103. bölüm · Kuzey bekçileri

78 yaralı , 27 yıkık ev

Oguz Dönmez

Bölümler
1 O bahsi kaybedersin 2 Sadece bir yemek 3 İşler sarpa saracak 4 Düşman görüldü 5 Liderlikten ne anlarsın? 6 Gemiyi terk etmeyeceğim 7 Partner savaşları 8 Reset düğmesi 9 Anlaşma masası 10 Ekip şehre indi 11 Korkunç gece 12 Fuar katliamı 13 Yolunda olmayan birşeyler 14 Fırıldak olmamayı çoktan öğrettiler 15 Tekirdağ gelini 16 Çağrı 17 Deste senin elinde 18 Doğudaki tanıdık 19 Şehidimiz var 20 Taverna'nın planı 21 Yargıç ve avukat 22 Şah-mat 23 Gizemli avcı 24 Kıyametin habercisi 25 Avcı Ve Mert 26 Olmayacağım günler gelecek 27 Şampiyonlar Turnuvası 28 Şeytanın ta kendisi 29 Maskenin arkasındaki 30 Sizin yerinize ben ölürdüm 31 Game Over 32 Plandaki kusur 33 Artık kaçamayız 34 Merkez bankasına hoşgeldin 35 Bizim olanı almaya geldik 36 Sakın durma 37 Şimdi ne olacak? 38 SENİN SUÇUN 39 Savaşarak öleceğim 40 Yenmesi imkansız olan 41 Direniş zincirinin iki halkası 42 Dayan gökçe geliyorum 43 Saat işliyor 44 Sakın ölme... 45 Sıfırdan lidere 46 Bir şey arıyorlar gibi 47 Nasıl hayatta kaldın? 48 Gökçe'yi durduramadı 49 Düşman hattı 50 Bırakmadım seni 51 Kıskırtma 52 İhanet 53 Lian yu'dan sağ çıkamazsınız 54 Tek şansımız var 55 Son köstebek 56 Ofis kışkırtması 57 Bilyelerin büyüsü 58 NİDHOGG!? 59 Arka kapıdan defolup gideceğiz işte 60 Hırsızlığı bir kez yapan 61 Pes ediyor 62 Yolun sonu 63 Felix Ragnarok'u başlatır 64 Ekipler savaşı part-1 65 Ragnarok'un sonu 66 Felix baba 67 Mert'in imtahanı 68 Irmak gidiyor, Burcu geliyor 69 Cehenneme kısa yoldan bilet 70 Geri dönmek üzere 71 Kuzey bekçileri 72 Yenilmemeliyim ve para sızıntısı 73 Henüz bitmedi 74 Selin öldü mü?-Fragman 75 5. Sezon finali-İntikam yemini 76 Kazanabileceğimiz bir savaş 77 Hedef: Selin 78 Yaşayan efsaneler 79 Tarih tekerrürden ibarettir 80 Hoşçakal masum kadın 81 Burada başlamış 82 Dünyamın sonu 83 Bu ne biçim kavga? 84 Bu gece ölmek yok 85 Sadece seni alacağım 86 Geçittirme hamlesi 87 Şehit: Mert Aydın operasyonu 88 Ölümün gözleri 89 78 yaralı , 27 yıkık ev 90 Aydınların sınavı 91 6. Sezon finali-Ölmek için güzel bir gece 92 Yeni başlayanlar 93 Bir gün öleceğim seni düşünerek 94 Son bir rütuş 95 Beklenmeyen anda gelen en güzel misafir 96 Ölümden kaçamadı 97 Gökçe son noktayı koydu 98 Yeni Felix 99 Zorlu sınavlar 100 Artık insan değil 101 İşte gerçek kahraman 102 Yarım kalan hesap 103 Hayatını kaybetti 104 Bu şehir bizimdir 105 Yedeği olan birileri 106 Büyük organizasyon 107 Şimdi kimse sizsiniz 108 Kalpler ve gölgeler 109 23.27 110 Sonuncuyu harcama 111 Şafak Sınırı 112 Geri Sayım 113 Aklanma vakti 114 Kod Ver 10 2 115 Kaderin düğümü 116 Mahkum 4-6-1-8 117 Huzurun ilk gecesi 118 Kırık pusula 119 Arayış ve hesaplaşma 120 Dostlar beni hatırlasın 121 Karanlıkta biriken öfke 122 BENİM ADIM MERT AYDIN 123 8. Sezon finali fragmanı: 124 Son kez öldür/Sezon finali 125 9. Sezon fragman/Son Piyon 126 Black slasher 127 Yerle bir 128 Gece'nin iki yüzü 129 Hacker ve Bedel

