Lanet~ Hyunlix kitap kapağı

16. bölüm / 43

Lanet~ Hyunlix

14.

Vaveyla Yazarı: Ari🌹 🌹🌹

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 43Şu an: 14.

Hayat biz farkında olmadan yaşanır. Zamanın nasıl geçtiğini asla anlamayız mesela. Öyle bir geçer ki, kafamızı hayatın hengâmeli yollarındaki koşturmacadan kaldırdığımızda, biraz ara verip soluklanmak için durduğumuzda, bir de bakarız ki hayat bitmiş, zaman değişmiş, insanlar farklılaşmıştır. Anlamsız heveslerin, sıkıcı meselelerin, yorucu konuşmaların bittiğini anlamayız mesela. Kafamızı bir kaldırırız ki yaşanacaklar artık bitmiş, hikâye sona ermiştir.

Saatlerdir oturduğu koltuktan kalkarak odanın kapısına ilerlemiş, uzun, damarlı elleri kapının kulpunu kavrayarak açmıştı bal gözlü. Adımları hızlı ancak sertti. Yönü belliydi; şeftali bahçesi. Belki otuz, belki kırk... Sayamayacağı kadar şeftali ağacı vardı bu bahçede.

Yıllardır olan olmuştu yine. Önce kulağına hasretiyle yanıp tutuştuğu ses çalınmış, ardından onu her zamanki gibi şeftali bahçesine çağırmıştı. Pencereden görünen siluet, davetkâr tavırlarla şeftali bahçesine bakan pencerenin önünde durarak göz kırpmış, ardından arkasını dönmüş, kafasını yarım çevirerek yan bir bakış atıp yürümeye başlamıştı. Sarı saçları, yüzündeki çillerle birleşerek insanı mest edecek bir görüntü oluşturuyordu.

Bal gözlü bahçeye geldiğinde etrafta yana yakıla sarı saçlıyı aramaya başlamıştı. Sonunda bir şeftali ağacının altında, yere düşen şeftali çiçeklerinin pespembe yaprakları üzerinde otururken buldu aradığı bedeni.

"Yongbok-ah."

Nazikçe seslenmiş, ardından sert adımlarını sarışına doğru yönlendirmişti.

Sarışın kafasını kaldırarak gelen silueti izlemiş, ardından yüzüne nazik ve zarif bir gülümseme yerleştirerek konuşmuştu.

"Jeongin-ah, nerede kaldın? Seni bekliyordum."

Bal gözlü gülümseyerek cevaplamıştı sarışını.

"Geldim sevgilim. Beklettiğim için özür dilerim."

"Ben hâlâ seni bekliyorum ama Jeongin-ah. Beni ne zaman yanına alacaksın?"

"En kısa sürede, gammam. Elimden gelen en kısa sürede."

"Acele et lütfen. Ben hâlâ sana âşıkken o kendini beğenmişin yanında kalmak istemiyorum daha fazla."

"Söz veriyorum gammam. Seni en kısa sürede yanıma alacağım."

"Şimdi gitmem gerek sevgilim. Beni bekliyor ancak ben senin gammanım."

Yavaşça gözlerinin önünden silindi sarışının silueti. Tilki gözlerini kapatmış, burnuna dolan şeftali kokusunu doyasıya içine çekmişti. Ancak hoşnutsuzlukla geri vermişti hemen. Onun gibi kokmuyordu. Onun gibi hissettirmiyordu. Kalbi acıyla kasılıp kavruluyordu. Artık ciğerleri bu sahte şeftali kokusunu istemiyordu. Kalbi onu istiyor, elleri ona sarılmak için kaşınıyordu. Gözleri her yerde onu arıyordu.

Bir kenarda durmuş, kısık ve üzgün gözlerle izliyordu efendisini beta. Yine yaşanıyordu. Efendisi yine o asılsız görüntülere kapılmış, asla gerçekleşmeyecek bir düşün halüsinasyonları değilmiş gibi daha da derine gömülmüştü. Lanetin kalbinde bıraktığı kara lekeyle geçen yıllar çıldırtmıştı bal gözlüyü.

İçinde bulunduğu duruma, yaşadığı yıllara sitemkâr bir gülümseme bırakmış, ardından efendisinin yanına doğru ilerlemeye başlamıştı Seungmin.

"Majesteleriyle mi görüştünüz efendim?"

Artık alışmıştı beta. Geçen yüzyıllarda çokça tanık olmuştu bu görüntüye ve artık nasıl davranması gerektiğini gayet iyi biliyordu.

"Evet Seungmin. Onu kurtarmamı istedi benden. O da biliyor benim gammam olduğunu. O da beni seviyor. O caninin elinden almam gerek onu."

Hiddetle konuşmuş, ardından yerinden kalkarak odasına doğru ilerlemeye başlamıştı. Öte yandan betayla konuşuyordu tilki suratlı.

"Haber ellerine ulaştı mı Seungmin-ah?"

"Ulaştı efendim. Ancak henüz bir geri bildirim alamadık."

"Önemli değil. Eninde sonunda geri döneceklerdir."

Ah, ah... Dediğim gibi. Ders siz bir sonuç çıkarıncaya kadar devam eder. Ve bal gözlü hâlâ daha bir sonuç çıkaramamıştı.

⸻

Çalınan kapı yüzünden yataktan aniden fırlamıştı ikili. Ancak bu çalınma normal bir çalınma değildi. Kapıdaki her kimse kapıyı yumrukluyor, öte yandan deli gibi Hyunjin'in ismini bağırıyordu. Ah, tabii kapıdaki, Hyunjin'in en güzel anlarının katili, koyun kılığındaki kurt olan Chan'dan başkası değildi tabii ki.

