Bölümler 27Şu an: Elektro-örümcek
- 1 Tutsak, Şeytan, Kadın1.726 kelime
- 2 Firari1.442 kelime
- 3 Ruh avcısı550 kelime
- 4 Arananlar1.406 kelime
- 5 Yıkımın yeni vücudu851 kelime
- 6 Ölülere fısıldayan1.791 kelime
- 7 Soğuk bardak846 kelime
- 8 Tersine mayfacılık1.382 kelime
- 9 Şeytan'ın kızı1.661 kelime
- 10 Yıpranmış sinir uçları728 kelime
- 11 Bronzun altında1.077 kelime
- 12 Ölü köy, birinci kısım953 kelime
- 13 Ölü köy, ikinci kısım1.275 kelime
- 14 Ölü köy, üçüncü kısım1.342 kelime
- 15 Ferahlatan dalgalar610 kelime
- 16 Yıkım iblisi1.829 kelime
- 17 Sana veda ettiğim gece1.442 kelime
- 18 Vampir kapanı, birinci kısım1.583 kelime
- 19 Vampir kapanı, ikinci kısım1.444 kelime
- 20 Işıklar, çığlıklar1.360 kelime
- 21 Keder ve hakimiyet1.384 kelime
- 22 Yapay kıyamet1.581 kelime
- 23 Elektro-örümcek1.287 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 Çöl yolcuları1.347 kelime
- 25 İblis kilisesi1.128 kelime
- 26 Haz iblisi1.635 kelime
- 27 Haz iblisi, ikinci kısım1.186 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Laura sadece makine seslerinin ve insanların kısık sesli inlemelerinin duyulduğu depoda tek başına kalmıştı. Bunca insandan tek birinin bile çıkmadığına inanamıyordu.
"Hey, Zuri." dedi.
"Ben Zuri, asistanınız."
"Öncesinde çıkmak isteyenlere ne oldu?"
"Çıktıklarında tamamen ölü bir şehir gördüler ve dönmek istediler."
"Emin misin? Anlatmadığın bir şey var mı?"
"Benim kodlarımda her şeyi anlatmak vardır abla."
"Tabii. Astalas nereye gitti onun başında beklemek istiyorum?"
"İstersen seni de onun yanında simülasyona sokabilirim. Sizin dileğinize göre dünyanız şekillenecek."
"Kusura bakma ben tanrıcılık oynamak için fazla meşgulum. Saat kaç?"
"16.45 abla."
"Ne zaman yapıldın?"
"Otuz iki yıl önce abla."
"En sevdiğin renk ne?"
Laura böyle art arda giderek hızlanacak şekilde sorular sordu. Zuri cevapları otomatikleştirmeye başladığı anda ise :
"Çıkmaya çalışan insanlara noldu?"
"Onlara çıktıklarını gösteren hiper gerçekçi bir simülasyon gösterdim. Bazıları şuan dışarıda olduğunu sanı-"
Zuri'nin sesi titredi ve ekranı karıncalandı. Ardından ekrandaki yüzün ifadeleri baştan başlatılmış bir şekilde kendine döndü.
"Kusura bakma abla, bu konuda yardımcı olamam. Başka bir sorun var mıydı?"
"Biliyordum."
Laura hemen diskini fırlatıp ekranın kablolarına girdiği gibi aşırı yükleyerek ekranı patlattı. Hemen arabadan uçan kaykayını çağırıp onu sürerek ilerlemeye başladı. Diskleriyle kaykayı hızlandırıp iki yandan da Astalas'ı tarıyordu ki üstteki başka bir ekranda tekrardan Zuri belirdi.
"Laura Vance, ne yapı-"
Laura aynı şekilde bu ekranı da patlatıp arayışına devam etti. Birkaç kilometre ötede Astalas'ı sol taraftaki sistemlerden birine bağlı şekilde bulup onun yanına gitti. Astalas'ı sarsıp seslense de tek bir insani tepki yoktu. Astalas'ı çekmeye çalışsa da ne kafası ne de bacakları oynamıyordu. Sistem o kadar sıkı sıkıya bağlamıştı ki çekerse vücudu elektrikle yüklerse zihni parçalanacaktı. Astalas'ın yanındaki bir bilgisayar ekranından Zuri'nin yüzü belirdi.
"Eğer bir kere daha saldırırsan seni sakat bırakmak zorunda kalacağım Laura."
"Buradaki herkese yaptığın gibi mi?"
"Ben onların iyiliğini istedim. Merak etme sen de şimdi iyi olacaksın."
Laura'nın ceketinin sol koluna gömülmüş olan telefonu kendiliğinden açılıp Zuri'nin yüzünü gösterdi. Zuri tam konuşacaktı ki sesinde parazitlenmeler oldu ve görüntüsü dondu.