Şafak vakti ekibimize ait binaya girmiştik ki ikimizi de doğruca müşade altına aldılar. Herhangi bir kırık kemik kafa travması ya da o tarz bir şey var mı diye EKG, tomografi, MR falan derken sabahın 7'sinde bizi ancak yatağa göndermişlerdi. Yatağa uzandığımızda:

Selin: Mert, burayı sevmiyorum. Çok... Bunaltıcı.
Mert: Sadece birkaç gün hayatım.
Yazardan: Arkadaşlar bazılarınız özelden kofiyi sormuşlar. Nerede bu köpek? Diye. Arkadaşlar Kofi burada. Mert söz sende.
Mert: Ben sana ne iyi gelir biliyorum. *Islık çalar* Kofii.
Kofi: *Koşarak yanlarına çıkar, selinin yüzünü yalar*
Selin: Kofiiii dur.
Yaklaşık 6 saat kadar uyuduktan sonra uyanmıştım. Ama Selin hala omzumda yaslanmış uyuyordu. Kofi de yanımızda mışıl mışıl uyurken selinin burnunu sevdim.
Selin: Hıı , merttt yapma.

Mert: Kalkmamız lazım aşkım. *Boynunu öper*
Selin: Hııı, 288 saat daha.
Mert: 12 gün daha mı? Hee başka?
Bir şekilde selini uyandırıp ekibin bilgisayar odasına gelmiştik ki sadece Melek abla, gökçe ve Eftalya oradaydı.

Melek: Nasıl oldunuz çocuklar?
Selin: *Esner* Bebekler gibi uyumuşuz.
Gökçe: Güzel çünkü bugün fazlasıyla enerji gerekecek.
Eftalya: Depremzedelere yardıma gideceğiz.
Melek: İnsanlar açlıktan ölmezlerse soğuktan ölecekler.
Mert: Oralara yakın bir noktada ekibin güvenli evlerinden biri var. Büyük bir motel oraya yerleştirebiliriz herkesi.

Gökçe: İnsanlar hareket etmeye bile korkuyor baba. Hepsini birden o motele nasıl götüreceğiz?
Selin: Nedir bu? *Bilgisayarı işaret eder*
Melek: Sizin mahalleden geçen fay hattının haritası. Bir terslik fark edince araştırmamız gerek diye düşündüm.
Selin: *Sandalyeye oturur* Fay hattı bu mu?
Mert: Ters giden şey tam olarak ne?
Eftalya: Bu hat taa, ODTÜ'ye kadar uzanıyor. Ama deprem o tarafa doğru gitmek yerine doğruca sizin mahalleye doğru ilerlemiş.

Gökçe: 27 Ev yıkılmış, 78 yaralı var. Daha da artıyor.
Mert: Doğrudan bizim tarafa doğru yönelmesi...
Melek: Doğal bir şey değil, birisi depremi yönlendirmiş.
Selin: Yapabilecek tek bir psikopat tanıyoruz.
*Telefon çalar*
Mert: Hee. *Ekranı gösterir, Acar arıyordur, Açar* Alo.
Acar: Geçmiş olsun adaş, çok sallanmadınız umarım.
Mert: İyi insan da değilsin ama tam da lafının üstüne aradın. Sen mi yönlendirdin depremi?
Acar: Bir yardımcım yaptı, size en büyük zararı veren hani şu düğün gününüzde yengemi bıçaklayan o herif.

