46. bölüm · Kudzir {Alternatif Son}

Bölüm 32 | Havlu

ms 🐾

Bölümler
1 Bölüm 1 | 6 Yıl 2 Bölüm 2 | Nasıl? 3 Bölüm 3 | Vicdan Azabı 4 Bölüm 4 | Boşa Geçmiş Bir Ömür 5 Bölüm 5 | Güçlü Olan 6 Bölüm 6 | Acı Gerçek 7 Bölüm 7 | Filtre Kahve 8 Bölüm 8 | Kurabiye 9 Bölüm 9 | Zehir 10 Bölüm 10 | Acıbadem 11 Bölüm 11 | Yıkım 12 Bölüm 12 | Enişte 13 Bölüm 13 | Lotus 14 Bölüm 14 | Karabiber 15 Bölüm 15 | Yara 16 EKSTRA | Veliaht 24.Bölüm 17 EKSTRA | Part 2 | Veliaht 24.bölüm 18 Bölüm 16 | Orman Evi 19 Bölüm 17 | Krep 20 EKSTRA | Veliaht 8-9.Bölüm 21 Bölüm 18 | Uçurumun Kenarı 22 EKSTRA | 19 yaş | Gönül’ün Ölümü 23 Bölüm 19 | Kaybediş 24 Bölüm 20 | Bekleyiş 25 EKSTRA | Veliaht 18.Bölüm 26 Bölüm 21 | Polis 27 Bölüm 22 | Her Güzel Şeyin Sonu 28 Bölüm 23 | Lütfen 29 Bölüm 24 | İzmir İhalesi 30 Bölüm 25 | Kaçamak 31 EKSTRA | 17 yaş | Vezir (Part 1) 32 EKSTRA | 17 yaş | Vezir (Part 2) 33 Bölüm 26 | Domates 34 Bölüm 27 | Korkak 35 Veliaht | 16.Bölüm Ekstra (İnternet Özel) 36 EKSTRA | Veliaht 7.Bölüm 37 Bölüm 28 | Gerçek 38 Bölüm 29 | Kavuşma 39 EKSTRA | 20 yaş | Elveda 40 EKSTRA | 38 yaş | Buz (Part 1) 41 EKSTRA | 38 yaş | Buz (Part 2) 42 EKSTRA | 38 Yaş | Buz (Son Part) - İnternet Özel 43 Bölüm 30 | Elma Şekeri 44 Bölüm 31 | Baş Belası 45 EKSTRA | Kars | Pencere 46 Bölüm 32 | Havlu 47 EKSTRA | 38 Yaş | Omuz 48 ! BİLGİLENDİRME ! 49 EKSTRA | Boşluk 50 Bölüm 33 | Kahraman 51 Bölüm 34 | Beklenmedik İhtimaller 52 Bölüm 35 | Evham 53 Bölüm 36 | Hakan 54 Bölüm 37 | Mucize 55 Bölüm 38 | Meşe 56 Bölüm 39 | Bebek 57 Bölüm 40 | Turşu 58 EKSTRA | Peynirci (Kesilen Sahne) 59 Bölüm 41 | Çilek 60 EKSTRA | Patates 61 FlashForward | Civciv 62 Bölüm 42 | Salıncak 63 Alternatif Son 2 | Tek part 64 Bölüm 43 | Tost 65 FlashForward | Kız Kıza 66 EKSTRA | İspiyoncu 67 Bölüm 44 | Alışveriş 68 FlashForward | Barbie 69 EKSTRA | Veliaht Bölüm 11 - 12 arası 70 Bölüm 45 | Doğum 71 EKSTRA | Veliaht 18.Bölüm 72 Bölüm 46 | Aile 73 FlashForward | Kumsal 74 EKSTRA | Veliaht 20.Bölüm 75 Bölüm 47 | 20 Gün 76 FlashForward | Sera 77 Deniz | Kahvaltı

Otogarın o bitmek bilmeyen kaosu, otobüslerin motor sesleri, korna gürültüleri ve bitmeyen evrak işleri nihayet geride kalmıştı. İstanbulun o boğucu trafiğini aşıp, kendi evlerinin o huzurlu ve güvenli sınırlarından içeri girdiklerinde ikisinin de omuzlarından büyük bir yük kalkmış gibiydi.

