25. bölüm · Kudzir {Alternatif Son}

EKSTRA | Veliaht 18.Bölüm

ms 🐾

Bölümler
1 Bölüm 1 | 6 Yıl 2 Bölüm 2 | Nasıl? 3 Bölüm 3 | Vicdan Azabı 4 Bölüm 4 | Boşa Geçmiş Bir Ömür 5 Bölüm 5 | Güçlü Olan 6 Bölüm 6 | Acı Gerçek 7 Bölüm 7 | Filtre Kahve 8 Bölüm 8 | Kurabiye 9 Bölüm 9 | Zehir 10 Bölüm 10 | Acıbadem 11 Bölüm 11 | Yıkım 12 Bölüm 12 | Enişte 13 Bölüm 13 | Lotus 14 Bölüm 14 | Karabiber 15 Bölüm 15 | Yara 16 EKSTRA | Veliaht 24.Bölüm 17 EKSTRA | Part 2 | Veliaht 24.bölüm 18 Bölüm 16 | Orman Evi 19 Bölüm 17 | Krep 20 EKSTRA | Veliaht 8-9.Bölüm 21 Bölüm 18 | Uçurumun Kenarı 22 EKSTRA | 19 yaş | Gönül’ün Ölümü 23 Bölüm 19 | Kaybediş 24 Bölüm 20 | Bekleyiş 25 EKSTRA | Veliaht 18.Bölüm 26 Bölüm 21 | Polis 27 Bölüm 22 | Her Güzel Şeyin Sonu 28 Bölüm 23 | Lütfen 29 Bölüm 24 | İzmir İhalesi 30 Bölüm 25 | Kaçamak 31 EKSTRA | 17 yaş | Vezir (Part 1) 32 EKSTRA | 17 yaş | Vezir (Part 2) 33 Bölüm 26 | Domates 34 Bölüm 27 | Korkak 35 Veliaht | 16.Bölüm Ekstra (İnternet Özel) 36 EKSTRA | Veliaht 7.Bölüm 37 Bölüm 28 | Gerçek 38 Bölüm 29 | Kavuşma 39 EKSTRA | 20 yaş | Elveda 40 EKSTRA | 38 yaş | Buz (Part 1) 41 EKSTRA | 38 yaş | Buz (Part 2) 42 EKSTRA | 38 Yaş | Buz (Son Part) - İnternet Özel 43 Bölüm 30 | Elma Şekeri 44 Bölüm 31 | Baş Belası 45 EKSTRA | Kars | Pencere 46 Bölüm 32 | Havlu 47 EKSTRA | 38 Yaş | Omuz 48 ! BİLGİLENDİRME ! 49 EKSTRA | Boşluk 50 Bölüm 33 | Kahraman 51 Bölüm 34 | Beklenmedik İhtimaller 52 Bölüm 35 | Evham 53 Bölüm 36 | Hakan 54 Bölüm 37 | Mucize 55 Bölüm 38 | Meşe 56 Bölüm 39 | Bebek 57 Bölüm 40 | Turşu 58 EKSTRA | Peynirci (Kesilen Sahne) 59 Bölüm 41 | Çilek 60 EKSTRA | Patates 61 FlashForward | Civciv 62 Bölüm 42 | Salıncak 63 Alternatif Son 2 | Tek part 64 Bölüm 43 | Tost 65 FlashForward | Kız Kıza 66 EKSTRA | İspiyoncu 67 Bölüm 44 | Alışveriş 68 FlashForward | Barbie 69 EKSTRA | Veliaht Bölüm 11 - 12 arası 70 Bölüm 45 | Doğum 71 EKSTRA | Veliaht 18.Bölüm 72 Bölüm 46 | Aile 73 FlashForward | Kumsal 74 EKSTRA | Veliaht 20.Bölüm 75 Bölüm 47 | 20 Gün 76 FlashForward | Sera 77 Deniz | Kahvaltı

Sen korkaksın abla. Bu yüzden de hiçbir zaman mutlu olamayacaksın.

