Anonim Yazıyor kitap kapağı

10. bölüm / 29

Anonim Yazıyor

Bölüm : 10

Vaveyla Yazarı: Beyaz Yeşim

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: Bölüm : 10

Çalışma masama geçerek orta boy, telli defterin rastgele bir sayfasını açıp yazmaya başladım.

"Selam, daha önce sana el yazımı atacağımı söylemiştim ama unutmuşum. Aklıma gelince yazayım dedim.

Daha önce anlattığım olayı kafana takma, hallettim bile. Sana bir hırsla yazmıştım ama artık iyiyim. Aslında.. Ne yazmam gerektiğini tam olarak bilmiyorum ama umarım yazmamanın sebebi büyük bir olay değildir.

Bu arada, sakın sana verdiğim görevi unuttuğumu sanma! Onun telafisini istiyorum (•̀ᴗ•́)و ̑̑

İyi akşamlar.. Rüyanda güzel şeyler görmen dileğiyle.."

Fotoğrafını çekip Kenan'a attım. Biraz utansam da birşeyler yapmam gerektiğini hissetmiştim. Sonuçta bir anda yazmayı kesmek insanı endişelendiriyordu.

Bir süre görüp görmeyeceğini kontrol ettim, ama çift tik bile olmamıştı. Demek netini bile kapatmıştı. Arasam mı.. acaba? Daha zar zor mesaj atmışken aramak benim için şuan imkansızdı. Zaten söz vermiştik. Arasam da açmayacaktır. Derin bir nefes alıp verdikten sonra telefonu kapatıp yatağa geçtim. Yarın ola, hayrola..

~~~~~~

( Saat: 10:26 )

Atmış!

İnanamıyorum, gerçekten mesajıma cevap vermiş!

Hem de sabahın 4'ünde.

Kenan: Selam

Kenan: Şey, öncelikle uzun süre yazmadığım için üzgünüm.

Kenan: Ve sana bir haberim var.

Kenan: Bir süreliğine İstanbul'a geliyorum.

İstanbul'a mı geliyor?! Bu çok âni bir haberdi.. De, zaten benimle görüşmeyecektir ki, neden heyecanlanıyorum? Ve neden üzülüyorum?!

Başından söylemişti kendimizi göstermeyeceğimizi, şimdi gelecek olması benim için farketmemeli.. Amaaaa! Kalbim çok hızlı atıyor!

Ben farketmeden Kenan'a bir şeyler hissetmeye mi başladım? Hem.. Hissetsem ne olur? Onun zaten sevgilisi var. Kesin yanlış anlıyorum. Birisine yardım etmenin verdiği mutluluk hissini hoşlanmayla karıştıyorum. Tabî ya, ilk defa böyle birisiyle tanıştığım için kafam karıştı.

Siz: Önemli bir durum yoksa beni dert etme.

Siz: İstanbul'a geleceksin demek. Seni karşılayacak olamamam kötü ama geldiğinde mesaj at, sana hoşgeldin diyeceğim. 😊

Siz: Asıl konumuza gelecek olursak, bu zamana kadar kendini geliştirecek bir gelişme oldu mu? Onu söyle bakalım.

'Yazıyor..' yazısını görmek bile beni heyecanlandırıyordu.

Kenan: Evet, benim için büyük bir gelişme oldu.

Kenan: Aslında arkadaşlarımın benim için uğraştığını bu zamana kadar görememişim.

Kenan: Nasıl anlatsam bilmiyorum.. bunu farkettiğimde onlardan özür diledim.

Kenan: Peki onlar ne yaptı? Kocaman bir gülümsemeyle aptal olduğum hakkında benimle dalga geçtiler. Evet, aptaldım gerçekten. Onlar duyarsız değil, asıl ben fazlasıyla çevreme duyarsızmışım onu farkettim.

Kenan: Aramızda kalsın ama, hâlâ evde tek kalmak birinci sırada.

Yazdığı şeye tebessüm ettim.

Siz: Sonuçta bunu isteyen de senin bir parçan.

Siz: Artık onlara 'arkadaşlarım' demen beni mutlu etti. Sonunda senin için bir vasfa sahip oldular.

Siz: Yine de, bundan sonra karşına çıkacak kişilere karşı da gardını indirme. Kendimizi korumak için hâlâ şüpheci ve güvensizlik duygusuna ihtiyacımız var. En azından benim için..

Kenan: Bunu aklımda tutacağım.

Kenan: Şimdi beni bir kenara koyarsak, sen nasılsın? İçini dökmek istersen herzaman dinlerim.

Siz: Teşekkürler (◠‿◠)

Siz: Dediğim gibi hallettim ben, senin hazırlanman gerekmiyor mu hem? Ne zaman yola çıkacaksın?

Kenan: Aslında yoldayım. Şuan benzin istasyonundayım.

Kalbim.. Daha hangi semte geleceğini bile bilmiyorken bu heyecan neden?

Siz: Sormam sorun değilse, neden İstanbul'a geliyorsun?

Kenan: Sen olduğun için elbette sorun değil. Benden büyük bir kuzenim var ve ticaret tecrübelerinden yararlanmak için onlara gideceğim.

Ben olduğum için mi, dedi. İç sesim çığlık atıyor şuanda.

Kenan: Artık arabaya geçmem gerek, görüşürüz.

Siz: Görüşürüz..

Derin bir nefes verdim. Zor bir iş yapmışım gibi yorgun düşmüştüm. Telefonu elimle birlikte yerçekimine teslim ederken sakinleşmek için tekrar bir nefes verdim. Nasıl birisi olduğunu görmek istiyorum..

