7. bölüm / 29
Anonim YazıyorBölüm : 7
Bölümler 29Şu an: Bölüm : 7
- 1 Bölüm : 11.156 kelime
- 2 Bölüm : 21.333 kelime
- 3 Bölüm : 31.112 kelime
- 4 Bölüm : 41.105 kelime
- 5 Bölüm : 51.252 kelime
- 6 Bölüm : 61.077 kelime
- 7 Bölüm : 71.511 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 Bölüm : 81.031 kelime
- 9 Bölüm : 91.266 kelime
- 10 Bölüm : 101.133 kelime
- 11 Bölüm 111.110 kelime
- 12 Bölüm 121.544 kelime
- 13 Bölüm 131.278 kelime
- 14 Bölüm 141.469 kelime
- 15 Bölüm 152.275 kelime
- 16 Anonim 162.237 kelime
- 17 Anonim 171.007 kelime
- 18 Bölüm 182.226 kelime
- 19 Bölüm 192.481 kelime
- 20 Bölüm 201.480 kelime
- 21 Bölüm 212.147 kelime
- 22 Anonim 22: Deniz ve Rukiye2.016 kelime
- 23 Bölüm: 231.801 kelime
- 24 Bölüm: 241.322 kelime
- 25 Bölüm: 252.414 kelime
- 26 Bölüm: 262.173 kelime
- 27 Bölüm: 272.054 kelime
- 28 Bölüm: 282.068 kelime
- 29 Bölüm: 292.033 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Genç adam çalıştığı kafeden döner dönmez kendisini banyoya atmıştı. Doldurduğu kuvette yatarak suyun vücûdunu dinlendirmesini bekledi.
Ailesinin durumu iyi olan genç adamın çalışmasına gerek olmasa da babası işçi olmanın nasıl olduğunu bilmesini istiyordu. Ayrı yaşadığı evi ve arabayı ailesi almıştı. Kredi kartı dahi vardı ama sadece arkadaşlarıyla iken kullanıyordu. Yiyeceklerini ve giyim masraflarını ise kendi kazancıyla karşılıyordu. Babasının isteğiyle işe girse de.. içinde bir yerde zaten çalışmak onun için bir gereklilik gibi hissediyordu.
Banyoda uyuyakalmamak için daha fazla beklemeden çıkıp bornozunu giyerek odasına geçti ve üzerini giyindi. İlk defa bir yerde çalıştığı için dayanıklılığı pek olmasa da kendini zorluyordu. Çünkü önünde başına geçmesi gereken bir şirket vardı. Bunun için hem bedenini hem de zihnini geliştirmeliydi. Neyseki kendisine yapıştırılmış olan karakterini çıkarıp gerçek hâline dönmek için yanında olan bir desteği vardı. Ona fazlasıyla güveniyordu.
Çalan telefonuyla düşünmeyi bırakıp arayana baktı. Sevgilisi Gözde'ydi. Onunla çıkma sebebi itiraf almasıydı.. bir de arkadaşlarının tanıştırması vardı. Bütün gözler ona 'kabul et' der gibi bakarken reddetmek onun için imkansızdı. Bu yüzden de kabul etmişti. Gözde belki gerçekten kendisini seviyordu ama kendi içinde ona karşı bir ilgi hissetmiyordu. Yalnızca ne derse onu yapıyor ve güleryüz gösterip dediklerini onaylıyordu. Ondan ayrılmak ve arkadaşlarının 'neden?' sorularına maruz kalmak ise en son isteyeceği şeydi.
Şimdiye kadar..
"Efendim?"
Telefonun öbür tarafından gelen sıkılgan ses, sorguya hazır olması gerektiğinin bir işaretiydi.
"Neden bu kadar geç açtın telefonu?"
"Üzgünüm, biraz dalgınım."
"Peki işteyken neden cevap vermedin?"
"Çünkü çalışıyordum, açamazdım."
"Ama Whatsapp'ta çevrimiçi olmayı biliyorsun! Bak Kenan, eğer beni aldatıyorsan seninle çok fena bozuşuruz!"
"Saçmalama Gözde. Sen hiç benim kadınlarla gereğinden fazla yakınlık kurduğumu gördün mü?"
"Hayır ama-"
"O zaman kıskanmanın anlamı ne?"
Aklına Mihrimah'ın 'Sevgilin kızar mı?' sorusu gelmişti.
