10. bölüm · Kudzir {Alternatif Son}

Bölüm 10 | Acıbadem

ms 🐾

Bölümler
1 Bölüm 1 | 6 Yıl 2 Bölüm 2 | Nasıl? 3 Bölüm 3 | Vicdan Azabı 4 Bölüm 4 | Boşa Geçmiş Bir Ömür 5 Bölüm 5 | Güçlü Olan 6 Bölüm 6 | Acı Gerçek 7 Bölüm 7 | Filtre Kahve 8 Bölüm 8 | Kurabiye 9 Bölüm 9 | Zehir 10 Bölüm 10 | Acıbadem 11 Bölüm 11 | Yıkım 12 Bölüm 12 | Enişte 13 Bölüm 13 | Lotus 14 Bölüm 14 | Karabiber 15 Bölüm 15 | Yara 16 EKSTRA | Veliaht 24.Bölüm 17 EKSTRA | Part 2 | Veliaht 24.bölüm 18 Bölüm 16 | Orman Evi 19 Bölüm 17 | Krep 20 EKSTRA | Veliaht 8-9.Bölüm 21 Bölüm 18 | Uçurumun Kenarı 22 EKSTRA | 19 yaş | Gönül’ün Ölümü 23 Bölüm 19 | Kaybediş 24 Bölüm 20 | Bekleyiş 25 EKSTRA | Veliaht 18.Bölüm 26 Bölüm 21 | Polis 27 Bölüm 22 | Her Güzel Şeyin Sonu 28 Bölüm 23 | Lütfen 29 Bölüm 24 | İzmir İhalesi 30 Bölüm 25 | Kaçamak 31 EKSTRA | 17 yaş | Vezir (Part 1) 32 EKSTRA | 17 yaş | Vezir (Part 2) 33 Bölüm 26 | Domates 34 Bölüm 27 | Korkak 35 Veliaht | 16.Bölüm Ekstra (İnternet Özel) 36 EKSTRA | Veliaht 7.Bölüm 37 Bölüm 28 | Gerçek 38 Bölüm 29 | Kavuşma 39 EKSTRA | 20 yaş | Elveda 40 EKSTRA | 38 yaş | Buz (Part 1) 41 EKSTRA | 38 yaş | Buz (Part 2) 42 EKSTRA | 38 Yaş | Buz (Son Part) - İnternet Özel 43 Bölüm 30 | Elma Şekeri 44 Bölüm 31 | Baş Belası 45 EKSTRA | Kars | Pencere 46 Bölüm 32 | Havlu 47 EKSTRA | 38 Yaş | Omuz 48 ! BİLGİLENDİRME ! 49 EKSTRA | Boşluk 50 Bölüm 33 | Kahraman 51 Bölüm 34 | Beklenmedik İhtimaller 52 Bölüm 35 | Evham 53 Bölüm 36 | Hakan 54 Bölüm 37 | Mucize 55 Bölüm 38 | Meşe 56 Bölüm 39 | Bebek 57 Bölüm 40 | Turşu 58 EKSTRA | Peynirci (Kesilen Sahne) 59 Bölüm 41 | Çilek 60 EKSTRA | Patates 61 FlashForward | Civciv 62 Bölüm 42 | Salıncak 63 Alternatif Son 2 | Tek part 64 Bölüm 43 | Tost 65 FlashForward | Kız Kıza 66 EKSTRA | İspiyoncu 67 Bölüm 44 | Alışveriş 68 FlashForward | Barbie 69 EKSTRA | Veliaht Bölüm 11 - 12 arası 70 Bölüm 45 | Doğum 71 EKSTRA | Veliaht 18.Bölüm 72 Bölüm 46 | Aile 73 FlashForward | Kumsal 74 EKSTRA | Veliaht 20.Bölüm 75 Bölüm 47 | 20 Gün 76 FlashForward | Sera 77 Deniz | Kahvaltı

Kudret üzerini değiştirip rahat ev pijamalarına geçiş yapınca tüm iş yorgunluğu uçup gitmişti sanki. Koşar adımlarla odasından mutfağa yöneldi, mutfağın önünde adımlarını yavaşlattı çok heyecanlı görünmemeye özen gösteriyordu.
Vezir balkondaki masada oturmuş heyecanlı bir şekilde önündeki çatal bıçakla oynuyordu. Kudret gülümsedi ama sonra sabahki ifadesini koruması gerektiğini hatırladı.

