23. bölüm · TEODEN MAFYA
22. BÖLÜM: YIRTICI KUŞUN ŞARLATANI VE ŞOK EDİCİ GERÇEK
22. BÖLÜM:
Limandaki o devasa patlamanın ve alevlerin ardından Akkaya Malikanesi’ne dönüldüğünde hava hâlâ barut ve yağmur kokuyordu.
Hikmet Akkaya’nın ortaya çıkışı ve Gölge kimliğiyle ailelerin geçmişini yakıp yıkma çabası herkesin sinirlerini germişti.
Ama bu gecenin fırtınası sadece dışarıda değil, malikanenin koridorlarında da kopmak üzereydi.
Giriş katındaki büyük salonda, doktorlar Teoman’ın omzundaki yarayı ve duman soluyan ekibi kontrol ederken Aras, elinde batikon ve pamukla salondaki koltukta oturan Leyla’nın dibinde bitmişti.
Leyla, omzunu açıkta bırakan o siyah "EAST COAST" t-shirtünün kenarını düzeltip Aras’a ters ters baktı. "Yaklaşma bana şarlatan! Ben kendi yaramı kendim silerim!"
"Otur oturduğun yerde yırtıcı kuş!" dedi Aras, sesi her zamanki şakacı tondan uzak, kıskançlık ve koruma içgüdüsüyle sertleşmişti.
"Depoda herifin birine bıçak saplarken hiç 'ben narin bir kızım' demiyordun ama! O kadar adamın içine atladın, bir de bana laf yetiştiriyorsun!"
Leyla çenesini kaldırdı, gözlerini Aras’ın gözlerine dikti.
"Sana mı soracağım nereye atlayacağımı? Sen orada iki adamla boğuşurken arkandan gelen iti ben indirmeseydim görürdün gününü!"
Aras pamuğu Leyla’nın çizilen bileğine hafifçe bastırdı.
Leyla hafifçe irkilince Aras’ın gözlerindeki o sert ifade anında eridi, yerini derin bir sızıya bıraktı. Eğilip Leyla’nın çizik bileğine sıcak bir öpücük kondurdu.
"Sana bir şey olacak diye kalbim duruyordu Leyla..." dedi Aras fısıltıyla. "O an anladım ki, senin o hırçınlığın olmadan ben bu dünyada bir saniye bile yaşayamam."
Leyla’nın nutku tutuldu. Aras’ın bu aniden gardını düşüren, tamamen aşka teslim olan hali kızın bütün sertliğini bir anda buharlaştırıyordu.
Yanakları kızardı, bakışlarını kaçırmaya çalıştı. "Laf cambazlığı yapma yine şarlatan... Sözünle değil, duruşunla göster."
Aras hafifçe gülümsedi, yüzünü Leyla’nın yüzüne yaklaştırdı. "Göstereceğim yırtıcı kuş. Bu şehirdeki bütün adamlara, seni kıskandığımı da senin için öleceğimi de kanıtlayacağım. Hatta ilk kural: O omzunu açıkta bırakan tişörtü bir daha giyersen, kendimi o omza zincirlerim, haberin olsun!"
"Bana ne giyeceğimi söyleyemezsin Aras!" diye diklendi Leyla ama dudaklarında saklayamadığı bir tebessüm belirdi.
Tam o sırada, salondaki devasa ekranın başında oturan Asena kulaklığını tek kulağından aşağı indirdi.
Üzerindeki siyah deri ceketi, kulağındaki kulaklığı ve elindeki kahve kupasıyla her zamanki gibi cool ve abisinden bile korkmayan o kendinden emin duruşuyla koltuğunda gerindi.
"Ooo, bakıyorum da salonda aşk katsayısı yine tavan yapmış," dedi Asena gülerek. "Aras, kızı iyileştireceksin mi yoksa romantizmden bayıltacak mısın? Ayrıca Leyla, bu şarlatana fazla yüz verme, hemen tepene çıkar!"
Aras elindeki pansuman kutusuyla Asena’da döndü. "Asena! Kızım sen yine ne ara takıldın bizim diyologlara? İşine baksana sen!"
"İşimdeyim zaten şarlatan," dedi Asena, klavyeye hızlıca birkaç komut girerek. Bacak bacak üstüne attı. "Siz burada atışırken ben de deponun patlama anındaki dış kamera kayıtlarını ve Hikmet Akkaya’nın kaçış sinyallerini çözüyordum."
Teoman oturduğu yerden kalkıp kardeşinin yanına adımladı. "Ne buldun Asena? Hikmet nereye kaçtı?"
Asena abisine bakıp hafifçe sırıttı. "Sabırsız olma abicim, yaran açılacak yine. Biliyorsun, bu evde güvenlik açıklarını ve hain dosyalarını benden iyi çözen yok."
Asena ekranı salondaki dev televizyona yansıttı. Ekranda şifreli veri akışları ve bir harita belirdi.
"Hikmet depodan sağ çıktı," dedi Asena, sesi ciddileşerek. "Şu an Boğaz’ın karşı tarafındaki eski bir konteyner limanında saklanıyor. Yarın gece şehirden kaçmak için büyük bir sevkiyat yapacak. Ama asıl bomba bu değil..."
Asena ekranı kaydırdı. Ekranda eski bir aile ağacı ve gizli bir vesikalık fotoğraf belirdi.
"Hikmet yalnız değilmiş," dedi Asena, gözlerini Deniz ve Leyla’ya dikerek. "Hikmet, Karadağlılar’ın mirasını tamamen kendi üzerine geçirmek için Deniz ve Leyla’nın öz teyzesi olan Nermin’le iş birliği yapmış! Yıllardır arkamızdan dönen o gizli hain, senin teyzen Deniz!"
Deniz ve Leyla duydukları şeyle sarsıldılar. Leyla Aras’ın kolunu sıktı. "Teyzemiz mi?! O kadın seneler önce öldü sanıyorduk!"
"Ölmemiş," dedi Asena. "Hikmet’le birlikte sizi tamamen saf dışı bırakıp Karadağlı Holding’in bütün servetine çökmek için bu oyunu kurmuşlar."
Deniz’in gözlerinde devasa bir yangın başladı. Üzerindeki siyah hırkanın ceplerinden ellerini çıkarıp çenesini kaldırdı. "O teyze denilen kadını da, Hikmet’i de kendi ellerimle bitireceğim. Leyla, hazırlanıyoruz."
Aras öne atıldı. "Leyla saçmalama, tek başınıza gidemezsiniz!"
Leyla Aras’ın göğsüne elini koyup onu geriye itti. Yüzü Aras’ın yüzüne birkaç santim uzaktı. "Bize engel olmaya çalışma Aras! Bu bizim ailemizin hesabı! Ya yanımızda bizimle omuz omuza savaşırsınız ya da yolumuzdan çekilirsiniz!"
Aras Leyla’nın bu hırçın, durdurulamaz haline bakarken gözlerindeki tutku katlandı.
Uzanıp Leyla’nın ensesinden tuttu ve kızı kendine çekip fısıldadı: "Ben senin yolundan asla çekilmem yırtıcı kuş. Ölüme bile gidiyorsak, senin arkanda değil, tam yanında olacağım!"
Asena kulaklığını tekrar kulağına takıp ekrana döndü, abilerine ve kızlara bakıp havalı bir şekilde gülümsedi.
"İşte aradığım kaos bu! Kameraları ve sinyal kesicileri ayarlamak benden, o limanı onların başına yıkmak sizden. Yarın gece hesap kapanıyor!"
İyi gublerrr
Yeni bölüm etkileşime göre gelicek
Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayınnn seviliyorsunuzzzz
