17. bölüm / 29
Anonim YazıyorAnonim 17
Bölümler 29Şu an: Anonim 17
- 1 Bölüm : 11.156 kelime
- 2 Bölüm : 21.333 kelime
- 3 Bölüm : 31.112 kelime
- 4 Bölüm : 41.105 kelime
- 5 Bölüm : 51.252 kelime
- 6 Bölüm : 61.077 kelime
- 7 Bölüm : 71.511 kelime
- 8 Bölüm : 81.031 kelime
- 9 Bölüm : 91.266 kelime
- 10 Bölüm : 101.133 kelime
- 11 Bölüm 111.110 kelime
- 12 Bölüm 121.544 kelime
- 13 Bölüm 131.278 kelime
- 14 Bölüm 141.469 kelime
- 15 Bölüm 152.275 kelime
- 16 Anonim 162.237 kelime
- 17 Anonim 171.007 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 Bölüm 182.226 kelime
- 19 Bölüm 192.481 kelime
- 20 Bölüm 201.480 kelime
- 21 Bölüm 212.147 kelime
- 22 Anonim 22: Deniz ve Rukiye2.016 kelime
- 23 Bölüm: 231.801 kelime
- 24 Bölüm: 241.322 kelime
- 25 Bölüm: 252.414 kelime
- 26 Bölüm: 262.173 kelime
- 27 Bölüm: 272.054 kelime
- 28 Bölüm: 282.068 kelime
- 29 Bölüm: 292.033 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Selam, ilk kutlayan bendim ama tekrar söylemek istiyorum. Doğum günün kutlu olsun."
Aklım karışmıştı. Hiçbir şey söyleyemiyordum. Elimdeki telefona baktım. Sonra Ali'ye baktım. Kaşlarımı anlamadığımı belli edercesine hafifçe çattım.
"Ben.. anlamıyorum."
Elimle dur işareti yaptım ve alnımı ovuşturdum.
"Yani.. Öncelikle teşekkür ederim kutladığın için ama önce bir açıklama yapman gerekmiyor muydu?"
Eliyle ensesini sıvazlarken mahcup bir şekilde gülümsedi.
"Haklısın, özür dilerim. Pekâlâ tekrar tanışalım."
Elini uzattı.
"Adım Kenan Ali ÇETEMEN. Memnun oldum."
İki isim mi? Rahatlamış olmanın verdiği sakinlikle derin bir nefes verdim. Tek kaşımı kaldırıp gülümsedim.
"Bana yalan söylediğini düşündüğüm için o kadar gerildim ki sana anlatamam. Demek iki isim he? Bu aklıma hiç gelmezdi."
İki isim yaygın olsa da bu şekilde olduğunda tahmin etmek gerçekten zordu.
"Sana hiçbir zaman yalan söylemedim Mihrimah."
Bu söz belki onun için bir anlam ifade etmiyor olabilirdi ama benim için oldukça büyük bir anlamı vardı. Yalan söyleyen insanlardan soğumaktan kendimi alamayan bir insandım. Kenan için de aynı şekilde hissetmek istemiyordum. O yüzden çok korkmuştum. Kenan olarak mesaj atıp Ali olarak karşıma çıkması anlık olarak bir krize sebep olmuştu ama şimdi içim çok rahattı.
Ben kendi kendime düşünürken gözüm eline kaydı.
"Ah! Pardon!"
Elini sıktım ve sırıttım.
"Ben de Mihrimah BAHÇECİ. Ben de memnun oldum. Bundan sonra sana nasıl seslenmeliyim acaba?"
Hâlâ ellerimiz birleşikti. Beni kendine doğru hafifçe çekerek yaklaştırdı. Benden uzun olduğu için başımı kaldırmıştım.
"Hangisini istersen?"
Daha demin muzipçe konuşurken şimdi sesini biraz daha toklaştırmıştı ve bu, yüzümün kızarmasına sebep oluyordu.
"Ş-şey.." Yutkundum. "Ben Kenan'dan devam edeceğim sanırım."
"Mihrimah!"
İki omzumdan tutulup geri çekildiğimde neredeyse geriye düşecektim ama elimi daha sıkı tutan Kenan ve arkaya doğru yaslandığım şey sayesinde düşmemiştim. Omzum üzerinden arkama baktım.
"Deniz?"
