15. bölüm / 43
Lanet~ Hyunlix13.
Bölümler 43Şu an: 13.
- 1 Tanıtım456 kelime
- 2 1.532 kelime
- 3 2.522 kelime
- 4 3.556 kelime
- 5 4.514 kelime
- 6 5.536 kelime
- 7 6.672 kelime
- 8 7.657 kelime
- 9 8.628 kelime
- 10 9.453 kelime
- 11 10.734 kelime
- 12 11.569 kelime
- 13 12.615 kelime
- 14 13.784 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 14.1.056 kelime
- 16 15.497 kelime
- 17 16.600 kelime
- 18 17.601 kelime
- 19 18.687 kelime
- 20 19.657 kelime
- 21 20.866 kelime
- 22 21.779 kelime
- 23 22.667 kelime
- 24 23.667 kelime
- 25 24.644 kelime
- 26 25.827 kelime
- 27 26.593 kelime
- 28 27.737 kelime
- 29 28.634 kelime
- 30 29.737 kelime
- 31 30.628 kelime
- 32 31.289 kelime
- 33 32.703 kelime
- 34 33.603 kelime
- 35 34.851 kelime
- 36 35.551 kelime
- 37 36.287 kelime
- 38 37.893 kelime
- 39 Final.1.003 kelime
- 40 Özel bölüm (1)656 kelime
- 41 Özel bölüm (2)899 kelime
- 42 Özel bölüm (3)2.043 kelime
- 43 Son özel bölüm.1.229 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Geçmiş bize geleceğimiz için ayna tutar her zaman. Kendisini asla unutturmazdı bize. Her zaman kendi mızrağının sivri ucunu sırtımıza dayar, bir şekilde ilerlememiz için baskılardı bizi. Bazıları güçlü olur, kırardı o mızrağın ucunu; bazılarıysa o mızrak ha battı ha batacak korkusuyla tüm ömrünü geçirmeye çalışırdı.
Hyunjin ve Felix salonda oturmuş öylece sohbet ederken içeri Chan ve klanın baskın alfalarından olan Changbin girdi. Hyunjin, Changbin'i görünce oldukça şaşırmıştı. Çünkü hatırlıyordu ki baskın alfa sadece sınırda olurdu ve orayı asla terk etmezdi.
Aynı şekilde Changbin de şaşkındı. O da sınırdayken sigmanın ortadan kaybolduğunu duymuştu. Şimdiyse sigma tam karşısında kendine şaşkın ancak sıcak bir dostluğun hatıralarını taşıyan mutlu gözlerle bakıyordu.
"Changbin sınırdan haber getirmiş. Yang klanının asıl baş alfası bizimle görüşmek istiyormuş."
Chan, Changbin'in geliş amacını açıklamış, şaşkın bakışların kendine çevrilmesine sebep olmuştu.
"Babam yukarıda, odasında galiba."
"Babanla değil, seninle ve ruh eşinle görüşmek istiyor."
Changbin odada göz gezdirince koltukta sakince oturup kendilerini izleyen çocuğu görmüştü. Ve bu bugünkü ikinci şaşkınlığı olmuştu. Çünkü şu an karşısında oturan kişi, Lee klanının küçük oğlu olan gammadan başkası değildi. Changbin soru dolu bakışlarını konuşan ikiliye çevirmiş, daha fazla sabredemeyerek sormuştu:
"Biri bana neler olduğunu anlatabilir mi? Sınırda herkes sigmanın ortadan kaybolduğunu konuşuyor ancak gelip görüyorum ki o burada, evinde. Üstelik yanında da Lee klanının küçük oğlu olan gamma. Neler oluyor burada tanrı aşkına?"
Changbin kafasını şaşkın gammaya çevirmiş:
"Lütfen üzerinize alınmayın, size bir sözüm yok."
demiş, ardından kafasını yeniden ikiliye çevirmişti.
"Bunu sonra konuşuruz, önce babamın yanına gidip bu konuya açıklık getirelim."
Hyunjin hızla konuşmuş, ardından Felix'in yanına gidip elinden nazikçe tutarak kaldırmış ve kendiyle birlikte üst kata yürütmeye başlamıştı. Changbin ve Chan da onları takip ediyordu.
Hyunjin babasının odasının önüne gelince durmuş, önce kapıyı çalmış, ardından "Gir." komutunu duyunca içeri girmişti. Dört adam da içeri girince Bay Hwang başını kaldırmış, gelenlere bakmıştı. İçlerinde Changbin'i görmesiyle ayağa kalkmış ve oğlu gibi gördüğü alfaya sıkıca sarılmıştı.
