MASKELER l kitap kapağı

26. bölüm / 24

MASKELER l

BÖLÜM XXlll - İKİNCİ MASKENİN GÖLGESİ

Vaveyla Yazarı: İremora 🤍

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 24Şu an: BÖLÜM XXlll - İKİNCİ MASKENİN GÖLGESİ

Sayfa 1

Kapı kapandığında odada kimse konuşmadı.

Az önce karşımızda duran adamın yüzü hâlâ gözlerimin önündeydi.

Yıllardır tanıdığımız biriydi.

Yanımızda yürümüş, bizimle konuşmuş, hatta bazı geceler hiçbir şey olmamış gibi gülmüştü.

Ama dokuz yıl boyunca hepimizin gözünden sakladığı bir gerçek vardı.

Leyla yere düşen fotoğrafı aldı.

“Bunu biliyordun,” dedi.

Sesindeki korku, öfkeden daha ağırdı.

Baran başını kaldırdı.

“Kimden bahsettiğini bile bilmiyoruz.”

Leyla fotoğrafın arkasını çevirdi.

Yeni bir cümle vardı.

“Hatırladığınız kişi, gördüğünüz kişi olmayabilir.”

İçimde soğuk bir şey dolaştı.

Çünkü artık şunu biliyordum:

Maskeler sadece yüzleri saklamıyordu.

Anıları da saklıyordu.

Sayfa 2

Fotoğrafa tekrar baktım.

Dokuz yıl önceki o gece…

Bir şey eksikti.

Bir insan değil.

Bir an.

Hatırlayamıyordum.

Gözlerimi kapattığımda aynı görüntü beliriyordu.

Uzun bir koridor.

Duvarın üzerindeki saat.

Yarı açık bir kapı.

Ve yerde duran beyaz maske.

Ama bu kez görüntünün sonunda bir ses duydum.

“Beni neden bıraktın?”

Gözlerimi hemen açtım.

Leyla bana baktı.

“Ne oldu?”

Cevap veremedim.

Çünkü o sesi tanıyordum.

Selim’in sesi değildi.

Baran’ın değildi.

Leyla’nın da değildi.

Bu ses…

Benim hafızamda yıllardır susturulmuş birine aitti.

Sayfa 3

Baran masanın üzerindeki eski kayıt cihazını çalıştırdı.

Cızırtıdan sonra bir ses duyuldu.

“Eğer bunu dinliyorsanız, ilk maskeyi kırdınız.”

Leyla nefesini tuttu.

Ses devam etti.

“Fakat size gösterilen yüz, gerçeğin yalnızca başlangıcı.”

Kayıt birkaç saniye sustu.

Sonra tek bir cümle geldi:

“Dokuz yıl önce üç kişi değildiniz.”

Baran cihazı kapattı.

“Üç kişi değildik…”

Leyla yavaşça bana döndü.

“Dört.”

O anda odadaki sessizlik değişti.

Çünkü hepimiz aynı şeyi düşünüyorduk.

Dördüncü kişi kimdi?

Sayfa 4

Pencereden dışarı baktım.

Gece tamamen çökmüştü.

Sokak lambasının altında bir gölge hareket etti.

Bir anlığına maskeli kişiyi gördüğümü sandım.

Ama gölge kayboldu.

Baran kapıya yöneldi.

“Burada kalamayız.”

Leyla fotoğrafı çantasına koydu.

“Hayır.”

Bana baktı.

“Bu kez kaçmayacağız.”

Başımı salladım.

Dokuz yıl boyunca hepimiz bir şeylerden kaçmıştık.

Bir anıdan.

Bir isimden.

Bir geceden.

Ama artık kaçacak yerimiz kalmamıştı.

Kapıya doğru yürürken masanın üzerinde küçük bir zarf gördüm.

Kimse fark etmemişti.

Üzerinde yalnızca bir tarih yazıyordu:

17 Ekim.

Sayfa 5

Zarfı açtım.

İçinden tek bir fotoğraf çıktı.

Fotoğrafta eski binanın önünde dört kişi duruyordu.

Leyla.

Baran.

Ben.

Ve yüzü karalanmış biri.

Fotoğrafın arkasında ise şu yazıyordu:

“Onu hatırladığınızda, Selim’i neden kaybettiğinizi değil, kimi sakladığınızı anlayacaksınız.”

Leyla yazıyı okudu.