~~~~~~

"Selamün aleyküm Recep amca!"

İşinden başını kaldırıp gözlükleri üzerinden bana gülümseyerek bakan tontona el salladım.

"Ooo, aleyküm selam, hoşgeldin hayırsız yeğen!"

"Hoşbuldum. Ama aşk olsun ne yaptım da hayırsız oldum amcacığım?"

Elimdeki vantilatörü kenara koyup yanına giderek boynundan sardım amcamı.

"Bir şey yapmadığın için hayırsızsın ya, ayda bir geliyorsun görmeye. Gene ne işin düştü de geldin he?"

Beni iyi biliyordu, işte amcaların en hası.

"Valla benim değil ama annemin işi düştü. Gene arıza yapmış şu alet. İyi iş görüyormuş gibi bir de bozuluyor, hiç anlamıyorum."

Amcam gülerek "Sana dayanabilecek alet yok ki, illa bozulacak." dediğinde kafamı kaşıdım.

"Yine bana topu attın, çakmadım sanma!"

Yalandan somurttuğumda hafif bir kahkaha attı. Ben de hemen gülmüştüm zaten.

"Şuan işim var kızım, hazır olunca ararım. Gelir alırsın tamam?"

"Tamamdır kaptan, haydi sana hayırlı işler!"

"Sağol, sağol."

Amcama el sallayıp dükkandan çıktığım gibi güneş de bana el sallamıştı.

"Merhaba güneş bey, beni sevdiğinizi biliyorum ama ben kar beye aşığım. Soğuk tavırları beni benden alıyor, daha çok aşık oluyorum. Şuan görüşemiyoruz ama hasretle bekleyeceğim. Lütfen ısrar etme, gidiyorum."

Kendi kendime dram yaşamamın ardından şapkamı indirip gölgelik yerlerden yürümeye özen göstererek yola koyuldum. Raki beni Mehmet'in kuzenine hoşgeldin demem için çağırsa da neden gidecekmişim? Mehmet'in kuzeni de Mehmet gibidir kesin.

Şans ki, teyzemin benden biraz büyük oğlu da bize kalmaya geliyormuş. Kenan da İstanbul'a geliyor, bugün ayarlanmış gibi herkes yola çıkmışa benziyor. Hadi hayırlısı..

Binanın önüne geldiğimde hemen kendimi serin bina içine attım. Oohh, rahatlık..