Chan, Changbin ve Hyunjin birlikte büyümüşlerdi. Ancak sonra Changbin savaşçı kurt olunca sınıra gitmiş, Hyunjin ise lanete maruz kaldığı için kendini odasına kapatmıştı. Böylelikle yalnız kalmıştı Chan.
"Seni buraya hangi rüzgâr attı bakalım Changbin?"
"Sınırdan haber getirdim efendim. Yang klanının asıl alfası görüşmek istiyor."
"Vayyy, tamam o zaman biz de davete icabet edelim öyleyse."
"Ancak efendim sizinle değil, Hyunjin ve Bay Lee ile görüşmek istiyor."
Bay Hwang önce şaşırmış, ardından koca bir kahkaha atarak kafasını sallamıştı.
"Bu adam asla değişmeyecek. Anladı tabii. Düşman mı dost mu teyit etmek istiyor."
Odadaki dört adam da Bay Hwang'ın dediklerinden hiçbir şey anlamamıştı.
O sırada kardeşini merak eden Minho Hwangların evine gelmiş, aşağı katta kimseyi bulamayınca yukarı kata yönelmişti. Yukarı katta tek açık olan kapıya yaklaşmış ve istemeden de olsa kulak misafiri olmuştu.
Daha fazla durmamaya karar verip hemen ayrılmıştı oradan Minho. Epey düşünceliydi delta ancak içinde bir his vardı. Öyle bir his ki sanki kardeşi o adamla görüşmeye giderse kaos işte o zaman başlardı. Lee Know epey tedirgindi. Kafasındaki tilkiler ona bir ihtimal diyordu, bir ihtimal o adam olabilir mi diyordu.
Hemen kovdu o tilkileri Minho. İmkânı yoktu, emindi Lee Know. Kimse onun nerede olduğunu bilmediğinden ona haber uçuramazdı. Ancak bilmediği bir şey vardı. Hiç kimse her şeyi tamamen bilemezdi.
O gecelik Bay Hwang konuyu kapatmış, ardından Hyunjin'e Felix'i eve götüreceği gün Bay ve Bayan Lee'ye bu konuyu açmasını, Felix henüz reşit olmadığından onlardan izin almasını tembihlemişti.
Herkes odalarına çekilirken Bayan Hwang Hyunjin'i bir kuytuda sıkıştırmış, tembih etmeye başlamıştı.
"Bana bak, sakın ola gece çocuğun odasına gideyim deme. Vallahi hissedersem kafanı kırarım."
"Anne, yine söylüyorum Felix benim ruh eşim. Neden onunla uyuyamıyorum?"
"Ulan dangalak. Çocuk reşit değil bu bir, ikincisi seni daha tam olarak tanımıyor bile."
Hyunjin oflayarak annesini kafasını sallayarak onaylamış, ardından odasına çekilmişti.
Hyunjin herkesin uyuduğundan emin olduktan sonra gammanın odasının önüne gelmiş, kapıyı tıklatmıştı. Ses gelmeyince açmaya çalışmıştı. Ancak kapı açılmayınca sarışının kapıyı kilitlediğini anlamıştı. Ama kafaya koymuştu sigma, bu gece o gammanın kokusunu soluyarak uyuyacaktı.
Sessiz adımlarla evden çıkmış, bahçeye gelmişti. Eğer şanslıysa gamma penceresi açık uyumuş olmalıydı.
Ve bingo.
Gamma pencereyi sonuna kadar açmış, yaz gecesinin serinliğini odasına davet edercesine sonuna kadar aralamıştı.
Sigma önce tırmanacak bir yer aramış, ardından hiçbir şey bulamayınca merdiven aramaya başlamıştı.
Aklına koymuştu, bu gece gammasıyla uyuyacaktı.
Güç bela bulduğu merdiveni pencereye dayamış, sonra ihtiyatlı bir şekilde yukarı çıkmaya başlamıştı sigma.
Sonunda hedefine ulaşmış, şeftali kokulu çocuğun odasına girmişti. Şeftali kokulu çocuk yatağında yüzüstü uzanmış, sarı saçları yatağa dağılmıştı. Ay ışığı çilli yüzünü aydınlatmış, uykunun etkisiyle büzülen öpülesi dudaklarını gözler önüne sermişti.
Sigmanın yüreği hoplamıştı bu görüntü karşısında. Adeta mest olmuş, küçük dilini yutmuştu. Heyecanla ve temkinle yatağa yaklaşmış, gammasını rahatsız etmemeye özen göstererek yanına uzanmıştı. Bir kolunu kafasının altından geçirerek, diğer kolunu beline sararak sarılmış, kafasını şeftali kokan feromon bezlerine yaslamıştı. Ardından güzel gammasının şeftali kokan kokusunu açgözlülükle içine çekmişti. İşte şimdi rahat bir uyku çekebilirdi sigma.
Bölüm etkileşimi
