26. bölüm / 43
Lanet~ Hyunlix24.
Bölümler 43Şu an: 24.
- 1 Tanıtım456 kelime
- 2 1.532 kelime
- 3 2.522 kelime
- 4 3.556 kelime
- 5 4.514 kelime
- 6 5.536 kelime
- 7 6.672 kelime
- 8 7.657 kelime
- 9 8.628 kelime
- 10 9.453 kelime
- 11 10.734 kelime
- 12 11.569 kelime
- 13 12.615 kelime
- 14 13.784 kelime
- 15 14.1.056 kelime
- 16 15.497 kelime
- 17 16.600 kelime
- 18 17.601 kelime
- 19 18.687 kelime
- 20 19.657 kelime
- 21 20.866 kelime
- 22 21.779 kelime
- 23 22.667 kelime
- 24 23.667 kelime
- 25 24.644 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 25.827 kelime
- 27 26.593 kelime
- 28 27.737 kelime
- 29 28.634 kelime
- 30 29.737 kelime
- 31 30.628 kelime
- 32 31.289 kelime
- 33 32.703 kelime
- 34 33.603 kelime
- 35 34.851 kelime
- 36 35.551 kelime
- 37 36.287 kelime
- 38 37.893 kelime
- 39 Final.1.003 kelime
- 40 Özel bölüm (1)656 kelime
- 41 Özel bölüm (2)899 kelime
- 42 Özel bölüm (3)2.043 kelime
- 43 Son özel bölüm.1.229 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Zaman her şeyin ilacıdır derler. Sabır en büyük erdemdir. Herkes bunu düşünür, herşeyin zamanla son bulacağını, bir gün elbet geçeceğini düşünür.
Ama ben öyle düşünmüyordum. Korkaklar için zaman bir kaçış yöntemiydi. Olaylardan uzaklaşma vasıtası. Acılardan kaçma aracı. Her ne derseniz deyin.
Zaman cesurlar için yarış meydanıydı. Savaş meydanı, turnuva alanı. Zaman benim için en büyük düşmandı. Bana işgence veren, bana düşman kesilendi zaman.
Bu yüzdendi ona olan kızgınlığım, nefretim.
Eşiyle birlikte eşinin odasında, eşinin yatağında uzanmıştı sigma. Güzeller güzeli gamması çoktan rüyalar alemine geçiş yapmış, masmavi gözleri gözkapakları tarafından örtülmüştü.
Sigma bir saniye bile olsun gözlerini ondan ayırmak istemiyor, ayırırsa kollarının arasından kaybolacağını düşünüyordu. Kafasını gammasının şeftali kokulu feromon bezlerinden bir saniye bile olsun ayırmıyordu.
Kafasında binbir tilki dolanıyordu. Binlerce senaryo, onlarca son. Ancak hiç biri sigmayı tatmin etmiyordu, çünki hala daha neden Yang klanının Felixi istediğini bilmiyorlardı.
"Neden bu kadar fazla feromon yayıyorsun? Yine neye sinirlendin? "
Sigma güzeller güzeli gammasının uykudan yeni uyanmasının verdiği mahmurluk yansımış sesini duymasıyla gerçek dünyaya geri dönmüş, tüm dikkatini kolları arasındaki miniğe vermişti.
"Sinirlenmedim ki, neden sinirleneyim?"
"Bilmiyorum, peki nolduda bu kadar feromon yaymağa başladın?"
Aniden yaşadığı farkındalıkla anında yataktan fırlamış,ardından gammayı yataktan kaldırarak odadan kapı dışarı etmişti.
Gammaysa şaşkın gözlerle az önce ne yaşadığını sorguluyordu.
"Hyunjin, neler oluyor kurtlar aşkına?"
"Güzelim bir süre benden uzak dursan iyi olur."
"Neler oluyor?"
"Kızgınlığa girdim. Şimdi lütfen git burdan. Kurdum aklıma olur olmadık şeyler fısıldıyor. Hadi güzelim. Birde lütfen aşağıdaysa bana Chan hyungu çağır."
Gamma duyduklarıyla ufak bir aydınlanma yaşamıştı, ancak kurdu içeri girmesini, sigmanın rahatlamasında yardımcı olmasını söylüyordu.
