Anonim Yazıyor kitap kapağı

6. bölüm / 29

Anonim Yazıyor

Bölüm : 6

Vaveyla Yazarı: Beyaz Yeşim

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: Bölüm : 6

Raki anlamasın diye zoraki tebessüm etmeye devam ettim ama ona bakmıyordum. Raki Mehmet'le konuşmaya çalışırken ben de çocukların önüne peçete koymakla meşgul oldum. Çok fazla sürmese de en azından onunla ilgilenmediğimi belli etmişimdir.

Kenan'a anlatmam gerekir mi acaba? Sonuçta daha bir şey olmadı, böyle de iyi elbette.

"Mihrimah!"

Raki'nin sesini duymamla başımı pencereden çevirip ona baktım.

"Karşımdasın ama nasıl duymuyorsun anlamıyorum. Neyse, bak Mehmet bey bizimle tanışmak istiyor."

"Sadece Mehmet."

Raki kıkırdarken ben mırıldanarak "Bakmasam.." desem de anlamadığı için eliyle Mehmet'i gösterdi. Küçük ve zoraki bir tebessümle uzattığı elini tutup "Mihrimah, memnun oldum." dediğimde "Ben de memnun oldum." dedi gözleriyle beni dürterken. Elini fazla tutmayıp geri çektim. Eli neredeyse benim kadar yumuşaktı. Parfümünü de beğenmiştim cidden. Kendisini sevmiyor olsam da istemeden aklımdan bunlar geçiyordu, inkar edemem.

Çocuklara baktım. Dondurmalarını yiyip aralarında konuşurken bizi takmıyorlardı bile.

"Burada tanıdığınız birileri mi var? İkinizi sık sık görüyorum. En çok seni özellikle." diyerek Raki'ye yöneldi. Ona karşı samimi davranıyordu ama bana karşı olan tavırları hoşuma gitmiyordu. Ayrıca flörte alışkın gibi bir hâli de vardı, hiç sevmem.

"Yoo, hayır bir tanıdığımız yok. Evimize yakın olması ve buranın tatlı ve içeceklerini sevdiğimiz için geliyoruz, değil mi Mihrimah?"

İkisi de bana bakıyorlardı. Gözümü cama çevirip "Evet," dedim sadece ve dışarıyı izledim.

"Sen onun kusuruna bakma, hava sıcak olduğu zaman huysuzlaşıyor."

Mehmet'in gülme sesi kulağıma gelmişti. Ürperdim.

"Desene, huysuz bir kız çocuğu gibi."

Göz devirmemi şapkam yüzünden sadece Raki görmüştü. O da zoraki gülerken "Aynen öyle ahahaha," gibi bir şey demişti. Bildiğiniz o 'ha'ları seçebilmiştim. Komik kız..

Gözümü Sinan'a çevirdiğimde t-shirtüne dondurma döktüğünü gördüğümde "Sinan." dedim hafif seslice. Kalkmış kaşlarıyla bana döndü, diğer üçü gibi..

"Üzerine neden dondurma döktün? Yanımda başka yedek yok."

Vücuduna bakıp "Aaa, dökmüşüm." demesiyle gülmüştüm.

"Ra-" Raki'nin kaş gözüyle "Yani Rukiye," demiştim. "Islak mendilin var mı?"

Çantasını bir süre karıştırdıktan sonra "Allah Allah, unutmuşum resmen." dediğinde ne yapsam diye düşünmeye başladım.

"Mihrimah,"

Mehmet'in adımı seslenmesi en son isteyeceğim şeydi ama mecburen baktım.

"Arkada lavabo var, istersen orada üzerini temizlemeniz için bez verebilirim."

