151. bölüm · Kuzey bekçileri

Hacker ve Bedel

Oguz Dönmez

Bölümler
1 O bahsi kaybedersin 2 Sadece bir yemek 3 İşler sarpa saracak 4 Düşman görüldü 5 Liderlikten ne anlarsın? 6 Gemiyi terk etmeyeceğim 7 Partner savaşları 8 Reset düğmesi 9 Anlaşma masası 10 Ekip şehre indi 11 Korkunç gece 12 Fuar katliamı 13 Yolunda olmayan birşeyler 14 Fırıldak olmamayı çoktan öğrettiler 15 Tekirdağ gelini 16 Çağrı 17 Deste senin elinde 18 Doğudaki tanıdık 19 Şehidimiz var 20 Taverna'nın planı 21 Yargıç ve avukat 22 Şah-mat 23 Gizemli avcı 24 Kıyametin habercisi 25 Avcı Ve Mert 26 Olmayacağım günler gelecek 27 Şampiyonlar Turnuvası 28 Şeytanın ta kendisi 29 Maskenin arkasındaki 30 Sizin yerinize ben ölürdüm 31 Game Over 32 Plandaki kusur 33 Artık kaçamayız 34 Merkez bankasına hoşgeldin 35 Bizim olanı almaya geldik 36 Sakın durma 37 Şimdi ne olacak? 38 SENİN SUÇUN 39 Savaşarak öleceğim 40 Yenmesi imkansız olan 41 Direniş zincirinin iki halkası 42 Dayan gökçe geliyorum 43 Saat işliyor 44 Sakın ölme... 45 Sıfırdan lidere 46 Bir şey arıyorlar gibi 47 Nasıl hayatta kaldın? 48 Gökçe'yi durduramadı 49 Düşman hattı 50 Bırakmadım seni 51 Kıskırtma 52 İhanet 53 Lian yu'dan sağ çıkamazsınız 54 Tek şansımız var 55 Son köstebek 56 Ofis kışkırtması 57 Bilyelerin büyüsü 58 NİDHOGG!? 59 Arka kapıdan defolup gideceğiz işte 60 Hırsızlığı bir kez yapan 61 Pes ediyor 62 Yolun sonu 63 Felix Ragnarok'u başlatır 64 Ekipler savaşı part-1 65 Ragnarok'un sonu 66 Felix baba 67 Mert'in imtahanı 68 Irmak gidiyor, Burcu geliyor 69 Cehenneme kısa yoldan bilet 70 Geri dönmek üzere 71 Kuzey bekçileri 72 Yenilmemeliyim ve para sızıntısı 73 Henüz bitmedi 74 Selin öldü mü?-Fragman 75 5. Sezon finali-İntikam yemini 76 Kazanabileceğimiz bir savaş 77 Hedef: Selin 78 Yaşayan efsaneler 79 Tarih tekerrürden ibarettir 80 Hoşçakal masum kadın 81 Burada başlamış 82 Dünyamın sonu 83 Bu ne biçim kavga? 84 Bu gece ölmek yok 85 Sadece seni alacağım 86 Geçittirme hamlesi 87 Şehit: Mert Aydın operasyonu 88 Ölümün gözleri 89 78 yaralı , 27 yıkık ev 90 Aydınların sınavı 91 6. Sezon finali-Ölmek için güzel bir gece 92 Yeni başlayanlar 93 Bir gün öleceğim seni düşünerek 94 Son bir rütuş 95 Beklenmeyen anda gelen en güzel misafir 96 Ölümden kaçamadı 97 Gökçe son noktayı koydu 98 Yeni Felix 99 Zorlu sınavlar 100 Artık insan değil 101 İşte gerçek kahraman 102 Yarım kalan hesap 103 Hayatını kaybetti 104 Bu şehir bizimdir 105 Yedeği olan birileri 106 Büyük organizasyon 107 Şimdi kimse sizsiniz 108 Kalpler ve gölgeler 109 23.27 110 Sonuncuyu harcama 111 Şafak Sınırı 112 Geri Sayım 113 Aklanma vakti 114 Kod Ver 10 2 115 Kaderin düğümü 116 Mahkum 4-6-1-8 117 Huzurun ilk gecesi 118 Kırık pusula 119 Arayış ve hesaplaşma 120 Dostlar beni hatırlasın 121 Karanlıkta biriken öfke 122 BENİM ADIM MERT AYDIN 123 8. Sezon finali fragmanı: 124 Son kez öldür/Sezon finali 125 9. Sezon fragman/Son Piyon 126 Black slasher 127 Yerle bir 128 Gece'nin iki yüzü 129 Hacker ve Bedel