Kudret, dış kapıyı arkasından usulca kapattığı an ilk iş olarak ayaklarını bütün gün esir alan o ince topuklu, siyah ayakkabılarından kurtuldu. Ayak tabanlarının serin parkeyle buluştuğu o an, dudaklarından rahatlamış bir iç çekiş döküldü. Bütün gün otogarın o sert dünyasında 'Kudret Hanım' zırhıyla dolaşmış, herkesi hizaya sokmuştu. Ama şimdi burası onların eviydi. Burada iş de, patron da, kural da yoktu. Sadece birbirlerine deli gibi aşık iki insan vardı.

Fakat Vezir, henüz o otogar modundan tam olarak çıkabilmiş değildi. Elinde, üzerinde çalışması gereken acil sevkiyat raporları ve yarınki ihale için son kontrolleri içeren deri bir dosya vardı. Ceketini hızla çıkarıp tekli koltuğun üzerine fırlattı, gömleğinin kollarını dirseklerine kadar sıyırdı ve hiç vakit kaybetmeden salonun köşesindeki çalışma masasına yöneldi. Laptopunun kapağını açıp hızlı hızlı tuşlara basmaya başladı.

Kudret, salonun ortasında durmuş, gözlerini kısarak kocasının gergin omuzlarına ve ekrana kilitlenmiş yan profiline bakıyordu. Evde yemek yoktu, ama Kudretin şu an içindeki o açlık hissi, yemekle doyurulacak türden bir şey değildi. Bütün gün o yazıhanenin camından Vezirin otoriter hallerini, jilet gibi açık renk takımıyla otogarda volta atışını izlemiş ve içten içe eve gelip, yalnız kalacakları bu anı iple çekmişti.

Yüzüne o tatlı, yaramaz tebessümünü yerleştirdi. Sessiz, kedi gibi adımlarla Vezire doğru arkadan yaklaştı.

Vezir ekrandaki evraklarla boğuşurken, aniden boynuna sarılan yumuşak kollarla ve sırtına yaslanan o sıcak bedenle hafifçe irkildi. Kudret, başını kocasının omzuna yaslamış, burnunu adamın hafif tıraş losyonu ve parfüm boynuna gömmüştü. Dudaklarını Vezirin tenine hafifçe sürterek, şefkatli ve baştan çıkarıcı bir sesle fısıldadı.
'Karınız acıktı Vezir Bey..'

Vezirin elleri klavyede bir saniyeliğine duraksadı. Yutkundu ama ekrandaki tablodan gözünü ayırmadı. Kafası, Kudretin o cilveli ses tonundaki asıl mesajı algılayamayacak kadar doluydu.

'Ben de aşkım.' dedi Vezir, tamamen düz bir sesle. Gözlerini ekranda kısarak faturanın alt kısmını okumaya çalışıyordu. 'Dolap tam takır zaten. Dışarıdan söyleriz birazdan bir şeyler.'

Kudret gözleri inanamayarak devirdi. Gerçek yemekten bahseden kimdi? Başını adamın omzundan hafifçe kaldırıp kaşlarını çattı ama pes etmeye niyeti yoktu.

Ellerini Vezirin boynundan yavaşça aşağı, adamın göğsüne doğru kaydırdı. İnce, narin parmakları Vezirin açık mavi gömleğinin düğmelerinde dolaşmaya, üstteki düğmeleri ağır ağır açmaya başladı. Bir yandan da yüzünü adamın yanağına yasladı.
'Dışarıdan söylemeyelim bence..' diye mırıldandı Kudret, parmaklarını adamın açılan gömleğinin içine doğru sızdırarak. 'Evdeki imkanları mı değerlendirsek önce?'

Vezir derin bir nefes aldı. Kudretin yumuşacık parmakları tenini yakıyordu. Adamın gözleri anlık olarak kapandı ama sonra bilgisayardan gelen bir bildirim sesiyle tekrar gerçekliğe döndü. Kudretin göğsündeki elini tutup usulca çekti ve avuç içine sıcacık bir öpücük kondurdu.

'Güzelim..' dedi Vezir çaresizce, bakışlarını nihayet kadına çevirmişti. 'Şu ihalenin son onayını sisteme girmem lazım, inan bana on dakika ya var ya yok mesainin bitmesine. On dakika ver bana yavrum, söz halledeceğim o açlığını.'

Kudretin yüzündeki o cilveli ifade saniyeler içinde silindi. Eli, kocasının ellerinin arasından usulca kayıp gitti. Suratını asıp, kollarını önünde bağladı. Vezir resmen onu geçiştirmişti.

'İyi!' dedi Kudret, sesindeki kırgın tonla. Vezir neye uğradığını şaşırarak doğruldu ama Kudret çoktan arkasını dönmüş, salonun çıkışına doğru yürümeye başlamıştı bile. 'Sen evraklarınla doyurursun artık karnını Vezir Bey! Afiyet olsun!'

