152. bölüm / 131
Kuzey bekçileriUyanışın bedeli
Bölümler 131Şu an: Uyanışın bedeli
- 1 O bahsi kaybedersin452 kelime
- 2 Sadece bir yemek349 kelime
- 3 İşler sarpa saracak312 kelime
- 4 Düşman görüldü627 kelime
- 5 Liderlikten ne anlarsın?485 kelime
- 6 Gemiyi terk etmeyeceğim573 kelime
- 7 Partner savaşları450 kelime
- 8 Reset düğmesi738 kelime
- 9 Anlaşma masası597 kelime
- 10 Ekip şehre indi546 kelime
- 11 Korkunç gece912 kelime
- 12 Fuar katliamı1.024 kelime
- 13 Yolunda olmayan birşeyler898 kelime
- 14 Fırıldak olmamayı çoktan öğrettiler738 kelime
- 15 Tekirdağ gelini1.008 kelime
- 16 Çağrı562 kelime
- 17 Deste senin elinde491 kelime
- 18 Doğudaki tanıdık552 kelime
- 19 Şehidimiz var542 kelime
- 20 Taverna'nın planı813 kelime
- 21 Yargıç ve avukat574 kelime
- 22 Şah-mat941 kelime
- 23 Gizemli avcı555 kelime
- 24 Kıyametin habercisi547 kelime
- 25 Avcı Ve Mert644 kelime
- 26 Olmayacağım günler gelecek853 kelime
- 27 Şampiyonlar Turnuvası678 kelime
- 28 Şeytanın ta kendisi936 kelime
- 29 Maskenin arkasındaki612 kelime
- 30 Sizin yerinize ben ölürdüm875 kelime
- 31 Game Over800 kelime
- 32 Plandaki kusur1.024 kelime
- 33 Artık kaçamayız436 kelime
- 34 Merkez bankasına hoşgeldin508 kelime
- 35 Bizim olanı almaya geldik710 kelime
- 36 Sakın durma808 kelime
- 37 Şimdi ne olacak?635 kelime
- 38 SENİN SUÇUN831 kelime
- 39 Savaşarak öleceğim550 kelime
- 40 Yenmesi imkansız olan728 kelime
- 41 Direniş zincirinin iki halkası516 kelime
- 42 Dayan gökçe geliyorum545 kelime
- 43 Saat işliyor663 kelime
- 44 Sakın ölme...488 kelime
- 45 Sıfırdan lidere691 kelime
- 46 Bir şey arıyorlar gibi411 kelime
- 47 Nasıl hayatta kaldın?601 kelime
- 48 Gökçe'yi durduramadı615 kelime
- 49 Düşman hattı700 kelime
- 50 Bırakmadım seni478 kelime
- 51 Kıskırtma644 kelime
- 52 İhanet793 kelime
- 53 Lian yu'dan sağ çıkamazsınız520 kelime
- 54 Tek şansımız var571 kelime
- 55 Son köstebek566 kelime
- 56 Ofis kışkırtması706 kelime
- 57 Bilyelerin büyüsü600 kelime
- 58 NİDHOGG!?595 kelime
- 59 Arka kapıdan defolup gideceğiz işte453 kelime
- 60 Hırsızlığı bir kez yapan842 kelime
- 61 Pes ediyor549 kelime
- 62 Yolun sonu954 kelime
- 63 Felix Ragnarok'u başlatır564 kelime
- 64 Ekipler savaşı part-1623 kelime
- 65 Ragnarok'un sonu441 kelime
- 66 Felix baba754 kelime
- 67 Mert'in imtahanı869 kelime
- 68 Irmak gidiyor, Burcu geliyor754 kelime
- 69 Cehenneme kısa yoldan bilet591 kelime
- 70 Geri dönmek üzere1.130 kelime
- 71 Kuzey bekçileri1.159 kelime
- 72 Yenilmemeliyim ve para sızıntısı850 kelime
- 73 Henüz bitmedi404 kelime
- 74 Selin öldü mü?-Fragman90 kelime
- 75 5. Sezon finali-İntikam yemini691 kelime
- 76 Kazanabileceğimiz bir savaş769 kelime