Balkona adım atınca Vezir hemen ayağa kalktı Kudret de sofrayı süzüyordu; mum bile koymuş dedi içinden. Vezir ‘Işığı yakınca çok göz alıyor dün akşam öyle düşündüm yani bugün markette görünce almak istedim. Şeyy bir de..’ başını kaşıdı, elini indirirken az kalsın önündeki tabağı düşürüyordu.

Oturduğu sandalyenin yanındaki sandalyeye uzandı. Elinde koca bir buketle döndü.
‘Nergis’ dedi gülümseyerek Kudret. Kalbi sıcacık olmuştu. ‘Bunlar senin için’. Kudret çiçeklerini alıp sıkı sıkı tuttu mutlulukla, bir yandan da tatlı tatlı Vezire bakıyordu. Vezir hemen sandalyesini geriye çekip Kudreti oturması için yönlendirdi.

Yıllardır baş başa kaldıkları anlar çok nadirdi. Dünden beri yaşadıkları şeyler o kadar onlara ait ve rüya gibi hissettiriyordu ki. Ama dünkü yaşanan kaoslardan sonra sanki bugün ilk kez kendileri; Kudret ve Vezir olarak baş başa oturuyorlardı masada. Belki de bundandır tatlıya geçene kadar utandıklarından sadece sessizce yemeklerini yediler.

‘Tatlı da vardı fırında’ dedi Kudret utangaç bakışlarını kaçırarak. ‘Ben hemen getiririm’ diyip mutfağa koştu aceleyle Vezir. Fırını açıp borcamı eline aldığında koca bir sıcaklık kapladı hem yüzünü hem kalbini. ‘Kara Kuş, sevdiğim ya..’ dönüp Kudrete bakıp iç geçirdi.

‘En sevdiğimden yapmışsın.’ tabaklara servis yapıyordu. ‘Tadına baksana, aceleye geldi biraz.’ dedi Kudret çatalıyla önündeki karakuşla oynuyordu.
Tek lokmada koca tatlıyı ağzına doldurmuş olabilirdi Vezir. Daha lokmasını yutmadan ikinciyi de ağzına yönlendirince Kudret bileğini tutmak zorunda kaldı. ‘Napıyorsun Vezir, boğulacaksın! Yani çok beğendiğini sözle de ifade edebilirsin kendini boğmana gerek yok.’

Vezir bileğini tutan eli tutup avucunun içini öptü. ‘Vezirr yapış yapış tatlı oldu elim ama’. Vezir gözlerini kısmış Kudrete bakıyordu. Sonra hızlı bir hamleyle Kudretin sandalyesinin altından tutup kendine yaklaştırdı, eğilip yanağından öptü. ‘Vezirrr, dursana’ dese de Kudret yüzündeki gülümsemesine engel olamıyordu ama çok utanmıştı.

Yanakların böyle al al olmuşken ne kadar güzel olduğunu bir görseydin sen de durmazdın diye içinden geçirdi Vezir.
‘Uslu dur!’ sonunda yüzüne ciddi ifadesini yerleştirebilmişti. ‘Tamam’ dedi Vezir ama hala yüzünde o muzip ifadesi yerini koruyordu.

‘Nasıl geçti günün otogarda.’ diye sordu ağzındaki lokmayı zar zor yutmaya çalışıyordu.
‘Normal bir gündü, ihaleler falan biliyor musun hatta inanılmaz bir iş bağladım akşam üzeri.‘
Vezirin otogardan bahsettikçe içi burkuluyordu ama bunu sevdiğine belli etmemeye çalıştı. Gururunu ön planda tuttu. ‘Kudret Hanım, siz bugüne kadar neredeydiniz ya’ dedi gözleri parlıyordu.

