144. bölüm / 131
Kuzey bekçileriBENİM ADIM MERT AYDIN
Bölümler 131Şu an: BENİM ADIM MERT AYDIN
- 1 O bahsi kaybedersin452 kelime
- 2 Sadece bir yemek349 kelime
- 3 İşler sarpa saracak312 kelime
- 4 Düşman görüldü627 kelime
- 5 Liderlikten ne anlarsın?485 kelime
- 6 Gemiyi terk etmeyeceğim573 kelime
- 7 Partner savaşları450 kelime
- 8 Reset düğmesi738 kelime
- 9 Anlaşma masası597 kelime
- 10 Ekip şehre indi546 kelime
- 11 Korkunç gece912 kelime
- 12 Fuar katliamı1.024 kelime
- 13 Yolunda olmayan birşeyler898 kelime
- 14 Fırıldak olmamayı çoktan öğrettiler738 kelime
- 15 Tekirdağ gelini1.008 kelime
- 16 Çağrı562 kelime
- 17 Deste senin elinde491 kelime
- 18 Doğudaki tanıdık552 kelime
- 19 Şehidimiz var542 kelime
- 20 Taverna'nın planı813 kelime
- 21 Yargıç ve avukat574 kelime
- 22 Şah-mat941 kelime
- 23 Gizemli avcı555 kelime
- 24 Kıyametin habercisi547 kelime
- 25 Avcı Ve Mert644 kelime
- 26 Olmayacağım günler gelecek853 kelime
- 27 Şampiyonlar Turnuvası678 kelime
- 28 Şeytanın ta kendisi936 kelime
- 29 Maskenin arkasındaki612 kelime
- 30 Sizin yerinize ben ölürdüm875 kelime
- 31 Game Over800 kelime
- 32 Plandaki kusur1.024 kelime
- 33 Artık kaçamayız436 kelime
- 34 Merkez bankasına hoşgeldin508 kelime
- 35 Bizim olanı almaya geldik710 kelime
- 36 Sakın durma808 kelime
- 37 Şimdi ne olacak?635 kelime
- 38 SENİN SUÇUN831 kelime
- 39 Savaşarak öleceğim550 kelime
- 40 Yenmesi imkansız olan728 kelime
- 41 Direniş zincirinin iki halkası516 kelime
- 42 Dayan gökçe geliyorum545 kelime
- 43 Saat işliyor663 kelime
- 44 Sakın ölme...488 kelime
- 45 Sıfırdan lidere691 kelime
- 46 Bir şey arıyorlar gibi411 kelime
- 47 Nasıl hayatta kaldın?601 kelime
- 48 Gökçe'yi durduramadı615 kelime
- 49 Düşman hattı700 kelime
- 50 Bırakmadım seni478 kelime
- 51 Kıskırtma644 kelime
- 52 İhanet793 kelime
- 53 Lian yu'dan sağ çıkamazsınız520 kelime
- 54 Tek şansımız var571 kelime
- 55 Son köstebek566 kelime
- 56 Ofis kışkırtması706 kelime
- 57 Bilyelerin büyüsü600 kelime
- 58 NİDHOGG!?595 kelime
- 59 Arka kapıdan defolup gideceğiz işte453 kelime
- 60 Hırsızlığı bir kez yapan842 kelime
- 61 Pes ediyor549 kelime
- 62 Yolun sonu954 kelime
- 63 Felix Ragnarok'u başlatır564 kelime
- 64 Ekipler savaşı part-1623 kelime
- 65 Ragnarok'un sonu441 kelime
- 66 Felix baba754 kelime
- 67 Mert'in imtahanı869 kelime
- 68 Irmak gidiyor, Burcu geliyor754 kelime
- 69 Cehenneme kısa yoldan bilet591 kelime
- 70 Geri dönmek üzere1.130 kelime
- 71 Kuzey bekçileri1.159 kelime
- 72 Yenilmemeliyim ve para sızıntısı850 kelime
- 73 Henüz bitmedi404 kelime
- 74 Selin öldü mü?-Fragman90 kelime
- 75 5. Sezon finali-İntikam yemini691 kelime
- 76 Kazanabileceğimiz bir savaş769 kelime