- 77 Hedef: Selin603 kelime
- 78 Yaşayan efsaneler879 kelime
- 79 Tarih tekerrürden ibarettir877 kelime
- 80 Hoşçakal masum kadın737 kelime
- 81 Burada başlamış943 kelime
- 82 Dünyamın sonu391 kelime
- 83 Bu ne biçim kavga?670 kelime
- 84 Bu gece ölmek yok431 kelime
- 85 Sadece seni alacağım633 kelime
- 86 Geçittirme hamlesi476 kelime
- 87 Şehit: Mert Aydın operasyonu694 kelime
- 88 Ölümün gözleri896 kelime
- 89 78 yaralı , 27 yıkık ev763 kelime
- 90 Aydınların sınavı912 kelime
- 91 6. Sezon finali-Ölmek için güzel bir gece576 kelime
- 92 Yeni başlayanlar913 kelime
- 93 Bir gün öleceğim seni düşünerek882 kelime
- 94 Son bir rütuş694 kelime
- 95 Beklenmeyen anda gelen en güzel misafir867 kelime
- 96 Ölümden kaçamadı938 kelime
- 97 Gökçe son noktayı koydu1.221 kelime
- 98 Yeni Felix1.363 kelime
- 99 Zorlu sınavlar1.407 kelime
- 100 Artık insan değil1.465 kelime
- 101 İşte gerçek kahraman1.351 kelime
- 102 Yarım kalan hesap1.197 kelime
- 103 Hayatını kaybetti1.104 kelime
- 104 Bu şehir bizimdir1.474 kelime
- 105 Yedeği olan birileri1.703 kelime
- 106 Büyük organizasyon1.052 kelime
- 107 Şimdi kimse sizsiniz1.761 kelime
- 108 Kalpler ve gölgeler1.609 kelime
- 109 23.271.914 kelime
- 110 Sonuncuyu harcama1.351 kelime
- 111 Şafak Sınırı1.160 kelime
- 112 Geri Sayım2.324 kelime
- 113 Aklanma vakti2.168 kelime
- 114 Kod Ver 10 22.290 kelime
- 115 Kaderin düğümü1.720 kelime
- 116 Mahkum 4-6-1-82.110 kelime
- 117 Huzurun ilk gecesi2.087 kelime
- 118 Kırık pusula2.620 kelime
- 119 Arayış ve hesaplaşma1.491 kelime
- 120 Dostlar beni hatırlasın1.922 kelime
- 121 Karanlıkta biriken öfke2.036 kelime
- 122 BENİM ADIM MERT AYDIN1.625 kelime
- 123 8. Sezon finali fragmanı:49 kelime
- 124 Son kez öldür/Sezon finali2.862 kelime
- 125 9. Sezon fragman/Son Piyon360 kelime
- 126 Black slasher3.229 kelime
- 127 Yerle bir4.040 kelime
- 128 Gece'nin iki yüzü3.016 kelime
- 129 Hacker ve Bedel2.606 kelime
- 130 Uyanışın bedeli2.495 kelime · Okuduğun bölüm
- 131 Sana bana karavana4.240 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kanunsuz: *Çatıdan aydın kardeşleri izliyordur*
Black slasher: *Köprüden tıra bakıyordur*
Aden: *Telsizden seslenir* O tırda muhtemelen birçok ekip üyesini götürüyorlar. Ölü ya da diri halde.
Miray: *Black slasher kostümüyledir* Bu kostüm çok dar.
Fatih: Sen bir de bana sor. *Burağın kıyafetiyledir*
Ekin: Çocuklar çok gırgır yapıyorsunuz.
Aden: Lafı ağzımdan aldığın için sağol speedy.
Ekin: *Motorla tırı takip ediyordur, kasasına atlar*
Tır şoförü: *Bilerek kaydırır tırı*
Miray: *Tırın yan aynasını vurur*
Ekin: *Şoför kapısını açar* Sağda indir kaptan.
Tır şoförü: Şimdi seni son durakta indireceğim.
