120. bölüm · Kuzey bekçileri

Hayatını kaybetti

Oguz Dönmez

Bölümler
1 O bahsi kaybedersin 2 Sadece bir yemek 3 İşler sarpa saracak 4 Düşman görüldü 5 Liderlikten ne anlarsın? 6 Gemiyi terk etmeyeceğim 7 Partner savaşları 8 Reset düğmesi 9 Anlaşma masası 10 Ekip şehre indi 11 Korkunç gece 12 Fuar katliamı 13 Yolunda olmayan birşeyler 14 Fırıldak olmamayı çoktan öğrettiler 15 Tekirdağ gelini 16 Çağrı 17 Deste senin elinde 18 Doğudaki tanıdık 19 Şehidimiz var 20 Taverna'nın planı 21 Yargıç ve avukat 22 Şah-mat 23 Gizemli avcı 24 Kıyametin habercisi 25 Avcı Ve Mert 26 Olmayacağım günler gelecek 27 Şampiyonlar Turnuvası 28 Şeytanın ta kendisi 29 Maskenin arkasındaki 30 Sizin yerinize ben ölürdüm 31 Game Over 32 Plandaki kusur 33 Artık kaçamayız 34 Merkez bankasına hoşgeldin 35 Bizim olanı almaya geldik 36 Sakın durma 37 Şimdi ne olacak? 38 SENİN SUÇUN 39 Savaşarak öleceğim 40 Yenmesi imkansız olan 41 Direniş zincirinin iki halkası 42 Dayan gökçe geliyorum 43 Saat işliyor 44 Sakın ölme... 45 Sıfırdan lidere 46 Bir şey arıyorlar gibi 47 Nasıl hayatta kaldın? 48 Gökçe'yi durduramadı 49 Düşman hattı 50 Bırakmadım seni 51 Kıskırtma 52 İhanet 53 Lian yu'dan sağ çıkamazsınız 54 Tek şansımız var 55 Son köstebek 56 Ofis kışkırtması 57 Bilyelerin büyüsü 58 NİDHOGG!? 59 Arka kapıdan defolup gideceğiz işte 60 Hırsızlığı bir kez yapan 61 Pes ediyor 62 Yolun sonu 63 Felix Ragnarok'u başlatır 64 Ekipler savaşı part-1 65 Ragnarok'un sonu 66 Felix baba 67 Mert'in imtahanı 68 Irmak gidiyor, Burcu geliyor 69 Cehenneme kısa yoldan bilet 70 Geri dönmek üzere 71 Kuzey bekçileri 72 Yenilmemeliyim ve para sızıntısı 73 Henüz bitmedi 74 Selin öldü mü?-Fragman 75 5. Sezon finali-İntikam yemini 76 Kazanabileceğimiz bir savaş 77 Hedef: Selin 78 Yaşayan efsaneler 79 Tarih tekerrürden ibarettir 80 Hoşçakal masum kadın 81 Burada başlamış 82 Dünyamın sonu 83 Bu ne biçim kavga? 84 Bu gece ölmek yok 85 Sadece seni alacağım 86 Geçittirme hamlesi 87 Şehit: Mert Aydın operasyonu 88 Ölümün gözleri 89 78 yaralı , 27 yıkık ev 90 Aydınların sınavı 91 6. Sezon finali-Ölmek için güzel bir gece 92 Yeni başlayanlar 93 Bir gün öleceğim seni düşünerek 94 Son bir rütuş 95 Beklenmeyen anda gelen en güzel misafir 96 Ölümden kaçamadı 97 Gökçe son noktayı koydu 98 Yeni Felix 99 Zorlu sınavlar 100 Artık insan değil 101 İşte gerçek kahraman 102 Yarım kalan hesap 103 Hayatını kaybetti 104 Bu şehir bizimdir 105 Yedeği olan birileri 106 Büyük organizasyon 107 Şimdi kimse sizsiniz 108 Kalpler ve gölgeler 109 23.27 110 Sonuncuyu harcama 111 Şafak Sınırı 112 Geri Sayım 113 Aklanma vakti 114 Kod Ver 10 2 115 Kaderin düğümü 116 Mahkum 4-6-1-8 117 Huzurun ilk gecesi 118 Kırık pusula 119 Arayış ve hesaplaşma 120 Dostlar beni hatırlasın 121 Karanlıkta biriken öfke 122 BENİM ADIM MERT AYDIN 123 8. Sezon finali fragmanı: 124 Son kez öldür/Sezon finali 125 9. Sezon fragman/Son Piyon 126 Black slasher 127 Yerle bir 128 Gece'nin iki yüzü 129 Hacker ve Bedel