Kudret takdir edilince çok mutlu oluyordu özellikle yıllar sonra işin başına ya yapamazsam ikilemleri ile dönmüşken. Ama Vezir onu takdir edince bir başka mutlu olduğunu fark etti. Gülümseyip Vezirin elini tuttu sıkı sıkı.

Kudret aniden bir şey hatırlamış gibi ayağa kalktı ‘Aaa aslında kurabiye de vardı Reyhan yapıp getirmiş arabada bir koşu alıp geleyim. Acıbadem Kurabiyesi.’
Vezir kurabiyenin adını duyar duymaz ensesinden ayaklarına bir elektrik akımı geçti sanki.

‘Yemem ben o kurabiyeden’ dedi çocuk gibi.
‘Neden!’ şaşırmıştı Kudret.
‘Biliyorsun Kudret niye olduğunu.. Kudret hala anlamamıştı. Anlamaya çalışır gibi Vezire baktı ‘Selmanlar diyeyim sen anla.’ dedi Vezir burnundan soluyordu adeta.
‘Vezirrr, hala hatırlıyor musun sen onu’ dedi gülerek omzuna vurdu.
‘Unutamıyorum işte, sinir oluyorum her aklıma geldiğinde.’ çatalını sımsıkı tutuyordu.
‘Hem o bizim için hiç de kötü bir anı değil ki’ bunu söylerken bir yandan Vezirin elinin üstünü parmağıyla geziniyordu Kudret.

. . .

FLASHBACK / VEZİR’İN KARSLILARDA 1.YILININ ORTALARI

Vezir sabahtan beri kalbinde sızıyla, ruh gibi ağanın peşi sıra otogarda dolanıyordu. Yanlış anlamış olma ihtimaline karşı duyduğu cümleyi yaklaşık 100 kez içinden tekrarlamış olabilirdi.
‘Zülfikar, hayırlı bir iş için akşam size gelmek istiyoruz, oğlum Nevzat ile’

Selmanlar Turizm’in sahibi Erol Bey söylemişti bunu. Ağanın eski ahbaplarındandı severdi de ağa onu ve ailesini.

Vezir ofiste kapıda bekliyordu onlar konuşurken. O an kapı önüne yığılmamak için ne kadar zor dayandığını hatırladı. Kesin Kudret için.. diye iç geçirdi. Kim için olacaktı ki başka evlenebilecek yaşta bir Kudret vardı konakta.

‘Vezir! Oğlum ben eve geçiyorum sen de dinlen Allaha emanet ol, hadi’ diyip arabasına binip gözden uzaklaştı ağa.
Vezir mutsuzluğuyla otogarın ortasında yapayalnız kalakalmıştı. Bir süre öyle bekledi.
Bir şey yapmalıydı. Bari sevdiğini son bir kez görseydi. Sonra iç cebindeki imza makbuzuna gitti eli. Ağa bu hafta imzaları topla demişti. Koştu yazıhanelere doğru. Hepsini tek tek topladı aceleyle. Bittiğinde kan ter içinde kalmıştı.

‘Konağa götürmeliyim bunu’ kalbi kaç atıyordu verdiği efordan bilmiyordu. Ama yerinden çıkacak gibiydi. Çocuklardan birini yalvar yakar konağa götürmesi için ikna etti.

Konağın kapısını çaldı. Gönül Hanım açtı kapıyı. ‘Vezirr, hoşgeldin oğlum.’ dedi. Çok iyi yürekli bir kadındı, geldiği günden beri ne saygısını ne sevgisini eksik etmişti Vezirden. ‘Iıı.. Şey Gönül Hanım ağamı görebilir miyim sakıncası yoksa acaba.’ başını önüne eğdi. ‘Gel’ dedi şefkatli bir şekilde kadın.

Vezir, ağayı uzunca bir süre ‘Oğlum ne acele ettin, ben sana dinlen demiştim. Ah be cefakar oğlan yormuşsun kendini boşu boşuna.’ diye sitem ettirse de, değerdi eve gelmişti ya yeterdi ona.

