Bölümler 36Şu an: 6. BÖLÜM: GECE YARISI FİRAR VE KANLI PATİKA
- 1 Tanıtım128 kelime
- 2 1. BÖLÜM: ZİNCİR VE GECE682 kelime
- 3 2. BÖLÜM: BÜYÜK KAFES VE GECE YARISI FISILTILARI1.083 kelime
- 4 3. BÖLÜM: BÜYÜK AŞINMA VE İLK KIVILCIM1.299 kelime
- 5 4. BÖLÜM: AÇLIK VE BÜYÜK DİRENİŞ1.121 kelime
- 6 5. BÖLÜM: BÜYÜK KIŞKIRTMA VE KONTROL KAYBI975 kelime
- 7 6. BÖLÜM: GECE YARISI FİRAR VE KANLI PATİKA1.030 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 7. BÖLÜM: İKİNCİ YANGIN VE GÜMÜŞ KIVILCIM953 kelime
- 9 8. BÖLÜM: BAZI TEHLİKELİ OYUNLAR VE GECE SIKILAN KURŞUNLAR2.022 kelime
- 10 9. BÖLÜM: ZEHİRLİ MASALAR VE SIKIŞAN TETİKLER2.035 kelime
- 11 10. BÖLÜM: YARA İZLERİ VE GECE DÜŞEN MASKELER1.086 kelime
- 12 11. BÖLÜM: ZİNCİRLEME İHANET VE DİK DURUŞLAR935 kelime
- 13 12. BÖLÜM: BÜYÜK BASKIN ÖNCESİ SESSİZLİK784 kelime
- 14 13. BÖLÜM: ATEŞ ÇEMBERİ VE İLK ÇATLAKLAR1.398 kelime
- 15 14. BÖLÜM: BEYAZ REVİR, SIĞINAK VE SİYAH TUTKU1.473 kelime
- 16 15. BÖLÜM: KANLI YEMİN VE FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK827 kelime
- 17 16. BÖLÜM: KANLI LİMAN, KIVILCIM ALANI OLAN DUVARLAR VE İNTİKAM1.510 kelime
- 18 17. BÖLÜM: YENİ BİR SABAH VE KRALİÇELERİN KURAL DEFTERİ1.084 kelime
- 19 18. BÖLÜM: ATEŞLE OYNAMAK VE SOKAKLARIN HAKİMİ1.141 kelime
- 20 19. BÖLÜM: MAVİ SULAR, GECEYİ AYDINLATAN GİZEM VE YENİ BİR DEVRİM974 kelime
- 21 20. BÖLÜM: GÖLGELERİN İÇİNDE YANAN ATEŞ1.539 kelime
- 22 21. BÖLÜM: KRALİÇELERİN İHTİLALİ VE GÖLGEDEKİ MÜHÜR1.345 kelime
- 23 22. BÖLÜM: YIRTICI KUŞUN ŞARLATANI VE ŞOK EDİCİ GERÇEK736 kelime
- 24 23. BÖLÜM: GECEYİ YAKAN GÖLGELER VE AŞKIN BÜYÜK YEMİNİ1.969 kelime
- 25 24. BÖLÜM: KIZIL KIYAMET VE KISKANÇLIK FIRTINASI1.214 kelime
- 26 25. BÖLÜM: YARALARIN ARDINDAKİ GERÇEK1.251 kelime
- 27 26. BÖLÜM: ATEŞLE OYNANAN DÜĞÜM2.957 kelime
- 28 27. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDAKİ SÖZ VE KARADAĞLI MÜHRÜ1.234 kelime
- 29 28. BÖLÜM: KAN VE ZÜMRÜT1.683 kelime
- 30 29. BÖLÜM: BEYAZ TÜLLER VE TEHLİKELİ ARZULAR2.228 kelime
- 31 30. BÖLÜM: GECEYE DÜŞEN KIVILCIMLAR VE TUTKULU KAÇAMAKLAR +181.437 kelime
- 32 31. BÖLÜM: BEYAZ KUĞUNUN KANLI GÖLGESİ VE MÜHÜRLENEN ZAFER2.161 kelime
- 33 32. BÖLÜM: KANLI SIZINTI VE KALE İÇİNDEKİ GÖLGE1.525 kelime
- 34 33. BÖLÜM: BÜYÜK KISKAÇ VE GECE GELEN FIRTINA1.373 kelime
- 35 34. BÖLÜM: BÜYÜK ŞAH-MAT536 kelime
- 36 35. BÖLÜM: EFSANENİN DOĞUŞU VE SIKILAMAYAN MÜHÜR (DEV FİNAL1.741 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
6. BÖLÜM:
Gecenin karanlığı Akkaya Malikanesi’nin üzerine karabasan gibi çökmüştü.
