 7.
- 1 Tanıtım456 kelime
- 2 1.532 kelime
- 3 2.522 kelime
- 4 3.556 kelime
- 5 4.514 kelime
- 6 5.536 kelime
- 7 6.672 kelime
- 8 7.657 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 8.628 kelime
- 10 9.453 kelime
- 11 10.734 kelime
- 12 11.569 kelime
- 13 12.615 kelime
- 14 13.784 kelime
- 15 14.1.056 kelime
- 16 15.497 kelime
- 17 16.600 kelime
- 18 17.601 kelime
- 19 18.687 kelime
- 20 19.657 kelime
- 21 20.866 kelime
- 22 21.779 kelime
- 23 22.667 kelime
- 24 23.667 kelime
- 25 24.644 kelime
- 26 25.827 kelime
- 27 26.593 kelime
- 28 27.737 kelime
- 29 28.634 kelime
- 30 29.737 kelime
- 31 30.628 kelime
- 32 31.289 kelime
- 33 32.703 kelime
- 34 33.603 kelime
- 35 34.851 kelime
- 36 35.551 kelime
- 37 36.287 kelime
- 38 37.893 kelime
- 39 Final.1.003 kelime
- 40 Özel bölüm (1)656 kelime
- 41 Özel bölüm (2)899 kelime
- 42 Özel bölüm (3)2.043 kelime
- 43 Son özel bölüm.1.229 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Etraftaki sesler susmuştu. Zaman durmuş, akrep ve yelkovan kendi danslarına ara vermişlerdi. Dünya Sigma'nın kurtuluşuna tanıklık edercesine durmuştu sanki.
Çilli çocuğu gördüğünde, onun kokusunu daha net duyduğunda, onun gözlerine baktığında rahatladığını hissetti Sigma. Acılarının son bulduğuna, kalbinin hafiflediğine, tonlarca ağırlık altında ezilen geniş omuzlarından yüklerin kalktığına tanıklık etti. Kurdu sanki yıllarca Hyunjin'e eziyet etmemişçesine sakinleşmiş, öylece çilli çocuğa bakarak kuyruk sallıyordu.
Hızlı ve cesur adımlarla çilli çocuğa yaklaştı Hyunjin. Her adımda daha da belirginleşen koku Hyunjin'i çıldırtıyor, beynindeki şeytanlar burnunu çocuğun feromon bezlerine bastırıp hiç çekmemesini, hatta onu bir odaya kilitlemesini fısıldıyordu.
Felix dikkatli gözlerle ona yaklaşan uzun saçlı genci izliyordu. Salona girdiğinde yaydığı okyanus ve orman karışımı koku ona tuhaf derecede çekici gelmişti. Ancak daha da tuhafı, yanında oturan Jisung kokuyu alır almaz kafasını eşinin feromon bezlerine gömmüş, acı çeker gibi sesler çıkarmıştı.
Herkes gözünü ikiliye dikmiş, üzerinde siyah bir şorttan başka hiçbir şey olmayan uzun siyah saçlı Sigma'nın, sarı saçlı, yüzünde göklerin hediyesi olan çillerle bir periden farksız olan Gamma'ya doğru gitmesini izliyordu.
Sigma salona girdiği andan itibaren bütün feromonlarını serbest bırakmış, kendisini Gamma'ya tanıtmaya, hatta onu da feromon salgılamaya teşvik etmeye çalışıyordu. Bu yüzden odadaki sayılı kişilerden başka herkes acıdan kıvranıyordu.
Hyunjin'le gözleri kesişen Felix sanki gözleri görünmez bir bağla birbirine bağlanmışçasına bakışlarını çekemiyordu. Kalbi uzun saçlı adam içeri girdiği andan itibaren maraton koşmuşçasına atmaya başlamış, içeride sessiz sakin oturan kurdu birdenbire şaha kalkmış, aldığı okyanus ve orman karışımı kokuya daha da yakın olmak için Felix'e yalvarmaya başlamıştı. Felix ise bu yaşına kadar hiçbir feromonu sevmeyen, hatta iğrenen kurdunun bu kokuya bu kadar muhtaçlıkla yaklaşmasına şok olmuştu.