*Tüm ekip karargaha toplanmıştır*
Haber spikeri: C.Y olarak bilinen uzman hacker blackstar Büroyu hekleyerek büyük bir suç örgütü yapılanmasını da durdurmuş bulunuyor.
Burak: Koca büroyu heklemek büyük cesaret.
Nil: Normal bir korsanın yapabileceği bir şey değil.
Mert: NSAA'den Cansu yıldız, öyle mi?

Enes: Öyle abi.
Mert: Neslihan hocam size zahmet bu arkadaşı bana bulabilir misiniz?
Candelia: Bulurum da... Niye?
Mert: Kendisini ekibime istiyorum da ondan.
Onur: Haydaaaa.
Gökçe: Akıllı adam yok ekipte, bir de Cansu yani.
Candelia: Yapma, Allah'ını seversen bak öyle böyle değil, düz deli bu yapma.
Mert: Bana da öylesi lazım zaten, bul onu bul.
Candelia: Ciddi misin sen?
Gökçe: Baba deli, deliii.
Mert: *Güler*
Nil: Bir şey soracağım, benim ne eksiğimi gördünüz de ekibe yeni bir hacker alıyoruz?
Mert: Saymaya başlarsam tüm gün sürer.

Bu esnada Aydın evi:
Fatih: *Gitarını dolabının üstüne koyar*
Ekin: Seneye bir daha denersin Fatih.
Miray: Ayrıca seni seçmedilerse bu onların kaybı.
Selin: Çocuklar ne oluyor? *Yanlarına gelirler*
Ekin: Okul grubuna seçilmedi, yediremiyor.
Mert: Oğlum, Fatih... Bak haftaya ek seçmeler var. Onlarda olmazsa seneye yine denersin oğlum.
Fatih: Yok be baba, ben seni yine masrafa sokmayayım. Ablamlar falan derken çok masrafımız var, askere gidene kadar araba yıkamacılığına devam edeceğim. *Kapıyı kapatır*

Mert: Oskoro kodor orobo yokomocoloğono dovom odocoğom. Ne askerliği ne oluyor bu ya?
Selin: Büyüyorlar Mert, büyüyorlar.
Mert: Miray sen benle gel bakayım.
*Çalışma odasına girerler*
Miray: Ne oldu baba?
Mert: Kızım, sen bela mısın la benim başıma? Hani biz tayvandayken sen sınavda olacaktın. Görev bildirgeni yollamışsın, *Kulağını çeker* senin boş yalanın yüzünden gökçe ablanın canını okumuş candelia. Bunun üzerine gökçe ablan ne yaptı güzel kızım? Yetkilin olarak beni aradı. He ben o sırada ne yapıyordum? Karargahta it gibi çalışıyordum. Ama gittim Melek abladan izin aldım. Sayende daha amirliğimin ilk gününde incelemem istendi. Gittim 2 saatte acenteden bir öğrenci için Amerika vizesi ayarladım. Bir araba laf işittim, sonra koştur koştur karargaha döndüm bir öğrendim ki geç kalmışım sonra da Melek abladan fırça yedim. *Kulağını bırakır* Yurt içi görevlerde varsın dedim yurt dışında iznin yok.