Saatin akrebi ve yelkovanı gece yarısı üçü çoktan geçmişti.
Dışarıdaki şiddetli fırtına dinmemiş, aksine yağmur damkaları devasa pencereleri dövmeye devam ediyordu. Malikanenin içindeki o ağır sessizlik, koridorlardaki güvenlik kameralarının kırmızı cılız ışıklarıyla bölünüyor, her köşe başında tehlikenin kokusu seziliyordu.
Deniz, yatağın kenarında üzerindeki koyu renk kıyafetleri düzeltip ayağa kalktı.
Avucunun içinde tuttuğu master anahtar kartın soğuk metali, elinin ayasını buz gibi yapıyordu ama içindeki heyecan ve özgürlük ateşi vücudunu yakıp kavurmaya yetiyordu.
Zor dayanan açlığın getirdiği halsizlik hâlâ bedenini zorluyordu; başı hafifçe dönüyor, dizleri zaman zaman titriyordu.
Ancak Teoman’ın dudaklarında bıraktığı o yakıcı iz ve cebinden çaldığı kartın zaferi, ona ihtiyacı olan tüm gücü veriyordu.
Ağır, sessiz adımlarla kapıya yaklaştı. Soluğunu tuttu.
Kulaklarını ahşap kapıya dayayıp koridordaki ayak seslerini dinledi. Nöbetçi korumaların devriye saatlerini günlerdir zihnine kaydetmişti.
Tam üç dakika altı saniyelik bir boşluk vardı.
Kartı yavaşça metalik okuyucuya yaklaştırdı.
Cihazdan hafif, neredeyse duyulmayacak kadar kısık bir BİP sesi yükseldi ve kilit mekanizması mekanik bir tıkırtıyla geri çekildi.
Deniz’in kalbi göğüs kafesini delercesine çarpmaya başladı. Kapıyı milim milim araladı.
Koridor karanlıktı. Parmak uçlarında dışarı süzüldü ve kapıyı arkasından sessizce kapattı.
Karanlık gölgelerin arasından süzülerek geniş mermer merdivenlerin başına kadar ilerledi.
Aşağı katın ışıkları kapatılmıştı ama devasa bahçeyi aydınlatan projektörlerin ışığı büyük pencerelerden içeri sızıyordu.
Deniz, merdivenlerin tırabzanlarına tutunarak basamakları birer birer inmeye başladı.
Her basamakta kalbinin ritmi daha da hızlanıyordu.
Tam ilk katın sahanlığına ulaştığı sırada, arka koridordan gelen iki korumanın sert ayak seslerini duydu.
"Teoman Bey yukarıdaki kız için güvenliği iki katına çıkarmamızı söyledi," diyordu korumalardan biri, sesi yaklaşıyordu. "İçeride ne var ne yok deviriyormuş."
"Adam haklı," dedi diğeri alaycı bir sesle. "Kız normal değil. Patronu bile çıldırtmış."
Deniz hızla duvardaki geniş sütunlardan birinin arkasına saklandı. Sırtını soğuk mermere dayadı, nefesini kesti.
