3. bölüm / 40
İntikam Yemini2. bölüm
Bölümler 40Şu an: 2. bölüm
- 1 giriş78 kelime
- 2 1. bölüm734 kelime
- 3 2. bölüm1.176 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i... Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...625 kelime
- 5 Bazı başlangıçlar vardır hiç istenmeyen bir sonla biter bazı başlangıçlar vardır hiç hatırlanmayan bir sonla biter618 kelime
- 6 5. bölüm2.762 kelime
- 7 6. bölüm1.465 kelime
- 8 7. bölüm2.021 kelime
- 9 8. bölüm991 kelime
- 10 9. bölüm1.293 kelime
- 11 10 bölüm877 kelime
- 12 11 bölüm586 kelime
- 13 12. bölüm1.557 kelime
- 14 13. bölüm448 kelime
- 15 14. bölüm1.337 kelime
- 16 15. bölüm1.599 kelime
- 17 Sen askersin KATİL DEĞİL!779 kelime
- 18 tolga'nın kayıbı1.230 kelime
- 19 “Ölüm, bir aynadır; herkes kendi yüzünü orada kaybeder.” Necip Fazıl Kısakürek1.155 kelime
- 20 “Bir yüz silindi hayatımdan, aynalar bile eksik artık. Gidenin ardından kalan şey, susmayı öğrenmiş bir varlık.” — Cahit Sıtkı Tarancı631 kelime
- 21 20. bölüm1.214 kelime
- 22 21. bölüm1.147 kelime
- 23 Canavarlarla savaşan dikkat etmelidir ki kendisi de bir canavara dönüşmesin.1.511 kelime
- 24 Bölüm 231.713 kelime
- 25 Bölüm 24293 kelime
- 26 Bölüm 25849 kelime
- 27 Bölüm 261.273 kelime
- 28 Yüzün bir sis bulutu, silinmiş hafızamdan,Lakin kokun vurur geçer, en derin yaramdan1.587 kelime
- 29 Bölüm 283.397 kelime
- 30 "Sana bir şiir okurdum, anlardın.Şimdi bir şehir uzaktasın,Bütün şehirler gibi.Sen artık bir anısın." Özdemir Asaf3.308 kelime
- 31 "Beni öyle bir yalansız sev ki ki,İçindeki bütün yalanlar bana gelsin.Bir gün ölüm düşerse akına,Senin yerine benim canım verilsin." Ümit Yaşar Oğuzcan6.240 kelime
- 32 Bölüm 313.007 kelime
- 33 Bölüm 324.937 kelime
- 34 "Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber...Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?Kal, dedi, daha vaktin var,Tamamlanacak çok davan var." Necip Fazıl Kısakürek5.189 kelime
- 35 Bölüm 344.755 kelime
- 36 Bölüm 354.135 kelime
- 37 Bölüm 366.525 kelime
- 38 Bölüm 372.489 kelime
- 39 Bölüm 384.632 kelime
- 40 Bölüm 395.134 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O gün ailecek dışarı çıkmıştık babam görevden yeni gelmişti biraz vakit geçirmek istedik ta ki o saate kadar üzerimizden uçan F¬16’ların sesi ile irkildik ardından yanımızdan geçen zırhlı araçlar ve tanklar dikkatimi çekti evet hepsini önceden görmüştüm ama bu kadar çok olması şaşırtıcıydı elimden tutan babama döndüm gözleri zırhlı araç ve tanklar daydı belli ki oda bilmiyordu ama gözlerinde bir şüphe vardı elimi tutan elini salladım
“Ne oluyor baba bunlar neden bu kadar çok“ diye sordum bana döndü ve
“ Bilmiyorum evlat ama merak etme öğreniriz şimdi“ derken elini pantolonunun sağ cebine götürdü telefonunu aldı ve komutanını aradı
“Alo komutanım şuan bir görev mi var”
“Hayır, Hasan neden ne oldu”
“Komutanım şuan Mamak 28.Mekanize Piyade tugay komutanlığına yakınız ve buradan 60 yakın hem zırhlı araç hem de tank çıkış yapıyor bu işte bir iş var komutanım ne olursa olsun bu araçların bu caddelerden geçmesi hiç bir şekilde hayır değil”
“Bir saniye bekle evlat”
“Emredersiniz komutanım”
Birkaç dakika sonra…
“Hasan ailen yanında mı?”
