69. bölüm · Kuzey bekçileri
Bilyelerin büyüsü
Alperden aldığımız ve damladan doğrulattığımız bilgiye göre, her bir ekip üyesini o ekibe bağlayan bir tür ruh parçası gibi bir şey varmış. Bu ruh parçaları güya bir tür büyüyle içimizden çıkıp, bizim temsili olarak elimizde tuttuğumuz bilyelere yerleşiyormuş. Eğer bilye kırılırsa o ruh parçası herhangi bir ekibe bağlanmaya hazır hale geliyormuş.
Mert: Heee, gece gelip de sikiyormuymuş? Tövbe estağfurullah oğlum hurafedir o.
Alper: Damla göster onlara.
Damla: *Eline bilyesini alır* Sonra ki yolculuklarında tekrar kavuşacağız, tekrar kavuşacağız, kavuşacağız. *Ağzından bir ışık huzmesi çıkıp bilyeye girer*
Alper: Şimdi inandınız mı?
Selin: Woww.
Mert: Gökçe, şu tabloyu tekrar açsana.
Gökçe: *Görüntüyü bilgisayara verir*
Mert: Lanet olsun. *Kollarda ölenin ağzından ışık huzmeleri çıkıyordur* Bu kişi ölmüyor ruhu bilyeye yerleştiriliyor sadece.
Damla: Bakın moralinizi bozmak istemem ama bu resimdeki bayaa merte benziyor.
Selin: Biri onu tekrar öldürebilir mi?
Mert: *Aklına bir şey gelir* Selin sen bir dahisin. *Alnından öper* Seni seviyorum be. *Hiçbirşey demeden çekip gider*
Mustafa'nın izinden bir yere kadar geldiğimde tahminimde haklı çıktığımı anladım. Dynamix bilyesi onda işe yaramıyordu. Birini yenerek dynamixli olabilirdi. Ama bunu sadece ben biliyordum. Karşısına geçtim sinirliydik.
Mustafa: *Yüzüne vurur*
Mert: Sen haklıydın.
Mustafa: *Yine vurur*
Mert: Yani bilyenin işe yaramadığını söylerken sende hiç işe yaramadı.
Mustafa: *Boğazını tutar* ardayı ben yendim.
Mert: Peki bilye hiç Arda'nın olmadıysa ya bilye başkasına bağlıysa hadi bakalım Mustafa. Bunu başladığımız şekilde bitirelim. *Yakasından tutar* Birlikte.
Yumruklaşa yumruklaşa merdivenden düşe düşe okulun bahçesine kadar inmiştik. Ortada duran draulpnir mızrağını ikimiz birden tuttuğumuzda alev ve buz güçlerimiz ortada çarpışmaya başlamıştı.
İlahi hamle yapıp cebindeki bilyeyi havaya doğru fırlatmıştım. İkimiz birden hamle etmiştik ki:
Melahat: *Mjlonjirle yoktan gelir*
Melahat/Mert: LEEEHHH *Bilyeyi Mjlonjir ve draulpnirin arasında kırarlar*
Mustafa'ya döndüğümde afallamıştı. Bu defa kazanma şansı yoktu güçsüz düşmüştü. Mızrağı tutmaya çalışsa da ateş gücüm galip gelmişti. Mızrak tamamen dolduğunda havaya fırlayıp elime doğru geldi.
Mustafa açıkta kalmışken Melahat de ben de hiçbir şey demeden oradan gittik. Olayı gruba anlattığımızda herkes anlamaya çalışıyordu. Ama ben çoktan çözmüştüm.
Gökçe: Dynamix bilyesi? Neden onda işe yaramadı?
Mert: Çünkü bilye başkasına aitti. Ardayı yendiğinde bilyeye sahip olduğunu düşünüyordu. Ancak bilye hiç ardanın olmamıştı. Çünkü o gün bilyeyi nadine'den alan alperdi. Sonrasında bilye sana itaat etti. Taa ki geçen ay ben alperi yenene kadar.
Nadine: Bu durumda...
Mert: Bilye benimdi.
Melahat: Şimdi ne olacak?
Arya: Tek başına Ragnarok'a gideceğini duyduk. Sen manyaksın onu diyeyim de.
Mert: Alperen kesin tarihin 20 Mart olacağını söyledi. 11 günüm var.
Hüseyin: Seni çalıştıracağız o kesin. Yalnız gideceksen git ama gidene kadar senleyiz.
Mert: Selin nerede?
Gökçe: Bilmiyorum, biz iki aşık diye diye gitti. Şarkı söylüyordu bir de.
Mert: Gelir o. Şimdi madem benlesiniz e hadi. Yapacak işimiz var.
Bu esnada Selin ve güneş hoca:
Eve gelmiştim şok geçirmiş boş bakıyordum. Sadece bakıyordum.
Güneş hoca: Anlat bakalım genç, ne oldu?
Selin: B-beni sevdiğini söyledi.
G.H: Veee?
Selin: Cevap vermedim.
G.H: Hmm daha önce dememiş miydi?
Selin: Hayır, tam bir öküz değil mi?
G.H: O öküz ama sen de hatırlat ona. Müstakbel eşi olduğunu unutmasın. He bir de bizim torun meselesi düşündünüz mü?
Selin: Mert Ragnarok'tan önce olmaz dedi anne. Ben de kararına saygı duydum.
G.H: Hmm ama sen de istiyorsun. Kızım bak sana mert'leilgili bir sır vereyim. Sana deli gibi aşık eğer öyle dediyse de inan seni sıkmak istemediği içindir. *Omzuna vurur* onu birazcık şımart.
4 saat sonra:
Mertten:
Eve girip etrafa baktım görünürde kimse yoktu.
Mert: Anne?
Selin: Gel Mert gel salondayım.
Mert: *Gelir*
Etraf mumla süslenmişti. Selin ise şık bir elbise giymişti. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.
Selin: *Mert'e doğru yönelip dudağını öptüm*
Mert: Selin neler oluyor?
Selin: Ragnarok'u beklemek istemiyorum. Senden uzak kalmak istemiyorum artık.
Beni Koltuğa oturtup kendisi de kucağıma oturmuştu.... *Aşıklar kavuşur*