Sırtımdaki sert şey onun göğsüymüş. Sanki karşısında bir düşman varmış gibi nefretle bakıyordu.
"Elini çeksen iyi olur."
Bunu Kenan'a söylemişti. Kenan'a baktığımda onun da fazlaca kızgın olduğu ortadaydı.
"Aynı şeyi ben söyleyecektim. Mihrimah'ı bıraksan iyi olur."
Ne oluyor ya?! Neyin ortasındayım ben şuanda?!
Bize doğru bir adım attı. Kavga çıkacağından korksam da düşündüğüm olmamıştı. Kenan bana bakıp sakince konuştu.
"Buraya gelir misin?"
Bu beni şaşırtmıştı. Birbirimizi tanıyalı birkaç ay olsa da fazlaca şey paylaşmıştık ve aramızda oluşan bağ sıradan değildi. Tamamen tanımak elbette mümkün değildi ama ona güveniyordum.
Deniz'in fevriliği ise hiç hoşuma gitmemişti.
"Beni bırakır mısın?"
Hangisine söylediğimi anlamamışlardı. Başımı Deniz'e çevirip soğuk bir şekilde tekrarladım.
"Beni bırak lütfen."
"Ama-"
Benden olumlu bir tepki görmek için bir süre gözlerime baksa da sonunda pes etmişti. Omzumdaki ellerini gevşettiğinde Kenan beni arkasına almıştı. Bu kadar korumacı davranmasına gerek yoktu aslında. Koluna dokunduğumda bana baktı.
"Kötü birisi değil. Üniversiteden arkadaşım."
"Bir arkadaşa göre fazla agresif davranıyor."
Deniz cevap vermişti.
"Seni daha önce görmedim. Mihrimah'ı rahatsız edip etmediğini nereden bilecektim?"
Kenan alayla sırıttı.
"Meselâ sorabilirsin Einstein."
Deniz daha da köpürmüştü. Bu sefer ikisinin arasına ben girdim ve engellemek için ellerimi ikisine doğru uzattım.
"Kesin artık."
Deniz'e baktım.
"Beni düşündüğün için teşekkürler ama yaptığın şey hoşuma gitmedi. Eğer beni rahatsız edecek bir insan olsa yanından uzaklaşırdım zaten. O yüzden durumu daha da zorlaştırma ve bize izin ver."
Kollarımı indirdim. Bu kadar saldırgan olmasına anlam veremiyordum. Beni düşünüyor olsa da bu çok fazlaydı. Anlayışlı bir ses tonuyla konuşmaya çalıştım.
"Birazdan ben de geleceğim. O yüzden sorun yok."
Deniz bir süre Kenan'a bakmaya devam etti ancak sonunda gitmek zorunda kalmıştı.
"Herkes seni bekliyor biliyorsun. Çok uzun durmasan iyi olur."
"Tamam."
Kafeye girene kadar arkasından baktım. Kenan'a döndüğümde elini cebine koymuş etrafa bakınıyordu.
"Üzgünüm." dediğimde bana döndü.
"Sen neden özür diliyorsun? Senin bir hatan yoktu."
"Olsun. Benim misafirim sayılırsın. İçeri gelmek ister misin?"
Burnunu kıvırdı.
"Kalabalık yerlerden pek hoşlanmam. Özellikle tanımadığım insanların olduğu sosyalleşme yerlerinden.."
Kıkırdadım.
"Doğru, unutmuşum."
Gözlerimiz kesiştiğinde ikimiz de gülümsemiştik. Gözlerimi ondan çekemiyordum. Bu kalbim için hiç iyi değildi.
"Mihrimah!"
Yine mi? Gözlerimi kapatıp sinirle sırıttım. Bu sefer Rukiye'ydi. Hani bir rahat mı bıraksanız?!
Arkamı dönüp "Efendim arkadaşım." dediğimde safça "Bir şeye mi sinirlendin?" dediğinde ruhsuzca güldüm.
"Yooo, iyiyim. Sen niye gelmiştin?"
"Şu Deniz denen çocuk söyledi. Ben de bakmaya geldim."
Nesin sen Deniz? İspiyoncu falan mı?
Gözü arkamdaki Kenan'a kaymıştı.
"Selam, demek geldin."
"Evet, haber verdiğin için teşekkürler."
Barış işareti (✌🏻) yapıp sırıttı.
"Ne demek, benim için zevkti."