“Evet komutanım”
“Hasan aileni hemen bir yere bırak beklenmeyen bir karışıklık var şuanda Kızılay gençlik caddesi ve külliyenin orada tanklar yer alıyor evlat büyük ihtimalle 12 Eylül gibi rejime el koyacaklar hemen dikkatli bir şekilde aileni bırak ve hemen gel İstanbul da boğaz içi köprüsünü tutmuşlar acele et Hasan aileni bırak ve hemen gel bu bir emirdir”
“EMREDERSİNİZ KOMUTANIM !”
Bu anı aklıma kazımıştım her ne olursa olsun asla unutmaya da hiç niyetim yoktu babam koştu bizi de yanına aldı sağ tarafında bulunan silah cebini açtı ve silahın kabzasında tuttu bir durumda hazır da bulunsun diye araba yakındı hemen arabaya atladık komutanının söylediği caddelerin olmadığı tenha yerlerden gitti bu ara kemal amca aradı
“Alo devrem neredesin lan ortalık karıştı komutan çağırıyor” dedi
“Devrem bu pislikler bir halt yiyorlar Mamak'taki piyade tugay komutanlığına yakındık altmışa yakın zırhlı araç ve tank çıktı komutanı aradım Kızılay, gençlik caddesi ve külliyeyi tutmuşlar bile bende bizimkileri eve bırakıp gelicem”
“Mal mısın oğlum sen eve bırakma güvende olsunlar bize bırak”
“Tamam, asuman arar şimdi sedayı”
“Tamam, acele et devrem”
“Geliyorum”
Telefonu kapattı babam dediğine göre derinlere gidecektik derin korkmuştur şimdi ama kesin cesur kız olarak zaafını göstermiyordur. Tabii kağan abi anlamadıysa annemin elini tuttu babam korkmuştu kadın, hayatı boyunca ne başına geldiyse belli etmezdi babam ilk defa şahit olmuştu bu görüntü ve konuşmalara elinden çekti yüzünü okşadı annem bize belli etmese de ağlıyordu babam görmüş belli ki başparmağıyla sildi yaşlarını ardından tutamadı kendini ve girdi lafa
“Ağlama hatun yapma böyle kaç kere gittim göreve bu ne ilk nede son inşallah biliyorsun niye ağlıyorsun“
“Ne yapayım Hasan tutamıyorum şuna baksana tanklar arabalar hepsi sokakta ya sana size bir şey olursa ya…“ dedi annem devamın getiremiyordu getirse bile bunu istemezdi gözyaşları hızlandı. Babam annemin sözünü devam ettirdi
“Ya şehit olursam“
Babam buna hem kendini hem bizi bebeklikten alıştırmıştı ama annem hiçbir zaman alışamadı, alışmadı annem daha da ağladı babam hem yola hem anneme bakıyordu gene sildi gözyaşlarını. Annem
“Deme şöyle şeyler Hasan Allah korusun yapma dayanamam ben ”
“Hatun” dedi babam hafif ve sakin bir sesle“ Allah kimseye dayanamayacağı acıyı vermezmiş sende biliyorsun” annem bu sözün üzerine bir şey söyleyemedi babam bana döndü
“Evlat annenlere iyi bak ben gelene kadar gözümü arkada bırakma benim bozuşuruz sonra tamam mı?”
“Emredersiniz komutanım” dedim güldü babam gelmiştik hepimiz indik annemlere ve bana sarıldı babam, merdivenlerden çıktık annem seda teyzeyi aradığı için kilitleri açtı seda teyze sonrada kapıyı derin açtı annemler içeri geçti babam bana sarıldı ve sanki bir daha gelmeyecekmiş gibi son sarılışımız gibi sıkı sıkı sarıldı bana ve kulağıma eğilerek
“ Evlat senden tek isteğim var her zaman kalbin de Allah bir de vatan sevgisini hep ayrı tut”
Başımı salladım sonrada babam devam etti “Evlat VATAN SANA SEN ALLAH'A EMANET ”
Öptü anlımdan sonra derine sarıldı benim kulaklarımda hala o son cümlesi tekrarlandı ve o an babama önceden verdiğim sözü yeniledim Allah ve vatan sevgisini hep ayrı tutacaktım ve her ne olursa olsun korkmayacaktım
Sonra babam gitti seda teyze tekrar kapıyı kilitledi içeriye geçtik oturduk saat 1.30'a gelmişti üstümüzden geçen F-16’ların sesine birde lojmandaki silah ve kavga sesleri eklendi. Kaan abi hepimizi sakinleştirmeye çalıştı biz de derinle şu ana kadar güçlü durmaya çalışan annelerimizi sakinleştirdik derinde çok korkuyordu ama belli etmiyor güçlü durmaya çalışıyordu.