- 77 Hedef: Selin603 kelime
- 78 Yaşayan efsaneler879 kelime
- 79 Tarih tekerrürden ibarettir877 kelime
- 80 Hoşçakal masum kadın737 kelime
- 81 Burada başlamış943 kelime
- 82 Dünyamın sonu391 kelime
- 83 Bu ne biçim kavga?670 kelime
- 84 Bu gece ölmek yok431 kelime
- 85 Sadece seni alacağım633 kelime
- 86 Geçittirme hamlesi476 kelime
- 87 Şehit: Mert Aydın operasyonu694 kelime
- 88 Ölümün gözleri896 kelime
- 89 78 yaralı , 27 yıkık ev763 kelime
- 90 Aydınların sınavı912 kelime
- 91 6. Sezon finali-Ölmek için güzel bir gece576 kelime
- 92 Yeni başlayanlar913 kelime
- 93 Bir gün öleceğim seni düşünerek882 kelime
- 94 Son bir rütuş694 kelime
- 95 Beklenmeyen anda gelen en güzel misafir867 kelime
- 96 Ölümden kaçamadı938 kelime
- 97 Gökçe son noktayı koydu1.221 kelime
- 98 Yeni Felix1.363 kelime
- 99 Zorlu sınavlar1.407 kelime
- 100 Artık insan değil1.465 kelime
- 101 İşte gerçek kahraman1.351 kelime
- 102 Yarım kalan hesap1.197 kelime
- 103 Hayatını kaybetti1.104 kelime
- 104 Bu şehir bizimdir1.474 kelime
- 105 Yedeği olan birileri1.703 kelime
- 106 Büyük organizasyon1.052 kelime
- 107 Şimdi kimse sizsiniz1.761 kelime
- 108 Kalpler ve gölgeler1.609 kelime
- 109 23.271.914 kelime
- 110 Sonuncuyu harcama1.351 kelime
- 111 Şafak Sınırı1.160 kelime
- 112 Geri Sayım2.324 kelime
- 113 Aklanma vakti2.168 kelime
- 114 Kod Ver 10 22.290 kelime
- 115 Kaderin düğümü1.720 kelime
- 116 Mahkum 4-6-1-82.110 kelime
- 117 Huzurun ilk gecesi2.087 kelime
- 118 Kırık pusula2.620 kelime
- 119 Arayış ve hesaplaşma1.491 kelime
- 120 Dostlar beni hatırlasın1.922 kelime
- 121 Karanlıkta biriken öfke2.036 kelime
- 122 BENİM ADIM MERT AYDIN1.625 kelime · Okuduğun bölüm
- 123 8. Sezon finali fragmanı:49 kelime
- 124 Son kez öldür/Sezon finali2.862 kelime
- 125 9. Sezon fragman/Son Piyon360 kelime
- 126 Black slasher3.229 kelime
- 127 Yerle bir4.040 kelime
- 128 Gece'nin iki yüzü3.016 kelime
- 129 Hacker ve Bedel2.606 kelime
- 130 Uyanışın bedeli2.495 kelime
- 131 Sana bana karavana4.240 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İntro:
Benim adım, mert aydın 6 yıl boyunca tek bir amaç için savaş verdim. Şehrimi kurtarmak ancak bu amacımı gerçekleştirirken tehditi hafife aldığım için ailemden ayrılmam gerekti ve eşime verdiğim sözleri tutamadım. Bu yüzden tanıdığım en güçlü ve zeki kadından yardım istedim onun adı gökçe aydın ve o Kuzey bekçisi.
Kuzey bekçilerinde daha önce:
Acar: Seni öldürmek istemiyorum yerimi almanı istiyorum. Z8HIN serumunun yeni varisi olarak.
Selin: Ekipten bir şeyler saklamak tamam da gökçeden bir şeyler saklamak...
Mert: Er yada geç hazmedecektir.
*Etraflarını sararlar*
Mert: Teslim olun, yoksa hepiniz ölürsünüz.