Yüzü değişti.

“Biz birini saklamışız.”

Baran fotoğrafı elimden aldı.

“Peki kim?”

Cevap veremedim.

Çünkü fotoğraftaki karalanmış yüzün altında küçük bir iz vardı.

Beyaz bir maskenin çizimi.

Ve maskenin üzerinde tek bir çatlak.

Sayfa 6

O gece binadan çıktığımızda hiç konuşmadık.

Arabaya bindik.

Motor çalıştı.

Ama kimse hareket etmedi.

Leyla önündeki cama bakıyordu.

“Bence bizi biri buraya özellikle getirdi.”

Baran ona döndü.

“Bizi buraya getiren kişi, dokuz yıldır bizi izliyor olabilir.”

İçim ürperdi.

Çünkü son günlerde yaşanan hiçbir şey tesadüf gibi görünmüyordu.

Telefonum titredi.

Bilinmeyen bir numara.

Mesaj yalnızca birkaç kelimeden oluşuyordu:

“İlk maskeyi kırdınız.”

Ardından ikinci mesaj geldi.

“Şimdi sıra sizde.”

Telefonu elimden düşürmedim.

Bu bir tehdit değildi.

Bundan daha kötüydü.

Bir davetti.

Sayfa 7

Ertesi sabah eski fotoğrafları yeniden inceledik.

Saatlerce hiçbir şey bulamadık.

Sonra Leyla bir fotoğrafın köşesini gösterdi.

“Buraya bak.”

Fotoğrafın arkasında silinmiş bir yazı vardı.

Baran ışığı değiştirdi.

Yazı yavaşça ortaya çıktı.

“21-B.”

Üçümüz de birbirimize baktık.

Oda.

Yine aynı oda.

Ama bu kez fotoğrafın altında başka bir tarih vardı.

Dokuz yıl öncesinden bir gün sonrası.

Yani o gece bittikten sonra biri hâlâ oradaydı.

Ve biz bunu unutmuştuk.

Sayfa 8

21-B’nin kapısına geldiğimizde içeriden ses geliyordu.

Kapıyı açtım.

Oda boştu.

Masada yalnızca bir dosya vardı.

Dosyanın üzerinde dört isim yazıyordu.

Üçünü biliyorduk.

Dördüncü isim karalanmıştı.

Leyla dosyayı açtı.

İçindeki ilk sayfada şu cümle vardı:

“Bu dosyayı okuyan kişi, gerçeğin sonuna geldiğini sanacak.”

Baran kağıdı çevirdi.

Altında devamı vardı.

“Yanılıyorsun.”

Bir sayfa daha.

“Çünkü gerçek hiçbir zaman tek bir maskeden oluşmadı.”

Dosyanın son sayfasına geldiğimizde yalnızca bir kelime vardı:

“BAŞLANGIÇ.”

Sayfa 9

O kelimeyi gördüğümde içimde bir şey koptu.

Bunca zamandır bir son arıyorduk.

Selim’in kayboluşunun.

Dokuz yıl önceki gecenin.

Maskeli kişinin.

Ama belki de hepsi aynı hikâyenin yalnızca bir parçasıydı.

Leyla dosyayı kapattı.

“Burada bitmiyor.”

Baran başını salladı.

“Hayır.”

Ben duvardaki beyaz maskeye baktım.

Çatlağın arasından karanlık görünüyordu.

“Daha yeni başlıyor.”

Tam o anda ışıklar söndü.

Karanlığın içinden bir ses geldi.

“Sonunda anladınız.”

Sayfa 10

Işıklar yeniden yandığında odada kimse yoktu.

Ama duvarda yeni bir şey vardı.

Bir fotoğraf.

Dört kişi.

Bu kez yüzler açıktı.

Fakat dördüncü kişinin yüzünü gördüğüm anda nefesim kesildi.

Onu tanıyordum.

Ama onu neden tanıdığımı hatırlayamıyordum.

Fotoğrafın altında tek bir cümle vardı:

“İkinci maskeyi kırmadan önce, kendinize güvenmeyin.”

Leyla fotoğrafı elinden düşürdü.

Baran geriye doğru bir adım attı.

Ben ise fotoğrafa bakmaya devam ettim.

Çünkü o yüz…

Rüyalarımda yıllardır vardı.

Sayfa 11

Bir anda zihnimde görüntüler belirdi.

Koşuyordum.

