139. bölüm / 131
Kuzey bekçileriHuzurun ilk gecesi
Bölümler 131Şu an: Huzurun ilk gecesi
- 1 O bahsi kaybedersin452 kelime
- 2 Sadece bir yemek349 kelime
- 3 İşler sarpa saracak312 kelime
- 4 Düşman görüldü627 kelime
- 5 Liderlikten ne anlarsın?485 kelime
- 6 Gemiyi terk etmeyeceğim573 kelime
- 7 Partner savaşları450 kelime
- 8 Reset düğmesi738 kelime
- 9 Anlaşma masası597 kelime
- 10 Ekip şehre indi546 kelime
- 11 Korkunç gece912 kelime
- 12 Fuar katliamı1.024 kelime
- 13 Yolunda olmayan birşeyler898 kelime
- 14 Fırıldak olmamayı çoktan öğrettiler738 kelime
- 15 Tekirdağ gelini1.008 kelime
- 16 Çağrı562 kelime
- 17 Deste senin elinde491 kelime
- 18 Doğudaki tanıdık552 kelime
- 19 Şehidimiz var542 kelime
- 20 Taverna'nın planı813 kelime
- 21 Yargıç ve avukat574 kelime
- 22 Şah-mat941 kelime
- 23 Gizemli avcı555 kelime
- 24 Kıyametin habercisi547 kelime
- 25 Avcı Ve Mert644 kelime
- 26 Olmayacağım günler gelecek853 kelime
- 27 Şampiyonlar Turnuvası678 kelime
- 28 Şeytanın ta kendisi936 kelime
- 29 Maskenin arkasındaki612 kelime
- 30 Sizin yerinize ben ölürdüm875 kelime
- 31 Game Over800 kelime
- 32 Plandaki kusur1.024 kelime
- 33 Artık kaçamayız436 kelime
- 34 Merkez bankasına hoşgeldin508 kelime
- 35 Bizim olanı almaya geldik710 kelime
- 36 Sakın durma808 kelime
- 37 Şimdi ne olacak?635 kelime
- 38 SENİN SUÇUN831 kelime
- 39 Savaşarak öleceğim550 kelime
- 40 Yenmesi imkansız olan728 kelime
- 41 Direniş zincirinin iki halkası516 kelime
- 42 Dayan gökçe geliyorum545 kelime
- 43 Saat işliyor663 kelime
- 44 Sakın ölme...488 kelime
- 45 Sıfırdan lidere691 kelime
- 46 Bir şey arıyorlar gibi411 kelime
- 47 Nasıl hayatta kaldın?601 kelime
- 48 Gökçe'yi durduramadı615 kelime
- 49 Düşman hattı700 kelime
- 50 Bırakmadım seni478 kelime
- 51 Kıskırtma644 kelime
- 52 İhanet793 kelime
- 53 Lian yu'dan sağ çıkamazsınız520 kelime
- 54 Tek şansımız var571 kelime
- 55 Son köstebek566 kelime
- 56 Ofis kışkırtması706 kelime
- 57 Bilyelerin büyüsü600 kelime
- 58 NİDHOGG!?595 kelime
- 59 Arka kapıdan defolup gideceğiz işte453 kelime
- 60 Hırsızlığı bir kez yapan842 kelime
- 61 Pes ediyor549 kelime
- 62 Yolun sonu954 kelime
- 63 Felix Ragnarok'u başlatır564 kelime
- 64 Ekipler savaşı part-1623 kelime
- 65 Ragnarok'un sonu441 kelime
- 66 Felix baba754 kelime
- 67 Mert'in imtahanı869 kelime
- 68 Irmak gidiyor, Burcu geliyor754 kelime
- 69 Cehenneme kısa yoldan bilet591 kelime
- 70 Geri dönmek üzere1.130 kelime
- 71 Kuzey bekçileri1.159 kelime
- 72 Yenilmemeliyim ve para sızıntısı850 kelime
- 73 Henüz bitmedi404 kelime
- 74 Selin öldü mü?-Fragman90 kelime
- 75 5. Sezon finali-İntikam yemini691 kelime
- 76 Kazanabileceğimiz bir savaş769 kelime
- 77 Hedef: Selin603 kelime
- 78 Yaşayan efsaneler879 kelime