Miray/Fatih: *Tırın üstünde paralı askerlerle dövüşürler*
Ekin: *Kafasını direksiyona vurdurut*
*Tır binaya doğru gider*
Miray: *Aracın uçlarını zincirle tutup çeker*
*Tır yan yatıp sürüklenir*
*3'ü yan yana kapağın önünde dururlar*
Miray: Speedy bir daha asla direksiyona geçme.
Ekin: Bana kırmızı Arrow deyin demiştim.
Hüseyin: O dediğin sağa dönülmez tabelasıydı.
Fatih: Hadi artık. *Tırın kapağını açarlar, boştur*
Aden: Lanet olsun. *Kulaklığı çıkarıp atar*
Kanunsuz: *Çatıdan görüp sinirlenir, aryadır*
Arya söğüt geri dönüyor...
Miray: LAAA. *Tırın yan tarafına yumruk atar, uzaklaşır*
Hüseyin: Eli kanamadı bile.
Fatih: Bir de bana uyuşturucu kullanıyor dersiniz.
Ekin: *Vurduğu noktaya bakıyordur* Bu mümkün değil.
*Tır içeriye doğru yamulmuştur*
Aden: O... Normalde böyle değildi, değil mi?
Ekin: Hayır, hiç böyle değildi.
Bu esnada:
Mert: *Hala demire bağlıdır, kurşun yaraları sarılıdır*
*Birisi üstüne kovayla su fırlatır*
Mert: *Kendine gelir, tükürür* Siz de kimsiniz behh?
Suikastçi: Eşinizin ortaklarıyız efendim.
Selin: Mert onları dinleme.
Mert: Ortak seçiminde hiç iyi değildi zaten.
Suikastçi: Bunu okumak istersin. *Telefonu gösterir*
*Selin ve bilinmeyenin konuşmaları gösteriyordur*
Suikastçi: Size iyi dinlemeler. *Giderler*
Selin: Mert... Ben...
Mert: Kes...
Selin: Şaşırmadın.
Mert: Bilmediğim bir şey değil çünkü. *Zincirleri kırar*
*Arkasından silah sesi duyar*
Eren: Şşt, orada dur bakalım bilader.
Mert: Eren sen nasıl...
Eren: Şşt, bir ok sapladım, bitti zannettin dimi?
Mert: *Silahı elinden alıp kündeye vurur, boğazını sıkar* Kimsiniz lan? Kim tutuyor lan tasmanı?
Eren: *Yedek silahı çenesine dayar* Bırak lan.
Mert: *Kalkar, silah hala çenesine dayalıdır* Mert Acar mı hala he? Sahibin hala o mu? Onun için mi aldınız bizi?
Eren: Cık, başkası.
Mert: Ehhh, yeter lan. Kim lan sahibin? KİM LAN KİM?
Alperen: *Arkasında belirir* Ben çağırdım Felix. Özleştik dedim, artık kavuşalım dedim, hata mı ettim Felix?
Mert: *Ona döner* S-sen öldün sen.
Alperen: Ölümden öte köy varmış be bilader.
Eren: *Kafasına vurup bayıltır*
1 saat sonra:
Eren: *Mert'in üstüne su fırlatır*
Mert: *Kendine gelir, Alperen'i görür* Sen... Sen nasıl yaşıyor olabilirsin lan gerizekalı?
Alperen: Oy, biladerim. *Yakınına gelip Güler* yaşlanmışsın lan. Gerçi hepimiz kadayıf olduk.
Mert: Sen nereden çıktın lan? Nasıl lan nasıl?
Alperen: Ragnarok bitti her şey bitti sandın değil mi? Yok öyle değil işte. Birileri beni bulmuş, uyandırmış 1 ay geçmiş üstünden biliyor musun? Bir ayda bile ölünün yası bitiyor. Dua ettin mi lan arkamdan? Doğru söyle.
Mert: Ehhh ben yine deliriyor muyum? Bu gerçek mi lan?
Alperen: Bakalım gerçek miyim? *Yüzüne yumruk atar*
Mert: Allah bin bir türlü belanı versin.
Alperen: *Yakasını tutar* VERDİ LAN VERDİ. BİR KERE BİLE DEĞİL HER GÜN VERDİ! Son bir senedir suriyedeydim güneydoğuda da çıkmadığım dağ kalmadı.