Miray: *Odasına gider*
Mert/Selin: *Odalarına girerler*
Mert: *Valizi açar, eşya bakmaya başlar*
Selin: Mert çocuk alt tarafı heves etmiş, azarlamak zorunda mıydın?
Mert: Dolaptan benim gant sweatimi versene.
Selin: *Verir* Bak o daha çocuk biraz da olsa s...
Mert: Selin, Valizi hazırlamama yardım mı edeceksin? Miraydan mı konuşacaksın?
Selin: Miraya karşı çok terssin, resmen ezdin onu.
Mert: Alışmaya başlasa iyi olur.
Selin: Gökçe'nin doğum günü partisinde olanlardan sonra dikkat edersin sanmıştım.
Mert: Dikkat eden halim bu.
Selin: Öyle mi? *Boynundaki şalı kaşır*
Mert: Şunu kaşımayı keser misin lütfen.

3 gün önce:
*Selinin kafasını duvara sürtmüştür*
Ertesi gün:
*Görev kayıt bölümünde*
Nil: Millet Tayvan görevi için yer ister sen kaydını sildirmek için iki büklümsün anlamıyorum ki.
Miray: Mecburen Nil abla, babamı biliyorsun işte.
Nil: İçim şişti.
Mert: *Odaya girer, kapüşonladır*
Nil: Acil bir şey yoksa dışarıda bekle.
Mert: *Kapüşonunu açar*
Nil: Mert... *Ayağa kalkar*
Miray: Baba ben görev kaydımı sildirmeye...
Mert: Biliyorum, kalsın o. Gel... Gel benle.

3 saat sonra:
*Havaalanında*
Mert: Her şeyi aldınız dimi?
Fatih: Baba aktarmalı mı uçacağız?
Selin: Özel jetle gidiyoruz, ne aktarması oğlum?
Irmak: Herkes jete yerleşti hazırsanız gidelim.

Miray: Yol 10 saat off. *Esmer* Hiç çekilmez.
Mert: Sizi getirmek istemediysek var bir sebebi.
Ekin: Hepimiz first plusta mı uçacağız şimdi?
Selin: Annecim bir tane First plus var o da babanla benim. Size ikili koltuklar ayarladık.
Fatih: Onlar kız kıza otursa ben yalnız otursam?
Irmak: *Elini omzuna koyar* Kabin bagajında gitmek ister misin fatihcim?

Mert: Hadi yürüyün ne tatava yaptınız ya?
Selin: *Telefona bakar, birisi arıyordur* Buna bakmam gerekiyor. Siz binin hemen gelirim. *Uzaklaşıp telefonu açar* Efendim?
Bilinmeyen: Fikrin değişmemiştir umarım.
Selin: İstediğinizi yapacağım, fırsat arıyorum.
Bilinmeyen: Umarım öyle olur. *Telefonu kapatır*
Miray: Kim ne istedi ve sen ne yapacaksın anne? *Arkasında dikiliyordur*
Selin: *Korkar* MİRAY! Şöyle sessizce gelme.
Miray: Özür dilerim ama son bir haftadır çok garip davranıyorsun. Geceleri kaybolmalar, gizli telefon görüşmeleri, Melek teyzeyi takip etmeler falan. He bir de şu boynundaki şey, yeni tarzın bu herhalde.
Selin: Birincisi geceleri koşuya çıkıyorum, ikincisi ekiple ilgili telefon görüşmeleri yapıyorum, üçüncüsü Melek ablayı takip etmiyorum, Ve son olarak Bu bir şal, ve boynum üşümesin diye var.
Miray: Yaz ortasındayız anne.
Selin: Iıııı, regli oldum.
Miray: Reglin geçen haftaydı anne.

