31. bölüm / 43
Lanet~ Hyunlix29.
Bölümler 43Şu an: 29.
- 1 Tanıtım456 kelime
- 2 1.532 kelime
- 3 2.522 kelime
- 4 3.556 kelime
- 5 4.514 kelime
- 6 5.536 kelime
- 7 6.672 kelime
- 8 7.657 kelime
- 9 8.628 kelime
- 10 9.453 kelime
- 11 10.734 kelime
- 12 11.569 kelime
- 13 12.615 kelime
- 14 13.784 kelime
- 15 14.1.056 kelime
- 16 15.497 kelime
- 17 16.600 kelime
- 18 17.601 kelime
- 19 18.687 kelime
- 20 19.657 kelime
- 21 20.866 kelime
- 22 21.779 kelime
- 23 22.667 kelime
- 24 23.667 kelime
- 25 24.644 kelime
- 26 25.827 kelime
- 27 26.593 kelime
- 28 27.737 kelime
- 29 28.634 kelime
- 30 29.737 kelime · Okuduğun bölüm
- 31 30.628 kelime
- 32 31.289 kelime
- 33 32.703 kelime
- 34 33.603 kelime
- 35 34.851 kelime
- 36 35.551 kelime
- 37 36.287 kelime
- 38 37.893 kelime
- 39 Final.1.003 kelime
- 40 Özel bölüm (1)656 kelime
- 41 Özel bölüm (2)899 kelime
- 42 Özel bölüm (3)2.043 kelime
- 43 Son özel bölüm.1.229 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kararlarımız şekillendirir hayatımızı. Onlar sayesinde biçim bulur yaşantımız.
Kişiliğimizi oluşturur yaşadıklarımız. Kimisi her acıya göğüs gerer, en güçlü olur, bu hayata meydan okur, kimisi geçemez sınavlardan ve kaybeder yarışı.
Doğru ya, yarıştır bu hayat. Öylece koşarsın belirsiz bir hedefe doğru. Yönüne asla sen karar vermezsin, veremezsin. İzin vermez hayat. Hayatın seni nereye sürükleyeceği koca bir muammadır.
Gözlerini açtığı yatakta, öylece etrafa bakıyordu sarışın. Nerde olduğu hakkında en ufak dahi bir fikri yoktu.
İncelediği her yer siyaha boğulmuştu. Siyah o kadar tanıdıktı ki, sarışın anlamıştı nerde olduğunu.
Yang klanının sarayı.
Savaşta Jeongin onu yaralamış, ardından bilincini yitirmesi için yüzüne tuhaf bir toz üflemişti.
Ardından her şey koca bir karanlığa dönüşmüştü. Sarışının bilinci tamamen kapanmıştı. Sonrasında olanlarsa, sarışın için bilinmezlikten ibaretti.
Hatırlıyordu her şeyi. Geçmişine dair herşey aklındaydı.
Nefreti yüzyıllar önceki kadar tazeydi.
Aşkı kalbinde hükümdeydi.
Kurdu tüm benliğiyle Hyunjine bağlıydı.
Yavaşca yataktan inmiş, koca siyah kapıya doğru yaklaşmıştı. Açtığı kapıyla, geçen sefer karşılaştıkları alfayla karşılaşmıştı.
Seonghwa kapıda durmuş, gammayı Jeonginin yanına götürmek için uyanmasını bekliyordu.
"Günaydın efendim. Prens sizi bekliyor, lütfen benimle gelin."
Gamma ses çıkarmadan kafasını sallamış, alfanın peşinden irerlemeye başlamıştı.
Karar vermişti gök gözlü, hiç bir şey bilmiyormuş gibi davranacak, prensin bu oyunu nereye kadar sürdüreceğini görecekti.
Nefret ediyordu.
Bu saraydan, bu duvarlardan, burda yaşayanlardan.
O gece, onların ölümüne tanık olan herkesten nefret ediyordu.
Şimdi anlıyordu karameli.
Şimdi anlıyordu, gözlerinden hiç silinmeyen hüznün sebebini.
Çok özlemişti.
Arkadaşını, abisi gibi gördüğü adamı çok özlemişti.
Ve şükrediyordu.
Uzun boylu onun sigması olmuştu.
"Burası efendim. Prens sizi içerde bekliyor."
Seonghwa onu kapının önünde bırakarak geri dönmüştü.
Kapı açılmış, gök gözlü içeri girmişti.
Prens tahtında, bembeyaz giysisiyle tahtın üzerine çömelmişti.
Tuhaf bi oturuş şekliydi.