1 ay sonra:

Mert: *Kucağında mirayı sallıyordur*
Arya: Düğün Arabası aldınız değil mi gökçik?
Gökçe: Aldık aldık.
Selin: Öff evlenin de bitsin artık.
Mert: Bana göre evlenmeyin de bitsin artık.
Hüseyin: Göktuğ şimdi farklı bir ekibe geçmeden aynen Dynamix'ten devam edecek değil mi?
Mert: Bir zahmet.
Selin: *Koluna vurur* Çocuklara karısmayacağız demiştik. Nasıl istiyorlarsa öyle yapsınlar.
Gökçe: Ekip kuracak imkanımız yok zaten henüz.
Mert: Kurmayın ben onu iç güveysi, iç güveysi döverim ya siz merak etmeyin. *Mirayı sallar* Küçük çocuk gibisi yok ya. Evlenme derdi yok, aklı başında, akıllı, uslu. Evlat gibi evlat be.

Gökçe: O evlatsa ben neyim? Eşantiyon mu?
Mert: Promosyon gönderdiler seni, kıskanma lan.
Selin: Mert çocuklar arasında ayrım yapamazsın.
Hüseyin: Mert, arya mı? ben mi?
Mert: Arya, açık arayla hem de. *Selin ters ters bakar* Ne onlar çocuğum değil, o köpeğim bile değil. Eğer bir köpeğim olsaydı, o köpeğin de bir çocuğu olsaydı ve o çocuğun da bir köpeği olsaydı işte o hüseyin olurdu.
Hüseyin: Tekirdağ'daki köpeği hatırladım.
Mert: *Seline döner* Biz Tekirdağda sevgili miydik? Sevgiliydik tabi lan.
Selin: Oha, AMA OHA. ÇÜŞ.
Mert: Anlık gerginlikle sordum.

Selin: İlgilenmiyorum insanlara olan gerginliğinle Tekirdağ'da sevgili miydik? Diye sordun bana vururum he seni. Aşkım biz ne zaman sevgili olduk?
Mert: Ragnarok'tan 7 ay önce.
Selin: Tarih ver.
Mert: 13 ağustos, bu yanlış olabilir bu arada.
Selin: 26 TEMMUZ, *Masaya vurur* gül aldığın gün bana. Daha ayı bilmiyor, kafayı yemelik.
Yaşlı teyze: *Yanlarına gelir* Maşallah çok tatlı *Miray için diyor* Allah bağışlasın. Bu yaşlarına da hiç doyum olmuyor, torun gibisi var mı? *Gider*

Mert: Hıııı?
Hüseyin: Owww.
Arya: Teyze çok büyük pot kırdı.
Selin: Mert dedeeeee.
Ertesi gün:
Selinden:
Sabah erkenden kalkıp Gökçe ve kızlarla kuaförde buluşacaktım ki gökçe Arya ve Hüseyin Sivas'a düğün arabasını almak için gitmişlerdi. Uyandığımda miroş da tatlı tatlı oynuyordu. Ama bizim bay öküz kocam hala yataktan kalkmamıştı.
Selin: Mert, MERT!! *Kafasına topuklusunu atar*
Mert: Ne yaa? Uyandım işte.
Selin: Oyondom oşto, ya sen çocuklara söz vermedin mi? Sabah hepinizi evlerden alacağım diye? Hadi saat yedi. Üstümü giyeceğim çık hadi.
Mert: Aşkım beni kaldırma, görmediğim şey değil.