- 79 Tarih tekerrürden ibarettir877 kelime
- 80 Hoşçakal masum kadın737 kelime
- 81 Burada başlamış943 kelime
- 82 Dünyamın sonu391 kelime
- 83 Bu ne biçim kavga?670 kelime
- 84 Bu gece ölmek yok431 kelime
- 85 Sadece seni alacağım633 kelime
- 86 Geçittirme hamlesi476 kelime
- 87 Şehit: Mert Aydın operasyonu694 kelime
- 88 Ölümün gözleri896 kelime
- 89 78 yaralı , 27 yıkık ev763 kelime
- 90 Aydınların sınavı912 kelime
- 91 6. Sezon finali-Ölmek için güzel bir gece576 kelime
- 92 Yeni başlayanlar913 kelime
- 93 Bir gün öleceğim seni düşünerek882 kelime
- 94 Son bir rütuş694 kelime
- 95 Beklenmeyen anda gelen en güzel misafir867 kelime
- 96 Ölümden kaçamadı938 kelime
- 97 Gökçe son noktayı koydu1.221 kelime
- 98 Yeni Felix1.363 kelime
- 99 Zorlu sınavlar1.407 kelime
- 100 Artık insan değil1.465 kelime
- 101 İşte gerçek kahraman1.351 kelime
- 102 Yarım kalan hesap1.197 kelime
- 103 Hayatını kaybetti1.104 kelime
- 104 Bu şehir bizimdir1.474 kelime
- 105 Yedeği olan birileri1.703 kelime
- 106 Büyük organizasyon1.052 kelime
- 107 Şimdi kimse sizsiniz1.761 kelime
- 108 Kalpler ve gölgeler1.609 kelime
- 109 23.271.914 kelime
- 110 Sonuncuyu harcama1.351 kelime
- 111 Şafak Sınırı1.160 kelime
- 112 Geri Sayım2.324 kelime
- 113 Aklanma vakti2.168 kelime
- 114 Kod Ver 10 22.290 kelime
- 115 Kaderin düğümü1.720 kelime
- 116 Mahkum 4-6-1-82.110 kelime
- 117 Huzurun ilk gecesi2.087 kelime · Okuduğun bölüm
- 118 Kırık pusula2.620 kelime
- 119 Arayış ve hesaplaşma1.491 kelime
- 120 Dostlar beni hatırlasın1.922 kelime
- 121 Karanlıkta biriken öfke2.036 kelime
- 122 BENİM ADIM MERT AYDIN1.625 kelime
- 123 8. Sezon finali fragmanı:49 kelime
- 124 Son kez öldür/Sezon finali2.862 kelime
- 125 9. Sezon fragman/Son Piyon360 kelime
- 126 Black slasher3.229 kelime
- 127 Yerle bir4.040 kelime
- 128 Gece'nin iki yüzü3.016 kelime
- 129 Hacker ve Bedel2.606 kelime
- 130 Uyanışın bedeli2.495 kelime
- 131 Sana bana karavana4.240 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İntro:
Benim adım mert aydın, cehennemde geçen 5 ayın ardından 5 ayın ardından şehrime döndüm. Artık durum değişti: Gündüzleri belediye başkanı olarak şehre liderlik yapıyorum ama geceleri başka biriyim, başka bir şeyim, Kuzey bekçisiyim.
Kuzey bekçilerinde daha önce:
Selin: Ait olduğun yere gidiyorsun Mert acar.
Mert: *Uçan tekme atar, hücre kilitlenir*
Hakim: Şahsın beraatine karar verilmiştir.
Mert: Yeniden bu şehrin isimsiz kahramanları Dynamix ekibi olabilmek için toparlanmaları gerekecek.
4 ay önce:
*Ekip hapishane müdürünün odasındadır*
Hüseyin/Burak: *Odaya girerler*
Hüseyin: Neler oluyor?
Ata: Özel toplantı diyelim.
Selin: Mert nerede?
Hüseyin: Arya nerede?
Burak: Merti farklı koğuşa aldılar yenge.