Mert: Sen bir orospu çocuğusun.
Acar: Küfretme lan, hesap basit: Sen bana edisi vereceksin ben de sana ereni vereceğim.
Selin: *Hayır anlamında baş sallar*
Mert: Kafasını alırsın edisin. *Telefonu kapatır*

Deprem bölgesine çıkmış depremzedeleri güvenli eve doğru yönlendirdiğimiz esnada Selin ve kofi yanımdaydı.
Selin: *Suratı asıktır*
Mert: *Saçlarını öper* Onu yakalayacağız Selin.
Selin: Sorun o değil, o herifi durdurma şansımız vardı. Ama sen merhametli davrandın... Ve bedelini buradaki herkes şuan ödüyor. O adamı neden öldürmedin Mert?
Mert: Öldürseydim Yüzüne bakacak halim olmazdı. Ayrıca gökçe henüz çok küçük bunu kaldıramazdı.

Güvenli evde depremzedelere çorba ve battaniye servisi yapıyorduk ki güvenli evin güvenliği falan kalmamıştı. Dışarıdan gelen silah sesleriyle birlikte çatışmaya girmiştik ki sadece Selin, Gökçe ve ben vardık. Ekip destek için yola çıkmışken gökçe tam açıya geçmek için önden önden gidiyordu.
Mert: Gökçe bekle...
Gökçe: *Suikastçinin karşısına gelir* At silahını.
Berna: *Kafasını kaldırıp silah doğrultur eli titriyordur*
Gökçe: Berna abla...
Berna: *Kulağını acıyla kapatır*
Gökçe: Abla...

Berna: *Karnına 4 el ateş eder*
🎵Ölüm ardıma düşüp de yorulma, Var git ölüm bir zamanda yine gel. Hakibet alsın, komasın beniii. Var git ölüm bir zamanda yine gel. Çıkıp bozkırlara ula şamadım yalan Dünya sana çıkışamadım. Var git ölüm bir zamanda yine gel.🎵
Gökçe: *Yere serilir*
Gökçeyi apar topar direk büyük karargaha kaldırdığımızda artık cinnet geçirmek üzereydim. Ameliyattayken ekiptekiler kaçanların izini arıyorlardı. Ben ise gökçenin elinde olan kağıda bakıyordum.

20 dakika önce:
Berna: *Yaptığının farkına varır* Gökçe... *Eline kağıt koyup kaçar*
Şuan:
Kağıtta: "Beni bulmayın.
-Yolcu" yazıyordur.
Bu esnada Berna:
Ormanda koşturuyordum, yaptığım şeyin farkındaydım ama anılarım bir bir kafamda canlanıyordu. Bana işkence ettikleri o cihaz da hala kulağımın içindeydi.
*Tiz sesi duyar*
Berna: *Diz çöker* EEEEEEAAAAAAAAAAHHH!!!

Ekip:
Nil: Bunu görmeniz lazım. *Bilgisayar getirir*
Kumsal: Saldıranlar kaçarken MOBS'ye yakalanmışlar.
Melek: İçlerinden birini ne yazık ki tanıyoruz.
Ezgi: Mert, sen bakma istersen.
Mert: Kızımı kim vurmuş görmek istiyorum.
Merve: Sorun da o vuran kişi aralarında yok kaçmış.
*Mustafa arabaya biner*
Selin: Orospu çocuğu.
Burak: Ölmediğini biliyorduk.
*Gökçe'nin vurulma görüntüsünü açarlar*
Mert: *Kalbini tutar, vuran kişiyi tanır* Bu Berna.

Selin: Nereye gittiklerini bulabildik mi?
Mert: Aramalarına gerek yok. Berna'nın haritasını takip edeceklerse Mardin'e gideceklerdir.
Nergis: Planımız ne?
Mert: Gökçe'nin başında bekleyin, birini arayacağım. *Arya'yı arar* Alo arya.
Arya: Taa İspanyadayken beni nasıl arayabildin? Diye sormama gerek yoktur herhalde değil mi?
Mert: Bak görev üstünde olduğunu biliyorum ama bana yardımın gerekiyor. Bölgeyi en iyi sen biliyorsun.

Arya: Gökçe'nin durumunu duydum ne yapabilirim?
Mert: Hemen bu gece ülkeye dönüyorsunuz. Benimle Mardinde buluşup suikastçilerin peşine gideceğiz.
Hüseyin: 5 Saate oradayız. *Telefonu kapatırlar*
Mert: *Yoğun bakımdaki gökçeye bakar* Sana ölme demiyorum. Ama ben gelmeden ölme olur mu evlat?