35. bölüm · TEODEN MAFYA

34. BÖLÜM: BÜYÜK ŞAH-MAT

Zöhre Yılmazzz

Bölümler
1 Tanıtım 2 1. BÖLÜM: ZİNCİR VE GECE 3 2. BÖLÜM: BÜYÜK KAFES VE GECE YARISI FISILTILARI 4 3. BÖLÜM: BÜYÜK AŞINMA VE İLK KIVILCIM 5 4. BÖLÜM: AÇLIK VE BÜYÜK DİRENİŞ 6 5. BÖLÜM: BÜYÜK KIŞKIRTMA VE KONTROL KAYBI 7 6. BÖLÜM: GECE YARISI FİRAR VE KANLI PATİKA 8 7. BÖLÜM: İKİNCİ YANGIN VE GÜMÜŞ KIVILCIM 9 8. BÖLÜM: BAZI TEHLİKELİ OYUNLAR VE GECE SIKILAN KURŞUNLAR 10 9. BÖLÜM: ZEHİRLİ MASALAR VE SIKIŞAN TETİKLER 11 10. BÖLÜM: YARA İZLERİ VE GECE DÜŞEN MASKELER 12 11. BÖLÜM: ZİNCİRLEME İHANET VE DİK DURUŞLAR 13 12. BÖLÜM: BÜYÜK BASKIN ÖNCESİ SESSİZLİK 14 13. BÖLÜM: ATEŞ ÇEMBERİ VE İLK ÇATLAKLAR 15 14. BÖLÜM: BEYAZ REVİR, SIĞINAK VE SİYAH TUTKU 16 15. BÖLÜM: KANLI YEMİN VE FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK 17 16. BÖLÜM: KANLI LİMAN, KIVILCIM ALANI OLAN DUVARLAR VE İNTİKAM 18 17. BÖLÜM: YENİ BİR SABAH VE KRALİÇELERİN KURAL DEFTERİ 19 18. BÖLÜM: ATEŞLE OYNAMAK VE SOKAKLARIN HAKİMİ 20 19. BÖLÜM: MAVİ SULAR, GECEYİ AYDINLATAN GİZEM VE YENİ BİR DEVRİM 21 20. BÖLÜM: GÖLGELERİN İÇİNDE YANAN ATEŞ 22 21. BÖLÜM: KRALİÇELERİN İHTİLALİ VE GÖLGEDEKİ MÜHÜR 23 22. BÖLÜM: YIRTICI KUŞUN ŞARLATANI VE ŞOK EDİCİ GERÇEK 24 23. BÖLÜM: GECEYİ YAKAN GÖLGELER VE AŞKIN BÜYÜK YEMİNİ 25 24. BÖLÜM: KIZIL KIYAMET VE KISKANÇLIK FIRTINASI 26 25. BÖLÜM: YARALARIN ARDINDAKİ GERÇEK 27 26. BÖLÜM: ATEŞLE OYNANAN DÜĞÜM 28 27. BÖLÜM: YILDIZLARIN ALTINDAKİ SÖZ VE KARADAĞLI MÜHRÜ 29 28. BÖLÜM: KAN VE ZÜMRÜT 30 29. BÖLÜM: BEYAZ TÜLLER VE TEHLİKELİ ARZULAR 31 30. BÖLÜM: GECEYE DÜŞEN KIVILCIMLAR VE TUTKULU KAÇAMAKLAR +18 32 31. BÖLÜM: BEYAZ KUĞUNUN KANLI GÖLGESİ VE MÜHÜRLENEN ZAFER 33 32. BÖLÜM: KANLI SIZINTI VE KALE İÇİNDEKİ GÖLGE 34 33. BÖLÜM: BÜYÜK KISKAÇ VE GECE GELEN FIRTINA 35 34. BÖLÜM: BÜYÜK ŞAH-MAT 36 35. BÖLÜM: EFSANENİN DOĞUŞU VE SIKILAMAYAN MÜHÜR (DEV FİNAL