Mert: BANANE LAN! Bana niye anlatıyorsun lan bunu?
Alperen: Çünkü artık bana çalışacaksın, eskisi gibi.
Mert: *Güler* Sen kafayı yemişsin aq, ben sana günahımı verir miyim lan gerizekalı?
Alperen: *Karnına yumruklar atar* Melek ablayla işimiz var. Yarın bugün öldüreceksin onu, sen yapacaksın lan. Bak bu işin bir ucu Alman mafyasında bir ucu CIA'de.
Mert: Yoksa ne olur?
Alperen: Boş konuştuğumu sanıyorsun değil mi? Eren getir görsünler bakalım ciddi miyiz?
Eren: *İçeri gider*
Mert: Ne yapacaksın? İşkence mı edeceksin?
Alperen: Selin yengem hamileydi, ragnaroktan sonra.
Mert: Ehhh, sus lan.
Alperen: Tam düğün günü tezgahın içine düştünüz. Acar hem selini hem de bebeği hedef almıştı ki ben girdim araya. İhtiyacım olanı aldım çekildim aradan, o gün selini ameliyat eden doktor Serhat benim adamımdı. Bebeği aldı doğruca bana getirdi.
Mert: Senin yalanlarını sikeyim ben, Melek çoktan öldü.
Alperen: Ama ilk göz ağrıları hiç bir zaman ölmez.
*19 yaşlarında bir kız yanlarına gelir*
Alperen: Sen kulaklığını tak Hira.
Hirw: *Onlara bakıp kulaklıklarını takar*
Selin: *Yakınına geldiğinde saçlarını koklar*
Mert: Yalan söylüyorsun, imkansız bu dediğin.
Alperen: *Şüpheyle bakar*
Mert: *Hiraya bakar, gözleri ve saçları aynı merttir* doğru mu söylüyorsun alperen? Benim kızım mı gerçekten?
Alperen: Sana yalan borcum mu var bilader?
Mert: Böyle oyun mu oynanır lan insanlara? Şerefsiz.
Alperen: Melek abla'nın cesedini getir, kızını al.
Mert: Sana demin de söyledim, Melek çoktan öldü.
Alperen: İndirin lan bunları. *Giderler*
Mert: *Selinin yanına gelir*
Selin: Mert ben...
Mert: Dua et de ekipten ölen olmasın.
Selin: Melek abla yaşıyor ondan eminim.
Mert: Denize attıklarını gördüm, Selin.
Selin: Görünüş yanıltıcı olabiliyor.
8 saat önce:
Selin: *Melek ablaya doğrulttuğu silahı indirir* Abla ben yapamam, ya tehlikeli bir yerine gelirse?
Melek: Selin bu işin arkasında kimin olduğunu bulmak ve merti kurtarmak istiyorsak beni vurup onlara vermelisin.
Selin: Eğer bu işe yaramazsa ve sen ölürsen...
Melek: Mert er ya da geç seni affedecektır.
Selin: *Bacağından vurur*
Olaydan 1 saat sonra:
Suikastçiler: *Meleği tabutta denize atarlar*
*Tabut suya battığında kapaktan tekme sesleri gelir*
*Suikastçiler oradan uzaklaşır, tabut yüzeye çıkar*
Melek: *Sürünerek kıyıya çıkar, Deniz suyu kusar*
Gökçe: *Elini uzatır* Gel abla, gidelim hadi.
Bu esnada ekip:
Oğuz: *Patlamadan dolayı kulağı çınlıyordur*
Emir: *Yanına gelir* Oğuz iyi misin?
Oğuz: Sağır oldum eğer onu soruyorsan.
Bedirhan: Herkes iyi mi?
Oğuz: *Zar zor ayağa kalkar*
Betül: *Yerde hareketsiz yatıyordur*
Oğuz: *Koşarak yanına gelir* Betül, betüüül.
Bedirhan: AMBULANS ÇAĞIRIN!
Beril: Hiçbir şansı yok oğuz.
Oğuz: Hayır, hala bir şansımız var, bana minibüsten şok cihazını getirin hemen.
Yusuf: Oğuz, yapma kendine bu eziyeti etme.