'Kudret.. Güzelim, yapma gözünü seveyim, çok acil diyorum ama..' Vezir arkasından seslendi ama Kudret onu umursamadı. Yatak odasının kapısı sertçe kapandı.

Vezir sıkıntıyla ensesini ovaladı. 'Offf..' diye söylendi kendi kendine.
Hızla önündeki işi bitirip ekranı kapattı. Gönlünü almak şarttı. Hemen telefonuna sarılıp, Kudretin en sevdiği o bol malzemeli, ince hamurlu pizzadan sipariş verdi.

Birkaç dakika sonra banyodan su sesleri gelmeye başladı. Kudret duşa girmişti. Vezir mutfağa geçip iki kadeh şarap doldurdu, masayı özenle hazırladı. Su sesi kesildiğinde, pizzanın gelmesine daha on beş dakika falan vardı. Kadehleri masaya bırakıp, kendini affettirmek için dünyanın en mahçup gülümsemesiyle banyonun olduğu koridora doğru adımladı.
Tam o sırada banyonun kapısı açıldı.

Vezirin dudaklarındaki mahcubiyet, gördüğü manzarayla birlikte anında dondu. Yutkundu. Beynindeki tüm düşünceler, ihaleler saniyeler içinde buharlaşıp uçtu.
Kudret, banyodan yeni çıkmıştı. Siyah saçları ıslaktı ve su damlaları omuzlarından aşağı süzülüyordu. Üzerinde sadece, göğüslerinin hemen üzerinden sıkıca sardığı bembeyaz, kalın bir banyo havlusu vardı. Banyonun içine de o çok sevdiği, baş döndürücü kokusu yayılmıştı.

Kudret, koridorun başında büyülenmiş gözleriyle dikilen kocasına göz ucuyla bile bakmadı. Sanki onu hiç umursamıyormuş gibi inanılmaz bir sakinlikle yürümeye başladı. Islak saçlarını narin parmaklarıyla geriye doğru tararken, güzelliği Vezirin nefesini kesiyordu.

'Ku.. Kudret..' diye mırıldanabildi Vezir. Sesi hayranlıktan içine kaçmıştı. Az önceki o işkolik adam gitmiş, yerine karısının güzelliği karşısında dili tutulmuş bir adam gelmişti.
Kudret durdu. Başını hafifçe omzunun üzerinden geriye çevirdi. Yüzünde cezalandırıcı, tatlı bir soğukluk vardı. 'Efendim Vezir? İşlerini bitirebildin mi bari?'

Vezir yavaş adımlarla ona doğru yaklaşmaya başladı. Gözleri sevgiyle doluydu. 'Bitirdim..' dedi yutkunarak. 'Sipariş de verdim. Pizzan gelir yirmi dakikaya.'
Kudret omuz silkti. Dudaklarına o alaycı tebessümünü yerleştirdi. 'Boşa sipariş vermişsin. Benim iştahım kaçtı. Ben gidip saçlarımı kurutayım, sen pizzanı tek yersin.'

Kudret tam arkasını dönüp yatak odasına doğru gidiyordu ki, Vezirin o büyük, sıcak elleri aniden usulca belini kavradı.
'Ama benim sensiz boğazımdan geçmez ki..' diye fısıldadı Vezir, kadını nazikçe kendine doğru çekerek. Yüzünü Kudretin o ıslak, mis kokan boynuna gömdü.

Ama Kudret bu kadar çabuk teslim olmaya niyetli değildi. Adamın ellerinin arasından kıkırdayarak sıyrıldı ve bir adım geri çekildi. 'Benim de mesaim bitti Vezir Bey. Ben duşumu aldım, temizlendim. Siz o treni kaçırdınız.'
'Kudrett..' diye sızlandı Vezir, dudaklarında mutsuz, aşık bir tebessümle. 'Gel buraya, yapma böyle. Affettireceğim ben kendimi sen gel.'

Kudret kahkaha atarak salona doğru kaçtı. 'Yakalarsan, bakarız affettirebilecek misin? Kocacım!'

Vezirin içindeki çocuk tamamen serbest kaldı. Salona doğru, karısının peşinden atıldı. Kudret kaçtıkça havlusu hafifçe savruluyor, Veziri daha da delirtiyordu. Bu neşeli yakalamaca oyunu, Kudretin geniş üçlü koltuğun arkasına geçip saçlarını geriye savurmasıyla son buldu.