"Bu ne demek şimdi?" diye sordum Raki'ye. Kaşlarımı çatmıştım.
"Doğum günü süprizi." diyerek kıkırdadı. "Arkadaşın olarak sana destek oldum biraz."
İçimden çığlık attım. Bu kız Kenan'ın yanında ne diyor?!
Hemen Raki'nin kolundan tutup sürüklemeye başladım. Kenan'a da "Bizi beklerler. Daha sonra görüşürüz olur mu?" diyerek el salladım. Arkamızdan güldüğünü duymuştum. Bu kız beni hep utandırıyor!
Kafenin içine girdiğimizde Raki'yi kenara çektim.
"Herşeyi anlat." dedim hızla. Meğerse ben numarayı almayınca kendisi yazmış ve doğum günü partisine çağırmış.
"Valla bu kadarcıktı. Başka bir şey söylemedim. O da dünden razıymış geleceğim dedi hemen."
"Gerçekten mi?"
"Evet." dedi muzipçe. "Ufukta aşk görünüyor."
Bu hoşuma gitse de henüz hiçbir şey belli değildi. Koluna hafifçe vurup "Sus be." dedim. Biz gülüşürken diğer kızlar da geldi ve parti devam etti.
Akşam dönme vakti geldiğinde kafenin önünde Deniz yanımıza geldi ve bizi eve bırakma teklifinde bulundu. Biz istemediğimizi söylesek de ısrar etmişti. Hâlâ ona kızgındım açıkçası ama reddetmedim de. Telefonum çalınca ekranda onun ismini görmemle kalp atışım hızlanmıştı.
"Efendim."
"Sağ taraftayım."
Kafamı çevirdiğimde onu gördüm. Bana el salladı.
"Seni eve bırakmak istiyorum. Yanına gelirdim ama o adam yüzünden tekrar rahatsız olmanı istemiyorum. İlk ve son kez bunu yapacağım."
"Tamam, geliyorum."
Telefonu kapattım. Diğer ikisi de beni dinliyormuş zaten. Deniz, Kenan'a bakıyordu.
"Rukiye, Deniz seni bıraksa sorun olur mu?"
Elini sallayıp " Olmaz olmaz, sen git." dedi imâlı bakışıyla. Deniz tam lafa girecekken Rukiye onu çekiştirip peşinden sürüklemeye başladı.
Kurtarıcımsın kardeşim.
"Selam."
Ne zaman geldiğini anlamadığım Kenan'ın sesiyle irkildim.
"Selam, korkuttun."
"Üzgünüm."
Başımı sağa sola salladım.
Kafenin ışığı yüzümüze vuruyordu.
"Bugün.."
Kenan boğazını temizledi.
"Bu elbise sana yakışmış."
Yanaklarım kızarmaya başlamıştı.
"Te-teşekkürler."
"Ve.. makyajın da. Yani demek istediğim.. Çok güzelsin."
Kenan gözlerini kaçırmıştı. Onun da yüzünün pembeleştiğini gördüğümde sadece benim utanmış olmamam rahatlatmıştı. Utandığını saklamak için burnunun üstünü kaşıyor gibi yapması çok tatlıydı
"İltifat etmekte hâlâ becerikli değilim."
Söylediğine gülmüştüm.
"Bence yeterince iyiydi. Teşekkürler."
Derin bir nefes verip gülümsedi.
"Rica ederim. Gidelim mi?"
"Evet."
★★★★★★★★
𝑩𝒐̈𝒍𝒖̈𝒎𝒖̈𝒏 𝒌𝜾𝒔𝒂 𝒐𝒍𝒅𝒖𝒈̆𝒖𝒏𝒖𝒏 𝒇𝒂𝒓𝒌𝜾𝒏𝒅𝒂𝒚𝜾𝒎. 𝑨𝒎𝒂 𝒃𝒖 𝒊𝒌𝒊𝒔𝒊𝒏𝒊 𝒌𝒂𝒗𝒖𝒔̧𝒕𝒖𝒓𝒎𝒂𝒌 𝒊𝒄̧𝒊𝒏 𝒔𝒂𝒃𝜾𝒓𝒔𝜾𝒛𝒅𝜾𝒎. 𝑯𝒆𝒎𝒆𝒏 𝒚𝒂𝒛𝜾𝒗𝒆𝒓𝒅𝒊𝒎 O(≧∇≦)O
Bölüm etkileşimi