Irmak: Niye?
Hüseyin: Merti tanımıyor musunuz? Haftada bir mahkumlardan biriyle kavga ediyor.
Mert: Üzgünüm geciktim, ufak bir işim çıktı.
Selin: Hapishanede ne işi? Ya Sen niye rahat durmuyorsun?
Mert: İnan ki benimle alakası yok.
*Birini bavulla dövmüştür*
22 sene sonra:
*Gök gürültülü sağanak yağış vardır*
Kaptan: Bu kadar zahmete girdiğine göre burası senin için önemli bir yer olmalı.
Bilinmeyen kız: Mesele yer değil, burada bulmayı umduğum kişi.
( Code: Veronica adası )
Günümüz:
Mert: *Uyanır*
Selin: *Göğsünde yatıyordur.
Mert: *Kalkmaya Hamle eder*
Selin: *Sıkıca tutar* 5 Dakika daha.
Mert: Ehh sonunda herhangi bir telefon çalmadan ya da ev taranmadan beraber uyanabildik.
Selin: Emekli olduğumuza hala inanamıyorum.
Mert: Teknik olarak emekli sayılmayız sadece en büyük galibiyetimizi aldık diyelim.
Selin: Hüseyinin dediği bir şey geldi aklıma: Biz emekliliği görmeyiz mertle, demiş. Sen yoğun bakıma alındığında.
Mert: Bazen düşünüyorum tüm bunlar olmasaydı bir kanunsuz hayatımız olmasaydı, nasıl olurdu?
Selin: Bu soruyu şöyle değiştireyim çünkü şehri seninle kurtarmayı seviyorum. 3 yıl önce gökçe kaçırılıp sen kalp krizi geçirdikten sonra dönmeseydik nasıl olurdu?
Mert: Hmmm, Ragnarok olmazdı, Bülentle hiç tanışmazdık, sen şuan 3 değil dördüncüye hamile olurdun.
22 sene sonra:
( Code Veronica adası )
Bilinmeyen kız: *Etrafta yürüyordur*
*Çıtırtı gelir*
Bilinmeyen kız: *Etrafında döner*
*Bubi tuzağı aktif olur, baş aşağı ağaca bağlanır*
Bilinmeyen kız: Tabii tuzak neden olmasın.
Y: *Ona doğru geliyordur*
Bilinmeyen kız: *Sesi duyar* Hey her kimsen ya da aradığım kişiysen bil ki: Kung fu biliyorum, Siyah kuşak tekvandocuyum ve...
Y: *Karşısına gelir*
Bilinmeyen kız: Beynime kan gittiği için ne diyeceğimi de unuttum.
Y: Güzel. *Yüzüne yumruk atar*
Günümüz:
*Karargahta*
Hayri: Veda partisi hazırlamak ne zormuş ya.
Gökçe: Bir kere veda edecekler söylenme.
Candelia: *Balon şişirir*
Mert: Ayrılan tek iki kişi onlar olur inşallah.
Ata: Belli olmaz üstat.
Göktuğ: Bir şey diyeceğim posteri kim ayarladı?
Mert: Ben.
Irmak: Neden Macer Alara diye okunuyor?
Selin: Alara diye tanıdığın mı var mertçim?
Mert: Yoo.
Göktuğ: İnşallah Enes onları oyalayabilir.
Melahat: Bir şey diyeceğim işe devam edeceksek sürekli böyle yer altında mı olacağız?
Ata: Heh yeni bir karargah lazım.
Mert: Üzerinde çalıştığım bir şey var.
Bu esnada:
*Hüseyin ve aryanın gözleri bağlıdır*
Hüseyin: Enes nereye gidiyoruz biz?
Arya: Yozgatta ne işimiz var ya bizim?
Enes: Yozgat ne alaka ya?
Arya: 1 saattir yoldayız aq, bizim Ankara'da olmamız mümkün değil şuan.
Enes: Tamam geldik. *Arabadan indirir* Yürü, yürü gel topla gel gel gel gel gel gel, Dur.
*Gözlerini açar*
Hepsi birden: SÜRPRİZZZ!
Arya: Oğlum biz bir saattir yoldayız karargaha nasıl gelebildik?