Selin: Bekle... Mert, Mert neler oluyor?
Mert: İçinizden bir kişi konuşursa Hepimiz ölürüz.
*Ekip acarın karşısına getirilir*
Acar: Vay vay vay, Dynamix tam tekbir burada he.
Gökçe: O kafanı gövdenden ayırmalıydım.
Acar: Oighre, senin bu misafirler çok tersler ya.
Selin: *Fısıldar* Oighre de ne?
Nüket: İskoçya dilinde varis demek.
Mert: Üzerlerinden çıkmadı mı?
Asker: Bulamadık efendim.
Mert: Kafatası işaretli bir tabanca olması lazım.
Onur: *Fısıldar* Senin tabancan bu Burak.
Burak: Farkındayım.
Gökçe: *Şarjörle ipleri kesmeye çalışıyordur*
Mert: *Silahın içinden bir çip çıkarır*
Begüm: O nedir?
Burak: Ubicon projesinin giriş kodları.
Mert: Bunlar eksik, geri kalan nerede?
Selin: Ne olduğunu bile bilmiyoruz.
Begüm: Sormadan edemeyeceğim geleceğimizi nereden ya da nasıl anladınız?
Acar: Ulan sizin en has adamınız bana ait.
Kumsal: *Acarın yanına geçer*
Gökçe: Orrrr... *İpleri çözmüştür*
Selin: *Fark etmiştir*
Mert: *Yüzüne yaklaşır* Kod nerede?
Gökçe: *Fısıldar* Sen başla de.
Selin: Başla.
Gökçe: *Mert'in yüzüne yumruk atar*
Mert Vs Gökçe, Selin Vs Acar derken :
*Ekibin kalanı askerlerle mücadele ediyordur*
Gökçe: *Mert'e tekme atar,acarın omzunu keser*
Acar: *Dizlerinin üstüne düşer*
Selin: *Kafasını koparacakken*
Mert: *Kılıcı okla vurur, kılıç kenara fırlar* yeter!
Acar: *Sırtındaki yara kendiliğinden geçer*
Burak: What the...
3 saat sonra:
*Tüm ekip hücreye hapsedilmiştir*
Gökçe: *Parmaklıklara vurur* Saatlerdir buradayız bu parmaklıkları kıracak birini bulalım.
Selin: Her 10 dakikada bir şunu deyip durmasan aklımıza bir şey gelecek belki?
Damla: Buradan çıkmadan önce neyle karşı karşıya olduğumuzu bilsek daha iyi olabilir bence.
İrem: Evet Burak, o neyin koduydu? Ubicon nedir?
Burak: Anlatayım, ama hiç hoşunuza gitmeyecek. Ubicon dünya üstünde amerakianın sahip olduğu tüm füzeleri ülkelere göndermek için yapılan bir kod. Küresel çapta bir istila olursa diye yapıldı.
Selin: Peki ya kodun yarısı nerede?
Burak: Hüseyine verdim, o da aryaya verdi.
Hüseyin: O da acarın son bakacağı yere koydu.
Gökçe: Tamam, bu Ubicon'u nasıl durdurabiliriz?
Burak: Durduramazsınız, ama yönlendirebilirsiniz.
Burcu: 8 nükleeri gönderebileceğimiz neresi var?
Oğuz: Bir yer var mı daha doğrusu?
Selin/Gökçe: *Bakışırlar*
Gökçe: Var aslında, hepiniz biliyorsunuz.
Selin: Yunanlılar oraya Veronica diyorlar ama biz oraya başka bir isim verdik: Sarmal.
Burak: 8 nükleeri tek bir yere yollamak iyi fikir.
Bu esnada:
Acar: Buraya neden lümen şamba deniyor sence?
Mert: Efsanevi şambalayı bulan Marco Polo gemisini ilk kez buraya dümenlemişti.
Acar: Tarih bilgin var, çok güzel. Yüzyıllar boyunca bu manastıra birden çok isimler verildi. Kırık çan, umutsuz fare, güne bakan şapel ama benim dikkatimi çeken başka bir isim var: Labirent.