Oğuz: O gidemez... O bu halde... Bu şekilde...
Betül: Bırak artık, sırrını biliyorum ama yeter. *Bilinci kapanır, eli boşluğa düşer*
Oğuz: Beto...
Begüm: *Nabzını kontrol eder* ölüm saati 19.23.
Oğuz: *Parmaklarıyla gözlerini kapatır* Huzur bul gittiğin yerde, orası her neresiyse artık.
Acar: *Uzaktan onları izliyordur* Vatan sağolsun deyip geçersiniz, sonra bir bakarsınız vatan diye bir şey kalmamış.
*Hastane kanadına gelirler*
Oğuz: *Kendini sandalyeye bırakır*
İsmail: Başka kayıp var mı?
Emir: Başka derken?
Nil: Sadece siz değil tüm ekibe saldırılmış.
Özge: Burak öldü, Evrim komada tuğkan yanında ama doktorlar ondan da pek ümitli değil.
Ezgi: Siz de kim öldü?
Begüm: Damla, betül ve Onur patlamaya çok yakınlardı. *Hayır anlamında baş sallar*
Melek: *Yanlarına gelip ameliyat maskesini açar*
Beril: Bize iyi bir haber ver be Melek abla.
Melek: Dün gece taranan tırdaki oklar bir yerden tanıdık gelmişti. Haklıymışım bizim oklardanmış. Üzerinde mirayın DNA'sı var.
Mert: Yürü lan yürü. *Bir suikastçiyi getirirler*
Irmak: Mert neredesiniz siz? Ve sana ne oldu?
Mert: İyiyim ben.
*Sedyede Miray ve Fatih getirilir*
Selin: Çocuklar... Ama ne oluyor?
Dilay: Bizi ararken saldırıya uğramışlar.
Uğur: İyi ama Miray nerede?
Mert: *Suikastçinin kafasını tutar* Kızım nerede?
Suikastçi: *Güler* Tırın yanında bulamıyorsan toprağın altına bakacaksın. Bulunca da bir Fatiha okuyacaksın. *Pis pis güler*
Gökçe: Ne diyon lan? NE DİYON?!
Selin: Elimizde 2 suikastçi daha var onlar konuşur.
Mert: Biz konuştururuz sen sadece dur Selin.
Selin: Ben sadece...
Mert: Kaybımız var mı?
Melek: Şuanlık 4 kişi, evrimden olumlu bir şey bekliyorum ama hiçbir şekilde tepki vermiyor.
Mert: *Sinirli şekilde seline bakar*
Nil: Size ne oldu?
Mert: Selinin yaptığı plan boka sardı.
Selin: Orada rehin tutulan benim de kızım farkındasın değil mi? 7 aylıkken karnımda ölen hani hatırlıyor musun?
Mert: Eğer sen sana ulaştıklarında bize söyleseydin, Cansu sinyal takibi yapıp onları bulurdu. Alperen de Hira da bizde olurdu ayrıca 5 tane şehit de vermemiş olurduk.
Selin: Mert sen uykunda...
Mert: NE YAPTIĞIMI BİLİYORUM! *Çekip gider*
Bu esnada tuğkan:
Tuğkan: *Evrimin saçlarını düzeltir* Lütfen gitme.
Evrim: Ben hapishanede yaşlanacak bir tip değilim tuğkan, Kaçmayı bilenlerdenim.
Tuğkan: Biliyorum. *Parmaklarını öper*
Evrim: Yaşanması beklenen hayatlar vardır tuğkan. Bugün bensiz olan hayatının ilk günü.
Tuğkan: Buna hazır değilim.
Evrim: Olacaksın, er ya da geç olacaksın.
*Kalbi durur*
Tuğkan: *Saçlarını öper* Hoşçakal, evo.
Bu esnada:
Selin: *Mert'in yanına gelir* Bunu konuşmalıyız.
Mert: Konuşacak yüzün kaldı mı gerçekten?
Selin: Melek ablanın kurtulacağından eminim.
Mert: Ya bize sıkılan mermiler? Ondan da emin miydin? İkimizden birisi ölseydi ne olacaktı?
