14. bölüm / 40
İntikam Yemini13. bölüm
Bölümler 40Şu an: 13. bölüm
- 1 giriş78 kelime
- 2 1. bölüm734 kelime
- 3 2. bölüm1.176 kelime
- 4 Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i... Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...625 kelime
- 5 Bazı başlangıçlar vardır hiç istenmeyen bir sonla biter bazı başlangıçlar vardır hiç hatırlanmayan bir sonla biter618 kelime
- 6 5. bölüm2.762 kelime
- 7 6. bölüm1.465 kelime
- 8 7. bölüm2.021 kelime
- 9 8. bölüm991 kelime
- 10 9. bölüm1.293 kelime
- 11 10 bölüm877 kelime
- 12 11 bölüm586 kelime
- 13 12. bölüm1.557 kelime
- 14 13. bölüm448 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 14. bölüm1.337 kelime
- 16 15. bölüm1.599 kelime
- 17 Sen askersin KATİL DEĞİL!779 kelime
- 18 tolga'nın kayıbı1.230 kelime
- 19 “Ölüm, bir aynadır; herkes kendi yüzünü orada kaybeder.” Necip Fazıl Kısakürek1.155 kelime
- 20 “Bir yüz silindi hayatımdan, aynalar bile eksik artık. Gidenin ardından kalan şey, susmayı öğrenmiş bir varlık.” — Cahit Sıtkı Tarancı631 kelime
- 21 20. bölüm1.214 kelime
- 22 21. bölüm1.147 kelime
- 23 Canavarlarla savaşan dikkat etmelidir ki kendisi de bir canavara dönüşmesin.1.511 kelime
- 24 Bölüm 231.713 kelime
- 25 Bölüm 24293 kelime
- 26 Bölüm 25849 kelime
- 27 Bölüm 261.273 kelime
- 28 Yüzün bir sis bulutu, silinmiş hafızamdan,Lakin kokun vurur geçer, en derin yaramdan1.587 kelime
- 29 Bölüm 283.397 kelime
- 30 "Sana bir şiir okurdum, anlardın.Şimdi bir şehir uzaktasın,Bütün şehirler gibi.Sen artık bir anısın." Özdemir Asaf3.308 kelime
- 31 "Beni öyle bir yalansız sev ki ki,İçindeki bütün yalanlar bana gelsin.Bir gün ölüm düşerse akına,Senin yerine benim canım verilsin." Ümit Yaşar Oğuzcan6.240 kelime
- 32 Bölüm 313.007 kelime
- 33 Bölüm 324.937 kelime
- 34 "Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber...Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?Kal, dedi, daha vaktin var,Tamamlanacak çok davan var." Necip Fazıl Kısakürek5.189 kelime
- 35 Bölüm 344.755 kelime
- 36 Bölüm 354.135 kelime
- 37 Bölüm 366.525 kelime
- 38 Bölüm 372.489 kelime
- 39 Bölüm 384.632 kelime
- 40 Bölüm 395.134 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yaramı gösterdiğimde yüz ifadesi ilk başta vahşet görmüş gibi oldu sanki ilk defa görüyor gibiydi ardından koyu gözleri titredi dolmaya başladı yaptığının farkına varmıştı gerçi bir şeyde yapmamıştı sadece ona biçilen kaftanı giymeye çalışıyordu.
Bir an sendeler gibi oldu ama hâlâ ayaktaydı. “Acıyor mu?” dedi. Derin işte, yine başkasının canına düştü. Bir an ben bile sorguladım.
Bir adım yaklaştı. Camdan yapılmışım gibi, ürkekçe. Parmakları yarama değdi. Çok hafifti. Elleri buz gibiydi. Ağlayamadığı için “Daha taze…” dedi düşünmeden. Küçücük bir çocuk gibi “Acıyor olmalı. Acıyor, değil mi?”
