Ölüler ve Ötesi kitap kapağı

12. bölüm / 27

Ölü köy, birinci kısım

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 27Şu an: Ölü köy, birinci kısım

Köy genellikle kuru samanlardan çatılar ve bambulardan duvarlarla örülmüş organik evlerden oluşuyordu. Kasabanın her boşluğundan nehirler geçiyordu, boş kayıklarla köprüler hatsafaydı. İkisi de alemin en kalabalık şehirlerinden birinden çıktıktan sonra derin bir nefes almıştı. Arabayı biraz dışarıya park ettikten sonra köye girdiler ve girdikleri gibi kimono giymiş bir kadın onları karşıladı. Kadının sarı düz saçları arkadan toplanmıştı ve iki yanından bir tutam salınmıştı. Yüzü kafasına göre biraz küçüktü ve buğday tenliydi. Mavi, bulut desenli kimonosu ; beyaz çoraplarının üstüne geçirdiği sandaletiyle adında doğu geçen Southwern'in aksine gerçekten doğuyu gösteriyordu. Laura böyle sandalet giymenin çok rahatsız edici olduğunu düşünürken Astalas uzaylı görmüş gibi bakıyordu.

"Merhabalar, köyümüze hoş geldiniz!" dedi kadın gülümseyerek.
"Selamlar." dedi Laura.
"Şey... merhaba..." dedi Astalas şaşkınca. Laura Astalas'ı kulağından çekip kendisine getirdi ve sarışın kadın da güldü.
"Kocanız mı?" dedi kadın.
"Bin şükür ki hayır. Benim iş ortağım, ikimiz paranormal canlıları araştırıyoruz." dedi Laura.
"Sanırım dualarımız tutmuş. Ben Naomi." dedi kadın ve elini Laura'ya uzattı.
"Ben Laura." Laura sıktıktan sonra Naomi elini Astalas'a uzattı.
"Ben de... Astalas." Astalas kadının elini sıktıktan sonra komik denecek bir süre bırakmadı.

Naomi Astalas'dan kurtulduktan sonra Laura'nın kulağına eğildi.
"Partneriniz neden böyle davranıyor?"
"Uzun süre izole veya erkeklerle yaşadı, kadınlara karşı biraz utangaç olsa gerek. Dur..."

Laura Astalas'a dönüp tokat attı. Astalas "Ben bir yerine bakmadım ki neden vurdun!" diye bağırınca sinirle ona yüzünü dikti.

"Benden niye utanmıyorsun! Kadın değil miyim ben?" diye bağırdı Laura.
"Tabii öylesin canım da tanışmamızı hatırlayınca pek de... öyle değildi." dedi Astalas eliyle gülümsemesini kapatarak.
"Seni var ya!" diye elini kaldırmıştı ki Naomi Laura'nın elini tuttu.
"Gelin sizi evime götüreyim." dedi Naomi.

Laura ve Astalas kadının bakmadığı anlarda birbirlerini dürterek kadını takip ettiler. Bütün köy köprüler ve adeta yüzen zeminlerden yapılmıştı, Laura içinden "İyi ki Morrowla burada savaşmıyoruz." diye geçirdi. Kadın kendilerini küçük hoş bir eve aldı ve ikiliyi yerdeki minderlere oturtup çay yapacağını söyledi. Laura hızlıca arabanın bagajına gidip valizinden kıyafetlerini aldı ve eve geri dönüp lavaboda değişti. Çıktığında altına rahat, lacivert, spor bir eşofman ; üstüne sağ omzu sola göre daha açık siyah bir uzun kollu giymişti. Uzun kollunun üzerine de bordo renkte deri bir trençkot çekmişti. Astalas'ın yüzüne onun yedek kıyafetlerini fırlatıp yanına oturdu.

"Sen de bunları giy bakalım böyle her yerde zırhla gezersen benim stilimi lekelersin." dedi Laura.
"Olmaz, hazır olmalıyım." dedi Astalas ellerini kavuşturup.
"Neye hazır?"
"Kadını duymadın mı burada tuhaf bir şeyler dönüyormuş."
"Bütün dünyada tuhaf şeyler dönüyor sen o zırhta çürürsün o zaman."

Onlar konuşurken Naomi elinde çay tepsisi ve sütlü bir tatlıyla içeriye girdi. Laura'nın kıyafetlerine iltifat etti Laura da Astalas'a "Bak normali böyle!" dermişçesine baktı. İkisi de tatlılarını yerken Naomi anlatmaya başladı.