Babamın her zaman dediği şeylerden biride “ Bir silah sesi duydunuz da sakın camlara yaklaşmayın” Bunu hepimiz biliyorduk o yüzden hepimiz camdan uzaktaydık derinle ben yan yana oturuyorduk bir anda derinin kafası omzuma düştü gözlerimi yana çevirdim uyumuştu.
Annemler babamları aramaya başladı lakin telefonları çalmıyordu
Benimde gözlerim iyice uykusuzluktan yanmaya başladı yanan göz kapaklarına rağmen açık tutmaya çalıştım. Annemlerin telaşı iyicene arttı çünkü dışarıdaki kargaşanın sesleri iyice artmıştı ellerinde telefon babamlara ulaşmaya çalışıyorlardı ev çok karanlıktı bir an tüm sesler kesildi ardından kapıdan ayak sesleri geldi daha doğrusu tanıdık bir ayak sesiydi postal sesi bir asker vardı ama düşman mı dost mu belli değildi bütün hepimiz kafalarımızı kaldırıp sese odaklandık tam o andan gene silah sesi F-16’ların sesi bütün sessizliği delip geçti postal sesi yaklaştıkça yaklaştı ve bizim kapının önünde durdu arkadan bir ses geldi gür ve oldukça kalındı
“Komutan aradı lojmanın etrafından çekilecekmişiz TBMM’ye gideceğiz havadan asker indirmeye çalışmışlar şimdi kesin karadan denerler gidelim”
“Tamam geldim”
Kimdi bunlar iyi mi kötü mü meclisi korumaya mı gideceklerdi hepsi beynimde dolandı Kaan abi ses azalınca kapının dürbününden baktı şuan kimse yoktu annemler aralarında konuşmaya devam etti telefondan haberlere baktık meclis bombalanmıştı ve burayı koruyan askerlerin çoğu yaralanmış veya şehit olmuş inşallah babam ve kemal amcaya bir şey olmamıştır diye dua ederken Kaan abinin hareketlendiğini gördüm seda teyze hemen ayağa kalktı ve
“Nereye oğlum ” dedi
“Nasıl nereye anne herkes sokakta ben burada mı durayım”
“ haklısın ama senin burada durman lazım babanın ne değini unutma”
“Unutmadım anne ama burada duramam” dedi sinirle ben atladım araya
“Seda teyze Kaan abim gitsin ben korurum sizi merak etmeyin” derinin kafasını yana yatırdım ve ayağa kalktım annem yanımda belirdi
“Tolga saçmala oğlum seda sende sal çocuğu gitsin şuan bu milletin bir insana dahi ihtiyacı var”
Seda teyze haklısın dercesine kafa salladı ama gözleri pek öyle demedi kafasını tekrar Kaan abiye çevirdi
“Tamam, git oğlum ama beni habersiz bırakma ve ayrıca” dedi ve odadan çıktı beş dakika sonra elinde kemal amcanın işlemeli tabancasını getirdi
Babamla az kavga etmezlerdi bir kere dahi tutturmazdı babama babamda hep “lan sadece bakıcaz yemeyiz merak etme tek tabanca sende var sanki” derdi kemal amca da hemen “he oğlum bende var elimde baksan ne olacak sanki ” diye mavi bir bezin içinde sarılı gösterirdi babama şimdi seda teyzenin elindeydi Kaan abiye uzattı ve konuşmasına devam etti
“bak oğlum bu babanın silahı kendi gözünden bile sakınırdı bilirsin al bunu kendini koruman gerektiğinde acıma sık kaç tanesini öldürürsen bu millet için o kadar iyidir” Kaan abi elinden aldı baktı silaha iyice
“ merak etme anne gözün arkada kalmasın ”
Dedi ve silahı pantolonuna yerleştirdi demek ki kemal amca kullanmasını öğretmişti Kaan abiye seda teyzeye sarıldı Kaan abi sonra benim saçlarımı okşadı
“görüşürüz ufaklık”
Dedi gülümsedim görüşürüz dedim çıktı Kaan abi seda teyze ağlamaya başladı annem sakinleştirdi saatler ilerliyordu ama hala babamlara ulaşamamıştık tekrar derinin yanına oturdum kafasını omzuma dayadım ve o an bende uyuyakaldım
Bölüm etkileşimi