"Bilmiyorum işte, son zamanlarda hep evde kalıyorsun. Bir sıkıntın varsa söyle, hatta çıkıp biraz dolaşalım? Sevdiğin yere gideriz."
İçinden 'Orayı beğendiğin için sevdiğimi söyledim' dese de dışından yalnızca istemediğini söyleyecekti. Sonra kafasına yapması gereken şey dank etmişti.
Söylemeliydi.. Başkalarının kendi zevklerini yönetmesine izin vermemeliydi.. Sadece birkaç kelime. Kendini cesaretlendirdi, karşı tarafın tepkisinden korkmamalıydı. Bu gerçek kendisini ortaya çıkarmak için bir gelişme olabilirdi.
'Söyle.. Söyle..'
"Kenan!"
Kendini zorladığını yeni farketmiş olarak derin bir nefes verdi. Neden sonra Mihrimah'ın dinlettiği şiirin son kısmı aklına gelmişti.
Korkular takılmış kendi ördüğün ağa,
Çöz bağları göreceksin giden kadar gelen olur odağına...
Sakin bir nefes vermenin ardından kararını vermiş bir şekilde cevap verdi.
"Aslında orasını özel olarak sevmiyorum. Benim için normal bir yerle aynı."
"Nasıl yani? Oraya her gittiğimizde sevdiğini söylüyordun.."
"Çünkü sen hayran hayran bakıyordun, ben de duruma uygun davrandım."
Karşı taraftan bir sinir dalgasının gelmesine kendini hazırlamışken cilveli bir "Yaaa!" sesiyle kafası karışmıştı. "Aşkım benim, ben sevdiğim için demek sen de seviyorum diyordun? Senin gibi düşünceli bir erkeği iyi ki sevmişim!"
Duyduklarıyla vicdan azabı daha çok artarken ne diyeceğini şaşırmıştı. İçindeki bu rahatsız edici duygulara bir anlam veremiyordu. Arkadaştan öte sevmediği birinin kendisine daha fazla bağlanmasına sebep olduğu için kötü hissetmişti sanırım. Ve.. bu yeni duyguların bedenini ağırlaştırdığını farketmeye başlamıştı bile..
"O zaman başka yere gideriz farketmez! Şöyle güzel manzarası olan bir yer biliyorum, orasını beğenirsin belki."
"Gözde, yorgunum bugün. Başka zaman olsa?"
Kırgın bir sesle "Ne zaman?" diye soran sevgilisine alnını ovarken yalnızca "Bilmiyorum." diyebilmişti.
"Eğer hastaysan bakmaya gelebilirim?"
"Yok, sağol. Sadece dinlenmeliyim."
"Öyle olsun bakalım Kenan bey ama elimden kurtulduğunu sanma! Yarın tekrar konuşacağız."
İsteksizce "Tamam." dedikten sonra Gözde'nin "Seni seviyorum." una boğazındaki yumruyla "Ben de seni." diye cevap vermişti. Telefonu kapatır kapatmaz hemen mutfağa gidip bir bardak su içti. Derin derin nefesler verirken bu tuhaf belirtilerin ne olduğuna bir anlam veremiyordu.
Birkaç dakika sonra sakinleştiğinde Mihrimah'a yazmıştı. Onunla konuşurken o kadar rahattı ki.. hiç bırakmak istemiyordu. Sırf konuşmak olsun diye boş muhabbet bile yapmak istediğini farketti. Halbuki arkadaşları yaptığında sıkılırdı. Bu yüzden daha yeni anlamaya başlıyordu.. İnsan, rahat olduğu kişinin ya da kişilerin yanındayken saçmalamayı veya her konuda konuşmayı dert etmiyordu demek ki..
Mihrimah'ın dediği gibi.. Yavaş yavaş kendine ve hayata bakış açısı değişiyordu. Hepsi onun sayesindeydi.
Kenan başka bir duyguyu daha tadıyordu onunla.. kıskançlık. Henüz kendisi farketmese de, ilk olarak Mihrimah'ın kendisiyle birinin ilgilendiğini yazdığında, en son ise şu anda Mihrimah'ın itiraf aldığını öğrendiğinde tatmıştı bu duyguyu.