Korumalar tam önünden geçip gittiğinde, elini göğsüne koyup derin bir nefes verdi.
Zaman kaybetmeden ana çıkışa yönelmek yerine, kartın üzerinde yazan özel kodu hatırlayarak Teoman’ın alt kattaki gizli çalışma odasına doğru ilerledi.
Eğer buradan kaçacaksa, sadece kaçmayacak; Teoman’a ağır bir darbe vuracaktı.
Çalışma odasının ağır ahşap kapısına geldi. Kartı okutup şifreyi girdi. Kapı sessizce açıldı.
Deniz içeri süzüldü ve kapıyı kilitledi. Odanın içindeki ağır puro ve odunsu parfüm kokusu, Teoman’ın varlığını hâlâ buradaymış gibi hissettiriyordu. Deniz hızla masaya yaklaştı.
Çekmeceleri karıştırmaya başladı. Teoman’ın kasasından ve bilgisayarından önce, masanın üzerinde duran özel tabancayı ve şarjörleri gördü.
Silahı eline aldığında soğuk çelik hissi ona garip bir güven verdi.
Silahı beline taktı, ardından masanın üzerindeki haritalardan ve bahçe kapısının güvenlik kodlarının yazılı olduğu belgeden hızlıca bir kopya aldı.
Tam o sırada, odadaki dahili telefon aniden gürültüyle çalmaya başladı.
Deniz sıçradı. Telefon iki kez çaldıktan sonra Teoman’ın çalışma masasındaki ana ekranda kırmızı bir uyarı ışığı yandı: "SİSTEM UYARISI: ÜST KAT MASA KARTI KULLANILDI."
Teoman durumu anlamıştı!
Deniz hiç tereddüt etmeden çalışma odasının bahçeye açılan cam kapısına yöneldi.
Kilidi silahın arkasıyla sertçe kırarak dışarı fırladı. Gürültü gecenin sessizliğini bıçak gibi kesti.
Birkaç saniye içinde malikanenin genel alarmı yüksek bir sesle çalmaya başladı.
BİP! BİP! BİP!
Bahçedeki devasa projektörler anında yanarak karanlığı gündüze çevirdi. Korumaların bağırışları, telsiz sesleri ve köpek havlamaları birbirine karıştı.
"Kaçıyor! Çalışma odasının bahçe kapısından çıktı! Yakalayın!"
Deniz, fırtınanın ve yağmurun altında, çamurlu çimlerin üzerinde var gücüyle koşmaya başladı.
Yağmur damkaları yüzünü yakıyor, ıslanan saçları gözlerine yapışıyordu.
Arkasından gelen ayak sesleri ve ışıklar ona yaklaşıyordu ama o arkasına bile bakmıyordu.
Bahçeyi çevreleyen devasa çam ağaçlarının arasına daldı. Target'ı, bahçenin arka tarafındaki eski servis kapısıydı.
Tam kapıya birkaç metre kalmışken, karanlığın içinden devasa bir gölge önüne atıldı.
Teoman Akkaya.
Teoman üzerindeki siyah gömleği yağmurdan sırılsıklam olmuş şekilde, gözlerinde şimşekler çakar gibi karşısında duruyordu.
Yağmur damlaları keskin yüz hatlarından süzülüyordu.
Bakışlarında ne bir şaşırma ne de panik vardı; sadece katıksız, yırtıcı bir öfke ve zapt edilemez bir tutku...
"Benden kaçabileceğini mi sandın Deniz?" dedi Teoman, sesi fırtınanın gürültüsünü bastıracak kadar gür ve tehlikeli bir şekilde çıkarak. Adımlarını Deniz’e doğru attı.
Deniz durmadı. Beline taktiği tabancayı hızla çekip Teoman’a doğrutlu. İki eliyle silahı sıkıca tutuyordu ama elleri yağmurdan ve heyecandan hafifçe titriyordu.