Bir kapı kapanıyordu.

Birisi ağlıyordu.

Birisi bana bağırıyordu.

“Bunu yaparsan hepimiz unutacağız!”

Sonra başka bir ses:

“Unutmak zorunda.”

Görüntü kayboldu.

Dizlerimin üzerine çöktüm.

Leyla yanıma geldi.

“Hatırladın mı?”

Başımı kaldırdım.

“Hayır.”

Bir an sustum.

“Daha kötüsü…”

Leyla’nın yüzü gerildi.

“Neyi?”

Ona baktım.

“Hatırlamak üzereyim.”

Sayfa 12

Baran pencereye yaklaştı.

Dışarıda yağmur başlamıştı.

Bir süre sonra telefonum yeniden çaldı.

Bu kez mesaj yoktu.

Arama vardı.

Açtım.

Karşıdaki kişi birkaç saniye konuşmadı.

Sonra fısıldadı:

“Beni bulmak istiyorsanız, eski eve gidin.”

“Sen kimsin?”

Kısa bir sessizlik oldu.

“Bunu hâlâ soruyor olman, ne kadar çok şeyi unuttuğunu gösteriyor.”

Telefon kapandı.

Leyla bana baktı.

“Eski ev.”

Baran başını salladı.

“Gidiyoruz.”

Arabaya bindik.

Ama bu kez hiçbirimiz bunun yalnızca bir ipucunun peşinden gitmek olmadığını bilmiyorduk.

Bir şey bizi bekliyordu.

Ve o şey, dokuz yıl önce başladığı yerde bizi yeniden karşılayacaktı.

Sayfa 13

Eski eve vardığımızda kapı açıktı.

İçerisi karanlıktı.

Duvarlarda eski fotoğraflar vardı.

Hepsi aynı geceye aitti.

Leyla bir fotoğrafın önünde durdu.

“Burada bir şey var.”

Fotoğrafı kaldırdı.

Arkasında küçük bir anahtar vardı.

Anahtarın üzerinde şu yazıyordu:

“İKİNCİ MASKE.”

Baran anahtarı eline aldı.

“Bu neyin anahtarı?”

Cevap vermeden önce üst kattan bir ses geldi.

Bir kapı açıldı.

Sonra bir ses:

“Sonunda geldiniz.”

Üçümüz de yukarı baktık.

Kimse görünmüyordu.

Ama merdivenlerin sonunda beyaz bir maske duruyordu.

Ve maskenin altında yeni bir not vardı:

“Birinci seri burada biter.”

Sayfa 14

Notu elime aldığımda ellerim titredi.

Altında ikinci bir cümle vardı.

“Fakat hikâye burada bitmez.”

Leyla gözlerime baktı.

Baran sessizce başını salladı.

Artık hepimiz aynı şeyi anlamıştık.

Dokuz yıl önce yaşananların yalnızca ilk kısmını öğrenmiştik.

Selim’in kayboluşu hâlâ cevapsızdı.

Dördüncü kişi hâlâ gizemini koruyordu.

Ve ikinci maske hâlâ kırılmamıştı.

Kapının arkasından bir ses daha geldi.

“Beni bulduğunuzda…”

Kısa bir sessizlik.

“…neden hepinizin aynı geceyi unuttuğunu da öğreneceksiniz.”

Kapı kendiliğinden kapandı.

Beyaz maske yerde kaldı.

Bu kez üzerinde tek bir çatlak vardı.

Ama çatlak artık büyümeye başlamıştı.

Sayfa 15 — 1. SERİ FİNALİ

Bazı hikâyeler bir sonla bitmez.

Bazı sırlar, cevaplandıkça daha büyük sorular doğurur.

Biz dokuz yıl önce ne olduğunu öğrenmek için yola çıktık.

Bir maskeyi kırdık.

Bir yüz gördük.

Bir gerçeği hatırladık.

Ama hâlâ bilmediğimiz şeyler vardı.

Selim nerede?

Dördüncü kişi kim?

Bizi dokuz yıldır kim izliyor?

Ve en önemlisi…

İkinci maskenin altında ne var?

Bunların cevapları burada bitmiyor.

Çünkü bu yalnızca **1. serinin sonu.**

**HİKÂYE BİTMEDİ.**

**MASKELER DEVAM EDECEK.**

**2. SERİDE GÖRÜŞMEK ÜZERE…**

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

21okunma 10beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.