Hızlı hızlı merdivenleri çıkarak yelpazeme kavuşmak için sabırsızca ilerlemiştim. Kapıya ulaştığımda aralıksız vurmaya başlamam kesin annemi sinir etmiştir. Azar yiyeceğim için neden gülüyorum bilmiyorum.

Kapı açılınca ellerimi kendime siper ettim ki gelecek tehlikelerden korunayım, annemin işi belli olmaz da.

"Ne yapıyorsun?"

Duyduğum ses annemin olması için fazla kalındı. Kapattığım gözlerimi açıp karşımdaki kişiye baktım. Tanıdık ama bir o kadar da yabancıydı benim için.

"Ah, annem açar sandım. Sadece önlem alıyordum."

Dudağı hafif kıvrılmıştı.

"Aslında ben de azarlamayı düşünmedim değil."

Şapkamın önünü indirip "Üzgünüm." dedim ve bana açtığı yerden eve girdim. Odama geçip hemen kapıyı kapatmıştım.

Ne yapacağım? Erkeklerle iyi anlaşamam ki ben?

Kuzenim olduğu halde adını bile hatırlamıyordum. Bir sürü kuzen ismi biliyorum ama bu hangisi?

Düşüncelerimi bildirim sesi bozmuştu. Telefonu açıp mesajı gördüğümde sebepsiz yere gülümsemiştim.

Kenan: Ben geldim, sonunda..

Siz: Hoşgeldin ヾ(^-^)ノ

Kenan: Bu emojileri nereden buluyorsun?

Siz: İndirdiğim bir uygulamadan, japon emojileri aslında. Daha sevimlileri var!

Siz: ☆*:.。. o(≧▽≦)o .。.:*☆

Siz: (=^・^=)

Siz: ヽ(*≧ω≦)ノ

Siz: ヾ(*⌒ヮ⌒*)ゞ

Siz: (((o(*゚▽゚*)o)))

Kenan: Gerçekten şirinler.

Koridorda gürültü artınca çıkıp bakmak için ayaklandım.

"Hadi oynayalım Kenan abi!"

Sinan'ın sesiyle elim kapı kulbunda şok olmuştum. Ama hızlı atlatıp kapıyı açtığımda dibimde olmasını beklemiyordum. Elinde telefon, aynı benim gibi gözleri büyümüş bana bakıyordu. Gözüm telefonuna kaydığında hemen kapatıp cebine koydu.

"Ne âniden kapıyı açıyorsun? Ödüm koptu."

"İsmin Kenan mı?" diye sordum pat diye. Huysuzca "Evet, öyle. En azından kuzeninin ismini hatırla." diyerek oturma salonuna geçti, arkasından da Sinan. Yelpazem nerede benim? İşte orada!

Elime aldığım gibi hızla sallamaya başladım ve odama geri dönüp yatağımda bağdaş kurdum. Telefonu gözüm hizasında tutup siyah ekrana bakarken "Bu Kenan," dedikten sonra gözümü kapıya çevirerek "Bu Kenan mı?" diye kendi kendime istişâre yapıyordum.

"Yok ya, olamaz. Bir kere-"

Bir süre düşündüm.

"Olmaması için sebep bulamıyorum! ..Hı? Evreka! Bir kere bu çocuk hiç de nazik değil. Benim tanıdığım Kenan daha mülâim ve ciddi birisi.. diyorum ama gerçek hayatını bilmiyorum ki."

Sırtüstü yattım.

"O olmadığını öğrenmek için soru sormalıyım. Sonuçta Kenan'ın birkaç bilgisi var bende. Nerede yaşadığını ve doğum gününü öğrensem bile yeter de artar. Evet, evet, bu daha iyi.."

Onun benim konuştuğum Kenan olduğu düşüncesi kalp atışlarımın hızlandırıyor ve kulaklarımı zonklatıyordu. Kesin bir şey varsa, aynı kişi olmamalarını diliyorum.

*************

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

58okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.