Felix önce bir süre kurdunu sakinleştirmek için uğraşmış, ardından aşağı, diğerlerinin yanına inmişti.
Salonda gördüğü kişlerle yanlarına gitmiş, koltuklardan birine atmıştı kendini.
"Ne oldu? Seninkidemi odadan attı?"
"Nası ya sizidemi attılar?"
İkili usulca kafa sallamış, sohbetlerine kaldıkları yerden devam etmişlerdi. Tabii ki, gammada onlara katılmıştı.
Su içmeye kalkmış olan bayan Hwang, aşağıdan, salondan ışığın geldiğini görünce meraklanmış, aşağı inmişti. Gördüğü üçlüyle oldukca şaşırmıştı baş omega.
Tuhaf olan gecenin 3ünde beta, vita ve gamma salonda koltuklarda oturmasıydı. Ve eşleri yanında değildi.
Nerdeydi bunların eşleri?
Normalde annesinden ayrılamayan çocuklar gibi ayrılmaz, sülük gibi yapışırlardı eşlerine.
"Çocuklar, neden odalarınızda değilsiniz? Hem nerde sizin hergeleler? "
"Sorma anne. Üçüde attı bizi odadan."
Bayan Hwang Felix klana ilk geldiği gün onu tembih etmiş, kendisine anne demesini ve hiç bir konuda çekinmemesi gerektiğini söylemişti.
Bayan Hwang oldukça şaşırmıştı.
Nasıl ya? Ne olmuştuda eşlerinin derdinden deli divane olan bu üçlü, eşlerini odadan atmışlardı?
"Aaa, onu niyeymiş bakayım?"
"Hyunjin kızgınlığa girdiğini, daha fazla yanında kalırsam hiçte iyi şeyler olmayacağını ve bu şeylerin ben reşit olduktan sonra olması gerektiğini söyledi."
"İyi bari, bir şeyleri bilecek kadar beyniyle düşünmüş en azından."
"Minhoda kızgınlığa girdiğini ve savaş kapıdayken sevişirsek hamile kalmamın tehlikeli olduğunu düşündüğü için attı odadan beni."
"Chanda kızgınlığa girdi. Birbirimizi daha yeni tanıyoruz, pişman olmanı istemem dedi kovdu beni."
"Çocuklar sizcede bu işte bi gariplik yokmu?"
"Nasıl yani anne?"
"Dur bi, Seung, oğlum kapıdaki nöbetçilerden birini çağıra bilirmisin?"
"Tabii ki,hemen anne."
Evet Bayan Hwang hepsine kendisine anne diye seslenmesini tembihlemişti.
Seungmin hemen kapıdaki nöbetçi kurtlardan birini çağırmıştı.
"Git bak, savaşçı kurt olan baskın alfa Changbin kızgınlığa girmişmi? Çabuk ol."
Aldığı emirle birlikte koşarak uzaklaşmıştı nöbetçi kurt.
Bu işte bir iş vardı. Emindi baş omega. Aynı günde iki delta, bir baskın alfa ve bir sigma kızgınlığa girmişti. Eğer Changbinde kızgınlığa girmişse bu ihtimal kesinleşecekdi.
Başta zaten eşinin kızgınlık dönemi olduğu için şüpelenmemişti. Ancak aynı dönemde tüm baskın türlerin kızgınlığa girmesinde bir bit yeniği olduğunu düşünüyordu baş omega.
"Bu işte bir iş var. Hepimizin eşleri baskın türler ve hepsi aynı anda kızgınlığa girdiler."
"Sence Yang klanının işimi anne?"
"Öyle olduğunu düşünüyorum, eğer Changbinde kızgınlığa girmişse, ki, büyük ihtimalle girdi. O zaman emin olacağım."
"Peki ya babam? O bizimle klana gelmemiştiki."
"Onun zaten kızgınlık dönemi, o yüzden başta şüphelenmedim."
Bayan Hwang ve diğerleri konuşurken kapı çalmış, içeri az önce giden nöbetçi kurt girmişti.
"Efendim, savaşçı kurt olan baskın alfa Changbin kızgınlığa girmiş."
Bölüm etkileşimi