Hyunjin Felix'in yanına geldiği an kafasını sarışının feromon bezine yaslamış, hasretinde olduğu şeftali kokusunu doyasıya içine çekmişti.
Minho gördüğü görüntü karşısında önce şaşırmış, ardından etrafa bolca yayılan koku yüzünden sinirlenen kurdu, kardeşinin yanındaki bu adamı görünce daha da dellenmişti. Minho Felix'in kolundan nazikçe ve incitmemeye özen göstererek tutmuş, ardından kendi yanına çekmişti.
Yıllardır hasretinde olduğu kokuyu solurken birden ayrılmasıyla sinirlenen kurdu yüzünden göz rengi değişmiş, yeşil ve mavinin en canlı tonlarına bürünmüştü. Minho'ya sinirle bakmış, üstünlüğünü gösterircesine daha da artırmıştı feromon kokusunu.
Minho kardeşini almak için ayağa kalktığından Jisung burnunu eşinin feromon bezinden çekmeye mecbur olmuştu. Artan koku yüzünden Jisung'un canı yanmış, acıyla bir inleme koyuvermişti. Ardından ayağa kalkmış, sinirlenen bir Delta ve Sigma'nın arasında kalmak yerine, eşininkinden sonra tek canını yakmayan kokuyu solumak için başını Minho'nun arkasında kalan Felix'in boynuna gömmüştü.
"Ne yaptığını sanıyorsun?"
Hyunjin kurdununkine karışmış sesiyle hırlayarak konuşmuştu.
"Asıl sen ne yapıyorsun, çek o patilerini kardeşimin üzerinden." diyerek Minho da feromonlarını artırmıştı. Artık Minho da kurduyla birlikte konuşuyordu.
Felix ise bu hengâmede yalnızca uzun saçlı çocuğun yüzüne odaklanmış, gözlerinin rengine dalmıştı.
Aniden yüksek bir hırlama çıktı Sigma'dan. Kokusu bir anda o kadar arttı ki, kokuya canı yanmadan duranların bile canı yanmaya başlamıştı.
Sigma bedeninin yandığını, kalbinin duracakmış gibi çarptığını, kemiklerinin kırılacakmış gibi olduğunu hissetti. Esasta göğsü acıyla kavruluyordu. Öyle ki acıya katlanamamış, yere dizlerinin üzerine çökmüştü Sigma. Bedeni ihtiyaçla kavruluyor, Felix'in kokusunu her şeyden daha fazla istercesine genzi yanıyordu.
Chan bu hengâmenin ortasında girdi içeri. Önce yerde dizleri üstüne çökmüş olan arkadaşına ve etrafta acıyla kıvranan insanlara baktı. Ardından burnunu tutarak yanlarına adımladı. Bay Hwang ise Chan'ın arkasından o da burnunu tutarak ilerliyordu.
Chan Hyunjin'in yanına yaklaştığında Hyunjin gözlerini Chan'a çevirerek hırıltılı sesiyle yalnızca "Koku." diyebilmişti. Chan etrafa bakarak kokudan acı çekmeyen tek insanı bulmuştu. Felix endişeli gözlerle onları izliyor, ne yapacağını bilmiyordu.
Chan Felix'e bakarak konuşmuştu.
"Feromonlarını yay, şu an buna her şeyden çok ihtiyacı var."
Felix önce hiçbir şey anlamamış, ardından korkuyla ona denileni yapmaya başlamıştı.
Ancak yayılan feromonlar korku dolu olduğundan Hyunjin'i sakinleştirmiyor, aksine kızdırıyor, daha da öfkelenmesine sebep oluyordu. Bu da kokunun daha da güçlenmesine, insanların daha da acı çekmesine yol açıyordu.
Durumu kavrayan Bay Hwang çilli çocuğa yaklaşmış, sakinleşmesi için önce kafasından tutarak göğsüne yaslamış, ardından babacan bir tavırla saçlarını sevmeye başlamıştı.
Hyunjin içeri girdiği andan beri çektikleri acı yüzünden kıpırdayamayan Bay ve Bayan Lee minnettar gözlerle bakıyordu Bay Hwang'a.
Felix yavaşça sakinleşmiş, ardından daha rahat feromon salgılamaya başlamıştı.
Bölüm etkileşimi