Enes: Bir yere gitmedik oğlum 1 saat şirketin etrafında dolandık arka kapıdan geldik.
Selin: Yav tamam ne uzattınız hadi.
Miray: *Pastanın kremasını yer.*
Arya: Miroooş ablacım o benim pastam, dua et de yaramazlıkları onaylayan bir halayım.
Miray: *Selinin karnına dokunur* Kardeş gel artık.
1 Saat sonra:
Şehirden ayrılış otoyolu:
Mert: Her şeyi aldınız değil mi?
Arya: Evet galiba, unuttuğumuz bir şey varsa onları satabilirsiniz.
Mert: Bülenti arayıp sizi bıraktırabilirim.
Hüseyin: Son birkaç aydan sonra rahat bir helikopter yolculuğu iyi gider.
Arya: Biz de nereye gideceğimizi bilmiyoruz.
Selin: *Aryanın elini sıkar* Ne zaman, nerede, neye ihtiyacınız olursa bir telefon uzağınızdayız.
Oktay: Hıııı. *Aryaya elini uzatır*
Gökçe: Gitmeni istemiyor halası. Çantana koyduğum telefonla seni milyon kez arayacağım.
*Selin ve gökçe arabaya geçer*
Hüseyin: *Elini sıkar* Kendine dikkat et ogi. *Arabaya gider*
Mert: Sizin adınıza seviniyorum.
Arya: Teklifim hala geçerli Mert.
Mert: Uzun zamandır bu işi yapıyorum arya. Emekli olunca ne yaparım hiç düşünmedim.
Arya: Seni çocukluktan beri tanıyan biri olarak söylüyorum, kendine daha fazla yüklenme artık. Bırakmak istediğin yerde bırak.
Mert: Her nerede olursan ol er ya da geç kavuşacağız.*Sarılırlar*
Arya: Hepsi sana emanet. *Giderler*
Mert: Güle güle Speedy gonzalesler.
Gökçelerin evinde:
Gökçe: Yolcuları uğurladık, şimdi ne var?
Selin: Biz geç balayımıza gideceğiz.
Göktuğ: 2 Bebeğe bakmak zorunda olmasak biz de giderdik de işte.
Mert: Daha 1 hafta oldu şikayetlere başlanmış.
Gökçe: Geceleri birisi ağlıyor diğeri başlıyor.
Selin: Belli zaten zombiye dönmüşsün kuzum.
Göktuğ: Çocuk bakmak zor işmiş ya.
Mert: Ben 2 tane büyüttüm aslanım merak etme.
Miray: *Melisi kucağına alır* Sen biraz büyü de saklambaç oynayalım tamam mı bücürük?
Melis: *Gülerek Miraya bakar*
Miray: Abla yeğenim bana mı gülüyor?
Gökçe: Sanırım evet ablacım.
Göktuğ: Gökçenin en büyük korkusu ne?
Mert: Bunu bilmiyorsan siz boşanın zaten.
Selin: Sudan.
Mert: Boğulmaktan.
Gökçe: Sudan korkuyorum ben baba.
Selin: İşte gör gör anne farkı.
Mert: Lan bu kızın sudan korkmasının sebebi benim. 7 yaşında tramvayı ben yaşattım.
Gökçe: Aferin marifet gibi söylüyor bir de.
Mert: Ben bunu küçükken su yatağında ters çevirdim. Bu o zamandan beri korkuyor.
Ertesi sabah:
Bali:
Mert: *Selinle el ele yürüyorlardır*
Selin: Bekle bizi bali biz geldik.
Mert: *Yanağını öper* Seninle uyandığım her sabaha bin kez şükrediyorum.
Selin: Baliye gelince romantizm perileri bastı benim kocamı.
Mert: Geçen gün dediğini çok düşündüm aşkım. 2 yıl önce dönmesek hayatımız nasıl olurdu? diye. Uzun süredir bu işteyiz aşkım normal hayatta neler yapılır hiç hatırlamıyorum.
Selin: Sabahları bana kahve yapardın, kahvenin ortasında ya biri gelirdi ya da Miray ağlardı. Ama işimiz hala bitmiş değil Mert.