Kırılmasından endişe ettiği için böyle hissettiğine karar verse de.. İçten içe başka bir erkeğin onunla ilgilenmesini hazmedemiyordu. Bu duyguyu kabullendiğinde ise.. zaten herşey açığa çıkacaktı.
×Mihrimah×
Kenan sevgilisiyle arasında geçen konuşmayı anlatınca bir şey anlamamıştım.
Siz: Peki, burada iç açıcı olmayan durum ne?
Kenan: Hislerim.
Kenan: Gözde bana iyi şeyler söyledikçe içimde bir rahatsızlık oluşuyor. Onu kırmak istemememe rağmen neden böyle olduğunu bilmiyorum.
Kenan: Belki sen anlarsın diye söylemek istedim. Biliyorsun ki böyle şeyleri yalnızca seninle konuşabiliyorum.
Siz: Biliyorum ama bilmediğim şey senin neden böyle hissettiğin..
Siz: Ben sevgililer arasındaki ilişkiye karışmak istemem, ki zaten pekte bilmem böyle şeyleri. Sonuçta sen biraz da içinde çözmelisin.
Siz: Yani Gözde'ye karşı ne hissediyorsun, onu içinde kesinleştirmelisin.
Kenan: Anladım, düşüneceğim.
Kenan: Bugün gerçekten yorucu geçti, yatsam iyi olacak.
Siz: Annem hep uyuyanın üzerine kar yağar der, o yüzden hava sıcak olsa da en azından pikeyle yat tamam mı?
Kenan: Tamam anne, iyi geceler 🌙
Siz: Benden büyük çocuğum, sana da iyi geceler (^‿^)ゞ🌌
~~~~~
Güne Raki'nin süpriziyle başlamıştım. Duyduğumun gerçekliği kafamın allak bullak olması için yeterliydi. Resmen Mehmet Raki'ye çıkma teklif etmiş!!
İki gün önce bana itiraf etmesinin ardından hangisine inanacağımı şaşırmıştım. Eğer kardeşimle oynamak gibi bir amacı varsa herşeyi Raki'ye anlatacaktım. Ah, diğer bir haber de.. bugün sinemaya davet edilmiştim. Raki utandığı için benim de gelmemi istemiş, aman ne güzel!
Üzerime mor renkli omzu açık bir bluz ve pileli uzun pantolonumu giydikten sonra çıkmıştım. Bu sefer hasır şapka takmayı tercih ettim, hem daha geniş olduğu için iyi gölge yapıyordu.
Raki'lerin evinin önünde beklemeye başladım. Artık sevgilisi de oldu ya, süslenmesi sittin sene sürerdi. Merdivenlere oturdum ve gelen geçenlere selam verip el sallamaya başladım. Küçüklükten beri yaşayınca bütün mahalleliyle samimiydik.
Sonunda kapının açılma sesinin ardından "Geldim!" diyen arkadaşıma döndüm. Beyaz yazlık bir elbise ve normalinden fazla yaptığı makyajıyla ne düşünmem gerektiğini bilmiyordum.
"İnşaAllah sıcaktan yüzün akmaz." dediğimde koluma vurup "Çok konuşma Mihri, hadi geç kaldık zaten!" diyerek önden gitti. Mihri?
"Geç kalmamızın sebebini söylememe gerek yok değil mi?"
Sırtını izlerken arkasından seslendiğimde omuz silkip saçını savurdu. Omzu üzerinden bana sırıtarak baktığında gülmüştüm.
Mehmet'le buluşup sinemaya gittiğimizde korku filmine girmeye karar verdik. Daha doğrusu Mehmet ısrar etmişti. Korku filmlerini ben de seviyordum ama gözüme takılan dövüş filmini daha çok izlemek istemiştim. Raki, Mehmet'in tarafını tuttuğu için benim isteğim fos olmuştu.
Solana girerken koltuk numaralarımızı verdi Mehmet. İkisi önde ben arkada ilerlerken öne yakın yer olmasına sevinmiştim. Önce Raki, sonra da Mehmet oturunca koltuğumun Mehmet'in yanı olmasını beklemiyordum. Kaşlarım çatık durumu anlamaya çalışıyordum. İkisi de ayaktaki bana bakarken Raki konuşmuştu.
"Otursana."
Mehmet sanki hiç planlamamış gibi kaşları kalkık bakarken derin bir nefes alıp oturdum. Belki gerçekten şans eseridir, bilemiyorum. Mehmet solumda oturduğu için koltuğun sağ tarafına yapışmıştım.