Kudret pencerenin önünde defalarca kafasında bu cümleyi kurdu. Bozuk plak gibi. Kar yağıyordu. Söğüt ağacının dallarını izleyip sonra da acıyla sırtını döndü pencereye.

FLASHBACK

Babası şehir dışına çıkmıştı iş için. Annesi de çocukları toplayıp aşı yaptırmaya hastaneye götürmüştü. Lapa lapa kar yağıyordu. Kudret sıkıntıdan yatağında oynadığı müzik çalarını kenara bıraktı. Masasına oturup ders çalışmaya çalıştı ama yapamıyordu. Derken pencereden gelen sesle irkildi. Taş sesi. ‘Geldi!’ heyecanla kalktı ayağa sandalyeyi devirmişti.

Cama koştu ellerini yasladı. Genç, lacivert beresini takmış Kudrete el sallıyordu. Sonra eliyle gel işareti yapıp başını salladı. Kudret de mutlulukla başını sallayıp koşarak indi merdivenlerden. Montunu beresini bir çırpıda giyinip söğüt ağacının olduğu yere doğru koştu.

‘Nasıl duydun!’ dedi gencin yanına gelip. Gülümseyip ‘Neyi?’ diye karşılık verdi genç. ‘Çok sıkıldığımı ve içimden keşke Vezir burada olsaydı dediğimi.’ ellerini önünde birleştirip parmaklarıyla oynadı Kudret.
Çok mutlu olmuştu Vezir bunu duyduğuna kız da onun yanında olmasını istiyordu. Tıpkı Vezirin kızı her salise yanında istemesi gibi..

‘O zamannn..’ cebinden bir kap çıkardı. Kapağını açtı. Havuç, zeytin ve düğmeler vardı. ‘Kardan adam!’ diyip başıyla ağacın altını gösterdi. Koşarak gitti, Kudret de peşinden.

‘Hiç yapmadım.’ dedi Kudret. Vezir eline aldığı karı yuvarlak yapmakla meşguldü. ‘Nasıl yapmadın şaka yapıyorsun. Niye!’ demişti bir yandan da. Kudret ne kadar boş yaşadığını o an fark etti ‘Bilmem’ dedi sadece. Vezir ellerini iki yana açtı. ‘E sen o zaman kar topu savaşı da hiç yapmamışsındır!’ diyip elindeki topu kıza fırlattı.

Kudret sevinçle şaşkınlığı aynı anda yaşamakla birlikte. ‘Hile! Hazır değildim. Sen şimdi görürsün!’ dedi elini hemen yere atıp kar topu yaptı ve Vezire fırlattı.
Bir süre oynadıktan sonra kardan adam yapmaya koyuldular. Birlikte 3 koca kar topunu üst üste koyup süslediler. O kadar güzel olmuştu ki. Kudretin gözlerinin içi parlıyordu.

Vezir kafasındaki beresini çıkarıp kardan adama taktı. Kudret atılıp hemen aldı bereyi Vezirin kafasına geçirdi. ‘Saçmalama üşütürsün hava buz gibi.’ şapkayı başına geçirirken gereğinden fazla yakınlaşmışlardı. O kadar güzel bakıyordu ki Vezir, biraz daha öyle kalsalar Kudret oracıkta karların arasında eriyecekti.

‘Buna bir isim koyalım’ dedi Kudret. Vezir elini çenesine götürüp bir süre düşündü. ‘Veret olsun.’ Kudret şaşırmıştı. ‘Veret ne Vezir saçma, beğenmedim.’ Vezir yaklaştı bankın üzerine Vezir ve Kudret yazdı. ‘Bak Ve-Ret’ ikimizin adından oluşturdum. Kudret sanki kalemi eline almış gibi. ‘Kud-Zir’ niye olmuyor’ diye o kısımları yuvarlak içine aldı.