Gökçeden:
*Ofise gelir*
Gökçe: Melek ablam. *Kahve verir*
Melek: Bugün beklediğim son kişi, Doğum izninde değil miydin sen?
Gökçe: Evde canım sıkıldı ben de sana geleyim dedim. Çocuklara bugün Göktuğ bakıyor.
Melek: Zamanında Merti babasız büyütmek zorunda kalmış biri olarak söylüyorum vay Göktuğ'nun haline. *Votka doldurur*
Gökçe: Ona söylemeyi hiç denedin mi abla?
Melek: Beni hayatta affetmez.
Gökçe: Yine de bilmeli.
Melek: Buraya gerçekten annelik öğüdü vermeye geldiysen bu şişeyi tek başıma içeceğim.
Gökçe: Babam er ya da geç farkına varacak.
Melek: Nasıl varabilir ki?
Gökçe: *Ses kayıt cihazı çıkarıp açar*
Güneşin sesi: Ben Mert'in esas annesi değilim, taşıyıcı annesiyim. Yıllar önce Mertin babası çocuk sahibi olamayacağını öğrendiğinde eve bir kuma getirdi, beni. Esas annesi Melek ablanız. Kocasından gördüğü şiddet nedeniyle kendi oğlundan vazgeçmek zorunda kalmıştı.
Gökçe: Yapma abla, beraber atlattığınız onca şeyden sonra bunu ondan saklayamazsın.
Melek: Mesele o kadar basit değil gökçe. Mert de tek çocuğum değil.
Gökçe: Ne? Babamın bir abisi falan mı var?
Melek: Daha çok ikizi, ismini gizlemişler sadece lakabını biliyorum. "Elanor"
Gökçe: Hassiktir ya, şaka yapıyor ol lütfen.
Melek: Şaka gibi bir halim mi var?
Gökçe: Yok da....
Melek: Tanıyor musun?
Gökçe: Tanıyoruz, sen de tanıyorsun.
Melek: Ne?
Gökçe:Edisin kızı
Melek: İki kere Ne?
Gökçe: Babam geçen yıl vurulmadan önce onu bulmak için edise teklif sunmuştu, kabul etti. Araştırmalar bizi Ezgi Akyürek ismine çıkardı.
Melek: Bizim Ezgi Akyürek???
Gökçe: Süprizz.
Melek: Tamam sus, kafam bulamaç oldu.
Gökçe: İyi yanından bakalım iki çocuğun da senin yanında ve aynı işin içindeler.
Melek: İkisi de acarın örgütüyle uğraşıyorlar.
Gökçe: Ne var bunda?
Melek: Bilmediğiniz bir şey daha var.
*Saçlarını toplar, ensesinde bir şey gösterir*
Gökçe: Lanet olsun.
Bu esnada ezgiden:
*Araba mezarlığında çatışma halindedirler*
Ezgi: *Herifi duvara sabitler* Paket tamam.
Burak: *Sandıklara bakar* Silahlar tamam.
Candelia: *Varili açar* Mendix de burada.
Paralı asker: *Ezginin arkasındadır* Kımıldama.
Ezgi: Tamam, sakin Romeo.
Gökçe/Melek: *Sırtına ok atarlar*
Ezgi: Ben hallederdim.
Gökçe: He he tabi.
Ezgi: Biyologlar sahaya inmez sanıyordum.
Melek: Alışsanız iyi olur.
Bu esnada bali:
*Seline ve mert'e masaj yapılmıştır*
Masör:Ada lagi yang Anda inginkan, Pak?
Mert: Tidak, terima kasih.
Masör: *Gider*
Selin: Sen balice mi biliyorsun?
Mert: Gelmeden önce biraz sözlüğe bakmıştım.
Selin: Telefonuna bak masaj boyunca susmadı.
Mert: *Bakar*
*Gökçeden: 4 okunmamış mesaj ve 8 arama*
Mesajlar:
-Tatilde olduğunu biliyorum ama
- Beni ara hemen.
-ACİL DURUM!
- Hangi cehennemdesiniz??
Selin: Kimden?
Mert: Gökçe yazmış, başa çıkabileceğine eminim.