Mert: Evrim de öldü, senin planın yüzünden. Damla grubunu kurtarmak isterken öldü
Selin: Onlar sadece senin adamın değil Mert. Canı yanan tek kişi sen değilsin.
Mert: Kendi başına plan yapan da ben değilim.
Selin: Sen defalarca kez desteksiz operasyonlara gittin. Planlarını herkesten sakladın.
Mert: Aynı şey değil, benim sakladığım hiçbir plan bize 5 kişinin ölümüne sebep olmadı Selin.
Selin: Bu pişmanlık mezara kadar benimle olacak.
Mert: UMRUMDA DEĞİL! Ölen kişiler dönmüyor. Dua et de Miray hala yaşıyor olsun.
3 saat sonra:
*Sorgu odasının önünde*
Onur: *Suikastçiyi sorguya çeker* Nerede lan kız?
Mert: *Sorgu odasından çıkar*
Suikastçi: Acar öldü o esmer kızı.
Mert: *Duyup duraksar* Ne?
Suikastçi: Ben yapmadım, o kendisi halletti.
Mert: *Etrafına bakar* Kızım nerede? M-mezarı nerede? *Kalbini tutar, devrilecek olur*
Emir: Tutun, Mert'i tutun. *Tutup oturturlar*
6 saat önce:
*Aydınlar Tırın oradayken, birileri ateş açar*
Fatih: *Omzundan vurulur*
Ekin: *Karnından vurulur*
Miray: *Arabaya bindirilir*
Acar: *Yol boyunca döver*
Miray: *Eski tersanenin önüne atılır*
2 saat önce:
Miray: *Tutulduğu yerden kurtulmuştur*
Suikastçi: *Üstüne atlar*
X: * Suikastçiyi indirir, maskesi açılır, aryadır*
Miray: *Yüzünü gôrür* Hala?
Arya: *Maskesini örtüp mirayı duvara fırlatır, boğazına kılıç dayar* Seni öldürmemem için bana bir sebep söyle, tek bir sebep.
Miray: *Kapüşonunu açar* Babam çok üzülür.
Arya: *Ondan uzaklaşırken* Miray?
Şuan:
Mert: *Tersanenin oraya gelir* MİRAY! NEREDESİN? *Yerde sürünme izleri vardır*
*Tersanenin kapısını kırar*
Miray: *Sandalyeye bağlı duruyordur*
Mert: Miray *Dürter* MİRAY! *Kalbini dinler* Çok şükür kalbi hala buradayım diyor.
Bu esnada hastane kanadı:
Nil: *Selinin sırtına merhem sürer* Bu acıtacak.
Selin: Acıyla uzun zaman önce anlaşma yaptık.
Nil: Selin sen buna nasıl dayandın?
Selin: Dayanamadığım için o planı yaptım ya.
Nil:Hafife alınacak durumda değilsin Selin. Benim saydığım MR'da daha fazlası çıkacak olan nereden baksan 20 kırık kemiğin var.
Selin: Şu merti düzeltecek serumu alsaydık bari.
Nil: Öyle bir serum olduğunu sanmıyorum Selin.
Selin: Yine de denemek zorundayız.
Nil: Çıkmana izin veremem, Mert'in kesin emri.
Selin: Ne bu şimdi? Ev hapsi falan mı veriyor?
Nil: Daha çok işin dışında tutuyor gibi geliyor.
Selin: Ben ailem için doğru olanı yaptım Nil.
Nil: Ve 5 şehit verdik, Mert artık sakin kalmaz.
Selin: Normal zamanda çok sakin bir insan zaten.
Nil: Orası öyle tabii ama hiçbir şey onu seni sevmekten alıkoyamaz ne yapmış olursan ol.
Selin: Mert Bir kenara ama Ekiptekilerin bakışı...
Nil: Yaptığın şeyi anlamaları için zaman ver.
Selin: Sen nasıl dayanıyorsun peki? Mert Seni sahaya verdi, yerine de Cansuyu aldı.
Nil: Ben yıllardır bu işteyim Selin. Ve inan bana sahaya inmek bana iyi gelecek bundan eminim.
Selin: Umarım dediğin gibi olur.