Işıklar sönüp reklamlar da bittiğinde film daha ilk saniyede tuhaf bir suratla başlamıştı. Gözucuyla ikisine baktım. Raki fazla korkan birisi olduğu için Mehmet'in elini tutmuş olmalı. Yani tahminim o yönde çünkü onun eli üstteydi. Kulağıma dolan korku filmlerimize has, çığlığımsı boğuk sesle yerimde irkildim. Dikkat etmeyince ayrı korkuyormuşsun be!
Film boyunca daha da onlara bakmadım çünkü film daha ilgi çekiciydi. Bir ara koltuğun sağ koluna fazla yapışmış olmalıyım ki yanımdaki çocuğun dibine girdiğimi çocuk beni dürtünce farketmiştim. Zaten aniden bakınca çocuğun irislerinin şeklini görecek kadar yakınlaştığımı bilmiyordum. Kendimi geri çekince bu sefer sırtım Mehmet'e çarptı. Ona baktığımda kızgın mavi gözleriyle karşılaşmanın sebebini anlamamıştım. Yani çarptım diye o kadar kızmaz herhalde, yoksa kızmış mı?
Özür dileyip düzgün oturmuştum sonunda. Yanımdaki çocuktan da özür dilediğimde gülümseyip önemli olmadığını söyledi. İyi çocukmuş, diğerinin aksine..
Film arasına girmiştik. Ben oturmayı tercih ederken Raki lavaboya gitmişti. Kızın korkudan metabolizma hızlı çalışmış olmalıydı. Raki'nin arkasından gülerken bir an izlenme hissiyle Mehmet'e döndüm. Yine o sinirli haliyle bana bakıyordu. Ben de kaşlarımı çatmıştım.
"Neden öyle bakıyorsunuz? Çarptığım için zaten özür dilemiştim, bir daha dilememi ister misiniz?"
"Yanındaki çocuğu tanıyor musun?"
Sağ tarafımdaki boş koltuğu işaret edip "Buradakini mi?" diye sordum. "Evet." dedi.
"Yoo, tanımıyorum. Ne alaka?"
"Bilmem, içine girecek kadar yakın olunca tanıdığın olduğunu düşündüm."
"Kusura bakmayın ama sizi neyin ilgilendirdiğini anlamadım? Kendi davranışlarımdan kendim sorumluyum, sizin dikkate almanız gereken bir şey yok." diyip çevremi izlemeye başladım. Bileğimin tutulmasıyla yanıma baktım. Mehmet yüzünü bana yaklaştırıp gözlerime baktı.
"Yani beni reddetme sebebin, istediğinle flörtleşmek istemen miydi? Sürekli telefona bakıp sırıtmandan sevgilin olabileceğini düşünmüştüm ama hiç öyle bir şey söyleme girişiminde bulunmadın. Gerçekten ucuz birisin."
Duyduklarımla şok olmuş şekilde öylece bakakalmıştım. Nasıl..nasıl bana böyle bir şey söyler? Kaşlarımı olabildiğince çatıp bileğimi kurtardıktan sonra suratına okkalı bir tokat atarak ayağa kalktım. Yakındaki birkaç kişi bize dönmüştü ama ben umursamayacak kadar kızgındım. İşaret parmağımı sinirle havada salladım.
"Birdaha sakın! Sakın benimle böyle konuşmaya cüret etme! Pis düşüncelerini bana yapıştırmaya devam edersen seni mahvederim!"
Sırt çantamı ve şapkamı alıp giderken tekrar arkamı dönerek "Rukiye'ye bunları söylemeyeceğim ama eğer onunla oynadığını anlarsam, herşeyi anlatır birdaha da yüzünü göstermem sana!" diye son kez bağırdıktan sonra hızla salondan çıktım. Sinirden neredeyse ağlamak üzereydim. Söylediği şeye hâlâ inanamıyordum! Beni ne sanıyordu bu çocuk?!
Çalan telefonuma bakıp arayanın Raki olduğunu gördüğümde sessize alarak cebime koydum. Şu halimle onunla konuşursam hemen sinirli olduğumu anlardı. Mehmet'in yalanı da sinirli olmamla çatışacaktır muhtemelen! Pislik herif!
---------------
Bölüm etkileşimi