Bu esnada gökçe:
Melek: Çok kalabalıklar.
Gökçe: Hepsiyle birden başa çıkamayız.
Nisa: Kulaklara dikkat. *Sonik çığlık atar*
*Camlar patlar, adamlar yere savrulur*
Edis: Başınıza iş açmadan yapamıyorsunuz dimi?
Nisa: Kumoş senin sıran.
Kumsal: *Bir anda rüzgar gibi geçip onları bağlar* Offf bu işi seviyorum.
Gökçe: Bu nasıl oldu?
Edis: Z8HIN serumunun yan etkileri diyelim.
Mert: Harika.
Gökçe: Sen... Nasıl?
Mert: Mesajını aldığım gibi geldim.
Ezgi: Bu 1 saatte nasıl geldi?
1 saat önce esas Mert:
Selinin ani gelen sancısı sonucu hastaneye getirmiştik ki apar topar doğuma alacaklardı.
Selin: *Elini çok fena sıkar* MERT!
Mert: Aşkım sorun yok buradayım.
Selin: AAAA!
*Doğuma alınır*
Mert: *Birini arar* Alo? yardımın gerek.
Şuan:
Nefessiz kaldığı için bebeği küvöze almışlardı. Kız doğmuştu camın dışında onu izliyordum ki:
Mert: Ablan gibi çok güzelsin kuzum. 5 ay yanında değildim, doktor kontrollerine gelemedim. Ama artık buradayım tamam mı küçüğüm?
Doktor: Mert bey? Eşinizin bilinci açık sizi ve bebeği sordu. Bebeği birazdan çıkaracaklar. Siz burada beklemeyin isterseniz?
Mert: Yok ben kızımı bırakamam.
Mert: *Cama döner* Duydun mu kızım? Annen seni sormuş. Her şey yoluna girecek küçüğüm.
*Odaya girerler*
Selin: M-mert? Bebek nerede?
Mert: Burada aşkım. *Kucağına verir*
Selin: Bir de halan erkek olacak demişti.🥹 İsim düşündün mü aşkım?
Mert: Bir fikrim var ama sen beğenir misin ki?
Selin: Ne peki?
Mert: Ekin, hayatımızın yeni tohumu olacak.
Selin: Ekin, ne kadar güzel ismin oldu kızım.
Mert: *Gökçeyi görüntülü arar*
Gökçe: *Açar* Lütfen klonlamayı bulmadım de.
Mert: Yok daha bulmadım merak etme. Ama burada birini buldum. *Ekini gösterir*
Gökçe: ANA, lan siz ne ara...
Mert: Gelince konuşuruz kuzum. *kapatır*
Selin: Gökçe klonlama derken neyden bahsetti?
Mert: Bora Dönmeze çarpılmış diyelim.
Selin: Mert??
Mert: *Televizyonu açar*
Çakma Mert: Bugün şehirdeki silahların çoğunu kanunsuz ekibi ele geçirdi. Ve uyuşturucuyu.
Selin: Bu...Canlı yayın mı?
Mert: Bir sihirbaz asla hilesini söylemez.
5 saat sonra:
*İki Mert ve Selin aynı anda karargaha girer*
Gökçe: Biri kafama vursun, çift görüyorum.
Çakma Mert: *Elastik maskeyi açıp gökçeye verir*
Mert: Çocuklar Bora Dönmezle tanışın. İş mahlasıyla insan hedef. İstediği herhangi birinin yüzünü kendisine maske yapabiliyor.
Gökçe: Bu çok tuhaf. *Maskeyi yüzüne tutar* Ben Mert Aydın hepinizin efendisiyim. *Güler*
Melek: Her neyse burada benim bücürüm var. *Ekini kucağına alır* Bu benim balım bu benim boncuğum bu benim balım.
Mert: Melek abla sen niye... Kanunsuz zırhıylasın?
Edis: Bizimle sahaya inecek artık.
Mert: Mümkün değil.
Melek: Niye?
Mert: Melek.abla, Sana ameliyat alanında ihtiyacım var. Hayat kadını gibi giyinip Sahaya inmeni istemiyorum.
Melek: Senden izin alır gibi bir halim mi var?