Selin: Miray eşyalarımı mı karıştırıyorsun?
Miray: Bir şeyler sakladığını farkettiğimden beri.
Selin: Ekip içi olan her şeyi size anlatmıyoruz.
Miray: Sırtındaki şişlik de buna dahil mi?
Selin: Sen... Nasıl?
Miray: Duşa girerken sırtını gördüm.
Selin: Baban... Uykusunda kontrol edemiyor.
Miray: Telefonda görüştüğün kimdi anne?
Selin: *Mesajlaşmayı gösterir*
Miray: Lanet olsun... *Yere çömer*
Selin: Miray bak... *Dokunacakken*
Miray: Yapma. *Çekilir, uçağa biner*

*9.30 saat sonra*
*Hala havadadırlar*
Miray: *Seline mesaj atar* Yapacak mıydın?
Selin: Mecbur kalırsam, evet.
Miray: Yapacak olursan, babam seni affetmez.
Selin: Miray, babanı senden daha uzun süre gördüğümden eminim, emin ol o baban değil.
Mert: *Elini tutar* Sen iyi misin Selin?

Selin: İyiyim iyiyim, sadece uyuyamadım.
Mert: Tayvan üstündeyiz, birazdan ineceğiz.
Selin: Şu yaşımda Avustralya dahil çok yer gördüm senin sayende. İyi ki benim eşimsin Mert.
Mert: Keşke farklı şartlarda gezmiş olsaydık.
Selin: Ben seçimlerimizden memnunum hayatım.
Mert: *Elini öper*
Selin: Bir daha ki tatil İtalya olsa keşke.
Mert: Ayarlamaya çalışırım.
Selin: *Bilinmeyene mesaj atar* Yarın gece.

*Tayvandaki üsse gelirler*
Miray: Evet, nereye gidiyoruz?
Mert: Siz şimdilik hiçbir yere.
Fatih: Bütün tatil burada mıyız???
Selin: Violetle vakit geçirirsiniz fena mı?
Ekin: Violet kim ya?
Mert: *Violeti bilgisayara takmıştır*
Violet: Violet kim mi dedi biri? Ben dünyanın en iyi, en hızlı, en pratik, en gelişmiş, en karizmatik...
Ekin: En boş konuşan.
Violet: Seni sevmedim. 360 derece elektronik cihaz kontolü. *Telefonlara bildirim gelir* Dünyada oluşabilecek tüm seslerin imitasyonu.
Fatih: Yok artık.
Violet: *Aynı sesle söyler* Yok artık. Üstün aritmetik zeka.
Ekin: 123 çarpı 456.
Violet: 56.088, etkilendin mi çizmeli kedim?

Miray: Bu yapay zekayı nil abla yaptıysa...
Fatih: Neden yerine bir hacker daha alıyoruz?
Mert: Yerine almıyoruz, destek alıyoruz. Hackerla konuşmaya önce ben ve Nil gideceğiz. Belki ikna yeteneğimiz varsa diye.
Miray: Biz ne yapacağız?
Mert: Size dünya'nın en önemli işini vereceğiz. O görev yapılmazsa var ya, hepimiz ölürüz.
Ekin: Ne yapacağız baba?
Mert: *Çaydanlık verir* Ekiptekilere çay dağıtın.

Bu esnada Ebo ekibi:
Onur: Tatil gibisi var mı beee?

Selin: *Gülmemek için zor durur*
Fatih: Ben de ciddi bir şey sandım ya.
Mert: Tabii ciddi bir şey, Miray gel buraya.
Miray: *Yanına gelir*
Mert: Şimdi diyeceklerimi kesinlikle dinlemeyeceksin, hayatın boyunca hiç silah tutmayacaksın, ben buradan çıkınca göğsündeki cepten anahtar almayacaksın, soldaki kasaya 31108 şifresini girmeyeceksin, karargaha tanımadığın biri geldiğinde kafasını yangın tüpüyle kesinlikle ezmeyeceksin. Ve şimdi yapacağım şey için kesinlikle özür dilemeyeceğim. *Tek hamlede bileğini kelepçeler*
*Nil ile giderler*
Özge: Neydi bu şimdi?
Miray: *Gülümser* Aramızda bir şey.