Vezir daha fazla bekleyemedi. Koltuğun üzerinden ani bir çeviklikle uzanıp Kudreti gafil avladı. Kadının dudaklarından şaşkınlık dolu, neşeli bir çığlık koptu. Vezir onu belinden kavradığı gibi ayaklarını yerden kesti ve gülerek kucağına aldı.

'Yakaladım' diye fısıldadı Vezir, kadını kucağında sıkı sıkı tutarken. Gözleri aşkla parlıyordu.
Kudret kollarını kocasının boynuna dolarken hala kıkırdıyordu. Adamın bakışlarında erimeye başlamıştı ama. 'Vezir..' diye mırıldandı, sesi şimdi oyunbazlıktan çıkmış, romantik bir fısıltıya dönüşmüştü.
'Ben dünyanın en şanslı adamıyım' diye fısıldadı Vezir, kadının burnunun ucunu öperek.

Vezir kadını kucağındaki kadını büyük bir özenle koltuğun üzerine sırtüstü bıraktı. Kendisi de anında onun üzerine eğildi ama ağırlığını vermedi.
'Bazen rüya görüyorum sanıyorum.' dedi Vezir, parmaklarının tersiyle Kudretin ıslak kaçmaktan al al olmuş yanağını okşarken. 'Sonra sana bakıyorum, buradasın. Benimlesin.. Benim karımsın.'

Kudretin kalbi bu sözlerle sıcacık oldu. Gözleri doldu. Eliyle uzanıp kocasının ensesindeki saçlarla oynamaya başladı. 'Rüya değil Vezir.. Buradayım. Hep buradaydım.' elini usulca Vezirin kalbinin üzerine koydu.

Vezirin gözleri Kudret’in göğsünün üzerinde duran o beyaz havlunun düğümüne kaydı. Ellerini yavaşça havlunun kenarlarına götürdü. Yavaşlıkla o düğümü çözdü. Havlu, Kudretin iki yanından koltuğa doğru açıldığında, Vezir nefesini tutmuştu.
'Nasıl bu kadar güzel olabiliyorsun..' diye fısıldadı Vezir, sesi titreyerek.

Kudret, adamın bu içten hayranlığı karşısında eridiğini hissetti. Onu yakasından tutup usulca kendine doğru çekti. 'Konuşma artık..' diye mırıldandı dudaklarına doğru.
Vezir dudaklarını Kudretin dudaklarına büyük bir tutkuyla, ama bir o kadar da şefkatle bastırdı. Kudret anında ona karşılık verdi, ellerini adamın sırtına doladı.

Vezirin dudakları Kudretin boynundan, köprücük kemiklerinden aşağıya doğru indiğinde Kudret başını geriye atarak o tatlı, kısık mırıldanmasını bıraktı. Vezirin dokunuşları öylesine nazik, öylesine doğru yerlerde dolaşıyordu ki, Kudret kalbinin göğsünden fırlayacağını hissetti.

Tam o esnada, dış kapının zili gecenin sessizliğini yırtarak acı acı çaldı.

Kudret, Vezirin boynuna sarılı kollarını hafifçe gevşetip tatlı tatlı kıkırdadı. 'Hayatım..' diye fısıldadı mayışmış, mutlu bir sesle. 'Pizzan geldi sanırım.'
Vezir başını kaldırıp yüzüne o kocaman sırıtışını yerleştirdi.
'Pizzayı kurye yiyebilir bence..' diye fısıldadı Vezir, gözlerinin içi gülerek.

Ama Kudret aynı fikirde değildi. İnanılmaz bir kıvraklıkla adamın kollarından kurtulup kenardaki havlusunu üzerine geçirdi. 'Pizzaya aşığım, üzgünüm.' diyip dudaklarını ıslattı. Hızla arkasını dönüp salondan çıktı salına salına
Vezir hayal kırıklığıyla 'Kudrettt!' diye haykırdı arkasından. Yanındaki yastığı yüzüne bastırmıştı.
Zil bir kez daha ısrarla çalarken, Kudret kapı eşiğinden 'Ben mi açayım Vezir..' dedi nazlı nazlı.

Vezir yüzündeki yastığı hızla fırlatıp panikle ayağa kalktığında, Kudretin o halde kapıyı açma ihtimali bile kanının beynine sıçramasına yetmişti. 'Sakın aklından bile geçirme, sen beni delirtmeye yeminlisin he bugün!' diye söylene söylene açılmış gömlek düğmelerini ilikleyerek hızla kapıya yürürken, Kudretin zafer dolu, kahkahası çoktan koridorda yankılanmaya başlamıştı bile.