17. bölüm · Lanet~ Hyunlix
15.
Olur ya, bazen kendimizi kaybolmuş gibi hissederiz. Ya da tüm bu gürültü ve kaosun içerisinde yalnız, tek başına olduğumuz hissine kapılırız. Kendimizi etrafımızdaki insanlarla avuturuz. Ancak içten içe hep biliriz yalnız olduğumuzu.
Hyunjin dolu dolu geçirmişti bu iki günü Felix'le beraber. Birbirlerini daha iyi tanımış, daha da alışmışlardı. Felix yavaş yavaş Hyunjin'in onun ruh eşi olduğu gerçeğine alışmıştı.
Birlikte filmler izlemiş, her ne kadar Hyunjin sevmese de kitap okumuş, bolca da sohbet etmişlerdi.
Gitme vakti gelmiş, Hyunjin her ne kadar istemese de Felix'i evine bırakmak için yola koyulmuştu ikili. Hem de Hyunjin Bay ve Bayan Lee ile Yang klanı hakkında konuşmak istiyordu.
Lee klanına vardıklarında Hyunjin Felix'in evinin önüne kadar gelmiş, Felix onun geri döneceğini sanarken onunla birlikte gelmişti. Kapıyı çaldıklarında Minho tarafından açılmıştı kapı.
İkili önce Minho'yla selamlaşmış, daha doğrusu Minho kardeşine sarılmış, Hyunjin'eyse ölümcül bakışlar atmıştı.
"Bay ve Bayan Lee evde mi? Onlarla konuşmam gerek."
Hyunjin, Minho'nun bakışlarını görmezden gelerek konuşmuştu.
"Evde. Ama ne konuşacaksın?"
Minho, Hyunjin'in onu görmezden gelmesiyle sinirlenmiş, ardından ikiliyi salona göndererek anne ve babasını çağırmıştı.
Şu an salonda bir delta, bir vita, bir sigma, bir gamma, bir baskın alfa ve bir adet omega bulunuyordu. Evet, tüm türler bir odada toplanmıştı, yalnızca beta eksikti.
"Minho bizimle konuşmak istediğini söyledi. Seni dinliyoruz evlat."
Bay Lee Hyunjin'e bakarak konuşmuş, onun cevap vermesini beklemişti.
"Evet efendim. Sizden bir konuda izin almak istemiştim. Üç gün sonra Yang klanının alfası beni ve Felix'i klanına davet etti. Eğer siz de izin verirseniz, babam da gitmemizden yana."
"Olmaz. Gidemezler."
Minho birdenbire çıkışınca odadaki tüm gözler ona dönmüştü. Lee Know katiyen kardeşinin oraya gitmesini istemiyordu.
"Hâlâ daha sözünün ben olmadığım bir yerde geçebileceğini öğrenemedin Minho. Ben buradayken sence senden mi izin alması gerekiyor Felix'in?"
Bay Lee'nin sert çıkışıyla sessizce kafasını eğerek yerine oturmuştu Minho. Bu kadar kişi içerisinde, üstelik daha beş gün önce tanıdıkları bir adamın önünde azar yemek gururuna dokunmuştu.
"Eğer Hwang da gitmenizden yanaysa bir sorun yok. Felix de gidebilir ancak Minho ve Jisung da sizinle birlikte gelecek."
Anlıyordu Bay Lee. Minho'nun kardeşini korumak istemesini çok iyi anlıyordu. Bu yüzdendi Minhoyu onunla göndermesi. Hyunjin onaylar anlamda kafasını sallamış, ardından ne kadar gammasından ayrılmak istemese de gitmek için izin alarak kendi klanına doğru yol almıştı.
Üç gün sonra herkes hazır bir şekilde Hwang malikanesinin önünde durmuştu. Sabah erkenden Minho, eşi ve kardeşini alarak Hwang klanına gelmişti. Buluşma yeri olarak Hwang klanı belirlenmişti.
Bu üç gün içinde Felix'in klanlar arasında özgürce geçiş yapabilmesi için gereken evraklar tamamlanmıştı. Felix artık yanında Hyunjin olduğu müddetçe istediği yere gidebilirdi.
Chan, Changbin ve Hyunjin de hazır olduğunda herkes yola koyulmuş, Yang klanına doğru hareket etmeye başlamışlardı.
Önde Chan ve Changbin ilerlerken, güvenlik için Hyunjin ve Felix ortada ilerliyordu. Minho ve Jisung ise en arkadan geliyordu.
Delta olası bir tehlike için vitasını ve gammasını korumak adına tetikteydi. Aynı şekilde sigma da tüm duyularını açmış, gammasını korumak için kurdunu uyandırmıştı.
Eh, Chan ve Changbin'den söz etmeye gerek yok bence. Chan koruyucu, Changbin ise savaşçı kurt olduğu için duyuları 7/24 açıktı.
Yolculukları başlamıştı. Sonda ne olacağıysa bilinmiyordu.