Mertten:
Nil: Sırf hackerla tanışayım diye getirmedin, dimi?
Mert: Sen kaç yıldır bizim ekipte ajansın Nil?
Nil: Haziran 23 yıl olacak.
Mert: Bayaa bir hukukumuz var yani.
Nil: Ekibe katılalı 23, senle tanışalı 32 olacak Mert. Gökçe ve Selin alınmasın ama seni herkesten iyi tanıyorum, bir şeyi içine attığındaki halini bilirim.
Mert: Selin benden sakladığını sanıyor ama zaman zaman anılarım canlanıyor. Uykuda olduğum esnada saldırganlaşıyorum.
Nil: Bu... Ne olduğunu bilmiyorum.
Mert: Gerçek bir dövüşte nasıl olduğunu görmek istiyorum. Hacker ile beraber bir şey ayarlarız.

*Gemi tersanesine gelirler*
Nil: Nasıl bir hacker tershanede saklanır ki?
Mert: Ekipten önce sen sanayide saklanıyordun.
Nil: Hatırlatmasan olmaz dimi?
Maskeli: Hareket etmeyin. *Silah doğrultmuştur*
Mert: Bilgin olsun her "hareket etmeyin" diyeni dinlemiş olsaydık şimdiye çoktan...
Nil: MERT! *Mayına basmıştır*
Maskeli: Bekleyin. *Silahı indirir* Mert Aydın mı?
Mert: Ta kendisi, kanlı canlı şekilde.
Cansu: *Maskeyi açıp mayını kapatır* Bunun için kusura bakmayın, buralarda güvenlik herşeydir. Pekala, tayvana hangi rüzgar attı sizi? Ve bunu?
Nil: Bu?

Mert: Cansu hanım bu Nil Melis Altuntaş, ekibin teknik bölümünden sorumlu.
Cansu: Nükleer füzeleri hackleyen kadın.
Nil: CIA'i hackleyen gizli siber casus.
Cansu: Burada Adalet kendiliğinden gelmez. Ve ne yazık ki burada sizin gibi sağlam insanlar yok.

Mert: Buraya sırf sohbet için gelmedik Cansu.
Cansu: Onu anladım zaten, ne istiyorsunuz?
Nil: Bize katılmanı.
Cansu: Kardeş ben artık ajan değilim, bu 1.
Mert: Hooop, onu geç.
Cansu: Nasıl geçeyim? Nereye geçeyim?
Mert: Onu hallederiz bir şekilde.
Cansu: 2.'si ben tek çalışırım, tek takılırım. Kişisel algılamayın kalabalıktan hoşlanmam.
Mert: *Güler*Siz genel olarak hackerlar böyle misiniz? Nil de ilk zamanlar böyleydi.

Nil: Mert.... *Tavana bakar* Şu halatla...
Cansu: O antrenman halatımdı, geçen gün oraya takıldı bir daha da kullanamadım.
Nil: Senin için halledebiliriz, değil mi Mert?
Mert: 2 dakikada.
Nil: Dur ya, Cansu tek takılırmış o kendi halletsin.
Cansu: Ne alaka ya? Ben öyle bir şey demedim.
Mert: Deme o zaman kardeşim bir şey, benim derdim ne sensin, Ne de CIA.
Cansu: Murat Aydın kaybolduğundan beri türkiyede olan bütün bağlantılarımı kapattım.
Mert: Babamı tanıyor muydun?
Cansu: Yanımda çalışırdı, ama gizli kısma geçti.