"Bir adım daha atarsan vururum Teoman!" diye bağırdı Deniz, sesi rüzgarda yankılanarak. "Yemin ederim vururum! Beni bir daha o kafese sokamayacaksın!"
Teoman silahın namlusuna bakmadı bile.
Bakışları doğrudan Deniz’in gözlerindeki o yanardağ gibi parlayan ateşteydi.
Aralarındaki mesafe kapandığında, Teoman durmadı. Yavaşça elini uzatıp silahın namlusunu kendi göğsünün, tam kalbinin üzerine dayadı.
"Vur o zaman," dedi Teoman, sesi bu defa bir fısıltı kadar yakın, yakıcı ve büyüleyiciciydi. "Eğer beni vuracak kadar nefrete sahipsen, tam buraya ateş et Deniz. Ama vuramazsan... Bu gece buradan tek bir adım bile atamayacaksın."
Deniz’in nefesi kesildi. Teoman’ın kalbinin sert, güçlü atışlarını silahın namlusundan bile hissedebiliyordu.
Aralarındaki o elektriklenecek kadar yüksek tansiyon, yağmurun soğukluğunu yok ediyordu.
Teoman’ın gözlerindeki o ezici aura, Deniz’in zihnini bulanıklaştırıyordu.
"Senden nefret ediyorum..." dedi Deniz, dişlerinin arasından.
"Biliyorum," dedi Teoman, diğer elini hızla uzatıp Deniz’in silah tutan elini kavrayarak.
Tek bir hareketle silahı Deniz’in elinden alıp çimlerin üzerine fırlattı. Ardından Deniz’i belinden tutarak sertçe kendine çekti. İkisinin sırılsıklam bedenleri birbirine kenetlendi.
Teoman, Deniz’in çenesini kavrayıp başını yukarı kaldırdı.
Yağmurun altında, projektörlerin ışığı etraflarını sarmışken, eğilip Deniz’in dudaklarına ilkindekinden çok daha sert, tutkulu ve nefes kesici bir baskıyla tekrar mühürlendi.
Bu öpücük bir teslimiyet değil, iki fırtınanın birbirine çarpışmasıydı.
Deniz Teoman’ın göğsünü yumruklamaya çalıştı ama Teoman onu sarsılmaz bir güçle tutuyor, tutkusuyla Deniz’in tüm direncini eritiyordu.
Deniz’in başı döndü, vücudundaki açlık ve yorgunluk bir anda ağırlığını hissettirdi.
Teoman öpücüğü ağır ağır sonlandırdığında, Deniz’in dizlerinin bağı çözüldü. Teoman onu kucağına alarak düşmesini engelledi.
O sırada etraflarını saran Aras, Asena ve korumalar nefes nefese yanlarına ulaştı.
Asena elindeki şemsiyeyi kenara atıp abisine ve kucağındaki Deniz’e baktı. Yüzünde hayranlık dolu bir tebessüm vardı. "Vay canına..." dedi Asena, arkasına yaslanarak.
"Kız az kalsın malikaneyi soyup soğana çevirip kaçıyordu. Abicim... Senin bu kıza olan tutkun seni mahvedecek, haberin olsun."
Aras gülümsedi. "Silahı kalbine dayatmak mı? Teoman, sen gerçekten çıldırmışsın."
Teoman kimseye cevap vermedi. Kucağında baygınlık geçiren ama hâlâ rüyasında bile kaşlarını çatan Deniz’e baktı.
Yüzündeki o soğuk maske bir an için eridi, gözlerinde derin bir sahiplenme belirdi.
"Evi temizleyin," dedi Teoman, sesi gururla ve tutkuyla pürüzsüzleşerek. "Ve doktoru yukarı çağırın."
Teoman, kucağında Deniz ile birlikte yağmurun altında malikaneye doğru yürürken, aralarındaki bu Savaşın artık geri dönüşü olmadığını çok iyi biliyordu.
İyi gublerrr
Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayınn ⭐ 🩷 🎀
Bölüm etkileşimi