Bu esnada Mert:
Miray: Baba... Bu tuzak.
Acar: *Göğsüne şok makinesiyle şok verir* Öylece gelip kızını alabileceğini mi sandın? Seninle işim bittikten sonra hem onunla hem de ailenle ilgileneceğim merak etme. *Voltajı arttırır*
Miray: Ona Zarar vermene izin vermem. *Sinirlenip ayağa kalkar* LAA! *Leonie'ı açılır*
*Leonie kapandığı anda yere serilir*
Acar: Galiba bir yerini incittim.
Mert: *Şok makinesine rağmen ayağa kalkar* AAAA! *Leonie'ı açıp yüzüne yumruk Atar, göğsünden 3 kez vurur*
Acar: *Yere serilir*
Cansu: *Telsizden seslenir* Mert, miray...
Mert: *Onu kollarına alır*
Cansu: Buz gibi titriyor, hemen nile götürelim.
Mirayın içeride leonie'ı ateşlemesi yangına yol açmıştı. Bir an önce çıkmazsak muhtemelen küle dönüşecektik. Koşar adım tersaneden çıktığımda yangın içerideki patlayıcı bir şeye isabet etmiş olacak ki:
*Tersane havaya uçar*
Mert: *Diz çöküp mirayın üstüne eğilir*
Miray: *Rengi iyice beyaza dönmüştür*
Mert: *Elini yanaklarına koyar* Miray kendine gel.
Cansu: Rengi iyice Kara döndü çabuk ol.
Miray: Baba....
Mert: Buradayım kızım bir şey yok.
Miray: Çok... Üşüyorum.
Cansu: Hareketlen artık Mert.
Mert: Ona ne oluyor?
Cansu: Bilmiyorum ama çabuk olmak zorundasın.
*Karargaha gelip asansöre biner, düğmeye basar*
*Uzaktan tır sesleri gelir*
Cansu: Birisi tırlarla bir şey nakliye ediyor.
Mert: Duydum. *Sağa sola yürür, kata gelirler* Her ne oluyorsa şiddetleniyor, titremeye başladı.
Cansu: Mesele ciddi çabuk ol.
Mert: *Hasta odasının kapısını tekmeler* NİL!
Nil: Selin çoktan gitti, git buradan.
Mert: DURUM ACİL! Miray hastalandı.
Nil: *Kapıyı açıp onları görür, ateşine bakar*
Mert: O çok hasta.
Nil: İçeri gir çabuk , benim yatağın üstüne yatır. Bu sıradan bir hastalık değil. Senin Leonie ruhun onun insan ruhuyla çarpışıyor.
Mert: Bu ne demek?
Nil: Onda da Leonie var demek. Zamanında sana da olmuştu, Cansuyla çözüm bulmuştuk. Buradaki CIA'de belli hormonları bastıran özel bir engelleyiciyi üretmeye çalışıyorlar senin için istedik reddettiler.
Mert: Özel istihbarat servisinde?
Nil: Orayı biliyor musun?
Mert: Buradakini değil.
Nil: Küresel çaptaki en güçlü servislerdendir. Korumaları en iyilerden oluşur. Ajanlarına gelince ateşli silahların onlar üzerinde işe yaramaz. Farklı bir silah bulman gerekecek.
Mert: Bir şey düşüneceğim, sen mirayı giydir. *Çıkar, bileğindeki Şimşek sembölüne bakar*
15 dakika sonra:
Mert: *Odaya geri girer* Oraya nasıl gireceğim?
Nil: Bileğini getir. *Deri altına çip yerleştirir* Bu CIA'e girişini sağlayacak. 42. Kata git, server odasına gir ama sakın ilüzyon koridoruna girme. Geri dönüşün olmaz.
Mert: *Tekrar bileğine bakar* Eve dönmem gerek. Geçmişimden bir parçayı geri alacağım.
Nil: Ben onunla ilgilenirim, sen git geçmişini getir.
