İntikam Yemini kitap kapağı

10. bölüm / 40

İntikam Yemini

9. bölüm

Vaveyla Yazarı: Elara Ates

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 40Şu an: 9. bölüm
  1. 1 giriş78 kelime
  2. 2 1. bölüm734 kelime
  3. 3 2. bölüm1.176 kelime
  4. 4 Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i... Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...625 kelime
  5. 5 Bazı başlangıçlar vardır hiç istenmeyen bir sonla biter bazı başlangıçlar vardır hiç hatırlanmayan bir sonla biter618 kelime
  6. 6 5. bölüm2.762 kelime
  7. 7 6. bölüm1.465 kelime
  8. 8 7. bölüm2.021 kelime
  9. 9 8. bölüm991 kelime
  10. 10 9. bölüm1.293 kelime · Okuduğun bölüm
  11. 11 10 bölüm877 kelime
  12. 12 11 bölüm586 kelime
  13. 13 12. bölüm1.557 kelime
  14. 14 13. bölüm448 kelime
  15. 15 14. bölüm1.337 kelime
  16. 16 15. bölüm1.599 kelime
  17. 17 Sen askersin KATİL DEĞİL!779 kelime
  18. 18 tolga'nın kayıbı1.230 kelime
  19. 19 “Ölüm, bir aynadır; herkes kendi yüzünü orada kaybeder.” Necip Fazıl Kısakürek1.155 kelime
  20. 20 “Bir yüz silindi hayatımdan, aynalar bile eksik artık. Gidenin ardından kalan şey, susmayı öğrenmiş bir varlık.” — Cahit Sıtkı Tarancı631 kelime
  21. 21 20. bölüm1.214 kelime
  22. 22 21. bölüm1.147 kelime
  23. 23 Canavarlarla savaşan dikkat etmelidir ki kendisi de bir canavara dönüşmesin.1.511 kelime
  24. 24 Bölüm 231.713 kelime
  25. 25 Bölüm 24293 kelime
  26. 26 Bölüm 25849 kelime
  27. 27 Bölüm 261.273 kelime
  28. 28 Yüzün bir sis bulutu, silinmiş hafızamdan,Lakin kokun vurur geçer, en derin yaramdan1.587 kelime
  29. 29 Bölüm 283.397 kelime
  30. 30 "Sana bir şiir okurdum, anlardın.Şimdi bir şehir uzaktasın,Bütün şehirler gibi.Sen artık bir anısın." Özdemir Asaf3.308 kelime
  31. 31 "Beni öyle bir yalansız sev ki ki,İçindeki bütün yalanlar bana gelsin.Bir gün ölüm düşerse akına,Senin yerine benim canım verilsin." Ümit Yaşar Oğuzcan6.240 kelime
  32. 32 Bölüm 313.007 kelime
  33. 33 Bölüm 324.937 kelime
  34. 34 "Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber...Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?Kal, dedi, daha vaktin var,Tamamlanacak çok davan var." Necip Fazıl Kısakürek5.189 kelime
  35. 35 Bölüm 344.755 kelime
  36. 36 Bölüm 354.135 kelime
  37. 37 Bölüm 366.525 kelime
  38. 38 Bölüm 372.489 kelime
  39. 39 Bölüm 384.632 kelime
  40. 40 Bölüm 395.134 kelime