"Hoş geldin sevgilim. Seni görmeyeli uzun bir süre oldu. Neredeyse beş yüz yıl kadar. Bu arada yarın ölüm günündü değil mi?"
Yarın Felixin Jeongin için öldüğü gündü.
Yarın Felixin Hyunjin için doğduğu gündü.
"Özür dilerim ancak ben sizin sevgiliniz değilim. Üstelik dediklerinizden hiç bir şey anlamadım."
"Yapma ama sevgilim. Bana kırgın olduğunu biliyorum. Ancak o zaman bunu yapmak zorundaydım. Kral ve kraliçe seni o halde kabul etmezdi. Ama merak etme güzelim. Sen öldükten sonra ikisinide öldürdüm. İntikamını aldım bebeğim."
"Bak. Cidden hiç bir şey anlamıyorum. Sen ne anlatıyorsun kurtlar aşkına?"
Görmüştü gamma.
Jeonginin gözlerinde parlayan o delilik parıltılarını çok iyi görmüştü hem de.
"Seni ordan kurtarmak için her şeyi yaptım ve şu an yanımdasın. Seni o barbarın eline bırakamazdım. Hem hep sen beni çağırıyordun."
"Sizi tanımıyorum. Bakın eminim şu an Hyunjin her yerde beni arıyordur. Beni bırakın gideyim, söz veriyorum bunun hakkında sigmama hiç bir şey söylemeyeceğim."
Birden bire tepesi attı bal gözlünün. Kızgınlığı o kadar arttı ki, odayı doldurdu kül kokusu.
Kül kokusu.
Bir zamanlar gammanın ihtiyacıyla yanıp tutuşduğu, şu ansa onu sadece iğrendiren kül kokusu.
Hızla indi oturduğu tahtdan. Tam karşısında dikildi gammanın. Uzun, kemikli eliyle kavradı gammanın çenesini ve kendisine bakmasını sağladı.
"Senin sigman o sikik kurt değil. Benim anladın mı? Sakın! Sakın bir daha ona sigmam falan deme."
Yetmişti.
Gamma daha fazla sürdüremeyecekti.
Aptal.
Aptal bal gözlü.
Hala daha gammanın kendisini seveceğine inanan aptal.
Narsist.
Onca yaptıklarına rağmen kendini vazgeçilemez sanan narsist.
"Benim sigmam Hyunjin. Senin gibi sakat olduğu için ruh eşine bir suçlu muamelesi yapan, gözünü bile kırpmadan öldüre bilecek kadar vahşi birisi değil. Benim sigmam ruh eşi belli olmasa bile benim için ölümü göze alacak kadar sadık ve güçlü biri. Sen sadece bir hiçsin."
Bal gözlü o kadar sinirlenmişti ki, kontrol edemiyordu kendini.
Sarışın bir anda kendini duvara yaslı bir şekilde buldu. Jeongin boğazını tüm gücüyle kavramış, acımadan sıkıyordu.
"Senin sigman benim. O sikik orospu çocuğu senin hiç bir şeyin değil."
"Lan. Lan dur! Öldüreceksin çocuğu. Amına koyayım yine mi öldürmek istiyosun?"
Gök gözlünün yüzü nefessiz kalmaktan kızarmışken odaya dalan kişi sayesinde kurtulmuştu.
Sarı saçlı, kırmızılı giysili bu adam gammanın hayatını kurtarmıştı.
"Götür onu burdan. Odasına kilitle. Sakın kaçmasına izin verme."
Bal gözlü emirlerini vermiş ardından odayı terk etmişti.
"Beni takip et Felix."
Sarışın sarı saçlı bu adamın peşine takılmıştı.
Hayır.
Bu adam kesinlikle geçmişinde yoktu.
Odanın önüne geldiklerinde sarışın, gök gözlüye dönmüş ve konuşmuştu.
"Akşam hazır ol Felix. Seni buradan kaçıracağım. Geçmişte yapamadığım görevimi şimdi yerine getireceğim. Seni koruyacağım."
"Sende kimsin?"
Şüpheyle bakmıştı gök gözlü bu adama.
Görev?
Geçmiş?
Kimdi bu?
"Ah, doğru ya, sana kendimi tanıtmayı unuttum. Ben senin geçmiş yaşamındaki mutlak koruyucun olan ancak bundan haberi dahi olmayan deltan Hongjoong. Bu hayatında seni sonuna kadar koruyacağım."
Hongjoong kararlıydı.
Bu hikayede onun kadar suçsuz olan bu gammayı sonuna kadar koruyacaktı.
Buna en başında, laneti öğrendiği anda yemin etmişti.
Bölüm etkileşimi