*8 saat sonra*
Mert: *İskoçadaki evlerine gelmiştir, kasayı açar* *Mjlonjir önünde duruyordur, bileğine bakar* *Zinciri eline geçirmeye başlar*
( Halisünasyon )Murat: Geçmişin senin peşini hiç bırakmıyor evlat. Hepsinden kaçabilirsin: Bir öğretmen, lider, kanunsuz, baba... Ama asla değiştiremeyeceğin bir parçan var. Her zaman canavar olacaksın.
Mert: Biliyorum ama senin canavarın değilim.
*Düşman ajanlar etrafına toplanır*
Yazardan: Şükürler olsun, ÖZLEŞTİK BEYLER!
Mert: AAAAAA! *Mjlonjiri zemine vurur*
*Onlarca şimşek üzerlerine düşer*
Yazardan: Oyyyyy, ulti açtık az önce.
*CIA binasına girer*
*Hepsini indire indire 42. Kata girer*
*Server odasına girip flaşı takar*
Cansu: Bu biraz sürecek, bekle.
Mert: Eehhhhh. *Yorgun sesler çıkarır*
Cansu: Ne? Sorun ne?
Mert: Yoruldum. *İlüzyon koridoruna bakar*
*Hiranın silüeti belirir*: Meeert.
Mert: Hira...
Cansu: Hira mı?
Mert: İlk kızım.
Cansu: Bu çok şeyi açıklıyor.
Mert: *Kulaklığı takar* O yer neresi?
Cansu: Sakın o koridora gitme duydun mu beni?
Mert: *Nilin yanına döner* Şu engelleyiciyi yap.
Nil: Tam zamanında.
Mert: *Elini Mirayın alnına koyar* Hala hasta.
Nil: Uzun sürmeyecek. *Engelleyiciyi getirir* Ensesini kaldır, bu işe yarayacak.
Mert: *Ensesini kaldırır*
Nil: *Engelleyiciyi ensesine yerleştirir*
Miray: *Acıyla inler* Eıııı.
Mert: *Sarılır* Tamam babacım, bir şey yok.
Miray: *Acıyla tepinir, Mert'in boğazından tutar*
Nil: TUT ONU!
Mert: *Zar zor sabit tutar* Miray dur sakin ol.
Miray: AAAA! *Acıdan masayı devirir*
Nil: *Koluna sakinleştiriciyi vurur*
Miray: *Sakinleşip durur*
Mert: Neydi o?
Nil: Leonie, içeriden direndi.
Mert: İyi mi emin olmadan onu bırakmayız.
Nil: Cenazemiz var Mert, ülkeye onlarla döneceğiz. Miray konusunu sonra düşünürsün.
Ertesi gün:
Morgda:
Mert: *Cenazelerin önünde duruyordur* Size sahip çıkamadım bağışlayın. *Yumruğunu sıkar*
*Mezar tahtalarını alıp sırayla yazar*
Damla koçak
Burak yılmaz
Onur Demir
Selin: *Yanına gelir* Cenazeleri almaları gerek.
Mert: Alsınlar, sen de bunu al. *Yüzüğünü verir*
Selin: Mert bu... Evlilik yüzüğün.
Mert: Üzgünüm Selin, bu olanlardan sonra seninle olamam, arkadaşlarıma bu haksızlığı yapamam. *Elini uzatır* Ekipten kovuldun, Silah ve rozet.
Selin: Ne kadarlığına?
Mert: Sürekli olarak.
Selin: Ekipteki herkes sırt dönecek zaten Mert. Sen de dönmesen olmaz mıydı?
Mert: Ekibe olan hatanı düzeltmen için sana Bir imkan vereceğim, ama artık sen ve ben yokuz.
*Cenaze vakti*
Begüm: Damlaya sormuştum "burada ölsem beni buraya mı gömecekler" diye. "Burada ölmeyeceksin" demişti, kendisi için dememiş.
Tuğkan: Hayatım boyunca bir çok savaşçıyla beraber savaştım. Ama bana göre en değerlisi sendin. *Evrimin tabutunu öper*
Bu esnada acarın götürüldüğü ambulans:
Paramedik: Sonunda öldüğü için seviniyorum.
Suikastçi: Öldüğünü kim söyledi? *Vurup bayıltır* *Üstüne eğilip göğsüne şok verir* Patron?
Acar: *Kendine gelir*
Bölüm etkileşimi