Nil: Bekle, baban ajan mıydı?
Cansu: En iyilerdendi, lakabıyla William schanne.
Nil: Şu, arya'nın mektubunda imzasını koyduğu.
Mert: Eski ama en yetenekli MI6 ajanı babammış.
Nil: Onu hiç tanımadın Mert.
Mert: Hatırlatma için sağol Nil.
Cansu: Dediğim gibi orası artık casusların bile erişimine kapalı olan bir yer. William'ın o ülke için inşa ettiği kaç casus uydusu hala çalışıyor? 1-2?
Mert: ÜÇ!
Cansu: Eskiden bunların sayısı 43'tü ve Hiçbiri acarı bulmak için yeterli olmadı.
Mert: Gidelim Nil. *Tam gidecekken*

Cansu: Bekle, Nil sen önden çık.
Nil: Peki, hemen kapıdayım. *Çıkar*
Mert: *Ona doğru döner*
Cansu: Bak ağabeyimin... Senin babanın yürüttüğü proje çok büyüktü, insanlığı değiştirecekti. Ama CIA onun projesini farklı amaçlar için alıp değiştirdi.
Mert: Ağabeyim dedin.
Cansu: Yıldız benim annemin soyadı, esas soyadım: Aydın. Görünen o ki senin halanım.
Mert: Şu proje dediğin şey Z8HIN serumu mu?
Cansu: Baban onları doping ilaç için kullanıyordu. Üstün zeka, üstün hız, üstün gözlem gibi yetenekleri geliştirmek için kullanacaktı.
Mert: Bekle, Z8HIN babamın fikri miydi?
Cansu: CIA süper askerler yapmak için kullandı. Babanın üstünde de kullanıldı sende de o güçlerden olduğunu seziyorum.
Mert: *Leonie gözlerini açar* Nasıl çözebilirim?
Cansu: Leonie hormonların belli zamanlarda baskın hale geliyor, bir engelleyici yapabilirim.
Mert: Cansu, uykumda karıma saldırıyorum ve seslere aşırı duyarlıyım bana yardımcı ol.

Cansu: İşe yarayacağına söz vermiyorum.
Mert: Bizimle gel, casus uydularını tekrar çalıştır.
Cansu: Şu Nilin daha eğitimi ne kadar var?
Mert: Hep masa başı çalıştı, değişsin istiyorum.
Cansu: *Bilgisayara bakar* 52. Caddede çete faaliyeti var, hadi gidelim. *Çantasını alır*
Mert: Ekipmanın burada mı kalacak?
Cansu: 12 dakika içinde kendisini imha edecek.
*Dışarı çıkarlar*
Nil: Evet, ne yapıyoruz?
Mert: Bizimle geliyor, hadi işimiz var.
*Çatıya gelirler*
Cansu: *Nile silah uzatır* Al şunu.
Mert: Hazır olduğundan emin misin?
Nil: Sanırım evet.
Mert: Bana ayak uydurun yeter.

15 dakika sonra:
*Sonuncuyu 3'ü birden vurur*
Cansu: İyi işti.
Mert: Sağol.
Cansu: Yok, sana demiyordum.
Nil: Sağol Cansu.
Bu esnada Karargah:
*Çocuklar yatak örtülerini seriyordur*
Fatih: Okul... Pazartesi okula gidebilir miyim sizce? Coğrafya ödevini yapmadım da.
Ekin: Violet sana yardımcı olur belki.
Violet: İşiniz gücünüz çene, bık bık bık bir susun.
*Ortaya feneri koyarlar*
Violet: Evet, anlatın bakalım.
Miray: *Fatih'e gitarını verir* Çal bakalım.
Fatih: Abla şuan hiç o kafada değilim.
Miray: Çal dedim.

Mert: Naber canlar? *Karargaha girerler*
Miray: Hoşgeldiniz baba.
Fatih: Ben büyük bir kabustan kurtardınız.
Ekin: Ona gitar çalmasını istemiştik de...
Fatih: Oww. *Cansu karargaha girmiştır*
Mert: Eee çocuklar bu Cansu ablanız. Cansu bunlar çocuklarım: Miray, Ekin ve Fatih.
Ekin: Merhaba.
Miray: Memnun olduk.
Fatih: Aynısından. *Aşık olmuştur*
Mert: Hadi sizi yemeğe götüreyim, ekipçek.
Ekin: Hazırlanalım. *Giderler*
Nil: Ben Cansuya yerini göstereyim.
Gökçe/Mert: *Dışarı çıkarlar*
Mert: Dizin nasıl oldu?
Gökçe: Eskisinden daha iyi babam.