Mert: Operasyon yetkilisi benim.
Melek: Sen yokken ekibi ben işletiyorum Mert. Kusura bakma ama en az sen kadar yetkiliyim.
Mert: Eğitimsiz ve dengesizsin bir operasyonda çuvallarsan ve birini kaybedersek bu senin suçun olur. Seni kaybedersek bu da benim suçum olur. Neden bu riski alayım?
Melek: Kendimi göstermeme izin ver.
Mert: *Düşünür* Gökçe Bana ok atabileceğim birilerini bul her ne olursa, suç olsun yeter.
Melek: Napıyorsun?
Mert: Hazırlan sahadaki yeteneğini göreceğim.
Gökçe: Tombala, çin mahallesinde soygun.
Mert: Hazırlan, hazır zaten ben hazırlanayım.
Melek: *Güler* Bu işi şimdiden sevdim.
Çin mahallesinde:
*Çatıdalardır*
Melek: Bu kıyafetler çok dar, plan.nedir?
Mert: Kural 1: Operasyon anında fazla konuşma.
Kural 2: Bana ayak uydur yeter.
Operasyon esnasında:
Tüm hırsızları temizlemiştik ki:
Melek: *Son soyguncuyu ölesiye döver*
Mert: MELEK ABLA DUR, MELEK ABLA! *Tutar*
Melek: Başardık.
Mert: *Yayını verir* Hazır değilsin.
Melek: Ne? Sana ayak uydurdum, istediğini yaptım nasıl hala hazır olmam?
Mert: Karargaha dönüyoruz *Gidecekken*
Melek: Eksik olan şey ne? Onu söyle en azından?
Mert: HAZIR DEĞİLSİN! *Gider*
Melek: Ben hazırım.
Mert: Kapa çeneni.
Karargaha dönünce:
Selin: Nasıl geçti?
Mert: Başarılı ama başarısız. *Yayını yerine koyar*
Melek: *Yüzü asıktır* Bir şey bildiği yok.
Mert: Kontrolünü kaybettin.
Melek: Sanki sen dövüşte sinirleniyorsun.
Mert: Öfke kontrol edenin silahıdır, kullan onu.
Melek: Ufak bir sinir krizinden bunu yapamazsın.
Mert: Tamam. *Ellerini iki yana açar* Hadi.
Melek: Sana vurmamı mı istiyorsun?
Mert: Denemeni istiyorum.
Melek: *Sol koluna vuracakken*
Mert: *Eline vurur*
Melek: Ewww, ne ya...
Mert: Tekrar dene.
Melek: *Diğer koluna vuracakken*
Mert: *Eline vurur*
Melek: Bunu neden yapıyorsun?
Mert: Çok yavaş, tekrar dene.
Melek: *Şener*
Mert: Zayıf, TEKRAR DENE!
Melek: Kes şunu. *Vuracakken*
Mert: *Kaçınır, yere düşer* Hazır değilsin.
Melek: EHHHH. *Sürekli vurmayı dener*
Mert: *Kolunu tutup çelme takar* BİTİRDİN Mİ?
Melek: *Yayını alıp gider*
Gökçe: Bu neydi şimdi?
Mert: Göğsüne bir izleyici koydum nerede ne zaman olduğunu bilelim.
Selin: Ekip içi bir savaş istemiyoruz.
Gökçe: Aslında anne oğul desek daha doğru.
Mert: Ne?
Gökçe: *Ses kayıt cihazını uzatır* Sadece dinle.
Mert: *Aynı ses kaydını dinler*
Selin: Üzgünüm Mert.
Mert: *Bir şey demeden gider*
Evrim: Nereye gidecek?
Selin: Annesinin peşinden gidecek.
22 sene sonra:
Bilinmeyen kız: *Kendine gelir*
Y: Seni kim yolladı?
Bilinmeyen kız: Kimse ama babamı tanıyorsun.
Y: Senin babanı nereden tanıyayım?
*Ok doğrultur*
Miray: Bekle hayır. *Flaş gösterir* Benim babam... Mert aydın.
Arya: *Kapüşonunu açar* ... Miray?
Bölüm etkileşimi