Vezir düşündü. ‘KudZir kız ismi gibi şuna bak erkek bu.’ Kudret ellerini beline koydu. ‘Nereden erkekmiş canım. Hem sen erkek çocuklarını daha mı çok seversin?’ başını önüne eğdi çok utanarak sormuştu bu soruyu. Vezir elinde oynadığı kar topunu bırakıp doğrudan Kudrete baktı. ‘Yok canım aksine ben hep bir kızım olsun isterim. Erkek çocuğunu annesi sevsin.’ annesi derken Kudrete öyle bir bakmıştı ki. Kudret çok heyecanlandı. Hemen konuyu dağıtacak bir şey bulmalıydı..

Aklına bir şey geldi. Çaktırmadan eline biraz kar aldı. Arkası dönük Vezirin sırtından içine koymaya niyetlenmişti ama tam yapıyordu ki Vezir çok atik davranıp döndü. İkisi de dengesini kaybedip üst üste düştüler.

Vezir altta Kudret üstteydi. Bir süre nefes dahi almadan öyle kaldılar, sonra Kudret gülerek üstünden kalkıp yanına yattı Vezirin. Ama yanakları al al olmuştu ve asla soğuktan değildi ikisi de biliyordu. Kızın çok utandığını anlayan Vezir konu dağılsın diye konuştu.

Efsaneye göre, zamanın birinde birbirine delicesine aşık iki narin kır çiçeği varmış. Bu iki çiçek her bahar açar, ancak doğanın uyanışıyla birlikte etrafta o kadar çok çiçek olur ki, bu kalabalığın içinde birbirlerini zar zor görürlermiş. İçlerinden biri, sevgilisine bir gün bir teklifle gelmiş:

"Biz diğer çiçekler gibi baharda, her şeyin kolay ve güneşli olduğu zamanlarda açmayalım. Kışın tam ortasında, her yer bembeyaz karla kaplıyken, dondurucu soğukta açalım. Böylece hiçbir çiçek uyanmamış olur ve bütün doğa, bütün o beyazlık sadece ikimize ait olur."

Diğer çiçek bu fikre bayılmış. İki aşık, kışın en sert gününde karların üzerinde buluşmak üzere birbirlerine yemin etmişler.

Kudret dönüp Vezire baktı. İkisinin gözlerinde de o gün bembeyaz karların üzerinde bir yemin edilmişti sanki..
. . .

GÜNÜMÜZ

Kudret yüzünü gülümseten anının büyüsünden çıktı. Kendi gerçekliğine döndü. Odasına çıktı. Aynaya yaklaşıp önüne oturdu. Korkaktı. Çok komik geldi. Güldü.. Güldü.. Gözünden yaşlar akmaya başladığı an gülmesi kendini ağlamaya bırakmıştı.
Hayatını ellerine alıp topla oynar gibi elden ele oynayan babası, kardeşleri.. Onu korkak olmakla mı suçluyordu şimdi.

Annesi öldüğünden beri tek bir gün Kudret demek yerine ailesi dediği için mi korkaktı. Kendisine bir hayat kurmayıp onlara koca bir hayat adadığı için mi korkaktı. Sonra babası ve kardeşlerini düşündü. Değmiş miydi? Cevap veremedi. Tek başına olduğu halde kendisine bile bu cevabı veremedi.

Kudret onlar için ne ifade ediyordu. Abla, çocuk, anne.. Ya da bakıcı..
Herhangi biri, bir gün karşısına geçip ‘Nasılsın Kudret?’ demiş miydi. Hayır.
Kudret ne sever bilirler miydi? Hayır.
Kudret denizi çok severdi. Kaç kere kumsala gitmişti. Hiç.

Ama Vezir bilirdi. Denizi sevdiğini bilirdi.. Salebi az tarçınlı sevdiğini.. Ekmeğin kenarını hiç sevmese de ortasını Zafere verip kenarları kendisinin yemek zorunda kaldığını da..
Kudretin içini birden bir korku kapladı. Ya o cesur olana kadar Vezir beklemeyi bırakırsa.. Ne yapardı. Zaten bugün Nesrinle de mutlu duruyordu. Ayağa kalktı. Aynanın önünde dolandı durdu. En son telefonu alıp bu sefer cesur olmayı seçti.