"Noldu? Hadi bunu da kontrol etsene sürtük!" Laura sırıtıp ekrana baktı. Zuri'nin girmeye çalışacağını bildiğinden telefonunda kod yazıp onu hapsedecek şekilde ayarlamıştı. Laura hemen telefonuna silme komutu verdikten sonra Zuri'nin donmuş yüzüne baktı. Telefonun çok ısındığını fark edince patlamaması için silmeyi durdurdu ve zaten Zuri'nin kaçtığını gördü. Üstteki ekranda beliren yüzdeki birkaç piksel hareket etmeyi bırakmıştı ve bu Zuri'nin yüzünü dağılıyor gibi gösteriyordu.
"Sen.. s-se-sen ne yaptığını sanıyorsun!"
Zuri'nin sesi normalden çok daha yüksek bir desibelde dört taraftaki her ekrandan yükseldi.
"Hafızamın %35ini kaybettim senin yüzünden!"
"Yeterli değil. Başkalarının cihazlarına girmemen gerektiğini öğrenmen lazımdı."
"Seni çiğ çiğ yedireceğim buradaki insanlara!"
Bir anda mekanın tüm ışıkları kapanıp neon mavi ışıklar açıldı. Laura yerin sallandığını hissettiği gibi kaykayını altına alıp dışarıya doğru kendisini attı. Arkasına baktığında yerden ahtapot dokungacı şeklinde devasa metal parçalar yaklaşıyordu. Laura disklerinden yardım alıp mesafeyi açtı ama bütün yer bunlarla kaplanmıştı ve yenileri çıkıyordu. Tam önünde iki daha daha dokungaç yeri delerek çıktığında Laura eğilip kaykayı sola kırdı ve bir binaya doğru sürdü. Diskler sayesinde ayaklarını kaykaya bağlayıp duvarda 90° açıyla ilerledi. Dokungaçlar ona yetişemeyince binaya saldırıp binanın altını kırmaya başlardılar Laura da binadan atlayıp havada süzülerek şehri gözden geçirdi. Her yerde Zuri'nin yüzü vardı ve hepsi öfkeyle gözlerini Laura'ya dikmişti. Laura havada süzüldüğü anda telefonunu açıp Zuri önceden bağlandığı için bıraktığı izlerle onun sistemine ulaştı. Dokungaçları kontrol edebileceği bir panel açıp hemen hepsini birbirine kör düğüm yaptı. Yere indiğinde devasa ekranlardan birine kaykayını sürtüp öyle yönünü çevirdi ve dataların depolandığı merkezi bulmak üzere yola koyuldu.
Zuri dokungaçların kontrolünü kaybetse de şehirdeki teknolojik her şeye sahipti. Kendi sistemlerini yenileyen ve hayvan yetiştiren her robotun toplanmasını sağlayıp Laura'nın etrafına dizdi. Humanoid platin robotlar genelde ağır işlerde çalıştıkları için Laura'nın iki katı boydaydı ama Laura korkmadan daldı. Önüne çıkan ilk robota kaykayının altına vurup önü düşürdükten sonra yavaşça etrafı daraltan robot çemberinin etrafında dönerek disklerini fırlatmaya başladı. Bazı robotlar onu yakalamak için hayvan avladıkları ağlar fırlatsalar da Laura havada hepsinden kaçınıp elektrik gücünü kullanarak kaçındı. Diskleri bütün çembere dağıttıktan sonra sonuncusunu elektrik yükleyerek gönderdi ve zincirleme reaksiyonla bütün diskler robotlara kısa devre yaptırmaya başladı. Laura robotların çoğunu bu şekilde felç bırakırken disklere yakalanmayan biri onun üzerine atladı. Laura kaykayını onun yüzüne vurup aşağı indikten sonra robotun bacak arasından kayıp onun üstüne tırmandı. Robotun sırtındaki kabloların yerini değiştirip devre dışı bıraktıktan sonra yanında taşıdığı çiplerden birini takarak robotun sistemine erişti. Üç metrelik robotun sırtına oturup telefonundan onu kontrol ederken robot diğerlerine saldırmaya başladı. Laura'nın attırdığı yumruklarla iki tane robotun başını koparttıktan sonra diğer robotların ona vurmasıyla kollarını kaybetti. Laura da robotu kendini imha etmeye ayarlayıp disklerine uçtu ve robotlar birbirlerini patlatarak hurdaya döndü. Laura kullandığı diskleri tekrardan yanına alıp kaykayına döndükten sonra tam gaz devam etti.
Şehrin sistemlerini gezince data merkezinin şehrin en kuzeyindeki buradan bile devasa gözüken gökdelenin tepesinde olduğunu buldu.