"A, yok sağolun." desem de ısrar edince kabul ettim. Sinan'ın elinden tutup önde Mehmet arka kısma geçtik. Yemek bölümüne bitişik olmasın diye bayağı iç tarafa yapmışlardı banyo kısmını. Daha sonra gidip elinde bezle geri gelmişti. Sinan küçük olduğu için kızlar tuvaletine benimle girmesinde sakınca görmezken Sinan "Abla erkekler tuvaleti şurası." demişti.

"Biliyorum Sinan ama ben giremem. Sen benimle gel." dediğimde "Banane!" demesiyle kaşlarım kalktı. Bak sen şu küçük erkeğe! Mehmet gülerek Sinan'ın boyuna eğilip "Bence bu küçük adam kendi işini kendi görebilir, değil mi?" diye sorduğunda Sinan "Evet!" diyip elindeki bezi alarak banyoya girmişti. Arkasından bağırdım.

"Bezi çok ıslatma ve sabunu az kullan!"

"Tamaaam!"

Duvara yaslanıp derin bir nefes verdim. Gözüm Mehmet'e kaydığında o da karşımdaki duvara yaslanmış beni izliyordu. Gözlerimi kaçırma isteğini bastırıp yutkundum.

"Yardımınız için teşekkürler, bizim yüzümüzden işinizi boşlamayın." dediğimde gülümseyip "Resmi konuşmasak?" diyerek kaşlarını hafifçe kaldırdı. Evet, gözüme tatlı gözükmüştü ama bu onunla samimi konuşacağım anlamına gelmiyordu. Ellerimi arkamda birleştirip yaslanmaya devam ederken yere baktım.

"Üzgünüm, mümkün değil."

Bir şey demesine izin vermeden devam ettim.

"Merak ettiğim bir şey var," Sorgular bakışlarımı Mehmet'e çevirdim.

"Daha önce ısmarladığınız içecek, benim sevdiğim aromaydı ve daha önce hiç sipariş etmediğim bir içecekti. Ne sevdiğimi nereden biliyorsunuz?"

Bir süre tepki vermeden durduktan sonra başını eğip gülmüştü. Sonra tekrar kaldırıp "Beni yakaladın." dedi.

"Ne?"

Tahminimin doğru olmama ihtimaline karşı önlem olarak anlamamazlığa veriyordum. Yaslandığı yerden doğrulup bana doğru birkaç adım attığında başımı kaldırmam gerekti. Boynunu eğip hafif yana eğerek mânâlı manâlı bakmaya başladı ama hangi mânâda çözemedim.

"Demek istediğim, seninle ilgilendiğim için neyi sevdiğini biliyorum. Eğer kabul edersen-"

Sinan'ın lavabodan çıkmasıyla şaşkınlığımı atıp kardeşime döndüm. Açık açık söylemesini beklemiyordum.

"Düzgün temizlemiş misin bakayım." diyip elindeki bezi alarak birkaç yeri daha temizledikten sonra teşekkür ederek bezi Mehmet'e verdim.

"Hadi gidelim Sinan."

Kolumun tutulmasıyla başımı çevirip Mehmet'e baktım.

"Lütfen.."

Sinan'a önden gitmesini söyleyip konuşmak için eski yerime geçmiştim.

"Siz sormadan ben cevabımı vereyim, üzgünüm ama kabul edemem."

Mehmet'in yüzü asılırken "Neden?" diye sordu.

"Çünkü sizi tanımıyorum."

"O zaman tanışalım. Nasıl birisi olduğumu anlarsın."

"Ayrıca sizinle ilgilenmiyorum da."

"İlgilenmiyorsun?" Sesi alaycı çıkıyordu. "Buraya sık sık geliyor olman ilgilenmediğin için mi yani?"

Ona Raki'yi söyleyemem.

Ben de onun gibi alaycı bir tavırla konuşmaya başladım.

"Arkadaşımın da dediği gibi, sadece evimize yakın olduğu için geliyoruz. Bütün devamlı müşterilerinize sizinle ilgilendiğini düşünüp böyle asılır mısınız?"