“astsubay emre kılıç! Komutanım, tolga komutan günlük antrenman için 5 dakika içinde içtima alanında olmanızı söyledi”
“anlaşıldı çıkabilirsin” dedi murat herkes ortak alanda oturuyordu bu haberle ayaklandılar ve murat “hadi beyler biraz ter atalım” dedi hepsi koşar adım çıktılar kıyafetlerini giyindiler ve içtima alanına geçtiler günlük yapılan eğitimdi tim alışkındı zaten.
Herkes sıraya geçti sayım yapılmasına gerek yoktu çünkü tolga bunu istemişti küçük bir timi vardı şu anlık. Karşıdan merdivenleri inerek geliyordu. Timini görünce gururlanıyordu bir şeyleri başarabildiğine inanıyordu tabii ki yüzüne asla yansıtmamış, sert adımlarıyla timine geldi onu gören murat
“dikkat!” diye bağırdı asker selamı verdi tim ise dik bir şekilde hazırda bekliyordu tolga selamını aldı Murat'ın murat da hazır ola geçti “rahat arkadaşlar” deyince rahata geçtiler en küçükleri Batuhan uykulu duruyordu tolga esnesin diye bekledi beklediği gibi oldu esnedi tolganın dudakları yana kıvrıldı biraz.
“uyanamadık herhalde beyler he Batuhan uyandın mı? Aslanım” dedi tolga. Yediği haltı anladı Batuhan tepkisinde sıçtık bakışı vardı yanındaki ayaza baktı kısa süre tekrar tolgaya döndü ayaz “Allah belanı versin Batu” ağzının içinde “emredersiniz komutanım” dedi
“koşuyla başlayalım da uyanın” dedi hepsi emredersiniz dedi ama çok iyi biliyorlardı ki bu koşu bitmeyecekti. Önde tolga eğitim alanında koşuyorlardı başladıkları yere tekrar tekrar geldiler “tim kaç oldu” hep bir ağızdan “sıfır komutanım” diye bağırdılar etraftaki komandolar yorulmuştu onları izlerken çünkü iki saattir yüksek tempoda koşuyorlardı. Havada bi hayli soğuktu Hakkari hemen ısınan bir iklime sahip değildi buda işleri zorluyordu ama onlar bordo bereliydi. Yarım saat daha koştular neredeyse 20 km yapıyordu ama tolga buna bir bile demiyordu.
Tekrar başlangıç noktasına geldiler “geç karşıya” dedi tim çimenlere doğru geçti “şınav pozisyonu al” deyince hepsi şınav pozisyonuna geçtiler tolgayla birlikte “bir” dedi ve başladılar. Bir süre sonra barfiks çektiler ardından uzun demirlerin arasından atladılar, kalın halatlara tırmandılar, jiletli tellerin altından geçtiler, traktör lastikleri taşıdılar atladılar, zıpladılar, yuvarlandılar en sonunda mekikle bitirdiler.
“ayağa kalk” deyince kalkıp daire oldular tolga “şehitlerimiz için” dedi ve Fatiha okuyup antrenmanı bitirdiler. Tolga “dağılabilirsiniz” dedi “emredersiniz” diyerek dağıldılar tolgada odasına doğru gidiyordu. Arkadan timin sesleri geliyordu.
“olum durduk yere kaç saat antrenman yaptık senin yüzünden” dedi ayaz “özür dilerim komutanım” dedi Batuhan her yerleri ağrıyordu, gülerek omzundan kendine çekti ayaz “tamam lan çözeriz bir baklavaya” “emredersiniz” dedi gülerek ilerlediler.

Odasına geçti tolga çıkardı üstünü duşuna girdi üniformasını giydi, saçlarını kuruttu güzelce şekil verdi. Telefonunu kontrol etti her zamanki gibi annesinden mesaj gelmişti
Annemm: nasılsın kuzum
Mesajı gördükten sonra saate baktı daha işleri yoktu aradı annesini ikinci çalmada açtı annesi sıcacık sesi geldi kulaklarına
“Alo yavrum nasılsın” dedi asuman yüzü güldü tolganın özlemişti annesini neredeyse 2 yıldır görmüyordu anca telefonda görüşüyorlardı.
“iyiyim annem sen nasılsın”
“nasıl olayım kuzum iyiyim işte seni merak ediyorum gene karışmış oralar haberlerde gördük”
“aynen anne de merak etme sen iyiyim ben sıkıntı etme kendine düşünme beni”
“ nasıl düşünmeyeyim yavrum sen benim canımsın arkadaşların falan nasıllar”
“iyiler anne hepsi ablam nasıl”
5 dakika sonra…
Telefonu kapattı tolga odadan çıkıp resmi odasına geçti belgeler imzaladı görüşmeler yaptı. Bu gün sorunsuzca bitti akşam dışarı çıktı turladı biraz oturdu bir kafeye yanına murat geldi çekti sandalyeyi tolga kaldırdı kafasını kim çekiyordu sandalyeyi baktı murat “otur birader” dedi aralarında rütbe vardı o yüzden birader dediğinde rütbe kalkmış iki arkadaş oluyorlardı harp okulundan beraber çıkmıştılar ikisi hep yan yanaydı tek ayrım rütbeydi “rütbeyi kaldırmışsın herhalde” dedi murat otururken
“dışardayız olum ne olsun” dedi tolga “ne düşünüyorsun lan iki gündür” dedi murat, bilmiyordu tolga ama aklına yatmayan şeyler vardı bir şeyler hem kalbini hem beynini kurcalıyordu ama daha kendi bilmediği şeyi Murat'a nasıl söyleyecekti salladı bir şeyler
“orta doğu çok karıştı her an savaş çıkabilir” dedi ama murat hiç inanmadı “başlatma orta doğusuna senin başka bir derdin var anasını satayım orta doğu yıllardır karışık sadece yeni yeni gün yüzüne çıkıyor.”
“olum sen mal mısın benim ülkemden başka ne derdim olacak” dedi tolga tam murat konuşmak için ağzını açtığında tolganın telefonu çaldı. Derin bir nefes verdi tolga yoksa başka hiçbir türlü kurtulamazdı Murat'ın sorgusundan. Kendisi sorguda baya sağlam bir arkadaştı. Elini cebine götürdü çıkardı telefonunu şuan kim olsa açardı en gereksiz insan olsa bile Allah’tan arayan gereksiz biri değildi.
Derin ARIYOR…