Arya: *Tavanda tutunarak ilerliyordur*
Acar: O nükleer füzelerle istesek tüm dünyayı nükleer kıyamete sürükler sonra baştan inşa ederdik. Ama benim amacım başka.
Mert: *Aryaya dur anlamında işaret yapar* Peki ya planın nedir? Yeni varisle bunu paylaşırsın galiba.
Acar: İskoçya'nın soğuk havasını ateşle ısıtmak. Ama bunu terör saldırısı olarak değil bir savaş darbesiymiş gibi göstermem gerek. Nükleerlerden birini KKTC'ne birini de doğruca Kuzey Amerika'ya göndereceğiz, Misilleme yapacaklardır. Ondan öncesinde: *Çantadan bir şırınga alır* Z8HIN serumunun son modeli daha güçlü daha ölümsüz yapacak seni. Dostumuz Mahmut'un hediyesi.
Mahmut: *Elini uzatır* Memnun oldum.
Mert: Neden İskoçya peki?
Asker: *Arya'nın kafasına vurur*
Acar: MI6 Diğer istihbarlara göre daha güçlü.
Mert: Sen de onları yakandan almak istiyorsun. Acar: Aynen öyle, kodun yarısı da işimize yarar.
Bu esnada:
Arya: *Diğerlerinin yanına getirilir*
Selin: Arya?
Arya: Selam çocuklar.
Gökçe: *Yüzüne yumruk atar*
Hüseyin: GÖKÇE!
Gökçe: *Üstüne tükürür*
Arya: Seni görmek güzel gökçik, Nesi var bunun?
Nüket: Uzun hikaye.
Burcu: Acar'ı veronicadan kaçırdığın için kızgın.
Gökçe: Hüseyine yaptıklarından sonra bir de.
Arya: Bakın hoşunuza gitsin gitmesin hem Merti kurtarmalı hem de acarın planını öğrenmeliydik.
Onur: Herif müebbet yatıyordu, ne planı?
Nüket: Dağdan gelen bir su var, ölümcül yaraları iyileştirip Zihnine giriyor Acar bunun peşindeydi.
Arya: Ve daha da fazlasının peşinde.
Selin: Nükleer füzelerden haberimiz var.
Hüseyin: Neyse ki kodun yarısı Veronicada.
Arya: Eee şey, evet kodun yarısı... Şeyyyy...
Gökçe: Geveleme de konuş, elim kaşınıyor.
Arya: *Kolyesini gösterir, kodun yarısı takılıdır*
Dilay: İşimiz bitti.
Muhafız: Gökçe Aydın? Oighre seni çağırıyor.
Gökçe: *Gider, odaya gelir*
Mert: Sen çıkabilirsin.
Muhafız: *Gider*
Mert: Herkes iyi mi?
Gökçe: Çok mu umrunda? *Yüzüne yumruk atar*
Mert: Ewww, istediğin kadar vurabilirsin.
Gökçe: VURDUM YA ZATEN!
Mert: Bak sınırını anlıyorum ama hepsinin mantıklı birer açıklaması var.
Gökçe: Zahmet etme ben sana en kısa şekilde açıklayayım: İskoçyada ki 3 ayda aklını yitirmişsin.
Mert: Uzak kalmak hoşuma mı gidiyor sence? Hele ki senden ve torunlarımdan?
Gökçe: Sakın onlara torunum deme. Sen dedelik yapma hakkını o mezara konduğunda kaybettin. Ölüyken daha az canımı yakıyordun.
Mert: GARDİYAN! Onu uçağa götür eşlik edecek.
*Gökçe götürülür*
*Acar, Mert, gökçe ve ajanlar uçağa binerler*
*Havalanacakken*
*Ekip çoktan kaçmıştır*
Arya: *Aracın kenarına tutunur*
Selin: *Sürüyordut* B planın var mı?
Arya: Var, bas gaza.
Duygu: NE!?
Arya: O uçağa bineceğim.
Hüseyin: Deli misin sen?