"Kasabamız uzun bir süre huzurluydu. Pirinç yetiştirir ve çocuklarımızı büyütürdük... bundan iki yıl öncesine kadar. İki yıl önce gizemli bir şekilde insanlar düşmeye başladı. Başta yaşlıların vakti geldi sandık ama orta yaşlıları hatta gençleri bile sabahları gölde yüzerken bulmaya başladık."
"Ben de burada olsam sabah yüzerdim. Haa pardon, pardon devam edin." Astalas bunu dedikten sonra kadına aptal gözüktüğü için utandı ama Laura ona göstermeden güldü.
"Benim uzmanlığım şifa." dedi Naomi. "Herkesin her şeyine baktım ama ne bir darbe ne de bir hastalık izi yok. Sadece ölüp gitmişler, oldukları yere yığılmışlar. Buranın lanetli olduğunu düşünenler de kaçınca 430 kişiden sadece 24 kişi kaldı."
"Siz neden terk etmediniz?" dedi Laura çayından bir yudum alırken.
"Ben buradaki son doktorum ben gidersem herkes gidecek. Burada büyümedim ama taşındığımdan beri huzuru buldum, evim dediğim yeri kaybetmek istemiyorum." dedi Naomi.
"Şüpheli bir şeyler gördünüz mü? Havada süzülen, nehirde hareketlenen ya da yüzünü gölgelerde seçemediğiniz herhangi bir şey." dedi Astalas. Bu cümlenin onu tekrardan zeki gösterdiğini düşünüyordu.
"Hayır. Zaten son zamanlarda tüm vaktim cesetleri incelemekle geçti dışarıdan bihaberdim. İsterseniz dışarıyı gezebilirsiniz ama bir şey bulamaz ya da gitmek isterseniz sizi asla suçlamam." dedi Naomi.
"Çok kibarsınız. Biz bi bakalım en iyisi Naomi hanım." dedi Laura ve Astalas'ın omzuna dokundu. Astalas acele içinde tatlısını ağzına teptikten sonra ayaklandılar.

Astalas Naomi'nin evinden çıktığı anda Laura'ya seslendi.

"Laura, ben birkaç dakikadır iyi hissetmiyorum."
"Ben de hiçbir zaman iyi hissetmiyorum."
"Hayır o anlamda değil. Başım zonkluyor, damarlarımdan geçen kanı hissedebiliyorum."
"Hassiktir, kadının bahsettiği lanet mi?"
"Bilmiyorum..."

İkili aceleyle etrafa bakındı ama ortada kimsecikler yoktu. Astalas kalbini tutarak derin nefesler alırken Laura kaybolmuşçasına etrafına bakındı. En son "Naomi hanım!" diye bağırdı. Kadın hızla dışarı fırlayıp Laura'nın yardımıyla Astalas'ı evindeki muayenehaneye yatırdı. Astalas'ın zırhını çıkarttıktan sonra ona kalp masajı yaptı arkada da Laura'ya ihtiyacı olan yaprakları gösterip kaynatmasını söyledi. Kadının masajı Astalas'ı rahatlattıktan sonra bazı yaprakları vücuduna sürdü bazılarının ise suyunu içirtti. Astalas Naomi sayesinde kendisine gelebildi.

"Arkadaşın az önce kalp krizi geçirdi ama vaktinde yetişebildik." dedi Naomi Astalas'ın vücudunu yoklarken.
"Gerçekten mi? Kalp krizi öyle yapraklarla düzeliyor mu?" dedi Laura.
"Bunlar sihirli tatlım vücuda acayip iyiler. İsterseniz yarın size hediye ederim." dedi Naomi.
"Yarın mı?" diye söze katıldı Astalas.
"Kalp krizi geçirmişken yola çıkamazsınız değil mi? Bana lanet iki yıldır saldırmadı umuyorum ki size de evimde bir şey olmaz." dedi Naomi.
"Yani yani yani. Bu iyiliğinizin karşılığını nasıl ödeyeceğiz?" dedi Astalas zırhına uzanırken.
"Hiçbir şey yapmanıza gerek yok. Gel, zırhını buraya asalım gece ihtiyacın olmaz." dedi Naomi.
"Çok teşekkürler." Laura ve Astalas aynı anda konuştu.

İkili hazırlandıktan sonra Naomi oturdukları odaya yer yatakları açtı ve bir şey olursa seslenmelerini dileyip kendi odasına geçti. Laura biraz lafladıktan sonra uykuya daldı ama Astalas rahatsızlanmıştı. Gözlerini kapatsa da aklından düşünceler akıyordu.

"Hissettiğim şey kalp krizi gibi değildi ki. Daha çok çevreye karşı fazladan duyarlıyım gibi hissettim. Her şeyi daha çok görüyor ve duyuyordum ki bu insanın aklını kaçırmasına yetecek bir şey. Çok garip. Kalp krizini durduran yapraklar daha garip. Bu kadına güvenmesek iyi olur. Zaten sarışınlar benim tipim değil."

Astalas bunu düşündükten sonra kendi kendine gülmüştü ki gözlerini açmak için ölümcül bir dürtü hissetti. Gözlerini açtığında ise kendisinin dibinde duran bir hasat meleği onu izliyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…