Acımadığını söyledim. İnanmadı. Özür dilemeye başladı. Kelimeler fısıltıydı ama gözlerindeki kırgınlık ağırdı. Bana değil, kendine kızıyordu. Buna izin vermemek için konuşacaktım ki durdu, nefesi bozuldu.
“Özür dilerim,” dedi “Gerçekten canını yaktım.” Hiçbir şey yapmamıştı. Asıl can yakan buydu.
Durması için seslendim ama durmadı. Ağlamaya başladı.
İşte bu olmamalıydı. Ağlamamalıydı biran beynim uyuştu başıma ağrı girdi. Başımı çevirdim, gözlerimi kaçırdım. “Derin—” dedim.
Devamını getirmeme izin vermedi. Küçücük bedeniyle sarıldı bana. Sımsıkı. Kaçacak yer bırakmadan. Benim koca gövdem, o an kemiklerine batan bir et parçasına döndü.
Tekrardan özür diledi göğsüm göz yaşlarıyla doldu “Sakin derin sakin ol ağlayacak bişi yok abim” dedim sakinleşmesi lazımdı kalp atışları hızlanmıştı kendi nefes alışını zorlaştırmaya başladı. “Abi…” dedi sesi neredeyse fısıltıydı “gerçekten bayılacak gibiyim bayılmam demi?”
Sakinleştirmeye çalıştım ama beti benzi gitmişti biraz daha sıktım kollarımı sadece düşmeyeceğini bilsin diye
Gözleri kararıp açılıyordu. Belli.
“Bak,” dedim, sesi biraz yumuşatıp araya laf sıkıştırarak. “Bayılan insan bu kadar konuşamaz. Ne bu çene yav.” Gülmedi. Ama nefesi bir an duraksadı. Yetti bana.
“Gel şöyle,” dedim. Kenara geçirecektim. Adım attı ama sendeledi. Elim sırtındaydı, ben de yaslandım. O da refleksle beni tuttu. Daha sıkı. Yavaşça çöktük. “Başını koy,” dedim. “Omzuma.” Tereddüt etmedi.
Omzuma yaslandı. Sertti omzum, farkındaydım. Ama güvenliydi. Onun için olması gereken tek şey buydu. Başörtüsü yana kaydı. Gücü kalmamıştı düzeltmeye. Elimle düzelttim. Özenle. Bakmadan “Gözlerini kapat,” dedim. “Bakmana gerek yok.” Kapattı. “Nefesini zorlamıyorsun,” dedim. “Gelip gitmesine izin veriyorsun. Uyumaya çalışma. Sadece kapa.”
Bir süre sustu. Göğsü hâlâ sıkışıktı ama panik yoktu artık. Yorgunluk vardı.
“Abi…” dedi. Ses sanki ondan çıkmıyordu. “Buradayım,” dedim anında. Biraz daha yaslandı. “Affettin… değil mi?” dedi. “Kızmadın bana…”
“Derin,” dedim sonra. “Şimdi bunu düşünme.” Kaşları çatıldı, bilinçsizce. “Kırmak istemedim,” dedi. “Sesim çıktı… kötü oldu.” Nefes almaya çalıştı, yarım kaldı. “Affettin mi abi…”
Başımı ona doğru eğdim. Sesimi daha da alçalttım.
“Affettim,” dedim. Net. “Çoktan.” Bir şeyleri teyit ettirmeye çalışıyordu kafasında. Omuzları çöktü. “Tamam…” dedi. Başını biraz daha bıraktı. “Uyu,” dedim. Sayıklamaya başladı
“Gitmesen,” dedi. “Burda kalsan…”
“Buradayım” dedim her zaman yanındaydım zaten. Elimi bir an başının arkasına koydum. Bastırmadan. Tutmadan. Sadece orada. “Nefes al,” dedim. “Ben sayıyorum. Sen düşünme.”
Saymaya başladım. O sayıları duymadı. Ama ben durmadım. Ve sonra… Nefesi ağırlaştı
Ve en sonunda sızıp kaldı…
Bölüm etkileşimi