Arya: Kökle gaza hadi. *Uçağın tekerine tutunur*
*Uçak havalanır*
3 saat sonra uçakta:
Acar: Yakında bunu takacaksın *yüzük gösterir* ve bir orduyu yöneteceksin. Ben de sana seanalair diyeceğim: General.
*Uçak sallanır*
Acar: Türbülans mı?
Pilot: Motorlardan biri arıza yaptı efendim.
Acar: Sabotaj olabilir mi?
Pilot: Mümkün.
Acar: SEN! *Gökçeye döner* Bu senin işin.
Mert: DUR, Gökçenin bununla alakası yok.
Acar: Sen buraya kehanetle geldin, Z8HIN serumuyla beslendin senin adın Oighre ve şuanda bilir seanalairsin.
Mert: BENİM ADIM: Mert Aydın. *Kılıç çıkarır*
Acar: Mert Aydın öldü, yakında sen de öleceksin.
Mert: *Kılıçlardan birini gökçeye doğru atar*
Arya: *Birine uçan tekme atar* Selam millet.
Uzun soluklu bir dövüşün ardından:
Acar: *Kafa atıp yere serer, Paraşütü alır* Eğer buradaki savaştan kurtulursan tekrar ve tekrar peşine düşeceğim hayatının sonuna kadar beni hatırlayacaksın. Ama önce şehrin yerle bir olacak.
*Uçaktan atlar*
Mert: Tek paraşüt oydu.
Gökçe: Ne yapacağız?
Arya: İlerideki ağaçlığa indirebiliriz uçağı.
Arya/Mert: *Pilot kokpitine geçerler*
Mert: Kemerini tak gökçe, zorunlu iniş yapacağız. *Aryaya döner* Oradaki kolu önce çekip saat yönünde çevir, sonra tekrar çek.
Arya: *Yapar*
Mert: Bu acıtacak. *Yavaşça ağaçlığa düşerler*
Saatler sonra:
Gökçe: *Kendine gelir* Baba?
Arya: Gitmiş, bize de bu notu bırakmış.
*Notta: Şehri terk edin, beni bulmayın yazıyordur*
*Ekiple karargahta toplanırlar*
Selin: İyi mısınız?
Arya: Koca uçakta neden bir paraşüt olur ki?
Gökçe: Düşmeyi planlamıyorlardı.
Arya: O uçağı kim sabote etti harbi?
Melek: Mert yapmış olabilir.
Selin: O uçak kazasından... *Telefon çalar, açar*
Mert: Selin?
Selin: Mert neredesin sen? *Hoparlöre alır*
Mert: Acarın peşindeyim, o öldüğünde bitecek.
Ata: Saçmalama be oğlum, beraber halledelim.
Nil: Tek başına olmaz Mert.
Mert: Siz beni merak etmeyin artık.
Gökçe: Lan bana bak, Oighre misin? Mert misin? Ne zaman hangisisin? İkinizi de... Bu herifin peşinden yıllardır koştuk tek başına öldüremezsin. Ölmek mi istiyorsun Allah'ın lalesi?
Mert: Lale? *Güler* Bir gün beni böyle hatırlayın olur mu? *Gökçe iç çeker* Oighre'yi de, Acar'ı da unutun. Arkamdan böyle diyin: Bir Allah'ın lalesi vardı, biraz yaşadı... Sonra gitti. *Telefonu kırar*
3 saat sonra:
*Herkes birden Mert'in yerini arıyordur*
Selin: Telefon en son nereden sinyal vermişti?
Nil: Şile yolu, orada gidebileceği çok yer var.
Candan: Bir şey buldum sanırım.
Merve: Mert'in araç kamerasına bağlandık. *Görüntüyü ekrana verir*
Bu esnada Mert:
*Mahmut ve acarın peşinden gidiyordur*
Acar: Böyle adaş, sürekli peşimden geleceksin.õ
Mert: *Boynu sızlar, Z8HIN etki gösteriyordur* AAAA! *Halüsinasyon görür, frene asılır*
*Yolun kenarında patlama olur, kenara fırlar*
Selin: *Kalbini tutar*
Gökçe: *Tutar* Anne dur yavaş.