Ağanın odasından çıkarken Gönül Hanıma rastladı. ‘Vezir, mutfakta müthiş yemekler var sakın yemeden gideyim deme çok kızarım bak’ diyip yalandan kaşlarını çattı. Vezir gülümseyerek başını salladı. Kendini annesinden azar yiyen çocuk gibi hissetmişti.
Mutfağa o kadar yavaş yürüyordu ki giderken Kudretle karşılaşma umudu ile. Ama beklediği gibi olmadı.

Vezir son kez etrafına bakınıp mutfağa girdi. Cemile Teyze vardı mutfakta. Çok severdi Veziri. Vezir de onu. Hemen masaya oturtup koca bir tabak hazırladı oğlana. Vezir ilk çatalını ağzına atmıştı ki dış kapıdan telaşlı sesler gelmeye başladı. Gelmişlerdi. Vezirin boğazına koca bir yumru oturdu, çatalı bıraktı.

Biraz sonra Cemile Teyze elinde koca bir kutuyla döndü. Açtı kutuyu. Koca bir kutu Acıbadem kurabiyesi getirmişlerdi. Vezire uzattı bir tane. ‘Yok! İstemem..’ dedi sesinin çok çıktığını anlayınca ‘Sevmiyorum da pek’ diye toparladı.

40-45 dakika olmuştu. Vezir mimlenmiş gibi kalmıştı sandalyede. Kalkıp gitmeyi ne kadar istese de içinden bir ses onu durduruyordu. Derken Kudret açık mavi elbisesiyle kuğu gibi mutfağa süzüldü. Upuzun saçlarını düzleştirmiş arkaya doğru taramıştı. Vezir hemen ayağa fırladı. Gözlerini alamıyordu. Ne kadar güzel olmuştu.. Sonra yanlış bir şey yapıyor gibi hissedip gözlerini kızın üzerinden çekti.

Kudret Veziri fark etmedi, arkasında kalmıştı. Umutsuz bir ses tonuyla Cemile ablasına yaklaşıp konuştu.
‘Kahve yapılması gerekiyor abla sen yapsan olur mu?’ yüzü asıktı çok.
Bir terslik olduğunu anlayan Cemile Teyze ‘Kuzum. Neyin var senin bakayım?’ diyip şefkatle omzunu sıvazlamaya başladı ‘Senin en mutlu günün olmalı bugün?’
‘İstemiyorum ki Abla!’ diye karşılık verdi Kudret, sesi ağladı ağlayacak gibiydi.

‘Evlenmeyin o zaman.’ iki kadın da sese döndü merakla. Kudret Veziri ancak o zaman fark etmişti. Veziri görünce bulunduğu durumu daha da ayrı bir hüzün kapladı. Gözleri dolu dolu gülümsedi.
‘Keşke o kadar kolay olsa.. Yapamam..’ başını eğdi, elleriyle oynuyordu Vezirin gözlerine bakmamak için.

İçeriden gelen çağrıyla Cemile Teyze hemen misafir odasına koşmuştu. Mutfakta yalnız kalmalarının fırsatını değerlendiren Vezir bir koşu Kudretin yanına gitti.
‘Neden yapamazsınız ki babanıza söyleyin istemiyorum diye’ umutlu bakışlarını kızın üzerinde gezdiriyordu.

‘Demedim mi sanıyorsun Vezir. Ben bir gün aşık olduğum adamla evleneceğim dedim..’ bunu söyledikten sonra başını kaldırıp Vezirin gözlerinin derinlerinde bir yere bakıp kayboldu bir anlığına.
‘Ama dinlemiyor babam’ gözünden bir damla yaş süzülmüştü.

Vezir başta tereddüt etse de elini götürüp baş parmağıyla usulca gözyaşını sildi. Kudret, Vezir elini hiç çeksin istemiyordu. Yavaşça yüzünü çocuğun eline yasladı. Ama Vezir çekingen bir tavırla elini çekti.