6 saat sonra:
Melekten:
*Karargahın etrafında nöbet tutuyordur
Selin: *Ağacın oradan onu İzler, silah doğrultur* Üzgünüm Melek abla. *Tek el silah sesi*
15 dakika sonra:
Selin karargaha gelmişti ki Melek abla nöbette olduğu için yemeğe gelmiyordu. Yolda giderken:
Fatih: Şu hack işlerinde nasıl gizleniyorsun?
Cansu: Guaj denen bir şifreleme kullanıyorum.
Fatih: Harbi mi? Ben de onu kullanıyorum.
Cansu: Guaj diye bir şifreleme yok, uydurdum. *Önden gider*
Mert: *Fatih'in kolunu dürter* Kadınlar hiç anlamıyorsun, biliyorsun değil mi? Cansu sağlam bir kız, her erkeğe düşeceğini sanmıyorum.
Fatih: Tavsiyen nedir koca adam?
Mert: Sana kadınlarla ilgili az bilinen 3 şeyi söyleyeceğim 1- Sakın hislerine güvenme. Aklınla hareket et kadınlar düşünen erkekleri sever. 2- Kızı biraz şaşırtman lazım, eğlenmesini sağla. 3- ve en önemlisi, hayat kurtarmak her zaman çalışır.

*Masaya otururlar*
Fatih: *Cansu'nun sandalyesini çeker*
Cansu: Teşekkür ederim.
Selin: *Fısıldar* Cansuya aşık mı oldu bu?
Mert: Yanıyor aşkından, yanıyor yanıyor.
*Yemekten sonra*
*Karargaha doğru giderlerken*
Fatih: Birkaç gün daha burada kalıp şu casus uydularının birine daha sızabiliriz aslında.
Mert: Hooop hop, genç Romeo orada dur bakalım kimse birkaç gün daha kalmıyor. Buraya Cansuyu almaya geldik aha da karşında duruyor bitmiştir.
Fatih: Ama...
Selin: Ehem Ehem, Mert biraz yanıma gelir misin? *Kenara çeker* Napıyorsun? Oğlun ilk defa düzgün bir kadına aşık oldu bırak da denesin.
Mert: Tayvanda denemesin kardeşim.
Fatih: *Önden gider*
Mert: *Peşinden gidecekken*

Cansu: Ben hallederim. *Yanına gider*
Fatih: *Taş sektirmeye çalışıp yapamıyordur*
Cansu: Denize paralel şekilde atman gerek. Yassı bir kaya bulup taşın 45 derecelik açısıyla atacaksın ki. *Atar, 3 kez seker*
Fatih: *Dener, yine sekmez eli titriyordur*
Cansu: *Cebindeki uyuşturucuyu görür* Yavaş at.
Fatih: *Atar, 2 kez seker*
Cansu: *Cebinden uyuşturucuyu almıştır* Hadi. *Mert'in yanına gelir* Bunu cebinde buldum.
Gökçe: Bu acarın sattığı uyuşturuculardan.

Mert: Siz karargaha gidin, yalnız konuşacağım.
*Hepsi gider*
Fatih: *Yanına gelir* Biz gitmiyor muyuz baba?
Mert: Biz başka bir yere gideceğiz oğlum.
*Terk edilmiş Spor salonuna gelirler*
Fatih: Ne işimiz var burada baba?
Mert: Ne bekliyordun Fatih? Annenin ve kardeşlerinin önünde mi seni yumruklasaydım? *Uyuşturucuyu gösterip suratına yumruk atar*
Fatih: Baba onlar ağrı kesici, bileğim için aldım.
Mert: Lan gerizekalı, millet bu uyuşturucu yüzünden ölüyor sen bilmediğin şeyi içiyorsun. Annen şuan kahroluyordur lan gerizekalı.
Fatih: Bir tek ben mi kullanıyorum bunu YA!
Mert: LAN! *Tokat atar* Lan benim oğlumsun lan sen. Benim oğlumsun lan. *Yüzünü sallar* Milletin çoluk çocuğunu kurtaralım diye canımız çıkıyor bizim. Sen de mi düşecektin buna SENDE Mİ.!?
Fatih: Baba bak, polislik hiçbir işim olmadı bile benim. Hapı satanlar gökçe'nin partisinde yardım etmemi istediler o kadar.
Mert: Kim lan satıcın? Ne yardımı bu?