Melek: *Ceketini alıp gidecekken*
Burak: Abla tek başına bir delilik yapma lütfen.
Güneş: Kanunsuzlar yalnız hareket etmez.
Melek: Kanunsuzluk falan yok artık gidip oğlumu alacağım, mezarına koyacağım. *Gider*
*Aracın başına gelirler*
Melek: MERT!
Enes: *Aracın içine bakar* BURASI BOŞ!
Selin: MERT!
Gökçe: BABA!? NEREDESİN?
Mert: *Elini zar zor havaya kaldırır*
*Asfalta fırlamıştır*
Melek: *Yere çömüp kollarına alır* iyi olacaksın.
Mert: Benden... Buraya kadar. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden resûlullah. *Eli boşluğa düşer*
Gökçe: Baba uyan BABA! Sedye getirin!
Melek: Aç gözünü Mert, Aç gözünü!
Selin: *Telsizden seslenir* Mert aydın şile yolunda araç kazası sonucu ağır yaralanmıştır.
Acar: *Telsizi dinliyordur, güler* Plan belli millet. Mert'i alın meleği de vurun.
Gökçe: *Ambulansın kapısını kapatır*
Göktuğ: İyi misin?
Gökçe: Sence iyi miyim göktuğ?
Selin: Gökçe normalde babandan duymanı istiyordum ama... Bir kardeşin daha olacak.
Gökçe: Yapma be anne, bu durumdayken de mi?
Enes: Lafınızı bölüyorum ama Melek abla nerede?
Melek: *Arabayla uzaklaşıp gider*
Güneş: *Meleği arar* Nereye gittiğini sanıyorsun?
Melek: Beni boş verin, gidin Merti koruyun o Acar onu bırakmaz ya masada kalır ya o manyağın elinde can verir. *Telefonu arabadan dışarı atar*
Birkaç saat sonra:
Mert: *Kabus görüyordur, Mezarı kazar*
*Gök gürler, arkasındaki mezara bakar*
*Kumsalın mezarıdır*
Mert: *Soluklanır* Kızmadım sana kardeşim, kızmadım. *Diğer mezara bakar, bernanındır* Biliyorum Berna biliyorum, çocuklar bekliyor.
Bu esnada gökçe:
*Selinle votka içiyorlardır*
Selin: Hiç düşündün mü? Bir hafta öncesine kadar baban sana göre ölüydü zaten.
Gökçe: Babam yok, Karargahta yok, evinde yok, hayatımızda yok... Belki de buraya kadardır anne.
Arya: *Telsizden seslenir* Abla yerlerini bulduk eski Demir madenindeler.
Selin: Hemen gidiyoruz.
Hüseyinden:
Arya: Onlar halledecektir hüseyin.
Hüseyin: *Alnını öper* Böyle bekleyerek olmayacak bir şey olursa buralar sana emanet.
*Gittikten sonra*
Candelia: Mert daha uyanmadı, o uyanmazsa ne yapacağız he arya? Çok az kaldı dayanacak çok az bir gücüm kaldı.
Melekten:
*Acarın peşinden madene kadar gelmiştir*
Acar: *Adamlarına öğüt veriyordur* Sabrederseniz av Kendiliğinden sizin ayağınıza gelir.
Melek: *Bubi tuzağı patlar*
Asker: NE OLUYOR LAN!?
Melek: GELDİM ACAR! *El bombası atar*
Acar: Ulan sen benim köpeğimsin lan köpek sahibine bu şekilde dayılanabilir mi lan?
*Hepsini indirmiştir, ilerlerken*
Acar: *Suratına vurur, defalarca kez yumruklar*
Selin: ACAR! BU SEFER KAÇMA!
Acar: Gelin lan gelin, size son bir sürprizim var.
Melek: Seliiiin. *Zar zor konuşur*
*Bubi tuzağı aktif olur*
Acar: Sana kısmetmiş yenngem. *Fünyeye basar*
*Patlama olur*
Bölüm etkileşimi