Aklına bir fikir gelmişti.
‘Sizi kaçırmamı ister misiniz.’ Kudret şaşkınlıkla baktı. ‘Yani evden, bu akşamlık uzaklara gitseniz olmayan sizi isteyemezler herhalde.’ gülümsedi, merakla kızın cevabını bekliyordu.
‘Yapar mısın Vezir gerçekten’ diyip elini tuttu çocuğun Kudret. Vezir gülümseyip hızlı hızlı başını salladı. ‘Hadi’ diyip Kudretin tuttuğu eli bırakmadan avlu kapısına yöneldi.

Çalıların arkasından gizlice dış kapıya kadar gittiler. Vezir sanki evden tek başına çıkıyormuş gibi yöneldi kapıya. Kapıdaki adamları lafa tutarken; Kudret usulca dışarı çıkmıştı bile. Vezir de hemen sonra adamları arkasında bırakıp hızlıca yürüyen kıza yetişti.
Kudret yürürken heyecandan belki de korkudan eliyle Vezirin elinin son iki parmağını sıkıca tuttu. Hızlı hızlı yürüyorlardı. Hatta koşuyorlardı desek daha doğru olurdu. Bir yandan gözleri sürekli arkalarındaydı, peşlerinden birileri geliyor mu korkusuyla.

Epey bir yürüdükten sonra sahile indiler. Hava tam bir yaz akşamıydı. Tüm esnaf sahile inmişti.
Nispeten sakin bir bankı gösterdi Vezir. Hiç istemese de anın heyecanını atlattıkları için Kudretin elini bırakmak zorunda kaldı.

Tam oturuyordu ki gözü bir yere takıldı. Pamuk şekerci. Kudret sever miydi acaba. Bir koşu gidip pamuk şeker aldı. Kızın endişesini biraz azaltır diye düşünmüştü. Bu Kudreti o kadar mutlu etmişti ki. Nasıl güzel gülümsemişti öyle. Vezir bunun olacağını bilse o şekerlerin hepsini satın alırdı sanırım.

Saatlerce oturup sohbet ettiler. Kudret o kadar huzurluydu ki. Bu genç adam nasıl başarıyordu bilmiyordu ama; her seferinde dünya üzerindeki en özel insan kendisiymiş gibi hissettirmeyi başarıyordu Kudrete.

Saatin oldukça geç olduğunu fark eden Vezir ‘İsterseniz artık dönelim, gitmişlerdir.’ dedi.
Kudret hiç istemeye istemeye ayaklanıp ‘Olur.’ demek zorunda kaldı.

Gecenin soğuğu havaya çökmüştü. Kudret omuzlarında duran Vezirin ceketine rağmen üşüyordu hafiften. Vezirin kolunu gösterip izin istedi. Vezir de başını sallamakla yetindi. Şimdi sevdiği koluna girmiş yürüyorlardı.

Kız hafifçe başını Vezirin koluna yasladı. Böyle sabaha kadar yürüyebilirdi sanırım.
Vezir de omzunun üzerinden sürekli kızı izliyordu hatta bir ara Kudret onu çekmese kaldırımın üstündeki direğe toslayacaktı. Kudret durup dakikalarca gülmüş olabilirdi bu duruma sonra oğlanın utandığını fark edince gülmeyi bıraktı yine o güzel gülümsemesini yüzüne yerleştirip koluna girdi. Yürümeye devam ettiler.
Sanki Vezirin kurduğu bir hayalin içindeydiler.

Ne ara o kadar yolu yürüyüp eve vardılar ikisi de anlamamıştı ve bu durumdan hiç mutlu değillerdi. Kudret istemeye istemeye kolundan çıkıp Vezire ceketini uzattı. Parmak uçları birbirine değmişti ve ikisinin de ellerini çekmeye hiç niyeti yok gibiydi. İkisi de anın büyüsü bozulmasın diye nefeslerini tutmuş vaziyette bir süre öyle kaldılar.

Kudret içine dolan cesaretle hızlıca parmak uçlarında yükselip Veziri yanağından öptü. ‘Teşekkür ederim.’
Sonra da utanarak koşar adımlarla eve koştu.

Oğlan, kalbini teslim ettiği kızın arkasından kalbini de beraberinde götürüşünü izliyordu..