Bozulduğunu belli etmemek için sırıtmaya çalışıyordu.

"Tabiki hayır!"

"Bana öyle gelmedi."

Sıkıntıyla nefes verip "Herneyse, seninle ilgilendiğimi söylüyorum. Bana bir şans veremez misin?" demesiyle bakışlarımı ondan çevirdim.

"Arkadaşlarımdan biri sizi seviyor."

"Eee?"

"Sizinle ilgilenmediğimi söylediğim halde bir şans istediniz. Ben de şans vermememin başka bir sebebini söyledim."

"Arkadaşın kim? Gelsin bana söylesin madem, ben de cevabını vereyim."

Umursamazca böyle söylemesi sinirlendirmişti. Kaşlarımı çatıp yüzüne baktım.

"Bu yüzden gelmiyordur belki de.. Eğer reddedilirse çok üzülecektir ve birdaha da sizi görmeye cesaret edemeyecektir. Ben söylemesem haberiniz olmayacaktı."

Baş parmağım ve orta parmağımla başımı ovup "Bu konuşmayı yapmadığımızı varsayacağım. Lütfen beni rahat bırakın." dedikten sonra oradan uzaklaştım.

"Nerede kaldın Mihrimah?"

Omuz silkip "Önemli bir şey yok," diyerek erimekte olan dondurmamı yemeye koyuldum. Çocuklar ve Raki çoktan bitirdiği için beni beklemişlerdi. Biraz sohbet ve Raki'nin Mehmet'i kesmesinden sonra eve dönmüştük.

Mehmet'in neden suratı asık olduğunu bana sorsa da üstünkörü cevaplar verip sıyrılmıştım. Eve geldiğimde hemen banyoya girip stresten yorgun düşen bedenimi rahatlatmış, sonra da yatağıma uzanmıştım.

~~~~~

Kenan: Raporumu sabırsızlıkla bekliyorsun sanırım, hemen gördün.

Siz: Öyle tabî ama önce ben sana ne olduğunu anlatmak istiyorum olur mu?

Kenan: Patron sensin, sormana gerek yok.

Siz: Sağol.

Siz: İnanmayacaksın belki ama çocuk bana itiraf etti! ('・ ・`。)

Kenan: Detaylar?

Kafede olanları kısaca anlattıktan sonra en son kabul etmediğimi söyleyip bitirdim.

Kenan: Yaşı kaç bu adamın?

Siz: 25. Neden sordun?

Kenan: Peki sence ne zamandır senden hoşlanıyor olabilir?

Siz: Açıkcası onunla pek ilgilenmediğim için bilmiyorum. Dikkatimi sadece o gün çekmişti.

Kenan: Kesin böyledir demiyorum ama muhtemelen seninle ilgileneli uzun zaman geçmemiştir. Belli ki hızlı birisi ve kendine güvenli, bu yüzden uzun zaman beklemeyi tercih etmemiş ve itiraf etmiş.

Siz: Neden böyle birisi olacağını düşünüyorsun?

Kenan: Çünkü ailemde de ondan bir tane var.

Kenan: Dediğim gibi, kesin bir kanı değil bu. Sadece hareketleri bende böyle bir kişilik çağrıştırdı.

Siz: Anladım. Peki takıntılı olur mu böyle tipler?

Kenan: Korkma ama.. evet. Zarar vereceğini sanmam ama cansıkıcı olacağı kesin, özellikle senin için.

Kenan: Dua edelim de tahminim yanlış çıksın..

Siz: İnşaAllah yanlıştır..

Yaa, işler sarpa sarmadan Raki'ye söylesem mi? En azından tuhaf bir durumla karşı karşıya kalmamış olurum. İlgilene ilgilene beni mi buldu bu çocuk?!

Siz: Evet, beni boşverelim şimdi. Raporunu alayım..

Kenan: Iıımm, bu seferki pek iç açıcı değil..

----------------

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

58okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.