Fatih: İçeceğine o ilaçlardan koydum o kadar.
Mert: Lan Gerizekalı. *Yumruk atar* Annen ölüyordu lan ben de ölüyordum GERİZEKALI! *Bileğine kelepçe yakar*
Fatih: Baba ne yapıyorsun?
Mert: Kes sesini düş önüme. *Meleği arar, açmaz* Melek abla kaç saattir sana ulaşamıyorum beni ara artık. *Dilaya mesaj atar* Arka kapıyı açın.
Mert: *Fatihi arka kapıdan karargaha sokar*
Dilay: Fatih?
Fatih: *Utanarak yüzüne bakar*
Neslihan hoca: Ah be oğlum ya.
Mert: Selin görmesin bunu. *Nezarete koyar*
Fatih: Baba çıkar beni, BABA!
Mert: *Arkasına bakmadan gider*

*Toplantı odasında yalnız oturuyordur*
Selin: *Arkasından gelip omzuna yaslanır*
Mert: Uyumadın mı?
Selin: Uyuyamadım, Elindekini göster Mert.
Mert: *Viski şişesini masaya koyar*
Selin: Yalan söylemeyeceğim içmek için iyi bir gece. *Birer bardak doldurur*
Mert: *Karşılıklı içerler*
Selin: *Arkasından sarılıp ensesini öper*

Mert: Kendi oğlumuzu bile koruyamadık Selin.
Selin: Onu iyi eğiteceğiz Mert, bu bir... *Ensesinden bayıltıcı okla vurulur*
*İkisi de yere serilmiştir*
*Tüm ekip üyeleri vurulmuştur*

Aden: *Sahilde yürürken ateş açılır* Gelin lan.

Bu esnada Melek:
*Birisi cesedini sürüklüyordur*

X: *Meleği tabuta koyup denize atarlar*
Bu esnada Selin ve mert:
Mert: *Kendine gelir* Ehhh, neredeyiz?
Selin: Eski bir fabrikaya benziyor.

*Adamlar gelip selini götürmeye başlarkar*
Mert: Bırakın lan onu. BENİ ALIN LAN, BENİ!
Selin: *Ona dönüp bağırır* MERT!!
Mert: SELİN!!!!
X: *Merti göğsünden 3 kez vurur*
Selin: *Sırtından vurulur*

*3 kişi Çocukların kaldığı yere girerler*
Paralı asker: *Mirayın yatağına 3 el sıkar*
Miray: *Kafasına silah dayar* Sana benimle ilgili bir sır vereyim: Ben asla yatakta uyumam. *Sırtından tek el vurur*
Fatih: *Hücresine giren adamın boynunu kırar*
Ekin: *Herifi gözünden bıçaklar*
*Merdivenden birisi geliyordur*
Miray: *Yangın tüpünü eline alır, vuracakken*
Aden: DURUN , DURUN BENİM.
Ekin: Aden abla?
Aden: Napıyonuz la?
Miray: Saldırıya uğradık.
Aden: Evet tüm aileniz uğradı.

Fatih: Kurtarmamız gerek.
Aden: Daha fazla adama ihtiyacımız olacak.
Şapkalı: *Yanlarına gelir* Yardım edebilirim.
Miray: Sen de kimsin be?
Şapkalı: *Alnına, burnuna ve çenesinde dokunur*
Miray: *Kas hafızasından hatırlar* Hüseyin amca?
Hüseyin: *Gülümser*

Hüseyin Söğüt geri gelecek....