Laura son hız uçarak şehirde ilerledi. Şehrin içine girdikçe etrafındaki arabaların farları yanmaya başladı o da sürebildiğince hızlı sürdü. Zuri'nin hareketlendirdiği arabalar Laura'nın üstüne doğru sürerken Laura arabaları birbirlerine çarptırıp yolunda ilerledi. En son sıkıştığında bir arabanın ön camını kırıp aynı çeviklikle Zuri'nin yüzü olan araba ekranını flaş belleğiyle kontrole aldı. Yarısı parçalanmış arabayı sürüp son anda dönerek onu takip eden arabaları önündeki binaya çarptırdı ardından da en sevdiği şekilde arabayı diğer arabaların ortasında bırakıp patlattı. Kaykayının üstünde devam ederken dört yanını da onlarca Zuri'nin yüzünün olduğu ekranla kaplanlamış gökdelene gözlerini dikti.
"Arasaka ha?"
Laura şehirde üzerine düşen lamba ve binalardan bir binanın camından içeri girerek kaçındı. Bütün binayı dağıtıp ilerledi ve tekrardan çatılara tırmandı. Son hızda geçerken havada çok hızlı bir şeyin kafasının yanından geçtiğini hissetti. Önüne baktığında birkaç binanın üstünde devasa otomatik silahlar ve nişancı tüfekleri vardı. Laura ateş altında kalmadan önce kendisini altındaki binaya attı ve binanın kuzey cephesinin paramparça edilişini duydu.
"Zuri çıldırdın mı sen! Kurşun İblisi gelirse sen de ben de kalmayız!"
"Bana kafi seni cadı!"
Zuri binayı deliler gibi tarayarak yıkmaya başladı. Laura binadaki boşluklardan kendisine disklerle bir yol yapıp disklerin birbirini çekmesini kullanarak 400 metre boyu ince bir şerit çekti. Tam üzerinde olduğu gökdelen yıkılırken kaykayının üstüne yatıp diskleri çalıştırdı ve hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde uçtu. Kendisini elektrikle yüklemiş Laura silahların otomatik tepkisinden hızlı şekilde cama çarpıp üstünde taramalı tüfek olan binanın içinde kendisini buldu. Hemen alttaki bilgisayar sistemine girip orayı da hackleyerek otomatik miniguna erişip diğer silahları taramaya başladı. Her saniye kurşun iblisi gelmesin diye içinden geçirirken beş silahı da yok etmeyi başarmıştı ardından hacklediğini de uzaktan patlatıp yoluna koyuldu.
Laura devasa gökdelene girip hemen merdivenlerden kaykayıyla birlikte çıkmaya başladı. Binadaki en küçük ekrana kadar her şey Zuri'nin yüzü olurken Zuri Laura'ya durması için bağırıyordu. Laura ellinci kata geldiğinde o daha önündekini göremeden kendisini bir şeyin ağzında buldu.
Bu katta yatan metal-yılan robot uyandırılmıştı. Zuri'nin kontrolüyle devasa ağzına Laura'yı alıp binanın dışına düşmeye başladı. Laura elektrik gücünü yükleyip yılanın içinde kendisini tutuşturdu ve robotun devreleri yanmaya başladı. Son çare Zuri Laura'yı kustu ve Laura çevredeki bir binanın üstüne düştü. Laura disklerini fırlatıp en alttan çatıya kadar uzanan devasa yılan robota sert bir tekme attıktan sonra onun üstüne çıktı. Robotun üstünde kendisini manyetik kuvvetle robotun metal yüzeyine mıknatıs gibi yapıştırarak koşmaya başladı. Etrafa simetrik şekilde ikili diskler atarak robotun vücüdunu kapladı ve kendi üzerinde dönüp üzerine atlayan yılanı da başından tekmleyerek uzaklaştırdı. Diskleri dizdiğinde robotun başına çıkıp son diski yerleştirdi ve hepsini aktifleştirdi. Robotu binlerce voltla şoklarken disklerin simetrikliği sayesinde vücudunu kontrol ederek data merkezinin olduğu gökdelene sürdü. Yılan gökdelene hızla tırmanıp en üst kata geldi. Laura zaten aşırının ötesinde yüklenmiş dev robotu data merkezine sürdü ve kendisi robotu bırakıp kollarını iki yana açarak aşağı atladı.
Laura gökdelenin tepesinden serbest düşerken yılan merkeze çarpıp hem her şeyi dağıttığı hem de vücudunda dolaşan aşırı yükü merkeze aktardığı için gökdelenin üstü komple patladı. Patlama yılanın sürünmesinin verdiği zararla birleşince koca gökdelen şehrin ortasına devrilirken Laura disklerinin üstüne tüy gibi sırtının üstüne indi. Yanarak düşen binayı otuz iki diş gülümseyerek izliyordu.
"Örümcek yılanı da zehirler."
Bölüm etkileşimi