Chan sabah Hyunjinlerin evine gelmiş, beş gün sonra gidilecek olan Yang klanı hakkında konuşmak için Hyunjin'in odasına çıkmıştı. Odaya girdiğinde odada Hyunjin yerine boşlukla karşılaşmış, yönünü hemen Felix'in odasına çevirmişti. Kilitli kapıyla iyice emin olmuştu Chan.

Hain sigma bu odadaydı.

Uyanmış olmaları ihtimaline karşı kapıyı çalmıştı. Ancak ses gelmeyince daha hızlı çalmaya, sonunda yumruklamaya başladı. En sonunda daha fazla sabredememiş, Hyunjin'in adını bağırarak kapıya kelimenin tam anlamıyla dayak atmaya başlamıştı.

Hyunjin kapıyı açtığında yüzündeki sırıtmayı gizleme çabasına bile girmeyen bir adet Chan adında baskın bir alfayla karşılaşmıştı.

"Amına koyayım Chan. Zevk alıyorsun değil mi orospu çocuğu?! Niye her güzel anımı mahvediyorsun lan it?!"

Hyunjin sinirden feromon yaymaya başlamış, gözlerinde mavi-yeşil pırıltılar belirmişti.

"Sakin ol kuduz köpek. Annen ya da baban mı olsaydı benim yerimde?"

Chan'ın pişkince konuşması daha da delirtmişti sigmayı.

Tam sinirle konuşacakken burnuna çalınan şeftali kokusu sinirlerini yatıştırmaya başlamıştı. Sigmanın sinirlendiğini içinde bir yerlerde hisseden gamma feromonlarını serbest bırakmış, kendi şeftali kokusunun sigmanın orman ve okyanus karışımı kokusuna karışmasına yol açmıştı.

Hyunjin Chan'ı ardında bırakarak yeniden odaya girmiş, kafasını geldiği gibi Felix'in boynuna gömmüştü.

Felix, Hyunjin'le birlikte uyanmanın şokunu atlatamamışken, sigmanın sinirini yatıştırmaya odaklandığı için şimdi yaşıyordu şokunu. Şoktan çıktığı gibi sigmayı ittirip hesap sorma moduna girmişti.

"Senin benim odamda, üstelik benim yatağımda ne işin vardı? Hem sen içeri girmeyi nasıl başardın ya?"

Felix hayret içinde sormuş, bu durumu anlamlandırmaya çalışıyordu. Gece kapısını kilitlediğine emindi.

"Benim bir suçum yok. Hepsi kurdumun suçu. Gece beni uyutmadı, durmadan senin kokunu istedi. Ben masumum."

"Yaa, demek öyle. Söyle o kurduna fazla kaşınmasın, onu feromonlarımdan pekâlâ mahrum bırakmasını bilirim ben. Hem sen nasıl içeri girdiğini söylemedin bana."

Hyunjin kafasıyla pencereyi işaret etmiş, ardından pişkince sırıtmaya başlamıştı. Felix ise bu duruma yalnızca hayret ediyordu. Demeye hiçbir söz bulamamıştı.

Felix daha başka bir şey söylemeden Hyunjin'i odada bırakarak çıkmıştı. Chan ise bu olanları film seyredercesine izlemişti. Elinde tek mısırı eksikti o kadar.

Herkes sofrada toplanmıştı. Sofrada Hwang ailesinden başka Changbin ve Chan da bulunuyordu. Chan olanlardan sonra orada daha fazla durursa Hyunjin tarafından katledileceğinin farkındaydı. Bu yüzden ortadan sıvışmak istese de Bay Hwang engeline takılarak zorla sofraya oturtulmuştu. Sabahleyin sınır hakkında haber getiren Changbin de yine Bay Hwang tarafından sofraya oturtulmuştu.

"Ee çocuklar, karar verdiniz mi? Gidiyor musunuz Yang klanına?"

Bay Hwang yüzünü Hyunjin ve Felix'e çevirmiş, onların fikrini almak istemişti.

"Bilemiyorum baba. Henüz Felix'in ailesiyle konuşmadık ve Felix reşit olmadığı için onların izin vermesi gerekiyor."

Eğer reşit değilseniz klanlar arası geçiş yapmak için ya aileniz yanınızda olmalıydı ya da ailenizden onaylı bir izin belgeniz. Eğer ikisi de yoksa o zaman klanlar arası geçişe izin verilmiyordu.

"Anladım oğlum. Peki ne zaman konuşmayı düşünüyorsunuz?"

"Yarın akşam Felix'i evine götürdüğümde Bay ve Bayan Lee ile konuşacağım baba, merak etme."

Bay Hwang onaylar anlamda kafasını sallamış, ardından konuyu kapatarak yemeğine dönmüştü.

Film daha yeni başlıyordu. Şimdiye kadar gördükleriniz yalnızca fragmandı.

Ne bal gözlü gereken dersi almıştı ne de Hyunjin aşkı için neler feda edebileceğinin farkına varmıştı. Felix gerektiğinde ne kadar acımasız olabileceğini öğrenmemişti. Ve hâlâ hiç kimse asıl oyun kurucuyu tanımıyordu. Efsane henüz tamamlanmamıştı.

Kader ağlarını çoktan örmüş, yolları belirlemiş, bir kısmına en keskin dikenleri yerleştirmişken, bir kısmına şeftali kokulu çiçeklerini dizmiş, yolu orman ve okyanusun kesiştiği yerden seçmişti.

Geriye sadece o yolları yürümek kalmıştı.

Kemerleri sıkı bağlayın çünkü asıl kaos şimdi başlıyor.

İşte bu, asıl sonun başlangıcıydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

27okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18