34. BÖLÜM: BÜYÜK ŞAH-MAT

Maden sahasındaki kanlı gecenin üzerinden yirmi dört saat geçmişti.
Şile’deki villanın devasa kriz odasında, haritaların ve ekranların başında ölümcül bir sessizlik hakimdir.
Teoman Akkaya, sol kolundaki siyah askıya rağmen dimdik ayaktaydı.
Üzerindeki siyah deri ceket ve gözlerindeki soğuk kararlılık, yaralı bir aslandan bile daha tehlikeli göründüğünü kanıtlıyordu.
Yemen kriz masasındaki Aras Öztürk, elindeki özel yapım gümüş kabzalı tabancanın son kontrollerini yapıyordu.
Leyla, laptop ekranından İskender’in Kafile Limanı yakınlarındaki eski bir tersanede kıstırıldığını doğruladı.
"Girişler kapalı Akkaya," dedi Leyla, parmakları klavyede uçuşurken.
"İskender’in elinde kalan son yirmi adamı tersanenin depolarına barikat kurmuş. Denize kaçış için bir sürat teknesi hazırlatmış."
Deniz, Teoman’ın yanına gelip masadaki telsizi aldı.
Boynundaki zümrüt kolye odadaki ışığı yansıtırken gözleri ışıl ışıldı.
"Deniz yolunu biz kapatıyoruz. Asena ile birlikte sahil güvenlik kılığında teknenin önünü keseceğiz. İskender karada sıkışacak."
Aras gülümsedi. "Karada sıkışan kurt, aslanların yemidir yavrum. İskender bu gece deniz yüzü göremeyecek."
Teoman, sağ elini masaya vurdu.
"İskender bu şehre vurmaya çalıştı. Akkaya ve Öztürk adını silmek istedi. Bu gece onun adını bu şehirden biz sileceğiz. Kimse arkada kalmıyor, herkes görevini yapsın."

Gecenin karanlığı Tersane bölgesini kapladığında, sağanak yağmur yeniden bastırmıştı.
Paslı sacların ve dev vinçlerin arasında rüzgar uğulduyordu.
İskender, elindeki otomatik tüfekle deposunun içinde kapana kısılmış bir canavar gibi bir o tarafa bir bu tarafa yürüyordu. "Nerede kaldılar? Tekne hazır mı?"
"Ağabey, deniz tarafı tutulmuş! Kimse yaklaşamıyor!"
Tam o anda tersanenin devasa demir kapısı büyük bir gürültüyle PATLADI! 💥
İçeriye giren siyah zırhlı aracın projektörleri depoyu gündüz gibi aydınlattı. Projektörlerin arkasından iki gölge belirdi: Teoman Akkaya ve Aras Öztürk.
"İSKENDER!" diye kükredi Aras. Sesi paslı duvarlarda yankılandı. "Ecelin geldi, saklandığın delikten çık!"
İskender’in adamları ateş açtı ama Teoman sağ eliyle kullandığı ağır makineliyle ilk hattı tek saniyede biçti!
Yaralı omzuna rağmen bir milim bile sarsılmıyordu.
Aras ise siperlerin arasından kayarak sağ kanadı tamamen temizledi.
Dışarıda, teknenin bulunduğu rıhtımda ise İskender’in kaçmaya çalışan son iki koruması Deniz ve Leyla tarafından etkisiz hale getirildi.
Deniz tek hamlede adamın elindeki s*lahı düşürdü, Leyla ise diğerini rıhtımdan karanlık sulara savurdu.
"Deniz tarafı temiz Akkaya!" diye anons geçti Leyla telsizden. "Hedef sizde!"
3. KISIM: ŞAH-MAT
Deponun içinde mermiler tükenmiş, geriye sadece duman ve diz çökmüş bir İskender kalmıştı. İskender kanlar içinde duvara yaslanmış, nefes almakta zorlanıyordu.
Teoman ve Aras, adımlarını ağır ağır atarak İskender’in tepesine dikildiler.
"Siz..." dedi İskender, hırıldayarak. "Siz insan değilsiniz..."
Aras silahını İskender’in alnına dayadı. "Biz insanız İskender... Ama ailemize dokunmaya kalkanların kabusuyuz."
Teoman öne çıktı. İskender’in gözlerinin içine baktı. "Bu şehirde Akkaya ve Öztürk’e ihanet eden kimse yaşamadı. Sen de yaşamayacaksın."
GÜM!
Karanlık depoda son el mermi patladı. İskender’in devri, İstanbul yeraltı dünyasının son karanlık lekesiyle birlikte tamamen kapandı.

Şafak sökerken İstanbul sakin ve huzurlu bir güne uyandı.
Akkaya Holding’in terasında Teoman, Aras, Deniz ve Leyla omuz omuza durmuş, şehri izliyorlardı.
Bütün tehditler yok edilmiş, içteki ve dıştaki tüm kalleşliklerin hesabı sorulmuştu.
Aras, Leyla’nın beline sarıldı. "Bitti güzelim... Artık sadece biz varız."
Leyla başını Aras’ın göğsüne yasladı. "Bitti Öztürk... Biz kazandık."
Teoman, tek koluyla Deniz’i kendine çekti. Deniz, kocasının yaralı olmayan tarafına sarılıp gözlerini kapattı.
"Şimdi..." dedi Teoman, hafif bir tebessümle. "Kazanılan bu zaferi şanımıza yakışır şekilde kutlama vakti."
Arkadaşlar bugün bu kitap final yapıyor akşam final bölümünü atıcam
Gece 12 gibi de diğer teoden kitabımı yayınlayacağım desteklemeyi unutmayın seviliyorsunuzzzz