Selin: Kafanı kırarım senin giyinip geliyorum. Gelene kadar kalkmış ol. *Gider*
Geri geldiğimde mirayı kucağıma almıştım. Bizim odun hala uyumaya devam ediyordu.
Selin: Bak Annecim baban ayı gibi uyuyor.
Miray: *Omzunda uyur*
Selin: Allah'ım ben ne yapacağım bunlarla?
Mirayı geri yatırdığımda küpelerimi takmak için makyaj masama doğru hafifçe eğilmiştim ki birinin beni gözetlediğini hissediyordum.
Selin: *Arkasını döner, Mert kalçalarını izlemiştir*
Mert: *Uyuyor numarası yapar*
Selin: *Yüzüne su döker*
Mert: *Kolundan tutup yatağa çeker, üstüne çıkar*
Selin: Sjsjjsjjjs, Mert elbisem kırışacakkk.
Mert: *Dudağına yapışır*
Selin: Imm, Miray uyanık.
Mert: El kadar çocuk ne anlayacak?

Selin: *Saatine bakar* 3 dakikan var.
Yazardan: Tamam burayı geçelim artık.
Gökçeden:
Sivas dönüşünde benzinliğe girmiştik ki lavoboya girip geldiğimiz esnada:
Arya: Arkada o güller çok sallanıyor bak
Hüseyin: Başka araç mı bulsak?

Gökçe: Bence de başka araç bulalım.
*Araç yoktur*
Arya: Lan aracı çalmışlar.
Hüseyin: Hediyemi çalmışlar gökçik.
Arya: Güllerimi çalmışlar gökçik.
Hüseyin: Gökçe Bir şey yap.
Arya: Yap bir şey gökçe.
Gökçe: *Bir ona bir ona bakıyordur*
Hüseyin: Gökçe bakma öyle.
Arya: Gökçe.
Hüseyin: Gökçe.
Arya: Gökçeiii

Gökçe: SUSUN LAN, Oğlum siz rahatsız mısınız?
Yazardan: Evet. ( Yazar bir dur )
Gökçe: Sizi bana düşmanlarım mı gönderdi? İki tane deliyle dağın bir ortasında ben ne yapıyorum ya? Cüzdan, telefon hepsi arab... LAN!?
Arya: NE OLDU?
Gökçe: Benim gelinlik bile arabada lan.
Hüseyin: Kendini de unutsaydın arabada gökçe.
*Telefon çalar, Selin arıyordur*
Arya: Efendim yenge?

Selin: Arya neredesiniz? Hadi geç kalacağız.
Arya: Eeee yenge şöyle bir şey... Eee... Sen bize bir ekip aracı yönlendirebilir misin?
Selin: O niye?
Arya: Eeee gökçe anlatsın. *Telefonu verir*
Gökçe: Anne biz arabayı çaldırdık, benim gelinlik falan hepsi arabada şuan.
Selin: Şuan kızmıyorum ama babanı bilemem. Konumunuza bir araç yönlendireceğim.

Telefonu kapattıktan kısa bir süre sonra yine çaldı. Bu sefer de babam arıyordu.
Gökçe: *Açar* Baba?
Mert: 6 Aylık peşin kira verdim ben o arabaya.
Gökçe: Onu hallederiz onda sıkıntı yok da...
Mert: Babam 6 aylık peşin kira verdim o arabaya nasıl halledeceksin? Nasıl sıkıntı yok?
Gökçe: Halledebilirim diyorum.
Mert: LAYYN, Seni boğabilirim şuan. *Kapanır*
Gökçe: *Tekrar arar, açılmaz* Ne oldu ya?
Arya: Belki tünele falan girmiştir, telaşlanma.

5 saat sonra:
Mertten:
Evden çıkmış elimde hediyeleri taşırken kapıyı kilitlemek için dönmüştüm ki:
X: *Sırtından vurur*
Mert: *Zar zor döner, silah çekecekken*
X: *Diz kapağından ve iki kez göğsünden vurur*
*Hediyeler yere saçılır*

Mert: *Plakayı görür* 34 Adana Giresun 788

Bu esnada düğünden:
Gökçe: Anne babam nerede kaldı?
Selin: Kuzum Evetleri vermeden yetişirim dedi.
Güneş: Bir şeyler hazırlıyor belki bekle sadece.
Nikah memuru: Artık başlamak zorundayız.
Gökçe: 5 dakika daha, lütfen.
Selin: *Mert'i arar* Hadi Mert, neredesin?