Ayaklandı açtı telefonu Murat’a eliyle geliyorum dercesine işaret etti. Telefonu kulağına götürdü ve dışarıya doğru ilerledi. Kapıdan çıktığını görünce kendi kendine mırıldandı Murat “var bi boklarda hadi hayırlısı”
“efendim abim” dedi tolga hemen heyecanlı sesiyle cevapladı derin
“yanlış bir zamanda falan aramadım demi abi” zamanlaması tamdı şuan bunun için binlerce teşekkür bile edebilirdi.
“yok, abim yok tam zamanında aradın, beni çok iyi kurtardın” kıkırdadı derin
“Allah Allah kimden kurtardım abi”
“diline düşmemem gereken bir arkadaş da boş ver sen ne oldu niye ardın sen”
“ya mesajıma bakmayınca bende arayıp söylemek istedim yakında yanınızdayım Tolga Alabey”
“ooo bah hele bah bizim bebe büyümüş la”
“tabi abi bu saatten Angara düşünsün TSK bir subay kazanıyor”
“hadi inşallah abim daha yeni başlıyorsun daha mülakatlar, puanlar daha çok işin var”
“inşallah bunu söylemek için aramıştım çok tutmayayım seni”
“yok ya vaktim var daha seda teyze, abin, minik cüce falan nasıllar”
“iyiler abi her zaman ki gibi bi ece sıkıntı onun dışında herkes gayet iyi”
“niye ne oldu hasta falan mı?”
“yok ya iyi çok şükürde büyüdükçe bir şeylerin farkına varmaya başlıyor” derin bir nefes aldı nefesi boğazında düğümlenmeye başlamıştı.
“ne gibi” diye sordu tolga ama sonra anladı inşallah o değildir diye düşündü.
“ya işte” ofladı toplamaya çalıştı cümlesini “babam, babam niye rüyama girmiyor zaten sesini de bilmiyorum resimler ol-”
“tamam, abim tamam” daha anlatmasına izin vermedi çünkü biliyordu ağlayacaktı izin veremezdi. Babası derinin her zaman en güçsüz yanı, hep kanayan yarasıydı kabuk tutmasına izin vermiyordu kanaması diri tutuyordu onu ailenden birinin omzuna yaslanıp ağlayamıyordu yük olmak istemiyordu biliyordu zaten bu yük onlara da ağır geliyordu bide derin yük olamazdı.
“sen kendini suçlama tamam mı senin suçun yok ece de yavaş yavaş anlayacak sen takma kafana”
“da abi ben en azından yüzünü az da olsa sesini gülüşünü, mutluluğunu, ellerini, sevgisini biliyorum ama ece bilmiyor onu nasıl sevdiğini onunla ilgili olan hayallerini bilmiyor izin vermediler aldılar babamı ayırdılar kopardılar abi bütün anıları yırtıp attılar delik deşik ettiler benim dağ gibi arkamda duran dağımı artık bir parça toprak yaptılar kanını akıttılar abi ben ne diyeyim ne yapayım çocuğun soruları hep cevapsız kalıyor veremiyorum cevabını ben napıcam abi” belli etmemeye çalışsa da sesinden belliydi ağlıyordu derin.
“abim yapma böyle kurban olayım harap etme kendini ben burada ne için savaşıyorum sen ne için çabalıyorsun intikam, bir damla kanlarının hesabını sormak için ecede anlayacak senin bir suçun yok cevabını nasıl vereceksin sen o cevabı öğrendiğinde eceden de küçüktün ne oldu cevabı öğrendikten sonra hayatında neyi düzene sokabildin her gördüğün şehit haberinde odana gidip ağladın dua ettin, bir baba kız gördüğünde aklına geldi bir asker gördüğünde aklına yüzünü hiç unutmadığın o komutan geldi her bayrak gördüğünde, her şeyde o günden sonra kimseye saçlarını okşatmadın abin hariç hiçbir erkeğin elini tutmadın derin sen bunları hala babanın izini taşıdıklarına inandığın için sakladın aynılarını eceye yaşatmak istemediğin için cevap veremiyorsun. Lütfen artık kendini suçlama o şerefsizlerin kökünü kazıyacağız sana söz birlikte yapıcaz tamam mı abicim”
Derin istemsizce ağlıyordu hepsi doğruydu mesela bu zamana kadar hiç sevgili yapmamıştı babası gibi biriyle evlenmek isterdi hiçbir erkekle gerekmediğinden fazla muhatap olmadı gereksizdi ona göre sevmezdi öyle şeyleri
Ağlaya ağlaya “abi” dedi derin karşılık hemen geldi “abim” ses gelmedi bekledi bir iki dakika artık ağlama sesi de gelmiyordu “derin abim derin duyuyor musun?” ses yoktu “derin” diye bağırdı tolga ses gelmiyordu son kez bağırdı ses yoktu kapattı telefonu Kaan'ı aradı bir şey olmuştu kesin çaldı çaldı en sonunda açtı telefonu.
“alo tolga nasılsın aslanım ne oldu hayırdır?”
“alo abi ya şey biz derinle konuşuyorduk da bi an sesi gitti en son kemal amcadan bahsediyordu ağlıyordu sakin olmasını söyledim ama sonra sesi gitti seslendim ama ses gelmedi baksana bi sen belki bir şey olmuştur”
“tamam, tolga kapat sen ”
Tolga kapattıktan sonra korktu ilk defa bu kadar korktu

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

41okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18