‘Vezir uyudun mu? Seninle konuşmam gerek biraz önemli. Söğüt ağacının altında buluşalım mı?’ mesajı gönderip telefonu hemen masaya ters koydu. Koşar adımlarla yatağına oturup başını yastığa koydu. Beklemeye başladı.

Telefon sonunda titredi Kudret koşarak eline aldı.
‘İyi misin? Bir şey mi oldu? Yarım saate geliyorum.’ Kudret gülümseyip kapadı mesajı cevap yazmadan. Yarım saatini, aslında kabanının altından gözükmeyecek kıyafeti seçmekle geçirdi. Hazırlanıp pencereden Veziri görür görmez sessizce aşağıya indi.

Saçlarını bağlamamıştı. Vezire böyle daha güzel görünür diye düşündü. Botlarını ayağına geçirip bahçenin arka kısmına ağacın altına gitti. Vezir görür görmez yanına geldi koşar adımlarla. Ellerini tuttu kadının. ‘Kudret! Ne oldu iyi misin?’ Kudret gülümseyip başını salladı.

‘Korkma önemli değil aslında yani benim için çok önemli ama korkulacak bir şey değil.’ Vezir bir nebze olsun rahatlamıştı. Renkli gözlerini kadının gözleriyle buluşturup meraklı gözlerle söyleyeceği şeyi bekliyordu.

Kudret düşünmeden cümleyi fırlattı üstüne. ‘Vezir..’ yutkundu ‘Ben.. Beni daha fazla beklemek istemezsen anlayışla karşılarım. Kendine bir aile kurmak istersen yani.’ Vezir şaşırmıştı çok. Anlamaya çalışıyordu.

Ellerini tuttu. ‘Kudretim ne diyorsun sen. Sen.. Seni beklememek mi? Sen benim her sabah uyandığımda yaşamak için bulduğum tek sebepsin.’ başını eğdi. ‘Bak bakayım bana. Babanın karşısına çıkmak çok cesaret isteyen bir şey biliyorum. Ama çok yakında bu eli..’ Kudretin elini öptü uzunca. ‘Bu eli sımsıkı tutup karşısına çıkacağım ve ben kızına çok aşığım ve vermezsen kaçıracağım diyeceğim.’ ikisi de gülüştüler karşılıklı.

Elini saçlarına götürüp ‘Benim senden başka ailem olabilir mi? Hem sen niye birden böyle kararttın kalbini bakayım yani bugünkü Nesrin olay-‘ diyordu ki Kudret bu cümlesini duymamıştı bile Veziri iki yakasından tuttu kendine doğru çekip dudaklarını birleştirdi. Vezir başta neye uğradığını şaşırmıştı ama sonra elini kadının beline atıp iyice kendine çekti. Öpüşleri de derinleşmişti böylece.

İlk çekilen Kudret oldu. Nefes nefese kalmışlardı. Kudret gözlerine bakmaya utanıyordu. ‘İyi geceler’ diyip hızla dönüp eve doğru yürüyecekti ki Vezir kolundan yakaladı. ‘Bir kerecik daha öpsem..’ sonra ses tonunu değiştirip devam etti.
‘Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu. İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük.’

Vezir Kudretin gülümsediğini görünce eğilip dudaklarına minik bir buse daha kondurdu. Kudretin yanakları iyice domates gibi olmuştu. ‘Tamam yeter Vezirr’ diyip gülerek elini göğsüne vurdu Vezirin. Sonra utançla koşarak kapıdan girdi. Tam kapatıyordu ki dönüp son kez sevdiğine baktı.

Vezir elleri ceplerinde güzel gülümsemesiyle bakıyordu yine. ‘Kaçıracakmış bir de deli.’ dedi içinden, kocaman gülümseyerek kapıyı kapattı.