*Telsiz açılır*
Nil: Acil kod: 6425... *Duyulmaz* Yaralı bulundu.
Göktuğ: Açık kalmış par...
Arya: Bir dakika Göktuğ.
Hüseyin: *Telsizi alır* Nil anonsu tekrar et. DUYMUYOR MUSUN NİL? Anonsu tekrar et.
Nil: Acil kod: 6425, Ekip alfası Mert Aydın evinin önünde yaralı halde bulundu.
Selin: *Telefonu elinden düşürür*
Gökçe: Baba...
Melek: Yürü, yürü yürü yürü gidiyoruz hemen.

Hastane kanadına geldiğimizde solunum makinelerine güç sağlayan makine hasar görmüştü. Sabotaj olduğu her halinden belliydi.
Meryem: Kahretsin, merti buraya getireceğimizi biliyorlar. Sabotaj yapılmış Merti korumamız gerek.
Melek abla ve sağlık ekibi ambulansta babamlayken araçlarla koruma altına almıştık.
*Arkalı önlü konvoyu köşeye sıkıştırırlar*
Yoğun bir çatışma esnasında Acar da oradaydı.
Acar: İçeride misinadaş? Yaşıyorsun. Yoksa kaçırmazdın bu aksiyonu madem sen gelemiyorsun bak ben sana geldim.
Devran: Şu aradan kaçsak atlatırız Belki.
Melek: Mümkün değil, zor tutuyorum merti.

Melekten:
Çatışma devam ederken ambulans bir şekilde kaçmayı başarmıştı. Güvenli evlerden birine gidiyorduk ki:
*Ambulansın yolunu keserler*
Cansel: *Ambulansı açar* Ölüm meleği geldi.
Ambulansı kaçırmışlardı ki bu kadının derdi belliydi. Mert'in öldüğünü garanti etmek istiyordu. Terk edilmiş bir depoya geldiğimizde:
*Kalp monitöründeki çizgiler düzleşmiştir*
Mert: *Eli boşluğa düşer*
Ôzge: Müdahale etmeliyiz yoksa ölecek.
Cansel: Bitti mi?
*Evet anlamında baş sallarlar*
Cansel: Örtün üstünü.
Melek: *Örter*

Hüseyin: *Araçla kapıyı kırarlar*
Paralı asker: Gelenler var. *Çatışmaya girerler*

Senem: *Üstü örtülü merti görür* Abii?
Hüseyin: *O da görür* Bu sen değilsin Mert.
İsot: *Telsizi açar* Çatışma halindeyiz destek gerek. Ambulansı bulduk.
Selin: Mert'e ulaştınız mı?
Dilay: Ulaştık abla ama...
Candelia: Ama ne?
Hüseyin: Çok geç kaldık hocam çok.

Gökçe: BABA!? *Koşarak gara girer*
Göktuğ: Gökçe dur. *Sipere çeker*
Cansel: Boşuna uğraşıyorsunuz ölü bir adam için.
Gökçe: KONUŞMA, babamı bırakmam size.
Selin/Gökçe: *Aynı anda canseli vururlar*
Selin: *Dibine gelip başından vurur* Yaşattığın cehennemden bin beterine git.

Gökçe: BABA! *Ambulansa koşarak girer*
*Elleri titreyerek örtüsünü açar, Merttir* Baba.... BABAAAAAAA.
baba kalk eve gidelim, baba.
Nergis: Göktuğ onu al buradan hadi.
Güneş: *Telsizden seslenir* Mert öldü mü? Biriniz cevap verin. Mert öldü mü?
Melek: Onlar ambulansı kaçırınca monitör bağlantısını kestim. Nabzı görmüyorsunuz bekleyin. *Monitörü tekrar bağlar, nabız vardır*
Hüseyin: Hadi araçlara hadiii.